AK Parti neden kaybetti -2-

Dostlar; 7 Haziran seçim sonuçlarına, özellikle de AK partinin Konya özelinde neden oy kaybettiğine dair iki güz önce yazmış olduğum yazı ile bu konuyu kapatmayı düşünmüştüm. Fakat aday adayları ve başka arkadaşlardan, teşkilatlar ve bireysel bazda yapılan hatalara istinaden sitem dolu ifadeler alınca, bir kez daha bir şeyler karalamayı düşündüm.

Pazarlama İletişimi ve Pazarlama yönetiminde; “Kırık Camlar Teorisi”  (Broken Windows Theory) olarak bilinen;  “Bir kaç camı kırık – dökük bir bina düşünün. Eğer camlar zamanında tamir edilmezse, kimi insanlar başka camları da kırmakta bir sakınca görmeyecektir. Bu şekilde devam ettiği görüldüğünde, binaya daha büyük zararlar vereceklerdir.  Sonunda bina ve binanın bulunduğu o sokaktaki diğer binalar, bir viraneye dönüşerek, yaşanamaz hale gelecektir.”  Demek ki; “ İlk camın kırılmasına, kurumda hata yapan birine ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”

AK Parti Genel Merkez teşkilatı, özellikle de İl, ilçe teşkilatları, teşkilatın adı ile iş yapan ve hata yapan kişi ve kurumları ayıklamasını, temizlemesini beceremediler. Partinin adı ile cebini dolduran, dertleri ihale vb. işler koşturmak ve takip etmek olan; Topluma tepeden bakan, yanına ulaşılamayan, sorun çözmek için geldikleri makamlarda sorun olan – sorun üreten,  egosu ve kibri kendilerinden büyük bireyler ve kocaman bir kitle oluştu. Bu kitleye cevap da toplum tarafından gecikmedi. Cevap aslında kurumsal olarak partiye değil, bu kişilerin tavır ve davranışlarına yönelik olarak toplumsal bir tepki… Onlar o makamlara gelirken sermayeleri neydi… Halen belediye başkanı olan ve birkaç dönemdir devam eden milletvekillerinin, hangi sermaye, bilgi, tecrübe ve diploma ile bu makamlara geldiler sizce… Birey olarak, kendi ismi ile herhangi bir seçimde halkın önüne çıksalar 100 kişiden oy bile alamayacak olanların yanına varılamaz, selam verilemez hale geldiler… Tek sermaye ve dayanakları var, tek bir isim… O sermayenizi de yiyin  bitirin efendiler, …  Güvendiğiniz deniz derya bittiğinde, sizler de zaten çoktan bitmiş ve yok olmuş olacaksınız.

10 Şubat devlet memurlarının istifası ve 20 Şubatta aday adaylıklarının açıklanması ile başlayan 25. dönem milletvekilliği sürecinde,  aday adaylarına, bu davaya göstermiş oldukları ilgi ve teveccühten dolayı bir teşekkürü çok gören teşkilat yöneticileri, bir selamı, başarı dileklerini, 5 dakikalık bir randevuyu çok gören seçilmiş belediye başkanları… AK Parti genel merkeze başvurusuna yapan aday adayı arkadaşlara, il teşkilatındaki bazı yöneticiler tarafından, ilçe teşkilatlarının aranarak, kesinlikle randevu dahi vermeyin, görüşmeyin… Bu nasıl bir mantalite anlamak mümkün değil… Giden kim, arayan kim… Başka bir partiden istihbarat için geliyorlar sanki de görüşmeyin… Suçu nedir. Aday adaylık müracaatını genel merkeze yapmak… Nasıl süper bir deha…

Dostlar; Siyaset uzun soluklu bir maraton işidir. Bu yolda küsmeler, kırılmalar ve darılmalar olabilir. Önemli olan bu olayı, partiye ve kuruma zarar verecek hale gelmeden çözüm yollarını aramaktır. Bir kurumda ve partide elbette ki, kurumdan ve partiden istifade etmek, kullanmak için gelenler olacak. Önemli olan bu düşüncedeki kişileri kurumsal kültür çerçevesinde değiştirebilmek, dönüştürebilmek veya ayıklayabilmektir. Bir milletin ve siyasetinin düzelmesi, kötü görünen insanların imhasıyla değil, iyi görünen insanların çoğalmasıyla mümkündür. Kaliteli insanlarımızın her alanda çoğalması dileklerimle… Hz. Mevlana ne güzel ifa etmiş;

Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

Bulanmadan donmadan akmak ne hoş,

Her gün bir yere konmak ne güzel,

Bulanmadan donmadan akmak ne hoş,

Dünle beraber gitti cancağızım,

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım,

Ne kadar söz varsa düne ait,

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir