DEVLET’E AYAR Vermek!

Türkiye’de faaliyet gösteren bazı Sivil Toplum Örgütlerinin uluslararası bağlantıları, ulusal güvenlik ve bağımsızlık ilkesi açısından hassas bir inceleme alanı olmaktadır.


ANAP – Anavatan Partisi Eski Genel Başkanı Erkan Mumcu; 2007 yılında TBMM’de parti grubunda yapmış olduğu bir konuşmasında; Osmanlı oyunu affetmez! ​Bir daha söylüyorum. Elinize 3 kuruş para geçti, 3 tane gazeteniz oldu, 2 tane televizyonunuz oldu diye, bu ülkede devlet kudretini kendi keyfinize göre ele geçirme sevdasından vazgeçin! Bu hesapları yapanlar çok oldu. Ha birileri diyorlar ki: Bizim şimdi dışarıda da ortaklarımız var, dışarıda da desteğimiz var. ​Tarih boyunca Türkiye’nin hainlerinin tamamının dışarıda ortakları olmuştur, dışarıdan destekleri olmuştur. Ama hiçbiri de muvaffak olamamıştır, olamayacaksınız, diyor!


Devlete, ayar verilemez! Devlete, rest çekilemez! Devlete, kimse kafa tutamaz!

Devlet, kendisine AYAR VERMEYE kalkanı da, REST ÇEKENİ de, KAFA TUTANI da, asla unutmaz!

Devlet, Ayar vermeye, rest çekmeye ve kafa tutmaya çalışanlara, sadece mühlet verir! Devlet, sadece bekler!

Devlet, vakti saati geldiğinde, efelenenler ve arkalarındaki derin yapıları kulağından tutar, gereğini de yapar!

Peki, Devlete karşı, efelenenler, rest çekenler ve kafa tutanlar, aklını peynir ekmek ile mi yemiştir? Yoksa birilerinin aparatı oldukları için GAZA mı gelmekteler?

İmparatorluk geleneği olan Kadim Türk Devleti, her gün 18 yaşındadır! Ve hiç bir gün de, bu yaşından ne ileriye bir gün alır, ne de geriye bir gün sayar!

Devlet yönetiminde tüm erk ve paydaşlar, özellikle de Sivil Toplum Kuruluşları, devletin işleyişi ve vatandaşa hizmet açısından, birbirine karşı kanunlar ve kurallar çerçevesinde saygılı olmalı ve her bir paydaşı temsil eden kişiler haddini bilmeli! Aksi halde, devlet yönetiminde, kaos, kargaşa ve karmaşa çıkar!

Devlet, devlet yönetim sistematiğinde, kaos – karmaşa ve kargaşaya asla izin vermeyecektir!

Her bir kurum ve kurum yöneticisinin görev alanları yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiştir! Her kurum yöneticisi haddini ve hududunu bilmeli!

Küresel – Emperyalist güçler ve içeride ki taşeronların işini kolaylaştırmaktan başkaca bir işe yaramıyor!

Bu topraklarda, Küresel – Emperyalist güçler ve içeride ki taşeronların ekmeğine yağ süren ve işlerini kolaylaştıran tipler her dönemde olacaktır!

Siyaset başka bir şey! Devlet ve devlet yönetimi başkaca bir şeydir! Siyaset seçimle iktidara gelir, vatandaşa meydanlarda verdiği vaatleri yerine getirmeye çalışır!

Devlet Yönetimi; Anayasa, kanun, kural, tüzük ve yönetmelik demektir!

Beyler! Devlet, çok iyi kayıt tutar! Vakti saati gelince de gereğini yapar! Anlayana! Görene! Köre ve Sağıra ne ola ki!

Dünya ve bölgemiz; Küresel – Emperyalist Güçler ve onların hizmetçileri konumunda ki taşeron ve işbirlikçileri maharetiyle yeniden bir dizayn, bölüşüm ve paylaşım savaşlarına sahne olmaktadır!

Küresel – emperyalist güçler, içimizde ki taşeron ve işbirlikçileri maharetiyle, bölgemizde yeniden bir paylaşım savaşının eşiğinde bulundukları bir dönemde, içeride bir ve beraber olması gereken devletin tüm kurum ve kurum yöneticilerine neler olmaktadır?

Hem de, Küresel – emperyalist güçler ve taşeronları; Parça parça olmamızı, kurumlar arasında birbirleri ile didişmesini ve çok kolay bir lokma olmayı ve yutabilmeyi bekleşirken!

Yoksa bölgemiz ve sınırlarımızda ki küresel – emperyalist savaşları ve paylaşım operasyonlarını, birileri, bilgisayar oyunu mu zan ediyor?

Dünyanın EN ŞEREFSİZ İNSANLARI, YANLIŞ olduğunu bile bile, ÇIKARLARI adına, YANLIŞLARI Savunmasıdır!

Bir kimse; Yanlışı savunuyorsa, FİKRİ yoktur! Eğri ile doğruyu ayıramıyorsa, AKLI yoktur! Yalana sahip çıkıyorsa, AHLAKI yoktur!

Hz. Peygamber (sav) Efendimiz; Allah’ım! Bana doğru olanı ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru, diye dua etmiştir.


Hz. Peygamber (sav) Efendimiz; Allah’ım! Hakkı bana hak olarak göster ve bana ona uymayı nasip et. Batılı da batıl olarak göster ve bana ondan kaçınmayı nasip et, buyurmaktadır!


Allah; kimseyi yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkâr edecek kadar da nankör etmesin!

Allah’ım!

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,

İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ve

Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver… (AMİN)