ELTİ’LER – KARDEŞLER ve ÇOCUKLAR KAVGASINDAN BATAN AİLE ŞİRKETLERİ!

Türkiye’de şirketlerin çoğu aile ve ortaklık şirketi! Aile ve Ortaklık Şirketleri de; kardeşler kavgası, eltiler kavgası, ortaklar çekişmesi içinde boğulup gidiyor. Ticari zekamız yüksek ama ortaklık kültüründe sınıfta kalıyoruz! Peki, Neden?


Peki, Ahilik kültürümüze neler oldu? Ahilik haftasını, laf ola beri gele diye mi kutlanmaktadır?

Ahilik kültürünü içselleştiremedikten ve kurumsallaştırmadıktan sonra, Ahilik haftasını her gün kutlamanın kime ne faydası olacaktır?

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB ) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu: Şirketleri kuruyoruz ama büyütüp yaşatamıyoruz. Birinci nesilden ikinci nesile geçebilen şirketlerin toplam şirketlere oranı ancak yüzde 30’larda kalıyor. ‘Mesele ne’ diye sorduğumuzda ise karşımıza kurumsallaşamamanın sıkıntıları çıkıyor. Aile şirketleri, aile üyeleri arasındaki çekişmelerden dolayı yaşamını sürdüremiyor, diyor!


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB ) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu: Müteşebbis bir milletiz. Her sene çok sayıda yeni şirket kuruyoruz. Türkiye bir KOBİ deryası haline geldi. Ama şirket kurmakta gösterdiğimiz başarıyı, büyütmekte gösteremiyoruz. 200’den fazla ülkeye mal satıyoruz, müteahhitler yurt içinde gayet faal oldukları gibi dünyada 100’e yakın ülkede inşaat projeleri hayata geçiriyor. Etrafımızdaki coğrafyanın tamamında makine parklarımız, yatırımlarımız bulunuyor. Ama kurduğumuz şirketleri yaşatma ve büyütme konusunda sıkıntı yaşıyoruz, diyor!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB ) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu: Sermaye kıtlığı çeken ülkemizde, şirketlerimizi büyütmenin bir yolu da, birleşmek ve ortaklık kurmaktır. Ama biz ortaklığı beceremiyoruz. Firma kapanmalarına ilişkin ekonomik sıkıntılar, küresel kriz, sektörel değişim, sermaye yetersizliği başta olmak üzere birçok neden sıralanabilir. Ancak ben Anadolu’nun her yerinde karşılaştığım ve beni çok üzen başka bir noktayı gündeme getirmek istiyorum. Kardeşler kavgası, eltiler kavgası, ortaklar çekişmesi içinde boğulup gidiyoruz. Ülkenin varlıklarına yazık oluyor. Bu yüzden şirketlerin yaşam süresini kısaltıyoruz. Veya büyümelerini engelliyoruz, diyor!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB ) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu: Devir değişti, anlayış da değişmeli. Bugün de ekonomilerin bel kemiği aile şirketleridir. Halen dünyadaki şirketlerin yaklaşık dörtte üçü aile şirketidir. Yapılan araştırmalara göre aile şirketlerinin yüzde 30’u ikinci nesile ve sadece yüzde 12’si üçüncü nesle aktarılabiliyor. İşte kurumsallaşma bu noktada önem kazanıyor, zira bu trendi değiştiriyor. Bizde de en büyük şirketlerimiz kurumsallaşamadıkları için yok oluyorlar. Ülkemizde pek çok böyle örnek var. Bizim şirketlerimiz kurumsallaşmak yerine kurumu sallıyorlar. Bu şirketlerin hepsi ülkemizin ve SEKSEN BEŞ MİLYONUN MALIDIR, o yüzden kurumsallaşarak ayakta kalmak zorundadır, diyor!


Anadolu’daki Aile ve Ortaklık Şirketleri, Kurumsallaşmayı beceremediğinden ve AİLE – ORTAKLIK ANAYASASI da olmadığından, ELTİLER ve EŞLER KAVGASI – ÇEKİŞMESİ VE DEDİKODUSUNDAN kaynaklı, ya KAYYIMA DEVİR edilmekte ya da İFLAS Süreci başlamaktadır!


Anadolu’daki Aile ve Ortaklık Şirketleri, Kurumsallaşmayı beceremediğinden ve AİLE – ORTAKLIK ANAYASASI da olmadığından, KARDEŞLER ve ORTAKLAR arasındaki; EGO ve KİBİR SAVAŞI, BEN YAPTIM oldu vb. davranışlardan kaynaklı, ya KAYYIMA DEVİR edilmekte ya da İFLAS Süreci başlamaktadır!


Anadolu’daki Aile ve Ortaklık Şirketleri, Kurumsallaşmayı beceremediğinden ve AİLE – ORTAKLIK ANAYASASI da olmadığından, ÇOCUKLARIN BÜYÜMESİ ile başlayan ÇEKİŞME ve ÇATIŞMALARDAN kaynaklı, ya KAYYIMA DEVİR edilmekte ya da İFLAS Süreci başlamaktadır!


Peki, Şehrimiz Konya’da, Konya Sanayi Odası ve Konya Ticaret Odasına Kayıtlı, Kurumsallaşmayı beceremediğinden ve AİLE Anayasası da olmadığından ve ELTİLER – EŞLER – KARDEŞLER – ORTAKLAR ve ÇOCUKLARIN Dedikodusu – Kavgası – Çekişmesinden kaynaklı, kaç tane AİLE ve ORTAKLIK Şirketi, KAYYIM YÖNETİMİ ve İFLAS sürecindedir?


Cahilde eksik olan akıl değildir, o kurnazdır; eksik olan ahlaktır! Cahil, güçlüdür!. Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötü insandır! ( Tolstoy )


Peki, KAYYIM Yönetimine DEVİR edilen Aile ve Ortaklık Şirketleri, nasıl ve ne şekilde yönetilecektir?


Peki, KAYYIM Yönetimine DEVİR edilen AİLE ve ORTAKLIK Şirkerleri, KAYYIM sürecin düzelmesini talep eder mi? Yoksa devran böylece sonsuza kadar devam etmesini için her yolu dener mi?


Bin bir emek ve zahmet ile kurulan ve bir yerlere gelen Aile ve Ortaklık Şirketleri, eltiler – eşler – kardeşler – ortaklar – çocuklar ve VEKİLLERİN devreye girmesi ile suhuletle çözülecek konular ve süreç, tamamen çözümsüzlüğe ve yönetilemez bir durum almaktadır! Doğal olarak süreç, KAYYIM – İFLAS ve BATIŞA doğru gidecektir!


Yurt dışında olduğu gibi DEVLET devreye girmeli! Ülkenin değeri ve SEKSEN BEŞ Milyonun da MALI konumundaki Aile ve Ortaklık Şirketleri, KAYYIM ve İFLAS sürecine girmemesi için DEVLET mezkur durumdaki Şirketlere el koymalı!


Aksi halde, Anadolu’da binlerce Aile ve Ortaklık Şirketleri, önce KAYYIM Yönetimi ve daha sonra da İFLAS ve BATMA sürecine doğru evrilmektedir!


Tarihin tozlu rafları, Kurumsallaşmayı beceremeyen ve AİLE – ORTAKLIK Anayasası da olmayan Aile ve Ortaklık Şirketlerinin KAYYIM – İFLAS ve BATMA süreci ile doludur!


Arama motorlarına, ELTİ’LER – ORTAKLAR – KARDEŞLER ve ÇOCUKLAR KAVGASINDAN BATAN AİLE ve ORTAKLIK ŞİRKETLERİ şeklinde bir arama yaptığımızda, karşımıza yüzlerce DEV büyüklükte holding ve şirket haberleri çıkmaktadır!


Aile ve Ortaklık Şirketleri, suhuletle ayrılmayı beceremediğinden süreç, önce KAYYIM Yönetimi ve daha sonra da İFLASA doğru yol almaktadır! Ülkenin ve şehirlerin değerleri YOK edilmektedir!

Peki, bu süreçte kazanan kimdir? Kazanan konumundaki taraf, İNSANİ ve VİCDANİ bir süreç yürütemeyeceğinden, her şeyi YASAL olarak çözüm yoluna gidecektir! AİLE ve ORTAKLAR, bu süreçte kaybeden konumunda olduğunu da not edelim!


BEYLER! Helalleşmek mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalı! Çünkü her yasal hak helal değildir ve olamaz! Aslolan hakkın helal edilmesi olmalı! Aslolan helalleşmek olmalı!

EGO – KİBİR ve İNATLAŞMAK ile süreç, İNSANİ – VİCDANİ – BARIŞÇIL ve HELAL bir çerçevede ve şekilde yürümeyecektir!