Makamlar ve Koltuklar, herkes için gelip geçicidir! Kimler Gelir ve Kimler Geçer gider! Mesele, makamda otururken ve koltuklarda bulunurken, hem Gök Kubbede ve hem de, Gönüllerde bir İZ ve bir SEDA bırakabilmektir! Gerisi, Laf-ü güzaftır!
Birileri EMANET edilen Makamlarda, sonsuza kadar kalacakmış zehabına kapılmasına rağmen!
EMANET ve EMANETÇİ olarak bir GÜCE yaslananların sonu, yaslandıkları gücün ömrü kadar olur! Fakat Kendi iradesi ile ayakta duran, başkasının ya da yaslandığı GÜCÜN Çöküşü ile asla yıkılmaz!
Eskilerin ifadesi ile Ağaca dayanma kurur! Duvara dayanma yıkılır! İnsana dayanma ölür!
Peki, Yol ve Yol Arkadaşlığı ne demektir?
Bir yola çıkmadan önce bazı hazırlıkların olması gerekir. Yolculuk; Özelikle ve öncelikle, bir dava, bir hareket ve bir siyasi birliktelik ise çalışmalara başlamadan yol arkadaşlarını iyi seçmek durumundasınız.
Aksi halde ÇIKARCI ve MENFAAT çeteleri tarafından kuşatılırsınız!
Peki, ÇIKARCI ve MENFAATÇİ tipler tarafından kuşatılan bir YOL ve YOL Arkadaşlığından hem DAVA, hem ŞEHİR ve ve hem de ÜLKE adına neler bekleyebilirsiniz?
ÇIKARI ve MENFAATİ sağlandığı süre yol arkadaşınız olabilir! ÇIKARI ve MENFAATİ tükenince, hem YOLU ve hem de YOL ARKADAŞLIĞINI satacaktır!
ÇIKARCI ve MENFAATÇİ tipler, YOL ve YOL Arkadaşlığını tercih ederken, ÇIKARLARI ve MENFAATLERİNİ maksimize etmek için gelmiştir!
Yol arkadaşlığı, ‘dünyalık menfaat ve çıkar‘ üzerine tesis edilmez, sadece ve sadece ‘güven ve vefa‘ üzerine tesis edilir. Güven ve Vefa olmadan, dostluk ve yol arkadaşlığını anlamak, anlatabilmek, anlamlandırmak ve yorumlayabilmenin kadim kültürümüzde bir manası da yoktur.
Peki, günümüzde, yol arkadaşlıklarına baktığımızda nelerle karşılaşıyoruz?
Kadim kültürümüzden gelen dostluk, güven ve vefayı görebiliyor muyuz? Yoksa vefa, İstanbul ilimizde bir semt adı olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini mi almaktadır?
Peki, yol arkadaşlığı, vefa kavram ve uygulamaları, böyle gelmiş böyle devam etmeli mi? Yarın bu ülkede, asil millet ve vatan için dava – yol arkadaşlığı ve vefa adına, yapılan hatalardan kaynaklı, dava ve bir yol arkadaşı bulamayacak noktaya gelebilir miyiz?
Peki, bunun vebalini taşıyabilecek misiniz?
Peki, Dünyalık elde edebilecek menfaat ve çıkarlar uğruna, tüm kadim değerleri ayaklar altına almaya; Değer mi!
Yol arkadaşlığı, üç şekilde değerlendirilebilir; Umarak dost olmak, Korkarak dost olmak ve Severek ve de gönülden inanarak dost olmak!
Peki, yol arkadaşlarınızı seçerken ya da ÇIKARCI ve MENFAATÇİ tipler gelirken, hangi kriterler çerçevesinde gelmiş ya da kimler neden göndermiştir?
Yol Arkadaşlığı, dünyalık bir şeyler umduğunuz, beklediğiniz için mi yapıyorsunuz? Yoksa Korktuğumuz için mi yol arkadaşlığı yapmaya devam ediyorsunuz?
Yol arkadaşları, ne bir beklenti içinde ve ne de bir korku haleti ruhiye içine bürünür! Sadece ve sadece yola, yola olan güven ve inançlar, onları burada ki birlikteliğe, yol arkadaşlığına vesile kılan!
Peki, birlikte yola çıkan, tüm zahmet ve sıkıntılara katlanan dostlarınıza, makam, mevki ve güç elde edince neler yapıyorsunuz? Onları yolda bulduklarımıza mı tercih ediyorsunuz? Yoksa yola ve yolculuğa, ilk baştaki duygu ve düşüncelerle, aynı samimiyet ve ihlasla devam edebiliyor musunuz?
Aksi halde, kaybedenlerden olabiliriz.
Kadim kültürümüzde, Yol arkadaşlığının ayrı bir yeri ve önemi vardır! Arkadaş önümüzü görmek ve yolumuza da sağlam ve sağlıklı bir şekilde devam etmemiz için arkamızı sağlamlayan, sağlama aldığımız kişi, manalarına da gelmektedir.
Arkadaşlığın anlamı ve asaletini oluşturan şey, yol olduğudur! Asıl olan yolun güvenilirliği ve yolda sağlam duruştur! Yolcunun vefasızlığı karşısında yolu satanlar, yolun anlamını bilemeyenler!
Yolcunun cömertliği ile yola ihanet edenler yolun anlamını bilemeyenler! Yolcunun yol bilmezliği ile yolu sürekli eleştirenler yolun anlamını bilemeyenler!
Yolcu yoldan çıkınca yolsuzdur! Yoldan çıkan kendi adına yoldan çıkmıştır! Önemli olan çıkılan yolda sürekli olarak yolun değeri ve önemini bilmektir.
Peki, yolun değeri ve önemini bilmeyen ÇIKARCI ve MENFAATÇİ tipler r tarafından YOL ve YOLCULUK kuşatılırsa!
Yol ve yolculuk, yol arkadaşlığında, zaman içinde, menfaat ve çıkar kaynaklı, çözülme ve güven bunalımları meydana gelmektedir!
Eskilerin ifadesi ile çok halis niyetlerle yola beraber çıkan dostlar, yolda bulduğuyeni arkadaşlar ile değişirsek, hem yolu ve hem de yola ilk çıktığı arkadaşları kaybetmeye başlayacaktır!
Peki, vatandaşa hizmet uğruna mesai harcayanlar ve halis niyetler ile çıkılan yol; ÇIKAR ve MENFAAT çeteleri tarafından kuşatılır ya da dönüştürülürse!
Böyle bir durumda; ne YOL ve ne de YOL Arkadaşlığından dem vurabiliriz! Ticarethane dönüşmüş bir şirket ortaklığı, sadece MENFAAT ve ÇIKARLARIN ön planda olduğu bir durum söz konusu demektir!
Ebu Müslim Horasanı; YOL ve YOL Arkadaşlığı üzerine; Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak içinde düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince de yıkılmaları mukadder oldu, buyurmaktadır!