Yeni bir DEVİR Başlıyor — 2 —

Sözün tamamı ya da lafın fazlası, aptala söylenirmiş.

Peki, Küresel Yeni bir DÜZEN ve DENGE kurulurken, eski alışkanlıkları olanlar ve eski düzenin oyuncuları ne yapacaktır?

Ya Yeni DÜZEN ve DENGENİN parçası olacak Ya da YOK olup gidecektir.

Değişime direnenler kaybedecektir. Değişimin önünde durulamaz.

Olay ve olgulara, alışkanlıkları değiştirmek suretiyle bakabilmeyi öğrenmek gerekir.

Peki, Siyasette ve siyasi kurguda aynı şekilde düşünmek – farklı bir bakış açısı geliştirmemek, ne gibi sonuçlara sebebiyet vermektedir?

Hayatta her şey olabilir. Olmaz denilen şeylere hazır olmak gerekir. Hayat durağan değildir. Atom parçalanır ve algılar da parçalanır ve değişebilir.

Küresel ve Yerel ölçekte, tüm eski siyasi ALGILARIN yer ile yeksan olacağı yeni bir siyasi dönem başlıyor.

Peki, Hayata, dünyaya, olay ve olgulara, farklı yaklaşımlar geliştirmek, bakış açısı ve alışkanlıkları değiştirmek suretiyle, neler neler elde edilebilir?

Hayatın statik olmadığı ve her an her şey olabileceği. Değişim – Dönüşüm ve Yeni bir Dönem!

Hayatın statik olduğu bakış açısı ve düşünce şekli, yaratılışa aykırı. Her şey; hem zıtlar ve hem de değişim üzerine bina edilmiştir.

Hayatın genel akışında, zıtlar ya da karşıt kutupların birbirleriyle etkileşimine sürekli olarak tanık oluruz.

Zıtlar ve karşıt kutuplar; kararlı, kararsız ya da güçlü veya zayıf hallerde olabilir.

Hayata dair hiçbir şey zıt ya da karşıt kutbu olmadan var olamayacağına göre!

Zıtlar ve karşıtların dengesi ve birlikteliğini idrak edemeyenler sadece zıtlar ve karşıtlar arasında ki SAVAŞA – MÜCADELEYE ve KAVGAYA odaklanır.

Zıtlar ve karşıtlar üzerinden kurulan Sistem ve DENGEYİ göremeyenler ile yeni bir YOL yürünemez.

Hz. Mevlana; Fikir ona derler ki, bir yol açsın, yol ona der­ler ki, bir gerçeğe ulaşsın, buyurmaktadır!

Peki, yeni bir yol ve yeni bir gerçeğe erişebilmek adına; farklı yaklaşımlar geliştirmeye, alışkanlıklar ve bakış açısını değiştirmeye ihtiyaç var mıdır?

İnsanoğlu yıllardır yaşamak ve yapmakta olduğu şeyleri bir anda terk edemiyor. İnsan için yeni bilgiyi ve yeni olguyu kabul etmek çok zor bir durumdur.

İnsan ve nefis için itibar ve saygınlık çok önemlidir. İtiraz – İsyan ya da karşıt mücadele, yeni gelen bilgiye değildir. İtiraz – İsyan ve mücadele; itibar, saygınlık, konum ve güçlerinin yok olmasına karşıdır.

Bugün siyasi literarüre girecek boyutta, değişime karşı direnme ve mücadeleyi, bu şekilde okumak gerekir.

Siyasi olarak bir devir ve dönem kapanacak ve yeni bir dönem – devir ve milat başlayacaktır!

Bir siyasi parti; gündem belirleme kavramı çerçevesinde; kamuoyunun önem ya da öncelik verdiği sorunlar ve konuları, kamuoyunun zihninde önemli ya da öncelikli konular haline gelmesini sağlamaktır.

Değişimine direnen yapılar; menfaat ve çıkarları, güç ve iktidarları uğruna, bir millet ve toplumun geleceğini tehlikeye atmakta hiçbir tereddüt ve kaygı taşımaz.

Yeni bir devir ve değişimi kabul etmeyen, değişime direnen ve değişime ayak uyduramayanları; yeni bilgi ve teknoloji ekosisteminden dışlayacaktır.

Her yeni gelen BİLGİYE ve DEVİRE direnenler HELAK olur gider!

Hayat seçimler ve tercihler ve değişimler üzerine bina edilmiştir.

Ya da Tabular üzerine. İnat eden ve Direnenler üzerine.

Atalarımızı, yeni BİLGİ – yeni DEĞİŞİM ve yeni bir DEVİR üzere bulmadık, diyenler, her dönemde, HELAK olur gider.

Aklı olmayan, gözleri kör, kulakları sağır, dilleri lal olmuş ve gönlü de mühürlü olan insan; yeni bir DEVİR ve yeni bir Bilgiyi kabul etmeyecektir.

Birileri; Konumu – Gücü – Malı – Mülkü – Makamı – Mevkisi ve İktidarını kaybetmemek adına, sadece direnecektir. Direndikçe de inatlaşacak ve tekrardan direnecektir. Tarihte olduğu gibi günü gelmiş yeni bir BİLGİ ve yeni bir DEVİRE direnenler her daim kaybeder.

Yeni bir Döneme hazır olanlar ile birlikte başarılır. Hazır olmayanlar yolda kalır. Geçmiş toplumlar da olduğu gibi.

Türk Devleti, Kadim Türk Devlet Aklı nezaretinde; Küresel YENİ bir DENGE ve DÜZEN çerçevesinde, TURAN – KIZIL ELMA ve Nizam-ı Alem hedeflerine matuf, YENİ bir DÖNEME evirilmek üzeredir.

Yeni bir DEVİR Başlıyor!

Dünya’da yaşanan son gelişmeler, hem dünya siyaseti ve hem de devlet yöneticilerinin değişime zorlanacağı bir döneme işaret etmektedir.

Dünya Siyasetinde Değişim çerçevesinde, görevde bulunan bazı EKOL temsilcileri tasfiye olurken, YENİ EKOL temsilcileri görev alacaktır.

Bazı EKOL Temsilcileri OYUN DIŞI kalırken, YENİ OYUNCULAR ve YENİ EKOL Temsilcileri oyuna girecektir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli; 14 Mayıs 2023 tarihinde ki Cumhurbaşkanlığı seçimleri akabinde yapmış olduğu; Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir; Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez, ifade ve vurguları muvacehesinde, Dünya ve YEREL çerçevede, DEĞİŞİM vakti saati gelmiş demektir.

Dünya Siyaseti ve Gelecek adına; STRATEJİ ve PLANI olmayan toplumlar, PLANI olan, Ülke ve Küresel Güçlerin KÖLESİ olmak durumunda kalacaktır.

Türk Devleti, Kadim Türk Devlet Aklı nezaretinde; Küresel YENİ bir DENGE ve DÜZEN çerçevesinde, TURAN – KIZIL ELMA ve Nizam-ı Alem hedeflerine matuf, YENİ bir DÖNEME evirilmek üzeredir!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti; beka ve milli birlik sorunlarına karşı, bölgemiz ve içerideki tüm küresel kumpasların çözüm kaynağı; milli birlik, milli bilinç ve milli mutabakat halinde olmaktır.

Anadolu kara parçasında yaşayan vatandaşlar, vatanın bölünmez bütünlüğü, milletin bağımsızlığı ve birliği, demokrasi kültürünü içselleştirme ve içerideki tüm farklılıklara karşı da hoşgörü göstermekle mükelleftir. Aksi halde sosyal barış ve huzur temin edilemez.

Devlet, başka bir şey. Devlet adamı başkaca bir şey. Siyaset ve siyasetçi başka bir şeydir. Siyasetçi, asla devlet değildir. Demokratik ülkelerde, siyaset adamı seçimle gelir ve daha sonraki seçimle gider.

Kadim Devlet Aklı denetiminde ki Türk Devletinde, 2053 ve 2071 Büyük Türkiye hedefleri doğrultusundaki, devletin stratejik politikaları, siyasetçi veya partilere göre, değiştirilemez.

Hem dünya insanlık tarihinden TÜRKLERİ çıkarırsanız tarih diye bir şey kalmaz diyeceksiniz. Hem de bu topraklarda vuku bulun her şey sıradan ve kendiliğinden meydana gelecek; öyle mi?

Devletin bekası ve milletin birliği; Devlet-i-ebed-müddet devam ilkesi çerçevesinde; Türk asrının başlatılabilmesi adına, başka bir akıl, başka bir strateji, başkaca bir taktik ve yönteme ihtiyaç duyulmuştur.

Sistemden beslenen asalakların bekleştiği şekilde, devlet yönetim sistemi ve siyaset geleneği, siyasal parti ve iktidar olma süreci, yeni dönem ve yeni yönetim sistemi, malum siyasi parti içinden çıkması muhtemel bir parti veya LİDER, yani aynı ekol temsilcisi bir HALEF ile siyaset yolculuğuna devam etmeyecektir.

Siyasal İslamcıların tamamen tasfiye olacağı, Kuvay-i Milliye Ruhu ve Kurucu İrade temsilcilerinin devlet yönetimine hakim hakim olacağı yeni bir dönem geliyor.

Siyasi mantalite olarak bir devir kapanıyor ve yeni bir siyasi dönem başlıyor. Asalak ve çapsızlar, ehliyet ve liyakatleri olmadığı için beslendikleri sistemin devamını talep etmektedir.

Tarihi Türk Devlet Kodları ve Kadim Türk Devlet geleneğinin kontrolündeki Türkiye’de, yeni siyaset ve yeni devlet yönetim modeli; Kuvay-i Milliye Ruhu ve Kurucu İrade gelenek ve kültürüne sahip parti ile Büyük ve Güçlü Türkiye hedef ve yolculuğuna başlayacaktır.

Hem dünle beraber gitti cancağazım, Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım, diyeceksiniz. Hem de bugüne dair, toplumun sorunlarına yönelik, söyleyecek tüm söz ve argümanlarınız tükenmiş olacak.

Sözün bittiği yerdeyiz. Söz ve iddiası olmayanlar siyaseten bitmiş demektir. Bugünün yerel ve küresel sorunlarına, vatandaşların taleplerine karşı, ülkenin geleceğine yönelik; çözüm önerileri, programı ve argümanı olanlar gelecektir. Demokrasinin güzelliği buradan kaynaklanmaktadır.

Daha önceki yazılarımda sürekli olarak vurgulamaya çalıştığım; DEMOKRASİ – SEÇİMLER ve PARLAMENTO korunmalı. Aksi halde yandı gülüm keten helva, demektir.