‘Arakan’ Bir Güzergâh Temizliğidir!

Dünya ve özellikle de bölgemiz, , 100 yıl önce olduğu gibi, küresel güçler tarafından, yeniden bir dizayn, bir güç savaşı ve yeniden tekrar bir paylaşım savaşlarına sahne olmaktadır. Bazı dostlarımız sohbet ortamlarında etmiş olduğumuz bu ifadeler karşısında bazen şaşkına dönüyor, ya da çok abartıyorsunuz gibi serzenişlerle karşılaşıyoruz. Bizim bölge halkımızın en büyük sorunu, üzerine doğru gelmekte olan çok u büyük bir yeniden savaşı ve yeni paylaşımı kavrayamamanın vermiş olduğu sıkıntıları yaşamaktayız. Bölge halkları olarak her daim içimizden, tipi bizden olup, çipleri dışarıda olan, kontrol ve denetimleri başka güçlerin elinde olan,  bizden görünümlüler tarafından kandırılmışızdır. Aslında buna kanmak da denmemelidir? Artık yeter! Nereye kadar? Yarın bir devletimiz kalmayınca mı, uyanacağız! Müslüman bir delikten hani iki defa ısırılmazdı? Hani Müslüman uyanık olması gerekirdi? Hani Müslüman Allah’ın ‘basar’ sıfatı ile bakar ve olayları da ona göre ‘fehim’ eder, öylece kararlar verirdi? Ne oldu bize? Ne oldu böyle bizlere? Ne hallere geldik Allah’ım! Dünyalıklar için ne hallere düştük! Demek ki sorun birey ve müminler olarak bizde! Suçu başkasına atmakla bu yükten ve vebalden kurtulamayız! Kurtulacağını zanneden, özellikle de sorumlu idareci makamında bulunanlar, bu asil millet ve mazlum milletlerin selameti ve huzur adına, yarınları adına da çok büyük veballerin altına imza atmaya devam ediyor demektir! Allah; Akıl ve Feraset versin!!

2001 yılında, küresel güçler, gelecekleri ve dünya hâkimiyetlerinin devamı, sürdürülebilirliği adına, türlü bahaneler üretilerek ve yanlarına aldıkları taşeron devletler ile birlikte, tarihi ve köklü bir geçmişi olan iki devleti; Afganistan ve Irak, işgal ve talan edildi. Bu gün itibari ile ortada bir devletten dahi bahsedilemez! Küresel güçler, Dünya’da yeniden kurulmakta olan dünya hâkimiyeti ve hegemonyaları adına, geleceklerini tehlikede ve riskte görmeleri ile tüm bu yıkım ve kaosa sebep olmuşlardır. Değer mi peki, tüm bu katliamlara! Küresel güçler, milyonlarca insanın ölümlerine, evlerinden, yurtlarından ve vatansız kalmalarına da zemin hazırlamışlardır. Neden? Tüm bunları küresel güç olan bir devlet nasıl yapabilirdi? İnsanların ve özellikle de bölge insanımızın halen anlamakta ve idrak etmekte zorlandığı yer burasıdır? Nasıl olabilirdi? 100 yıl önce, aynı güçler,  1. Dünya savaşı ve 2. Dünya savaşlarında,  hegemonyaların ve sömürülerinin tesisi ve devamı adına, 70 milyon insanın ölmesine ve bir o kadar da insanın vatansız kalmalarına sebep olmuşlardır! Hiç acımadan, hem de! Ne için? Sömürü ve hegemonyalarının sadece devamı için!  Bu gün de aynı güçler ve yandaşları, gözlerini kırpmadan, hiç bir şey hissetmeden, sadece ve sadece küresel hegemonyaların devamı adına gerekirse dünyayı bir baştan diğer bir başa kadar yakmayı göze alabilirler! Olur, mu böyle bir şey? Amma da sallıyorsun diyen dostlarımız tabii ki olacaktır! Dünya’da ve bölgemizde ki gelişmeleri çok net bir şekilde okumaya çalışabilirsek, ne demek istediğimiz ayan ve beyan bir şekilde anlaşılacaktır, diye düşünüyorum.

Sürekli olarak ifade etmeye çalıştığımız gibi,  yeni bir dünya kuruluyor! Bazı küresel ve bölgesel güçler, bu yeni kurulmakta olan dünya da hiçbir şekilde yer almamaktadır. Dünyanın ve özellikle de bölgemizin yaşamakta olduğu sıkıntılar, kavgalar, kaoslar, patlamalar, tehditler ve şantajlar da,  bu yeni kurulmakta olan yenidünya da saf dışı kalan güçler ile diğer güçlerin kurmuş oldukları taşeron ve vesayet örgütleri üzerinden yürütmekte oldukları, doğrudan savaşamamaları ve karşılaşamamalarının bedelleri olarak, bölgemizi bir savaş arenasına dönmesi ve kan gölüne dönüştürülmesidir. Dünya ve bölgemizde ki gelişmekte olan tüm bu olaylar zincirini, devlet ve millet olarak çok iyi okuyabilir, algılayabilir ve ona göre de tedbirlerimizi alır, bu kaotik ve konjonkturel durumu da çok fazla yara almadan, Sayın Cumhurbaşkanımızın sürekli olarak ifade ettiği gibi teğet geçerek, sağ salim bir şekilde de atlatabiliriz, diye düşünüyorum.

Bundan birkaç ay önce, hatırlayacağımız gibi, Dünyanın ve özellikle de bölgemizin bir Katar sorunu vardı! Ne oldu Katar sorunumuza? Katar da ne olmuştu ki böyle bir durum ile karşı karşıya kalıyordu? Katar, küresel bir güç tarafından verilen emri yerine getirmeye çalışan komşu devletler ve inançları da bir olan dinin temsilcileri tarafından da cezalandırılmaya çalışılıyordu! Katar’ın yapmakta olduğu fiilleri, tabii ki belgeleri ve delilleri de varsa, küresel güçler bölgemizde her daim, her an yapmaya devam etmelerine rağmen! Küresel güçler, Dünya ve bölgemizde ki hegemonya ve paylaşımlarının devamı adına, bölgemizdeki neredeyse her bir devlet için kaos çıkarmak adına kurgulanmış ve kendilerinin kurmuş oldukları, her türlü lojistik destekleri vermeye de devam ettiği terör örgütlerinin varlığına rağmen! Katar operasyonu gibi Arakandaki Müslüman katliamları da, küresel güçlerin bölgemizde, yeni kurulmakta olan yeni bir dünya için,  kendi plan ve hedefleri doğrultusunda, varlıklarının devamı adına da, sadece bir güzergâh ve saha temizliğinden başkaca bir şey değildir.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.