Bu Israr Niye!

Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimi lideri Mesut Barzani, dünyadaki ve bölgemizdeki karışıklıkları fırsat bilerek, bir oldubitti ile dün itibari ile bağımsızlık referandumunu yaptı. Biz yazımızı yazarken daha sonuçlar net olarak da belli olmamıştı.  Bu gün, sabah itibari ile sonuçlar da netleşecektir! Bölgedeki tüm komşu devlet ve liderler, bu bağımsızlık referandumu, sonucu ne olursa olsun,  ‘’YOK’’ hükmünde kabul ederken, bu karar da ısrar etmenin bir mantığı da var mıdır?  Bölgesinde, komşuları ile ticari ve diğer ilişkiler olmadan ne yapabilirsiniz ki? Tüm komşularınızla kavgalı bir durumda, nasıl huzur ve selamet bulabilirsiniz ki? Barzani, tüm bunlara rağmen yine de ısrar etmesinin bence başkaca bir hesap ve kitap içinde olması gerekiyor? Veya insanın akıl tutulması durumunda olması gerekir! Böyle bir durum olmadığına göre, bir bölgenin başkanı konumundaki lider, neden tüm bu işlere kalkışıyor, zorlama yolunu da tercih edebilir ki? Barzani, birey olarak kontrolünü tamamen kaybetmiş olabilir mi? Kürsel güçlerin tamamen denetim ve yönetimleri altına girmiş olabilir mi?  Anlamak ve yorumlamak gerçekten de zor bir durumdayız!

Küresel güçler, dünya hegemonyaları adına, dünya ölçeğinde ve bölgemizde meydana gelebilecek bir kaos ve savaş ortamından, ne kadar insanın bu işlerden zarar görebileceği de hiç umurlarında değildir! Tarihin tozlu sayfaları bunun örnekleri ile doludur! 1. Ve 2. Dünya savaşlarında ne kadar insanın öldüğü, kaybolduğu ve de yaralı olduğu da bellidir!  Soğuk savaş dönemleri ve 2000’li yıllara kadar da küresel güçlerin kurmuş oldukları terör örgütleri üzerinden, geçmiş savaşlarda kaybedilen insanımız kadar bir kaybımızda bulunmaktadır? Ne için? Tüm bunlara sebep nedir? Bu bölgelerdeki kaynaklara sahip olabilmek! Sadece ve sadece bu kaynakların yönetimi ve kontrolünü kendilerine bağlamak! Ülkelerinde sadece müreffeh bir hayata ulaşmak! Dünya hegemonyaları ve liderliklerinin de devamını garanti altına alabilmek!  Başkaca bir sebep mi arıyoruz? Afganistan ve Irak’a özgürlük! için gelen yine bu küresel güçlerin neler yaptığı da meydandadır! Buradaki vatandaşların özgürlüğü! için minimum 3 milyon insan hayatı ile ödemiştir. Kayıp olanlar ve yaralananlar mı? Onları hiç hesaba dahil edemiyoruz ki?   Peki, bu bağımsızlık referandumu ile bölgemizde ne kadar insanımız canı ile ödeyecektir? Bu ısrar ve inatlaşmadan sadece ve sadece bölge insanlarımız zarar görecektir. Bir bölgenin ve halkın lideri olduğunu da iddia eden bir kişi, vatandaşlarının ve tüm bölge halklarının da zarar görmesi adına, inatla ve ısrarla, böyle bir işe nasıl kalkışabilir ki? Bu durumu da anlamak gerçekten de zor!

Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetimi lideri Mesut Barzani, almış olduğu bağımsızlık referandumuna karşılık,  bölgenin iki güçlü komşusu ve de garantörü konumundaki ülkelerini neden karşısına alabilir ki? Daha düne kadar, bölgenin yaşamsal alandaki her şeylerini temin eden bu ülkelere rağmen! Küresel güçler tarafından, daha üst perdeden garantiler veya başkaca vaatler mi almıştır? Bilemiyorum! Tarih bunları da yazacaktır! Nasıl ve ne şekilde yazacaktır? Yüz binlerce, belki de milyonlarca bölgemizin masun insanın canına mal olan bir kuru, inat ve kibir!  Değer mi tüm bunlara! Yazık değil mi bu insanlara!

Türkiye Cumhuriyeti devleti, devletimizin varlığına ve de milletimizin de birliğine büyük bir tehdit olarak gördüğü bu bağımsızlık referandumunu en sert tepkileri vermiştir. Olması gereken de budur! Başkaca bir tavır ve davranış bekleyen tüm devlet ve liderleri de hata ve hayal peşindedir. 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimi akabinde, devletimizin en kılcal damarları ve birimlerinden temizlenen hainler – taşeronlar ve işbirlikçiler, devleti ve milleti ile bütünleşen, her bir kurumu ile de yerli ve milli bir duruma geçen ve de duruş sergileyen, bu devletin almış olduğu tüm kararlardan, elbette ki tüm küresel güçler ve bölgesel aktörler de rahatsızlık duyacaktır. Aslında bölgemizde yaşanan ve yaşanması muhtemel  kavganın sebebi de budur! Dünyamız ve bölgemiz yeniden şekillenirken, yeniden dizayn edilirken, yeniden haritalar çizilirken ve yeniden bir paylaşım planlanırken, 65 ülkenin de altına da imza koyduğu, refah – zenginlik – huzur ve kazan- kazan durumu olan  ‘ Bir Yol – Bir Kuşak – Yeni İpek Yolu Projesinde, Ülkemizin konumu ve de duruşu sıkıntılar vermektedir, bölgemiz adına tüm operasyon yapan ve planlayan tüm oyunculara! Bölgemiz adına,  Kavganın sebebi de aslında budur!

 

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.