17 Aralık 2017’ye DİKKAT!!

Küresel sistem,  yüz yıllardır kurmuş olduğu sömürü düzenini, bu bölgelerdeki işbirlikçiler mahareti ile dolaylı bir şekilde tüm dünyayı yönetiyor desek hata yapmış olmayız. İşbirlikçilerin yönetimde bulundukları ülkelerde,   küresel güçlerin kontrolünden çıkmaya yeltendikleri dönemlerde ise sürekli olarak karşımıza bir darbe çıkmaktadır. Darbe illaki askeri cunta şeklinde tebarüz etmeyebilir. Bu darbeler; Ekonomik, Sosyal,  Terör ve Sokak kargaşası şeklinde de  olabilir! Önemli olan bir devlet veya milletin küresel sistemin yörüngesine oturtulmasıdır; tüm mesele! Yani  bu ülkeler kesinlikle raydan çıkmamalı ve anında balans ayarları  da yapılmalıdır!  Yakın  siyaset tarihimizi kabaca bir incelediğimizde ne demek istediğimiz çok net bir şekilde anlaşılacaktır!

17 Aralık; Hz. Mevlana’nın  Sonsuz Kudret Sahibi Yüce Allah’a Vuslat yıl dönümü olması münasebeti ile tüm dünya ve dünya halkları  nezdinde; barış, sevgi, huzur, selamet, hoşgörü  ve esenlik olarak  anılmaya ve algılanmaya başlanmıştır. Böyle bir dönemde, dışarıdan ve içeriden destekli   bir  el karşımıza 17 / 25 Aralık 2013 tarihli  yolsuzluk operasyonu ile anılır bir duruma getirmiştir. Nasıl olabilirdi? Bu tarihte neler olmuştu? Aman Yarabbi! Medyaya servis edilen, yazılı ve görsel basında dolaştırılan bilgi kırıntılarını  anlamak ve idrak edebilmek için insan havsalasını zorluyordu! Bu gün birileri nereye varmayı hedefliyordu? Aslında hedef çok net ve açıktı! Bu yapılan girişim, resmen bir darbe kalkışmasını andırıyor ve dolaylı yollar seçilmiş gibi görünse de Devletin başı konumundaki Başbakana  ulaşmayı planlıyorlardı! 17 Aralık 2010 tarihinde Tunus’ta başlayan Arap Baharı şeklindeki 22 ülkenin siyasi idaresi ve haritalarının değişim, darbe, sokak hareketleri, dönüşüm tarihini de buradan sadece  hatırlatmak isterim.

17 / 25 Aralık tarihinde, yolsuzluk bahane edilerek, daha açık ifadesi ile ‘Para’ hareketi kaynaklı bir darbe girişimini görmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir başka devlet ile olan ticaretini barter sistemi şeklinde  devletimizin bir kurumu olan   Halk bankası üzeriden yapılmış olması, küresel sistemi kızdırmış ve içerideki işbirlikçilerini de  acil ve ivedi olarak  harekete geçirilmişlerdir. Daha dün diyebileceğimiz kısa bir zaman önce,  Irak’ta kimyasal silah var diye,  tüm Dünyayı kandıran ve ayaklandıranlar, kadim bir devletin, tarihin  ve milletin tarumar edilmesine, yok olmasına ve darma duman haline de   sebebiyet vermişlerdir.  Daha sonraki açıklamalarında, ‘Hata yaptık, Yanlış yaptık’  ve Irak’ta kimyasal silah yokmuş diyenler de aynı küresel sistem değil miydi?! Kimin umurunda! Küresel sistem için sadece Emperyal  sömürü düzenlerinin sürekliliği ve çıkarları çok önemlidir!! Gerisi onlar ve işbirlikçiler için sadece teferruattır!

17 / 25 Aralık tarihindeki yolsuzluk(!) operasyonunda aktif ve ismi çokça zikredilen Reza Zarrab bu ülkeden  nasıl ve kimler tarafından kaçmasına /  kaçırılmasına veya gitmesine ön ayak olmuştur? Yoksa Reza kendisi bir  plan yapmış ve ABD’ye kuzu kuzu teslim  mi olmuştur?  Bilemiyoruz! Tarih bunları yazacaktır! Tarih, bu ülkeye sevdalı olan vatan perverleri ve ihanet edenleri unutmadığı gibi her iki taraftaki işbirlikçileri de her zaman hatırlayacaktır! Birini hayırla yâd ederken, diğerini de kahırla sayıklayacaktır! Allah   bizleri bu  aziz devlet  ve  asil millete ihanet ve hainlik konumunda bulundurmasın!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 15 Temmuz hain işgal kalkışmasının olduğu andan itibaren,  Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli arasında oluşan sinerji ile  bu devletin BEKASI ve Milletimizin de BİRLİĞİ  üzerine yapmış oldukları mutabakat çerçevesinde,  bölgemizdeki  tüm küresel dizayn, paylaşım, yeniden haritalama  ve yüz yıllık  büyük  oyunlar bir bir akamete uğramaktadır.  Nasıl olabilirdi? Küresel sistem, bu ülkede, tüm siyasi partiler ve tüm etnik,  tüm dini farklılıkları bir birleri ile kavga üzerine formatlamıştı! 17 / 25 Aralık öncesi ve sonrasındaki tüm  darbe ve sokak hareketi girişimlerinde içimizdeki işbirlikçiler mahareti ile hedeflerine ulaşamayan, tüm  bu küresel güçler! 15 Temmuz karanlık gece,  yine dışı bizden görünümlü,  fakat çipleri  – yönetimleri dışarıdan olanlar eliyle, bu devlet ve milleti de  tamamen Teslim alamayan; Yine Aynı Odaklar! Bugün için başkaca büyük bir plan ve hesap içindeler! 17 Aralık 2013 tarihinde bu devlete yönelik olarak yarım kalan işi, aracısız bir şekilde, işbirlikçi ve taşeron  da kullanmadan, doğrudan kendileri Reza  Sarraf üzerinden halletmeyi planlıyorlar! 

 4 Aralık tarihinde Reza Sarraf  davasının  görüşmesi ve karar açıklaması olarak da 17 Aralık tarihi düşünülüyor,  kanaatini taşımaktayım!  Bu tarih için  devletimize yönelik olarak da çok büyük bir plan, kumpas, şantaj  ve pis kokular da gelmektedir! Aman ha dikkat! Aman ha Uyanık olalım! Hedefleri, Bu ülkede oluşan devlet, millet, muhalefet,  tüm  etnik ve dini farklılıklarımız  arasındaki Sıkılaştırmaya çalıştığımız Safların ARASINI  AÇMAK ve Oradan da  buralara yerleşebilmek!! Küresel sistem tarafından yürütülen; Darbelerin, muhtıranın, denetimin,  yönetilebilir, ön görülebilir, kontrol edilebilir ve söz dinleyen bir Devlet,  bir Millet ve bir başkanı  olabilmesinin bir başka versiyonu, bir başka şantaj ve kumpas versiyonu  diyebiliriz; tüm bu girişimlere!!

 

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.