24 Temmuz GAZETECİLER ve BASIN BAYRAMI Kutlu olsun.

24 Temmuz, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından GAZETECİLER ve BASIN BAYRAMI olarak ilan edilmiş ve her yıl kutlanmaktadır!


George Orwell;
Gazetecilik, başkasının yayımlamak istemediğini yayımlamaktır. Onun dışında herşey halkla ilişkiler faaliyeti, diyor.


Basın ve Medya sektöründe; Halkla İlişkiler, REKLAM ve PARA kokan hareketler olarak ifade edilmektedir.

Halkla İlişkiler – PR başka bir şey! Gazetecilik ise başkaca bir şeydir!

Basın – Medya ve Gazetecilik; Demokratik toplumlarda, Kamuoyu adına, KAMUYU denetleyen ve sorgulayan, DÖRDÜNCÜ KUVVET olarak ifade edildiğini de not edelim!

Basın – Medya ve Gazetecilik; demokratik toplumlarda; yasama, yürütme ve yargı organlarını denetleme kapasitesine sahip Dördüncü Kuvvet olduğu ifade edilen siyasi bir kavramdır.

Kamuoyu oluşturma gücü ile yöneticilerin hesap vermesini sağlar ve şeffaflığı denetler.

KAMU, Açıklık – Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik üzerine yeniden yapılandırılmak zorundadır!

Belediyeler, Gazeteciler Cemiyeti ve Siyasî partiler farklı etkinlikler ile 24 Temmuz GAZETECİLER ve BASIN BAYRAMINI kutlamaktadır!

Çalışan, çalışmayan, çalışamayan, çalıştırılmayan, çalışsa da mesleğini yapamayan, yazı dahi yazdırılmayan, özgürce yazı yazabilen, oto sansüre mahkûm olan, patron baskısı gören, üç kuruş evine HELAL ekmek götürmeye çalışan gazeteci dostlar, 24 Temmuz GAZETECİLER ve BASIN BAYRAMINIZ kutlu olsun!

Gazetecilik, günümüzde, gerçekten çok zor bir meslek! Teknik olarak kolaylıklarına rağmen HAK – HAKİKAT – ADALET ve DOĞRULARIN peşinde koşmak ve sadece Doğruları kaleme almak çok zordur!

HAK – HAKİKAT – ADALET ve DOĞRULARIN peşinde koşarken MUHALİF ve MUHALEFET damgasını da göze alması gerekir!

HAK – HAKİKAT – ADALET ve DOĞRULARIN peşinde koşmak başka bir şey! Muhalefet etmek ve Muhalif olmak ise başkaca bir şeydir!

Birileri, Muhalefet etmek ve Muhalif olmak ile HAK – HAKİKAT – ADALET ve DOĞRULARIN peşinde koşmayı idrak edemeyecek kadar ahmak ya da kötü niyetli olduklarını da, hatırlatmak isterim!

İnsanlar arasındaki bilgi alışverişi ve haberleşme olayına iletişim diyoruz. Bilgi alışverişi için kullandıkları araçlara da iletişim ve kitle iletişim araçları denir.

İnsanlar, çevrelerindeki olayları takip etmek ve yeni bilgiler edinmek, haberdar olabilmek için iletişim ve kitle iletişim araçlarını kullanır. Teknolojinin gelişmesi ile iletişim ve kitle iletişim tabii ki kolay bir hale gelmiştir.

Kamuoyu, iletişim ve kitle iletişim araçları vasıtası ile tüm gelişmeleri izler. Hükümet ve devlet politikaları ve ülkenin karşı karşıya olduğu iç ve dış sorunlar hakkında bilgi sahibi olur. Ancak haberlere erişim imkânı tabii ki tek başına yeterli değildir.

Bir haber oluşurken, bazılarının ön plana çıkarılması veya bazılarının gözlerden kaçırılması, bazı bilgilerin saklanması veya görmezden gelinmesi, haberin kurgulanması, haberin edit ve re-dakte edilirken bunları yapan kişilerin, politik, sosyal, siyasi, demografik, ekonomik ve kültürel ilgileri eşik bekçiliği faaliyetleri arasında sayılır.

Eşik bekçileri; Editör, yazı işleri personeli ve yayıncılar, haberin yazım ve sunumu ile ilgili yaptıkları seçimlerle kamuoyunda gerçekliğin şekillenmesi ve kamuoyu oluşmasında çok önemli bir etkiye sahiptir.

Eşik bekçileri; medya tüketicisi kamuoyunu istenilen veya istedikleri yönde harekete geçirmek veya yönlendirmek için kimi zaman aşırı uç yöntemlere başvurduğuna şahit oluruz.

Haber medyasında içerik üreten insanların kişilik özellikleri, haberin oluşturulmasında önemli bir süzgeç işlevi görmektedir.

Medya çalışanlarının kültürü ve yetiştikleri coğrafya, ait oldukları din, mezhep ve etnik köken, aldıkları eğitim ve cinsiyetleri, mesleki tecrübe ve kişisel yetenekleri, olayların siyak ve sibakını idrak dereceleri, mensubiyet ve meşrep gibi öznellikler haberin toplanmasından, haberin dokusu ve haberin kamuoyuna sunumuna kadar etki etmektedir.

Yerel Basın – Medya ve Gazetecilik; ulusal basın kadar geniş çaplı olmayan, il, ilçe ve beldelerde günlük, haftalık ya da daha farklı aralıklarla çıkan, ulusal haberler yanında, bölge haberlerine daha fazla yer veren, yöresel gelişmeyi ve bölgenin sorunlarını ön planda tutmaya çalışan, Basın İlan kurumu kanunlarına göre, belli sayıda Basın personeli çalıştırmak zorunda olan, ticari bir işletme olan yayın mecrası, olarak tanımlanmaktadır.

Yerel Basın – Medya ve Gazetecilik; adından da anlaşılacağı üzere, bölgesindeki tüm gelişmeleri, yatırımları ve hizmetleri izleyici ve okuyucuları ile paylaşan, kamu ile kamuoyu arasında köprü vazifesi gören, sorumluluk ve tarafsızlık ilke sahibi olması gereken ticari kuruluşlardır.

Yerel Basın – Medya ve Gazetecilik; her ne kadar kamu adına iş yapıyor olmasına rağmen, resmi ilan ve işletme reklam gelirleri ile ayakta kalmaya ve varlığını da sürdürmeye çalışan ticari işletmelerdir! Resmi ilan ve ticari reklam gelirleri olmadan yerel medya kamu adına hizmetlerini tam ve sağlıklı olarak yerine getiremez.

Peki, Yerel Basın – Medya ve Gazetecilik sektörü, neden gelişemiyor? Sürekli kapanmalar ve birleşmeler ile NEDEN gündeme gelmektedir?

YEREL Basın – Medya – Gazete ve Gazeteciler; GAZETECİLİK yapmak zorundadır! Başkaca işlere tevessül etmemeleri gerekir!

YEREL Basın – Medya – Gazete ve Gazeteciler; sadece BİK gelirlerine odaklı ve masa başı ajans ya da copy – paste habercilik yayın politikası ile ayakta kalamayacaktır!

YEREL Basın – Medya – Gazete ve Gazeteciler; Gazetecilik yapmalı, sahada olmalı, firma tanıtım haber ve özel sektör reklamları ile BİK gelirlerinde ki; eksik ya da açığı kapatmak yoluna gitmesi gerekir!

Yerel Basın – Medya – Gazetecilik ve İnternet Habercilik sektörü; Kendilerinden başkasının varlığından rahatsız ve kendilerinden başkasını gazeteci olarak kabul etmeyen, kendileri var ise sektörün ancak var olabileceği, psikolojik ve sosyal olarak sorunlu ve sıkıntılı tipler maharetiyle, her daim kapanmak ve birleşmeler ile karşı karşıya gelecektir!

Yerel Basın – Medya ve Gazetecilik ve İnternet Habercilik sektörü; Gazetecilik mesleğine, geçiyordum şeklinde, hasbelkader bu mesleğe adım atan ve meslek nam altında; ŞANTAJ ve TEHDİT yapanlar, kamu mesleği gazeteciliği, dürüst bir şekilde icra eden, onurlu kişilere, çamur atmak veya sektörde yok saymak için her yolu deneyenler maharetiyle, her daim kapanmak ve birleşmeler ile karşı karşıya gelecektir!

Peki, hasbelkader bu mesleğe adım atan ve gazeteci olduğunu, sektöre kendilerinin yön verdiğini zan eden, kerameti kendilerinden menkul sanrılı ve sancılı tiplerden GAZETECİ olur mu?

Ya da ülkesini, yabancı istihbarat örgütlerine gammazlayan, buralardan fonlanan ve UŞAKLIK edenlerden GAZETECİ olur mu?

Meslek kimliği altında yasal olmayan tehdit ve şantaj yapan sanrılı ve sancılı tiplerden GAZETECİ olur mu?

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir