Kudus-u-Serif-Sancaginda-gorevli-Turk-Jandarmasi-1904

Hamaset ile Sonuç Alınamaz!.

Ramazan Ayının son günleri ve özellikle de her yıl Kadir gecesinde, İsrail,  Kudüs’te, Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksa da yaptığı zulümler, insani katliamlar ve vahşet yeniden sergilenir! Peki, neden?! Birileri her yıl aynı görüntüler ve zulümler üzerinden kime veya kimlere ne gibi mesaj vermektedir?! Ya da bunlara kim dur diyecektir?!

Kadir gecesinden itibaren yaşanan  insani vahşet, dünya üzerindeki Müslümanların  yediği yemeği boğazlarına dizmekte ve düğümlenmektedir!. Çünkü zulme karşı ellerlinden hiçbir şey gelmemektedir!  İmanın en zayıf konumu, buğz halinden öteye geçmemektedir!. Peki, yıllardır yaşanılan zulüm çerçevesinde birkaç soru soralım!.

Dünyada yeni bir düzen kurulmaktadır!. Kurulmakta olan düzenin başat aktörü, bölgenin  ve dünyanın küresel gücü Türk Devletini bölgeden uzaklaştırma operasyonları olabilir mi?!

İsrail’de iktidardaki yönetim, çok yakın bir tarihte yapılacak olan seçimde kaybetme ihtimaline karşı, içerideki seçmen kitleleri konsolide etme peşinde midir?! Her seçim döneminde aynı şeyleri yaşamak zorunda mıyız?!  Zulüm ile payidar olunmaz!

Dünya eski dünya değildir!. Türk Devleti de eski konum ve durumda asla değildir!. Askeri, teknolojik ve ekonomik olarak artık büyük bir güç  ve özellikle de  küresel bir güçtür!. Tarih, Coğrafya, Sosyal ve Kültür Aklı tüm bölgeler, gelecek ve biat edecektir!. Aksi halde, gönül coğrafyasına,  asla barış, huzur ve istikrar gelmeyecektir! Herkes seçimi yapmalıdır!

Tüm bu insani zulüm karşısında Filistin yönetimi neler yapmaktadır?!. Filistin yönetimi, duygu sömürüsü yapmakta veya Hamaset peşinde midir? Filistin yönetimi ve içeride etkin olan tüm dernek, vakıf ve kanaat önderleri bugün kesin bir karar vermek zorundadır!

Daha önce yaşanmış bazı gelişmeler ve olaylar üzerine,  Türk Devleti ile bazı devletlerin almış olduğu askeri kararları hatırlamaya çalışalım!. Peki, bu yasal kararlar neden alınmış ve  anlaşmalar da neden yapılmıştır?!.  

Dünya’da bazı devletler ve özellikle de Arap liderlerden gelen ambargo ve tepki üzerine, Katar yönetimi, Türk Devletinden askeri yardım talebinde bulunmuş ve ülkesinde bir Türk askeri üssünün kurulmasına yasal olarak izin vermiştir!. Neden?!.

Somali hükümeti de, Somali açıklarında yaşanılan korsan faaliyetleri ve iç karışıklıkları durdurabilmek ve vatandaşın da  içerideki barış ve huzuru adına, Türk hükümetinden askeri yardım  talep etmiş ve Sevakin Adasına bir Türk askeri üssünün kurulmasına yasal olarak izin vermiştir!. Neden?!.

Libya Milli Mutabakat hükümeti, kendi ulusal çıkarları çerçevesinde, küresel ve emperyalist güçler destekli General Hafter denetiminde ki zulüm ve insani katliamlara karşı, Türk hükümeti ile askeri bir  anlaşma imzalamış, askeri yardım talep etmiş ve Türk Askeri de yasal olarak Libyalı vatandaşın, can, mal, namus güvenliği ve huzuru için   gereken her türlü önlem ve tedbiri almıştır!.

Şimdi soralım! Yıllardır yaşanılan bu görüntüler ve zulümden içeride beslenen Filistin yönetimi, dernek, vakıf ve kanaat önderleri, Türk Devletinden neden  askeri yardım talep edemez?!  Filistin hükümeti, Türk devleti ile neden bir askeri anlaşma imzalamaz?! BM sözleşmeleri çerçevesinde,  Türk Devleti böyle bir talep gelmediği sürece, yapacağı her askeri operasyon, işgalci konumuna düşürecektir!. Filistin hükümeti de BM tarafından tanındığına göre!. Filistin hükümeti ve kanaat önderleri,   geçmişte yaşananları bir kenara bırakmalı, bölgenin barış, huzur ve vatandaşın da selameti adına, Türk Devleti ile acil ve ivedi olarak bir askeri anlaşma imzalamalı ve yasal olarak bir Türk askeri üssün kurulması için gerekli kararları bugün almalı ve  aksi halde bir daha da konuşmamalı, ağlamamalı ve sızlanmamalıdır!. Ya bugün hemen şimdi bu yasal kararı  almalı ya da ilanihaye  susmalıdır!.

İsrail zulmü  ve diğer  bölgelerdeki insani katliamlar akabinde, dünyadaki tüm dernek ve vakıf adı altında ki siyasal İslamcılar mahareti ile hamaset zirve yapmaktadır!. Hamaset ile bir yere varılamaz!. Sadece günü kurtarırsınız!. Gün, tepki ve re-aktif olmak değil, aktif, pro-aktif ve aksiyon geliştirme vaktidir!. Gün tüm parametreleri ile bir ve beraber olmak vaktidir!. Ya da dünyanın parlayan yıldız marka ülkesi Türk Devleti ve Türk Birleşik Devletler Birliği şemsiyesi altında  yerini almalıdır!. Yerini almayanların ağlamak ve hamaset yapmak lüksü olamaz!.

Share This:

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir