1 – 12 Kasım Glasgow İklim Toplantısı!

Geçtiğimiz günlerde, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 66 ülkeden 234 bilim insanının 5 yıllık çalışmayla hazırladığı altıncı raporu,  İsviçre’nin Cenevre kentindeki merkezinde açıklandı!  IPCC raporuna göre, küresel ısınma kesinlikle ” insan kaynaklı ve eşi görülmemiş ” bir düzeyde kötüleşti, diyormuş!

BM Genel Sekreteri António Guterres, raporu insanlık için “kırmızı bir alarm” olarak niteleyerek;  bu krize dayanışma ve cesaretle yanıt verirsek, kapsayıcı ve yeşil ekonomiler, daha temiz hava ve daha iyi sağlık herkes için mümkündür! Ülkeler fosil yakıtların yeni keşif ve üretimine son vermesi, sübvansiyonlarını da fosil yakıtlardan yenilenebilir kaynaklara kaydırmaları gerektiği!  Şimdi güçlerimizi birleştirirsek, iklim felaketini önleyebiliriz! COP26’nın başarılı olmasını sağlamak için hükümet liderlerine ve tüm paydaşlara güveniyorum, diyormuş!

Neymiş efendim! Küresel ısınma ve iklim krizi tamamen İNSAN kaynaklı imiş! Peki, son günlerde, dünyanın dört bir bölgesi ve ülkemizde meydana gelen; sel, dolu ve yangınlar da mı İnsan kaynaklıdır! Yenidünya düzeni çerçevesinde dünya insanlığı nereye sevk edilmektedir? İklim bir savaş sebebi midir? Yoksa yenidünya düzeni iklim savaşı akabinde mi kurulacaktır?

Geçtiğimiz yıl Kasım ayında yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 26’ncı Taraflar Konferansı (COP26) koronavirüs salgını sebebiyle bu yıl 1-12 Kasım 2021 tarihlerinde İskoçya’nın Glasgow şehrinde gerçekleştirilecek!

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) bünyesinde düzenlenen COP zirveleri 21 Mart 1994’ten bu yana yapılıyor!  Zirvede iklim değişikliği ve ülkelerin bununla nasıl mücadele edeceği tartışılıyor!

COP26’yı geçmişteki zirvelerden ayıran nokta, Paris İklim Anlaşmasının imzalandığı 2015’ten bu yana kaydedilen gelişmenin değerlendirileceği ve ülkelerin iklim taahhütlerini sunacağı ilk zirve olmasıdır!

Türkiye, Paris anlaşmasına taraf olmadığı için Cop26 konferans kuralları gereği “gözlemci” devlet olarak katılım yapacağı ve bazı haklardan mahrum bırakılacağı, ifade ediliyor! 

Paris Antlaşması, iklim değişikliğine uyum kapasitesini kuvvetlendiren, direngenliği artıran ve antlaşmanın küresel sıcaklık hedefleri ( küresel ısınmayı 2 oC altına çekmek ya da 1.5 oC’de tutmak ya da sınırlandırmak ) kapsamında iklim değişikliğinden etkilenebilirliği azaltan, uyum konusunda bir küresel düzenek oluşturmuştur!

Tüm taraflar Ulusal Uyum Planlarının düzenlenmesi ve yürütülmesini içeren uyum konusuyla yakın bir şekilde bağlantılı olmalıdır. Taraflar bu kapsamda, önceliklerini, gereksinimlerini, plan ve eylemlerini tanımlayan uyum bildirimleri sunmak ve bunları periyodik olarak güncellemek zorunda olacaktır.

Kasım ayında İskoçya’da yapılacak 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP),  Türkçeye “Taraflar Konferansı” olarak çevrilebilecek “Conference of the Parties” ifadesinin kısaltmasıdır!  

Küresel sera gazı emisyonunda büyük bir dengesizlik göze çarpıyor! 2020 verilerine göre kömür, doğalgaz, benzin ve diğer fosil yakıtların kullanımıyla,  endüstriyel ve geri dönüştürülemeyen atıkların yakılmasıyla oluşan toplam emisyonların yüzde 28’i Çin’den, yüzde 15’i ABD’den, yüzde 7’si Hindistan’dan, yüzde 5’i Rusya’dan kaynaklanıyor! Listede aşağıya doğru gittiğimizde yüzde 3 ile Japonya,  yüzde 2 ile Almanya, İran, Suudi Arabistan, Güney Kore, Endonezya ve Kanada yer alıyor! Türkiye ise küresel emisyonun yüzde 1’ine yol açarak Brezilya, Güney Afrika, Birleşik Krallık, Meksika ve Avustralya ile aynı dilimde yer alıyor!

Neymiş efendim! Daha temiz ve daha sağlıklı bir dünya herkes içindir diyenlerin aklının kenarında – köşesinde neler vardır? Kirli plan ve sinsi hesapları nedir? İklim krizinden dem vuranlar dünyamızı daha çok kirletiyormuş!

Glasgow Anlaşması; inisiyatifi hükümetler ve uluslararası kurumlardan geri almak ve iklim adalet hareketi için eylem ve işbirliği için alternatif bir araç oluşturmaktır!  1997’deki Kyoto Protokolü gibi BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) çerçevesinde uluslar arası anlaşmalar için zorlamaya çok büyük bir odaklanmaya sahiptir!

Bir litre fosil yakıt ve petrol için dünyayı yakanlar, milyonlarca insanın ölmesi ya da sakat kalmasına sebep olanlar,  sanayi devrimi ile kalkınmaları,  refaha erişmeleri için gerekli olan enerjiye çökebilmek için her yolu deneyen LUCİFER çocukları, bugün de başkaca sinsi bir plan ve kirli hesap peşindeler!

Dünya yaratıldığı günden bugüne HAK ve Batıl savaşı devam etmektedir! Hak davasının sahipleri her dönemde yeni BİLGİ ile Lucifer çocuklarının kirli ve sinsi hesaplarını bozmuştur! Hak gelince tabii ki Batıl zail olacaktır!

Bugün,  Sonsuz Kudret ve Sonsuz Bilgi ile bağı kopan ve İlim, Bilim ve Fenden uzaklaşan ve İslam olduğunu iddia edenlerin başına olmadık şeyler gelmektedir!  Neden acaba?

Sonsuz Kudret ve Sonsuz Bilgi ile bağı kopanlar, tez iddia edemez ve sürekli anti-tez geliştirmeye çalışmaktadır! Lucifer çocukları; hem tez, hem anti-tez ve hem de sentezleri ile karşımızdalar! Peki, On sekiz bin âleme rahmet olarak gönderilen peygamberin bağlıları neler ile meşguldür? Yoksa, makam, mevki, para, pul, ihale, rant ve kadın peşinde midir? İlim, Bilim ve Fen nereden çıktı dediğinizi de duyar gibiyim!

Share This:

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir