Zamanın Ruhu & Siyasi Değişim!.

Hegel’in meşhur ettiği, zamanın ruhu Almanca bir kavramdır! Mevsimi geldiğinde bir toplumda işlemeye başlayan soyut dinamikler ya da toplumsal yaşamı yönlendiren iklim, olarak açıklanmaktadır! Neymiş efendim! Toplumsal yaşamı yönlendiren iklim! Dün, ekonomik konjonktür gereği olan siyasal değişim bugün de dejavu yaşanmasına sebebiyet vermektedir! Toplumsal yaşamı yönlendiren dinamikleri ve iklimi doğru okumak gerekir!

Almanca, zeit ve geist sözcüklerinden türetilen zeitgeist; Batı dillerinden Türkçeye zamanın ruhu; aklın fikri, ortak eğilimi, sesi soluğu, olarak aktarılmıştır! 

Liderleri lider yapan, zamanın ruhunu yakalamak, toplumda işleyen soyut dinamikler ve toplumsal yaşamı yönlendiren iklimin lehine olan gelişmelere ön ayak olmak, topluma önderlik ve liderlik yapmaktır! Toplumsal yaşamı ilgilendiren iklime önderlik ve liderlik yapamayanlar tabii ki bu yarışta geride kalacaktır!

Günümüzde yaşamakta olduğumuz siyasi gündemi tarif eder gibi! Ne diyorsunuz? Ülkemizde şu anda kitlelerin güvenini kazanmış ve kitleleri de sürükleyebilecek bir lidere ihtiyaç vardır!

Ekonomi, insanların olmaz ise olmazıdır! Ekonomiye yani tanrılara yani paraya dokunursanız mutlaka yanarsınız! Ekonomi ve onun en büyük temsilcisi para yığınlar için ateştir! Birileri de planlı bir şekilde ateşi harlamaktadır! Neden acaba?

Bugün, kamuoyunu yönlendirebilecek ve gündemi belirleyen, kamuoyunun tüm sorunlarına da çözüm önerileri getirebilecek,   kuvay-i milleye ruhu geleneğinden gelen ve kurucu irade temsilcilerine ihtiyaç vardır! Peki, neden diyebilirsiniz? Toplumdaki tüm fay hatları derinleşmiş, ekonomik ve sosyal sorunlar büyümüş,  kuruluş ve diriliş dönemlerinde ki milli ruh, milli bilinç, milli birlik – beraberlik ve milli heyecana ihtiyaç vardır! Aksi halde parçalanırsınız ve yok olursunuz!

Bir siyasetçi,  bir siyasi aktör ve lider olarak, gündemi belirleyemiyorsanız değişim yakın demektir! Ya da değişim zilleri sizin için çalmaya başlamış demektir!  Vatandaşın güncel ekonomik ve sosyal tüm sorunlarına çözüm önerisi getiremiyorsanız, değişim için zamanın ruhu sizin için işlemeye başlamış demektir!

Charlie Chaplin; Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değildir! Endişelendiğiniz ve dert edindiğiniz şeyler bile, diyor!

Hz. Mevlana, değişim ya da zamanın ruhuna yönelik,  sekiz asır önce ne güzel ifade buyurmuş!  Her gün bir yerden göçmek ne iyi! Her gün bir yere konmak ne güzel! Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş! Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım!

Şimdi; eskileri tekrar etmeyi bırakmalı ve yeni şeyler söylemeli, yeniden kucaklaşmak,  yeniden büyük işler ve yeni yatırımlar yapmak zamanıdır! Çünkü dünya değişiyor ve dönüşüyor! Görmezlikten gelemez ve yok sayamazsınız!

Hazreti Süleyman;  Her şeyin bir zamanı, gökler altında her işin bir zamanı var! Doğmanın bir zamanı var, ölmenin bir zamanı var!  Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var! Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var! Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var! Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var! Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var! Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var!  Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var! Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var! Savaşın zamanı var, barışın zamanı var!  Değişiminin de bir zamanı var, diyor! Değişime direnmenin akıl ve mantık ile bir izahı da yoktur!

Victor Hugo, vakti gelmiş bir düşüncenin önünde hiçbir şey duramaz, diyor! Değişimin külfetine katlanamıyorsan, değişememenin bedelini ödersin, cancağızım! Değişimin külfetine katlanamayan bir siyasi liderin çevresinde ki çörekçi, börekçi ve aklı evvel takımı, engel ve zorluk çıkarmakta olduğu için KÜLFET ve ZAHMET ile denenmekte ve muhatap olmaktadır! Direndikçe de Külfet ve Zahmetin boyutu ve dozajı bir miktar daha artırılacaktır!

Share This:

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir