28 Mayıs 2023 tarihinde ki; Cumhurbaşkanlığı 2. Tur Seçimleri!


14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan, 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ki, birinci turda, hiç bir aday yüzde 50+1 oy alamazken, TBMM’de; Millet Vekili seçimlerinde Cumhur İttifakı, seçimlere katılım sağlayan vatandaşların desteği ile çoğunluğu sağladı!.

Peki, 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, hiç bir adayın yüzde 50+1 alamamasını ve ikinci tur seçimlerine yönelik, Türk Devletinin dünyadaki konumu ve denge unsuru projeksiyon çerçevesinde, nasıl bir aday ve Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devletini beklemektedir!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti; jeo-politik ve jeo-stratejik konumu, Anadolu’da ki varlığı ve bekasına; devlet ebed müddet devam ilkesi çerçevesinde ki; duruşu, konumu ve pozisyonlara yönelik çalışmalar yapmaktadır!

Mezkur çalışmalar; dünya insanlığının barışı ve huzuru, adalet ve hakkaniyet ilkesi adına; Kadim Türk Türk Aklı ve Milli İstihbarat Teşkilatı bünyesinde yürütülmektedir!

Milli İstihbarat Teşkilatı; küresel bir idrak anlayışı ve değişimin sürekli olması gerektiği bilinciyle, küresel ve bölgesel fırsatlar ve tehditler karşısında, gerekli ön alıcı adımları atına refleksini göstermektedir!

Milli İstihbarat Teşkilatı; Türk Devletinin âli menfaatleri doğrultusunda; değişen ve dönüşen küresel ve bölgesel tehditlere ve fırsatlara karşı; karar merciinde bulunan devletin üst kademesinin doğru bilgiye zamanında ulaşmasına büyük önem vermektedir!

Türk Devletinin kadim nizam-ı alem ülküsü ve yürüyüşü çerçevesinde; Türk Devlet Aklı nezaretindeki MİT tarafından 2007 yılında hazırlanan raporu; Türk Devletinin küresel ve bölgesel sorunlardaki ÇÖZÜM NOKTASI, dünyanın SIKLET ve DENGE MERKEZİ konumu çerçevesinden; ikinci tur Cumhurbaşkanı seçimlerine matuf; takdir, değerlendirme ve yorumlarınıza bırakıyorum!

06 Ocak 2007 tarihinde; Milli İstihbarat Teşkilatı 80. kuruluş yılında; Dünyadaki tüm değerler ve ilişkiler, sistemler ve düzenler, sosyal, ekonomik, siyasi, ahlaki ve dini olarak, yeniden şekillendiği ve tanımlandığı sürece yönelik, bir projeksiyon ve rapor hazırlanmıştır!

Rapor; yaşadığımız süreç, uluslar arası sistemin kuralları, başrol oyuncuları ve figüranlarıyla, mevcut olandan çok farklı bir boyutta yeniden belirlenmeye ve doğmaya çalıştığı bir döneme kaynaklık etmektedir!

Uluslararası sistemde, istikrar hiçbir zaman uzun süre mevcudiyetini koruyamamıştır! Sistemin bir veya birden çok noktasında mutlaka bir değişim yaşanmıştır!

Gelecekte birçok ulus devlet ve milletin hızlı bir şekilde tarih maratonunu kaybetmeye başladığı süreci yaşayacaktır! Bu devletler, sadece gelişememekle ve dünya yönetiminde söz sahibi olanlar arasına dâhil olamamakla kalmayacak; aynı zamanda birçoğu günümüz teknolojik devriminin ve küresel ekonominin rekabetine dayanamayıp, ulusal egemenliklerini de büyük ölçüde yitirecektir!

Gerek ulusal güvenliğin sağlanmasında, gerekse dış ve iç politikaların yürütülmesinde, güvenlik ortamını şekillendiren yeni yöntem, aktör ve vasıtanın görünür görünmez etkisi hissedilmektedir!

Ulusal ve uluslararası düzeyde, sağlam politikalar üretebilmek ve uygulayabilmek için ulusal güvenlik ve ulus devlet yapısına yönelen tehdit ve kaynakları iyi algılayabilmek, ulusun karşı karşıya olduğu fırsat ve tehditleri öngörmek, doğru analiz edebilmek ve uygun vasıtalar ile karşı koymak zorunluluğu her zamankinden daha fazla hissedilir hale gelmiştir!

Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu ve e Orta Asya; KÜRESEL POLİTİKALARIN ve ”ROL” SAVAŞLARININ belirli açılardan yoğunlaştığı alanları oluşturduğu bir gerçektir!

Dolayısıyla yeni sorun ve tehditler doğrultusunda, 21. yüzyılda ”’ doğuya doğru genişleyen’ ” dinamik bir alan söz konusu olmakta ve bu durum Türkiye’nin gittikçe genişleyen bir alanda merkezi pozisyon kazanacağını göstermektedir!

Bu süreç içinde TÜRKİYE, gerek stratejik ve gerekse jeopolitik konumu; kendisini hiçbir zaman olayların akışına bırakmak ya da ”BEKLE GÖR – TAVIR AL” taktiği ile sınırlama lüksüne sahip değildir!

Uluslararası sistemi ayrıntılı ve isabetli bir tanımlamayla; taktik, stratejik ve yüksek stratejik tutumlara sahip olmak zorundadır! Yalnız savunma pozisyonunda olmak Türkiye’ye haiz şartlar nedeniyle kabul edilemez bir davranış olacaktır!

Jeo-politik ve jeo-stratejik konumu itibariyle oldukça zor bir coğrafya üzerinde bulunan TÜRKİYE için GÜÇLÜ BİR EKONOMİ, KUSURSUZ BİR DIŞ POLİTİKA ve CAYDIRICI BİR ASKERİ YAPILANMA, şeklinde adlandırabilecek, çok sağlam üç ayağa sahip olmak bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır, diyor!

28 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak olan, 13. Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde, Kadim Türk Devlet Aklı ve MİT ( Milli İstihbarat Teşkilatının), 2007 yılında hazırlamış olduğu, Türk Devletinin, küresel ve bölgesel sorunlardaki ÇÖZÜM NOKTASI, dünyanın SIKLET ve DENGE MERKEZİ konumu zaviyesinde; mezkur çerçevede yol yürüyecek, Devlet ve Millet kucaklaşmasına hizmet edecek, Devletin Bekası ve Milletin Birliğine katkı verecek; bir Cumhurbaşkanı ile Türk ve Türkiye yüzyılı yolculuğuna başlayacağını, düşünüyorum!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir