Dünya’da yaşanan son gelişmeler, hem dünya siyaseti ve hem de devlet yöneticilerinin değişime zorlanacağı bir döneme işaret etmektedir.
Dünya Siyasetinde Değişim çerçevesinde, görevde bulunan bazı EKOL temsilcileri tasfiye olurken, YENİ EKOL temsilcileri görev alacaktır.
Bazı EKOL Temsilcileri OYUN DIŞI kalırken, YENİ OYUNCULAR ve YENİ EKOL Temsilcileri oyuna girecektir.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli; 14 Mayıs 2023 tarihinde ki Cumhurbaşkanlığı seçimleri akabinde yapmış olduğu; Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, her şey değişecektir; Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez, ifade ve vurguları muvacehesinde, Dünya ve YEREL çerçevede, DEĞİŞİM vakti saati gelmiş demektir.
Dünya Siyaseti ve Gelecek adına; STRATEJİ ve PLANI olmayan toplumlar, PLANI olan, Ülke ve Küresel Güçlerin KÖLESİ olmak durumunda kalacaktır.
Türk Devleti, Kadim Türk Devlet Aklı nezaretinde; Küresel YENİ bir DENGE ve DÜZEN çerçevesinde, TURAN – KIZIL ELMA ve Nizam-ı Alem hedeflerine matuf, YENİ bir DÖNEME evirilmek üzeredir!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; beka ve milli birlik sorunlarına karşı, bölgemiz ve içerideki tüm küresel kumpasların çözüm kaynağı; milli birlik, milli bilinç ve milli mutabakat halinde olmaktır.
Anadolu kara parçasında yaşayan vatandaşlar, vatanın bölünmez bütünlüğü, milletin bağımsızlığı ve birliği, demokrasi kültürünü içselleştirme ve içerideki tüm farklılıklara karşı da hoşgörü göstermekle mükelleftir. Aksi halde sosyal barış ve huzur temin edilemez.
Devlet, başka bir şey. Devlet adamı başkaca bir şey. Siyaset ve siyasetçi başka bir şeydir. Siyasetçi, asla devlet değildir. Demokratik ülkelerde, siyaset adamı seçimle gelir ve daha sonraki seçimle gider.
Kadim Devlet Aklı denetiminde ki Türk Devletinde, 2053 ve 2071 Büyük Türkiye hedefleri doğrultusundaki, devletin stratejik politikaları, siyasetçi veya partilere göre, değiştirilemez.
Hem dünya insanlık tarihinden TÜRKLERİ çıkarırsanız tarih diye bir şey kalmaz diyeceksiniz. Hem de bu topraklarda vuku bulun her şey sıradan ve kendiliğinden meydana gelecek; öyle mi?
Devletin bekası ve milletin birliği; Devlet-i-ebed-müddet devam ilkesi çerçevesinde; Türk asrının başlatılabilmesi adına, başka bir akıl, başka bir strateji, başkaca bir taktik ve yönteme ihtiyaç duyulmuştur.
Sistemden beslenen asalakların bekleştiği şekilde, devlet yönetim sistemi ve siyaset geleneği, siyasal parti ve iktidar olma süreci, yeni dönem ve yeni yönetim sistemi, malum siyasi parti içinden çıkması muhtemel bir parti veya LİDER, yani aynı ekol temsilcisi bir HALEF ile siyaset yolculuğuna devam etmeyecektir.
Siyasal İslamcıların tamamen tasfiye olacağı, Kuvay-i Milliye Ruhu ve Kurucu İrade temsilcilerinin devlet yönetimine hakim hakim olacağı yeni bir dönem geliyor.
Siyasi mantalite olarak bir devir kapanıyor ve yeni bir siyasi dönem başlıyor. Asalak ve çapsızlar, ehliyet ve liyakatleri olmadığı için beslendikleri sistemin devamını talep etmektedir.
Tarihi Türk Devlet Kodları ve Kadim Türk Devlet geleneğinin kontrolündeki Türkiye’de, yeni siyaset ve yeni devlet yönetim modeli; Kuvay-i Milliye Ruhu ve Kurucu İrade gelenek ve kültürüne sahip parti ile Büyük ve Güçlü Türkiye hedef ve yolculuğuna başlayacaktır.
Hem dünle beraber gitti cancağazım, Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım, diyeceksiniz. Hem de bugüne dair, toplumun sorunlarına yönelik, söyleyecek tüm söz ve argümanlarınız tükenmiş olacak.
Sözün bittiği yerdeyiz. Söz ve iddiası olmayanlar siyaseten bitmiş demektir. Bugünün yerel ve küresel sorunlarına, vatandaşların taleplerine karşı, ülkenin geleceğine yönelik; çözüm önerileri, programı ve argümanı olanlar gelecektir. Demokrasinin güzelliği buradan kaynaklanmaktadır.
Daha önceki yazılarımda sürekli olarak vurgulamaya çalıştığım; DEMOKRASİ – SEÇİMLER ve PARLAMENTO korunmalı. Aksi halde yandı gülüm keten helva, demektir.