Paçadan Çekiştirmek ve Yengeç Sepeti Sendromu!

Gelişmemiş toplumlarda, paçadan çekiştirmek moda olarak bilinir. Birileri, kendilerinin başaramadığı işlerde, başka bir kişinin de, bir işe kalkışması ya da başarılı olmasını istemez!

Engellemek adına her yolu deneyecektir! Ben yapamıyorsam sen de yapma! Ben başaramıyorsam sen de başarma!

Paçadan Çekiştirmek; Bir kişinin ilerlemesini, başarısını veya yükselmesini engellemeye çalışmak, ayağına çelme takmak ve başardığı bir işte onu aşağıya çekmek için uğraşmak anlamına gelen bir deyim.


Genellikle kıskançlık ve rekabet sebebiyle yapılan engelleyici davranışları ifade etmek için kullanılır.

Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür.


Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür.


Balıkçıya sorduğunda; Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamayacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar, yanıtını alır.


Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz.


Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu olarak ifade edilmektedir!


Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılmıştır.


Ben sahip değilsem, sen de olamazsın, Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın, anlayışını ifade eder. Yengeç Sepeti Sendromu ya da Paçadan çekiştirmek adına her yol denenir!


Bazı insanlar, bencil davranarak hırslarını ön plana alarak başarmanın yolunun başkalarını geride tutmak olduğunu düşünür. Kendileri ulaşamıyorsa, sizin de hayalleriniz, hedefleriniz uzak olmalı.


Rekabetçi duygular, hasetlik ve kıskançlıkla çabalarınızı sabote etmeye çalışırlar.


Yengeç Sepeti Sendromu, her alanda yaşanabilir.


Ne gerek var, Boş ver, Zaten beceremezsin, hiç uğraşma, Bu saatten sonra meslek değiştirilir mi, sözleri en yakınlarımızdan duyabiliriz.


Yengeç zihniyetine sahip kişiler, gruplarında diğerlerini aşarak başarılı üyelerin önemini azaltmayı hedefler.


Onlar başarısızken başkalarının başarısını izlemek yerine, çökmelerini bekler.


Mutlu anlarda bile eleştirecek noktalar bulabilir, eleştiri duymak istemezler.

Empati ve merhametten yoksundur.

Başkasına yardımcı olmak, kendimize yardımcı olmaktır aslında. Paylaştıkça çoğalır insan.

Kurbana dönüşmemek için: Zamanımızın çoğunu birlikte geçirdiğimiz insanlara dikkat etmeli.

Jim Rohn; İnsan, en çok vakit geçirdiği BEŞ kişinin ortalamasıdır, diyor!

Aile üyeleri, çalışma arkadaşları, yakınlarımız, yengeç sepeti sendromu yaşatan kişiler olabilir.

Kiminle, ne kadar vakit geçireceğimize dikkat etmeli. Durumun farkına varmak gerekir.

Yengeçler, hedeflerimizden ve hayallerimizden uzaklaştırmalarına, üretkenliğimizi azaltmalarına – köreltmelerine asla izin vermeyelim.

Yengeç Sepeti Sendromu, Negatif İnsanlar ve Eşek Arısı zihniyetteki tipler ile aynı ortamda bulunmaya benzer!

Negatif İnsanlar ve Eşek Arısı zihniyetteki tipler ile aynı ortamda bulunmak, Radyasyona maruz kalmak gibidir!

Kısa süreli dozlara bir insan dayanabilir. Fakat uzun süreli dozlar insanı zehirleyebilir ve hatta öldürebilir!

Üretmeyen insanlar EŞEK ARISI kolonilerine benzer! Bal üretmedikleri için bolca VIZILTILARI vardır.

NEGAİTF İnsanlar, Dedikodu ve fitneden başka bir şey üretemez!

Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela Haysiyetlerini, sonra Hürriyetlerini daha sonra da İstiklal ve İstikballerini kaybetmeye mahkûmdur!

Yengeç Sepeti Sendromu, Negatif İnsanlar ve Eşek Arısı zihniyetteki tipler, çalışmadan – yorulmadan ve üretmeden rahat yaşamak ve vatanı – milleti için çalışan insanların da enerjisini tüketmeyi bir meziyet olarak kabul eder!


Ailemizde, İşyerinde ve toplumsal hayatta; Yengeç Sepeti Sendromu, Negatif İnsanlar ve Eşek Arısı zihniyetteki tiplere dikkat etmek ve uyanık olmak dileklerimle!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir