Din-i İlahi; 1582 tarihinde, Babür İmparatoru Ekber Şah tarafından kurulan ve o bölgede hâkim olan Budizm, Cayinizm, Hristiyanlık, Hinduizm, İslam, Sihizm, Zerdüştlük (diğer adıyla Mecusilik) vb. dinleri birleştirmeyi ve böylece tebaasının tek bir dine inanmasını öngören yeni bir uydurma dinin adı, olduğu ifade edilmektedir.
Yakın tarihte, Dinler Arası Diyalog şeklinde başlayan, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudilerin birlikteliği temsil etmek, temsil edilen dinlerin özgün karakterini korumak ve insan uygarlığı ile İbrahim’i mesajlar arasında köprüler kurmak, olduğu ifade edilmektedir.
Günümüzde, Din-i İlahi ve Dinler Arası Diyalog diye, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ( Abraham Accords ) özellikle Müslümanlar ve dünya insanlığına, BARIŞI ve HUZURU getirecekmiş algısı ile sunulmaktadır.
İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde; Hz. İbrahim’in Yahudiler ve Arapların ortak atası olduğu, bölgede Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler arasında, barışın önemi, güya vurgulanmaktadır!
- İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ( Abraham Accords ) 15 Eylül 2020 tarihinde, Washington’da, ABD Başkanı Donald Trump’un katılımı ile İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu ve BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid el-Nahlan ve Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif el-Zayani arasında imzalanan bir anlaşma, olarak ifade edilmektedir.
İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ( Abraham Accords ) çerçevesinde yürütülen Normalleşme çalışmalarına, İslam Ülkeleri ve Türki Cumhuriyetlerden de katılımlar olduğunu hatırlatmak isterim.
İbrahim Anlaşmasını barış antlaşmasından çok İsrail ve diğer Arap ülkeleri arasında bir NORMALLEŞME vesikaları olarak görmek gerekir. Normalleşmeden ne anladığımız da izaha muhtaçtır?
Peki, ABD ve Küresel Güçler, İsrail ve diğer Arap – İslam ülkeleri arasında, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde NORMALLEŞME derken, hedefleri neler olabilir?
NORMALLEŞME derken; Tek Devlet – Tek Millet – Tek Dünya – Tek Bayrak – Tek Vatan çerçevesinde, Tek bir ”EVRENSEL DİN” olabilir mi?
Peki, İsrail ve diğer ARAP – İSLAM Ülkeleri, özellikle de Suriye geçici hükümeti arasında İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde arızalar mı çıkmaktadır?
Peki, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, Suriye özelinde neler olmaktadır?
Suriye özelinde, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, Küresel bir GÜÇ ve HEGEMONYA mücadelesi verilmektedir.
Suriye özelinde, Küresel bir GÜÇ ve HEGEMONYA mücadelesi verilirken arka planda, İsrail ve Küresel güçler, bölgede, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru hazırlıkları mı yapmaktadır?
Arz-ı Mev’ud için büyük planlar yapan İsrail, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, yeni bir KAOS peşinde gibi!
ABD’nin bölgede, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, Kürdistan’ı denize çıkarmayı hedeflemektedir.
İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, İsrail’in Doğu Akdeniz’deki nüfuz alanının yeniden şekillendirilmesine öncülük edeceği.
Suriye’nin kuzeyinde, ABD’nin müttefiki Kürtlerin kontrolündeki bölgeler, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, İsrail’e bağlama planı olduğu da, vurgulanmaktadır.
İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, işgal altındaki Golan Tepelerinden güney Suriye üzerinden Fırat Nehri’ne uzanan bir hat oluşturmayı amaçlandığı.
- Davut Koridoru; Dera, Süveyda, Tanf, Deyrizor ve Albu Kamal vilayetlerinden geçerek Fırat Nehri’ne ulaşacağı ve İsrail’e bölgesel nüfuzunu arttıracak stratejik bir erişim noktası sağlayacağı da, ifade edilmektedir.
İsrail; Davut Koridoru projesi ile Suriye’nin güneyini askeri olarak çevrelemek, Kürtler ile ittifakını güçlendirmek, bölgesel nüfuzunu arttırmak ve Suriye’deki siyasi tabloyu yeniden şekillendirme çabalarının olduğu.
İsrail; Davut’un Koridoru projesi ile askeri, ekonomik ve siyasi boyutları olan stratejik hedefe ulaşmayı ve yeni ittifaklar yolu ile de jeo-politik üstünlüğünü sağlamayı, güç dengesini değiştirmeyi amaçladığı, ifade edilmektedir.
Peki, Güney Kıbrıs Rum kesimi ile Lübnan arasında imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge sınırlandırması ( MEB ) anlaşmasını, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru çerçevesinde, okumak ve yorumlamak gerekir mi?
Peki, Papa 14. Leo’nun Türkiye ve İZNİK Konsili ziyaretini, burada yapmış olduğu ayini; Küresel Barış ve İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde, okumak ve yorumlamak gerekir mi?
Peki, Papa 14. Leo’nun Türkiye ve İZNİK Konsili ziyaretini, burada yapmış olduğu ayini; Gül ve Haç kardeşliği, Küresel Barış, İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde, okumak ve yorumlamak gerekir mi?
Peki, Papa 14. Leo’nun Türkiye ve İZNİK Konsili ziyaretini, burada yapmış olduğu ayini; İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları, Dinler arasındaki farkları ortadan kaldırmak ve hepsini tek bir ”EVRENSEL DİN” altında birleştirmek, çerçevesinde, okumak ve yorumlamak gerekir mi?
Peki, Papa 14. Leo’nun Türkiye ve İZNİK Konsili ziyaretini, burada yapmış olduğu ayini; İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları, Hristiyanların olmadığı bir Orta Doğu’ya razı olamayız ve Anadolu – Orta Doğu’ya tekrar dönecekleri mesajı çerçevesinde, okumak ve yorumlamak gerekir mi?
Peki, Papa 14. Leo’nun Türkiye ve İZNİK Konsili ziyareti, burada yapmış olduğu ayin sonrası, Lübnan’a yapacağı ziyaretini de; Küresel Barış ve İbrahim’i DİNLER & İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde, okumak ve yorumlamak gerekir mi?
Kadim Türk Devlet Aklı; Ankara Vizyonu ve Ankara Kriterleri çerçevesinde; BEKASINA yönelik, bölgede, kirli ve sinsi hesapları olan, Küresel Güçlerin İbrahim Anlaşmaları ve Davut Koridoru projelerine karşı, neler yapmakta ve nasıl bir aksiyon geliştirmektedir?