Kuzey KIBRIS BARIŞ Harekatı ve TÜRK BARIŞ GÜCÜ!

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli: 20 Temmuz 1974, Türk milletinin barış arzusunu boyun eğiş zannedenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kudretini bütün dünyaya gösterdiği tarihî bir dönüm noktası olduğunu. Kıbrıs Türklerini yurtlarından çıkarmayı ve Ada’yı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan hesapların Kıbrıs Barış Harekâtı ile bozulduğunu. Türk askeri, Rum – Yunan zihniyetinin asırlık ilhak saplantısını tarihin karanlık sayfalarına hapsetmiş; miadı dolmuş Enosis hülyasını ve yayılmacı emellerini Akdeniz’in sularına gömmüştür, ifadelerini kullandı.


MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli: Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel’de değildir! Bu irade; Türk Mukavemet Teşkilatı mücahidinin yıllarca terk etmediği mevziisinde, şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kıbrıs’ta ortaya koyduğu kararlı müdahalede ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kuran kudretinde, olduğunu vurgulamıştır!


Türk Silahlı Kuvvetlerinin ( TSK ) 20 Temmuz 1974 tarihinde, Rumların, Kıbrıslı Türklere karşı uyguladıkları zulme son vermek, Ada’ya barış ve huzur getirmek amacıyla düzenlediği Kıbrıs Barış Harekatı’nın üzerinden ELLİ İKİ YIL geçmiştir.


20 Temmuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC Türkleri için var oluş mücadelesinin önemli günlerinden biridir.


Kıbrıs; Akdeniz’deki konumu, tarih boyunca stratejik önemi ve 1571 tarihinde Osmanlı Devleti tarafından fethedilmiştir! ÜçYüz Yıldan fazla Osmanlı toprağı olmuştur! Ancak, 93 Harbi’nde, Osmanlı’nın Ruslara yenilmesiyle her şey değişmiş! İngiltere’nin desteğini almak isteyen Osmanlı Devleti, 1878 tarihinde, Berlin Antlaşmasına göre, Ada toprağı Osmanlı’da kalacak ancak idari kontrol İngiltere’de olacaktır.


Kıbrıs, Küresel – Emperyalist ve Hegemonyal güçler adına, Orta Doğu’daki GÜÇ ve VARLIK mücadelesinin merkezinde yer almaktadır.


Kıbrıs, Küresel – Emperyalist ve Hegemonyal güçler için BEKA meselesi, konumundadır.


Kıbrıs ve Doğu Akdeniz, Küresel – Emperyalist ve Hegemonyal güçler arasında, dünya meydan muharebesinin icra edileceği bölgeler olacaktır!


Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC’yi yok sayabilir mi?


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC’nin hem coğrafi ve hem de stratejik durumu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ULUSAL Güvenlik meselesidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin adadaki garantörlüğü ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetlerinin adadaki varlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC zaviyesinden BEKA ve ULUSAL Güvenlik meselesidir.

Peki, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, adadan gönderilebilir mi?

Peki, Kıbrıs Türk Barış Gücünün adadan gönderilmesi gerektiğini savunan ve gazlayan, küresel ve emperyalist güçler kim ya da kimler?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC vatandaşları ve yöneticiler, tarihte tüm yaşanmışlıklara rağmen, Kıbrıs Rum kesimi ile tek devlet ya da federasyon şeklinde birleşebilir mi?

Peki, Federasyon ya da tek devlet fikrini savunan ve gazlayan, küresel ve emperyalist güçler, kim ya da kimler?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC vatandaşları, sadece dünyalık ve ekonomik rahat edebilmeleri ya da Avrupa’nın nimetlerinden istifade edebilmek adına, her şeyin üstüne bir çizgi çekebilir mi? Dün yaşanılan tüm zulümleri ve katliamlar yok sayılabilir ya da unutabilir mi?

Peki, 1959 yılında varılan mutabakat ve garantörlük anlaşmalarına rağmen, 1974 yılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC bölgesinde, Rum kesiminin yapmış olduğu ve yaşanılan zulümlerin yeniden yaşanmayacağının bir garantisi var mıdır?

Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri adadan gönderilme durumu ( sıfır ihtimal olarak ) vuku bulursa, 1974 tarihinde olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti – KKTC Türklerinin yeniden bir vahşet ve zulüm karşısında ya da başkaca bir durum zuhur etmesi halinde, neler olabileceğini veya bir oldu bitti ile karşı karşıya kalınabileceğini de, bir kenara not etmek gerekir.

Kıbrıs; Doğu Akdeniz’in en büyük, Akdeniz’in ise üçüncü büyük adası; Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Mısır, Yunanistan ve Libya’nın ortasındadır.


Kıbrıs; Avrupa haritasında gösterilmesine rağmen coğrafi olarak Orta Doğu’da kabul edilmektedir.


Kıbrıs; Asya, Afrika ve Avrupa’nın merkezi bir konumundadır.

Kıbrıs adasının konumu, Anadolu ve Ortadoğu arasında bir durak noktası gibidir.


Kıbrıs; tarih boyunca, Orta Doğuya açılmak isteyen küresel güçler ve emperyalist devletler için vazgeçilmez stratejik, askeri ve ticari bir üs olarak görülmüştür.


Kıbrıs; etrafını saran bölgelere, “bölgesel ve stratejik güç” olma yolunda, bir açılım sağlamaktadır.


Kıbrıs; Coğrafi konumu göz önüne alınarak, İskenderun Körfezi’ne doğru uzanan ‘bir uçak gemisine’ benzetilen, her dönemde stratejik önem ve özelliğini korumaktadır.

Kıbrıs Adasını elinde bulunduran güç, her zaman Türkiye’den Mısır’a, Lübnan’dan, İran’a kadar olan tüm bölgeyi kontrol etmektedir.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir