BEYLER! HESAP ÖDEMEDEN NEREYE; DEVLET; İHMAL Etmez!

Devletin tüm Kurum ve Makamları; magazinsel ve sansasyonel olaylar, tele-vole işler ve ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris tiplere istihdam sağlama yerleri, değildir.


Devletin tüm Kurum ve Makamları; birilerine RANT ve İHALE sağlama, KAMU kaynaklarından ZENGİN etmek ve ZENGİNLEŞTİRME yerleri, değildir.


Devletin tüm Kurum ve Makamları; kimseye babasından MİRAS kalmadığı gibi kimse de bu makamlarda BAKİ, değildir. Babasının Çiftliği de değildir!


Devletin tüm Kurum ve Makamları; SAVAŞ GANİMETİ kafası ile yönetilemez.


Devletin tüm Kurum ve Makamları; görev süresi boyunca, yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde, hayırlı işlere imza atmak ve GÖK KUBBEDE HOŞ bir SEDA bırakabilmek yerleri olmalı.


Peki, Devlet olmanın gereği ve manası nedir? Devlet; kurumlar, kanun, yasa, yönetmelik ve adalet demektir.


Peki, Devlet yönetiminde; Yöneticiler ve tüm Personel zaviyesinden, yasa, yönetmelik ve tüzüğe uymamanın cezası, neler olmalı?


Ya da Devlet yönetiminde, yasa – kural ve yönetmeliklere uymayan Yöneticiler ve tüm Personele yönelik, bir ARINMA olacak mı?

Devletin işlerinde; Yöneticiler ve tüm Personel, kanun ve kurallara kesinlikle uymalı.

Devlet yönetimindeki Yöneticiler ve tüm Personel; kanun, yasa, düzen ve nizamın olmadığı durumlarda, karmaşa – kargaşa ve kaos hakim olur.

Türk Devlet Aklı, Devlet Yönetiminde; Karmaşa – Kargaşa ve Kaosa izin vermeyecektir.

Devlet, birilerinin babasının ÇİFTLİĞİ olmadığı gibi BABASINDAN MİRAS, kalmamıştır.

Devletin makam ve görevleri, asil millete hizmet etmek için vardır. Devletin makamları, fantezi üretme yerleri değildir.

Devlet; nasıl olsa görmüyor ve duymuyor şeklinde kuruntulara kapılanlar olacaktır. Bazen bilinçli bazen de farkında olmadan haddini aşacaktır. Devlet böyle bir durumda sadece UYUR ROLÜ yapar.

BEYLER! Kadim Türk Devleti, her gün 18 yaşındadır. Kadim Türk Devletinin beş bin yıllık, devlet yönetim kodları, tarihi, hafızası ve gelenekleri olduğunu hatırlatmak isterim.

Türk Devleti, devlet ve millete yapılan hatayı ihmal etmez, sadece mühlet verir. Vakti zamanı geldiğinde, haddini aşanlara cezasın keser. Devlet, nizam, düzen, kanun ve adalet demektir.

Devlet, çok güzel ölü taklidi yapar. İhanet içinde olanlar, zanneder ki; Devlet yok ve çöktü; şımardıkça şımarır. Sonra üzerine bir ağırlık çöker! Sonrası mı, sonrası yoktur.

Devlet; adalet, yasa ve töre ile ayakta kalır. Devlet, acele etmez.

BEYLER! Devlet, devlet ve millete karşı yapılan tüm ihmal ve hataları yarına bırakır fakat kimsenin yanına bırakmaz. Böyle bir sürecin başladığını da hatırlatmak isterim.

Kadim Türk Devlet kodları ve yönetim sistematiği; Töre, Kanun, Adalet ve Hakkaniyet değerleri üzerine bina edilmiştir.

Hakikat ve Adalet bir gün mutlaka tecelli edecektir. Gerçeklerin her daim gün yüzüne çıkmak gibi bir özelliği vardır.

Kadim Türk Devlet Aklı; Kimsenin yaptığı hata ve ihaneti, yanına ve yarına bırakmayacaktır.

BEYLER! Devlet; devlet ve milletin malına, özellikle de tüyü bitmemiş yetim hakkına tecavüz eden ve göz diken, yolsuzluk yapan, haramzadelerden, bir gün hesabını sorar ve cezasını keser.

Başka türlü arınma olmaz. Arınma olmadan temize çıkılamayacağına göre.

Devlet ihmal etmez sadece tehir eder. Her seçim, bir vazgeçiş olduğuna göre.

PİSLİK – HARAM ve İHANET dolu, İblis ve Lucifer çocuklarının yolunu mu?

Yoksa ADALET – HAKKANİYET ve HELAL – Rahmani olan TEMİZLERİN yolunu mu?

Her Seçiş bir vazgeçiştir. Her seçiş ve tercihin bir BEDELİ – HESABI ve CEZASI, mutlaka olacaktır.

HESAP ÖDEMEDEN gidilemeyeceğine göre. Birileri adına, HESAP ve CEZA vakti gelmiştir.

Azgınlaşan HARAM – İHANET – KİRLİ – İBLİS ve LUCİFER yolunu seçenler, küresel yeni bir düzen ve denge çerçevesinde, hem tüm HESAPLAR Sorulacak ve hem de TASFİYE edilecektir!

DEVLET Asla Unutmaz!

Son dönemdeki köşe yazılarımızda; DEVLET İHMAL etmez! DEVLET sadece MÜHLET verir! DEVLET her gün 18 yaşındadır! DEVLET ve Millete yapılan İHANET ve Hatanın bedeli, ehlince malum olduğu şeklinde, ifadelerimizden bazı dostlarımız bir şey anlamadıklarını, daha açık ve seçik şekilde kaleme almam gerektiğini ve sitem dolu, geri dönüşler aldığımı! 

2015 ve 2018 yılları arasında, şehrimizde bulunan bir DEVLET üniversitesindeki; gelişmeler – olaylar ve olguları;  kamu görevi yapan bir gazeteci duyarlılığı çerçevesinde, almış olduğumuz duyumlara istinaden köşe yazıları kaleme almıştım!

Mezkur köşe yazılarımıza istinaden; BEŞLİ ÇETE olarak isimlendirilen, Akademisyen olduğu iddia edilen bir ekip tarafından olmadık hakaret ve özellikle de, normal insana dahi yakıştıramadığım,  söz ve ifadelere muhatap olduğumuzu da hatırlatmak isterim!

Bu BEŞLİ ÇETE hakkında, dönemin üniversite yönetimine, yazılarımıza istinaden, sosyal medya üzerinden yapmış oldukları HAKARETE varan ifadelerini ilettiğimizde; sadece ‘’AYIP ETMİŞLER – YAPMASALAR OLURMUŞ’’ şeklinde bir cevap aldığımızı da hatırlatmak isterim!

Peki, kamu görevi yapan bir gazeteci ve iletişimci olarak, kamu kurumundaki sorunları, kamuoyunun öğrenmesi babından yazılar kaleme alırken; böyle konulara neden giriyorsun ve ne talep ediyorsun şeklinde; BEŞLİ ÇETE ve ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ tarafından beslenen ve kadro vb. işler bekleşen ya da aracılık eden KALEMŞÖRLERE neler demeli? Takdir ve yorumu okuyucuya bırakmak yerinde olacaktır!   

Ülkenin geleceğini emanet edeceğimiz GENÇLİĞİ yetiştirsin dediğimiz akademisyen olduğunu zanneden ve insanlıktan bihaber tipleri sadece tanımanıza yardımcı olmak isterim!

2015 ve 2018 yılları arasında, şehrimizde ki bir DEVLET Üniversitesi ile ilgili yazılarımıza istinaden; HAVLAYAN ve bulundukları MAKAMLARIN da babalarından kaldığını zanneden; Ehliyetsiz –  Liyakatsiz – ÇAPSIZ –  MUHTERİS ve akademisyen olduğunu zanneden ZÜBÜK ve ASALAK TİPLER hakkında; SAVCILIK gereğini yapmaya başlamıştır!  

Öncelikle ve özellikle; DEVLETİN en tepesinden gelen tüm ARACILAR ve BASKILARA rağmen, böyle idari bir araştırma ve soruşturmanın yapılmasında DİK bir DURUŞ sergileyen ve akabinde adli makamlara gönderilme sürecini başlatan ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİ TEBRİK ederim!

Tabii ki; bulundukları makamlarda DEVLET MALINA zarar veren ve TÜYÜ BİTEMİŞ YETİM MALINA EL uzatan, ellerin mutlaka bir gün kırılabileceğini ve böyle işlere tevessül eden ve edecek olanlara da ders olması gerektiğini de bir kenara not edelim!

Yazımızın başında ifade ettiğim, akademisyen olduğunu zanneden ve insanlıktan bihaber BEŞLİ ÇETEYE neler olmuş ya da olmaktadır?

Beşli Çetenin bir üyesi; Üniversiteden ayrılmış ve başka bir şehirde ki kadrosunun bulunduğu kuruma gönderilmiştir!

Beşli Çetenin diğer üyesi hakkında; üniversite yönetimi tarafından başlatılan idari araştırma ve soruşturma akabinde, ZİMMET ve KAMU malına zarar vermekten kaynaklı yasal süreç başlatılmış ve vermiş olduğu zararın da maaşından TAZMİNİ yoluna gidilmiştir! Tazmin akabinde YARGI yolunun da açılabileceği duyumlarımız arasındadır!

Beşli Çetenin diğer üyesi hakkında; fakültede ki odasında savcılık gerekli yasal süreci başlatmış, tüm evrak ve bilgisayarına el konulmuş;  Üniversiteye giriş ve çıkışı yasal olarak engellenmiştir!

Beşli Çetenin diğer bir üyesi olan ağzından ne çıktığı, sosyal medya ve diğer mecralarda ne kaleme aldığından bihaber kişi hakkında;  TACİZ vb. suçlardan gerekli kovuşturma başlatılmış ve yasal süreç devam etmektedir!

Beşli Çete ve Üniversite yönetimi tarafından beslenen KALEMŞOR, daha sonra yeni gelen yönetim tarafından da BESLENMEK ve KALEMŞOR olmak için olmadık taklalar attıklarını ve sıraya girdiklerini hatırlatmak isterim! Kabul görmediklerini de not edelim!

Her zaman yazarçizerim! DEVLET ASLA İHMAL etmez! DEVLET sadece MÜHLET verir! Devlet YARINA bırakır fakat kimsenin yaptıklarını ASLA YANINA bırakmaz! 

DARISI diğerlerinin başına! YANİ DEVLET olduğunu zanneden ve devletin makamlarında CAKA satan ve bulunduğu yerde herkese TEPEDEN bakan, devletin malına ZARAR veren – İHANET eden ve bulundukları makamların da babalarından MİRAS kaldığını zanneden; ZÜBÜK ve ASALAK tiplere!