Hürmüz Boğazının bir süreliğine dahi kapanmasının dünya ekonomisinde nasıl bir votaliteye sebep olduğuna şahit olmaktayız! Neden Acaba?
Hürmüz Boğazının bir süreliğine dahi kapanması ve petrol fiyatlarını artışı akabinde, tüm emtialarda bir hareketlilik yaşanmaktadır!
Uluslararası Enerji Ajansı ( IEA ) Orta Doğu’daki çatışmalar ve ABD ile İran arasındaki diplomasi çıkmazı nedeniyle küresel petrol piyasasındaki arz kısıtlarının derinleştiğini açıkladı.
Uluslararası Enerji Ajansı ( IEA ) Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporuna göre, tırmanan güvenlik riskleri ve yükselen akaryakıt fiyatları küresel petrol talebinde son 60 yılın en büyük şokuyla kıyaslanabilecek ölçekte bir düşüşü tetiklediği açıkladı.
Dünya PETROL sevkiyatının neredeyse yüzde yirmilik bir oranı, Hürmüz Boğazından sevk edilmekte olduğunu not edelim!
Küresel iki EKOL, dünya ticaretinin kilit noktaları, boğazlar – kanallar ve geçiş bölgelerinde, kontrol – denetim ve hegemonya savaşı vermekte olduğunu, hatırlatmak isterim!
Küresel iki EKOL, Hürmüz Boğazı üzerinden PETROL fiyatlarını artırmak suretiyle karşılık el ense çekmektedir!
Doğal olarak, petrol ithal eden ülke ekonomileri, hem CARİ AÇIK vermeye ve hem de Ekonomileri alt üst olmaya devam etmektedir!
Peki, İnsanlar ve Devletlerin bu süreçte EKONOMİK DARBOĞAZA girmesi, Küresel İKİ EKOL ve Taşeronlarının umurunda mı? Hiç Sanmıyorum!
Filler TEPİNİR ya da TEPİŞİRKEN, ÇİMLERİN EZİLDİĞİ akıllarına dahi gelmeyecektir!
Peki, Neler olmaktadır? Nerede duracaktır? DUR noktası olacak mıdır? Ya da olur mu?
Küresel iki EKOL, DÜNYA HEGEMONYA ve HAKİMİYETİ çerçevesinde, NE ZAMAN – NASIL – HANGİ ŞARTLARDA ve NEREDE anlaşacaktır?
Peki, bir Anlaşma zemini kurulamaz ise neler olur? Nükleer bir Dünya savaşı kapımızı çalar mı?
İngiliz coğrafyacı Mackinder; 1902 ve 1904 yıllarında, Kalpgah Teorisini ( Heartland ) öne sürmüştür.
Kalpgah Teorisi ( Heartland ); Kim Doğu Avrupa’ya hükmederse Kalpgah’a hakim olur. Kim Kalpgah’a hakim olursa dünya adasına hükmeder. Kim dünya adasına hükmederse dünyaya hakim olur.
Mackinder; Kalpgah ile ( Heartland ) dünya adasından birbirine bağlı olan Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarını, ifade etmektedir.
Mackinder; Kalpgah’ı ( Heartland ); kuşatan iki hilal bulunduğunu! İç Hilal; Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Çin’den oluştuğunu. Dış Hilal; İngiltere, Güney – Kuzey Amerika, Afrika, Avustralya, Okyanusya ve Japonya’dan oluştuğunu ileri sürmektedir.
1944 Yılında, Amerikalı Spykman; Kenar Kuşak ( Rimland ) Teorisini ortaya atmıştır.
Amerikalı Spykman; Kenar Kuşak ( Rimland ) Teorisine göre, İngiliz Mackinder Kalpgah ( Heartland ) teorisi yanlıştır.
Amerikalı Spykman; Kenar Kuşak Teorisi; Eğer güç siyaseti için bir slogan gerekiyorsa; Kim Kenar Kuşağa hükmederse Avrasya’ya hakim olur. Kim Avrasya’ya hakim olursa dünyanın kaderini kontrol eder, şeklinde olmalı, diyor.
Amerikalı Spykman Kenar Kuşak Teorisine göre; Kalpgah ( Heartland ); Kuzey Buz Denizinden, güneye Karpat Dağlarına, Balkanlara, Anadolu, İran ve Afganistan’dan Altay Dağları’na kadar uzanan büyük alanı kaplamaktadır.
Amerikalı Spykman Kenar Kuşak Teorisine göre; tek güç hakimiyetini önlemek için ABD’nin Avrupa’da ciddi bir faaliyet göstermesi gerektiğini savunmaktadır.
Amerikalı Spykman Kenar Kuşak Teorisine göre; ABD, Avrupa’da daha etkin olmak adına, her türlü uluslararası kuruluşlara destek vermesi ve bu bölgelerin politik düzenleri de kontrol altında tutulmalı, diyor.
ABD, Dünya Savaşının bitiminde, Avrupa’da daha etkin olabilmek adına, Spykman; Kenar Kuşak ( Rimland ) stratejini uygulamıştır.
Alfred Thayer Mahan ( 1840 – 1914 ), ABD’nin 20. yüzyıl deniz stratejisinin kurucusu; İngiltere, Almanya ve Japonya deniz güçlerinin gelişiminin de büyük ölçüde etkileyicisi, olduğu ifade edilmektedir.
İngiltere’nin dünyaya hükmettiği bir dönemde, Amiral Mahan, ülkesi ABD’nin dünya gücü olması için deniz hakimiyeti teorisi, denizlere hakim olan bir devlet tüm dünyaya hakim olur, teorisi ve stratejini ortaya atmıştır.
Amiral Mahan deniz hakimiyeti teorisi; deniz gücünün unsurlarını altı olarak belirlemiştir.
Bu unsurlar; coğrafi konum, fiziki yapı, toprakların genişliği, nüfus sayısı, milli karakter, hükümetin karakteri ve politikasıdır.
Bu unsurlardan en önemli olanının ise milli karakter olduğunu; Bir ülkenin coğrafi konumu her ne kadar deniz gücü için avantajlı olsa da, üzerinde yaşayan insanlar denizci bir karaktere sahip değilse deniz gücü harekete geçirilemez ve kullanılamaz.
Deniz Ticaret Odası’nın Denizcilik Sektör Raporu verilerine göre; küresel ticaretin yüzde 88’i deniz yolu üzerinden sağlanmaktadır.
Deniz yolu taşımacılığının diğer taşıma türlerine göre avantajları fazla olduğu. Demiryolu taşımacılığına oranla 3.5 kat, havayolu taşımacılığına oranla 20 kat, karayolu taşımacılığına oranla 7 kat daha UCUZ olduğu ifade edilmektedir.
Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde; Süveyş Kanalı, Cebelitarık, Seylan, Singapur, Babül-mendep Boğazı, Seylan Kanalı, Tayvan Kanalı, Kore Kanalı, Hürmüz Boğazı, gibi kritik noktaları kontrol altında tutarak denizcilik gücüne ve enerji kaynakları başta olmak üzere dünya ticaretine hâkim olma çalışmalarının giderek arttığı görülmektedir.
Hürmüz Boğazındaki KRİZ ya da DENGE; Denizyolu taşımacılığı ve DÜNYA TİCARETİ zaviyesinden KANAL ve GEÇİŞLERİN ne kadar önemli olduğu!
Hürmüz Boğazındaki KRİZ ya da DENGE; Denizyolu taşımacılığı ve DÜNYA TİCARETİ zaviyesinden KANAL ve GEÇİŞLERE, kim ya da kimlerin hakim olacağı savaşı verilmektedir!
Hürmüz Boğazındaki KRİZ ya da DENGE; Denizyolu taşımacılığı ve DÜNYA TİCARETİ zaviyesinden petrol ithal eden ülke ekonomilerini sarsmaya devam etmektedir!
Hürmüz Boğazındaki KRİZ ya da DENGE; Denizyolu taşımacılığı ve DÜNYA TİCARETİ zaviyesinden petrol ithal eden ülke ekonomilerinin CARİ AÇIKLARINI artırmaya devam etmektedir!
Hürmüz Boğazındaki KRİZ ya da DENGE; Denizyolu taşımacılığı ve DÜNYA TİCARETİ zaviyesinden EKONOMİ GÜVENLİĞİ konusunda, önlem ve tedbirleri olmayan ülkeler ve ülke vatandaşlarını yakmaya devam edecektir!
Barbaros Hayrettin Paşa; “ Denizlere Hâkim Olan Cihana Hâkim Olur ” diyor!