COP31 Zirvesi; 9 – 20 Kasım 2026 Tarihinde, Antalya’da düzenlenecek!

COP31; ( Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı ) 9 – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecektir.


Paris İklim Anlaşması; gelişmiş ekonomilerin, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliği ile mücadele ve iklim etkilerine uyum sağlamaları için finansal destek sağlamasını yasal bir yükümlülük olarak şart koşmaktadır.

Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere 2020 yılından itibaren yıllık 100 milyar dolar iklim finansmanı sağlaması hedeflenmiştir.

2025 yılından sonra finansman desteği, 2025 – 2035 yılları arasında yıllık en az 300 milyar dolar seviyesine çıkarılması beklenmektedir.

2026 Nisan ayı itibarı ile gelişmiş ülkeler, 2035 yılına kadar gelişmekte olan ülkelere yıllık 1.3 trilyon dolar finansman sağlamasına yönelik yeni yol haritaları tartışılmaktadır.

Böyle bir kaynak, dünya insanlığının hayrına kullanılabilir mi? Evsizlere EV, Aç olanlara TEMEL GIDA, Su ve yeterli gıdaya erişemeyen kitlere neden kullanılmıyor?

  • COP21; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 21. Taraflar Konferansı, 30 Kasım – 12 Aralık 2015 tarihleri arasında, Paris’te düzenlenmiştir.


COP21; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 21. Taraflar Konferansı, iklim değişikliği ile küresel mücadelede tarihi bir dönüm noktası olarak, Paris İklim Anlaşması’nın kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır.

Paris İklim Anlaşması: 195 taraf ülke tarafından kabul edilen ilk bağlayıcı küresel iklim anlaşmasıdır.


Ülkeler, ” Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar ” adı verilen planlar ile sera gazı emisyonlarını azaltma taahhüdünde bulunmuştur.

Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere iklimle mücadele ve uyum süreçleri için mali yardım sağlaması kararlaştırılmıştır.

Gelişmiş Ülkeler, Gelişmekte olan Ülkelere, İKLİM ile mücadele ve UYUM süreçlerinde, MALİ YARDIM sağlayacaktır!

Türkiye; Paris İklim Anlaşması’nı 22 Nisan 2016′ tarihinde imzalamış ve Ekim 2021 tarihinde, TBMM’de onaylayarak resmen taraf olmuştur.

  • COP31; ( Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı ) 9 – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecektir.


Türkiye, bu zirveye ilk kez ev sahipliği yapacak, konferansın başkanlığını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yürütecektir.

COP31; ( Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı ; Ana müzakereler ve etkinlikler Antalya EXPO alanında gerçekleştirilecektir. Liderler Zirvesi, İstanbul’da yapılması planlanmaktadır.

Türkiye resmi “Başkan” ve ev sahibi olarak operasyonel süreçleri yönetirken, Avustralya müzakere süreçlerine liderlik edecek “Müzakere Başkanı” ( Chris Bowen ) rolünü üstlenecektir.

COP31; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansına; 190’dan fazla ülkeden devlet başkanları, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere yaklaşık 80.000 ziyaretçinin katılması beklenmektedir.

COP31; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı; öncelikli konuları arasında temiz enerjiye geçişin hızlandırılması, iklim finansmanı, küresel uyum hedefleri ve yeni ulusal iklim planlarının değerlendirilmesi yer almaktadır.

Türkiye, bu zirve ile küresel iklim diplomasisinin merkezine yerleşmeyi ve gelişmiş ekonomi ile gelişmekte olan ülkeler arasında bir “köprü” görevi görmeyi hedeflemektedir.

Türkiye; GELİŞMİŞ EKONOMİLER ile GELİŞMEKTE olan ÜLKELER arasında ” KÖPRÜ ” olacaktır!

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyetinin 307 milyar dolar seviyesine ulaştığını, yaklaşık 4 milyar insanın yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşadığını. Dünya genelinde, 2024 – 2025 yılları arasında 3,7 milyon kilometrekare ormanın yandığını. 1970’ten bu yana dünyanın sulak alanlarının yüzde 35’ini kaybettiğini, 1990’ların başından bu yana, büyük göllerinin yarısından fazlasının küçüldüğünü, ifade etmektedir!


COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; COP Başkanlığı olarak yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanmaktadır: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon yani UYGULAMA.

Diyalog ile güveni güçlendiren kapsayıcı bir platform kuracağız.
Uzlaşı ile ortak sorumluluk ve ortak sahiplenme duygusunu büyüteceğiz.
Aksiyon – UYGULAMA ile alınan kararların sahada güvenilir, ölçülebilir uygulamalara dönüşmesini sağlayacağız. Enerji güvenliği ile iklim hedeflerini birbirinin alternatifi olarak görmeyeceğiz, diyor!

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; COP31; ( Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. TARAFLAR Konferansı ) AKSİYON – UYGULAMA COP’u olacağını, Türkiye, söylemlerin yerini eylemlere bırakacağı, ülkelerin harekete geçmesini sağlayacak “uygulama COP’u hayata geçirmeyi hedefliyor, ifadelerini de, sürekli vurgulamaktadır!

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin ( UNFCCC ) 31. Taraflar Konferansı ( COP31 ) Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İklim diplomasisinin kalbi Antalya’da atacağını, ifade etmektedir.

Açık Semalar Antlaşması

İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Amerika Birleşik Devletlerinde bir Komutan, Havayı kontrol eden, dünyayı kontrol eder, diyor.

Peki, İkinci dünya Savaşı döneminde; Havayı kontrol eden, dünyayı kontrol eder ve havanın bizatihi kendisi bir SAVAŞ aracıdır realitesi, günümüzde hangi aşamalara gelmiştir?

Ya da safdil bir şekilde, her dönemde olduğu gibi öyle şey mi olur demek suretiyle aval aval bakmaya ve seyir etmeye devam mı edeceğiz?

Teknolojinin geldiği noktada, günümüzün en büyük SİLAHI ve SAVAŞI, METEOROLOJİK SİLAH ve METEOROLOJİK SAVAŞLARI olacaktır!

Birileri de, METEOROLOJİK SİLAH ve METEOROLOJİK SAVAŞ mı olur, diyecektir?

Açık Semalar Antlaşması ( ASA ) Soğuk Savaş döneminde, Doğu ve Batı blokları arasında güven ve istikrarı geliştirmek amacıyla açıklık ilkesinden hareketle, 1992 yılında Helsinki’de imzalanmıştır.

Kasım 2000 tarihinde Rusya parlamentosu tarafından onaylanmasını müteakip 2 Ocak 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Peki, Açık Semalar Antlaşmasını, bazı güçler, Havayı kontrol eden, dünyayı kontrol eder ve havanın bizatihi kendisi bir SAVAŞ aracıdır, çerçevesinde yürürlüğe girmesini mi, talep etmiştir?

Açık Semalar Antlaşması ( ASA ) kapsamında, taraf ülke toprakları üzerinde havadan silahsız gözlem uçuşları gerçekleştirilmektedir.

Açık Semalar Antlaşması ( ASA) dünya üzerinde şu ana kadar imzalanan en teknik ve en detaylı antlaşmadır. Antlaşma, teknolojik gelişmelere paralel olarak sürekli yenilenmesidir.

Açık Semalar Anlaşmasına, 34 ülke taraf olup, Rusya ve Gürcistan’ı da içine alacak şekilde, Avrupa ve Kuzey Amerika devletlerinden oluşmaktadır.

  • Açık Semalar Anlaşmanın fikri ABD eski Başkanı Eisenhower’a aittir. Eisenhower 1955 tarihinde, ABD ve SSCB arasında karşılık gözlem uçuşları yapılmasını önermiş, öneri SSCB tarafından casusluk endişesi dolayısıyla red edilmiştir. Dönemin ABD Başkanı George W. H. Bush 1989 yılında fikri yeniden ortaya atmış, 24 Mart 1992 tarihinde anlaşma imzalanmıştır.

Açık Semalar Anlaşması; Uluslararası sistemdeki güvensizliği azaltıcı bir etki yapabilecek yasal ve kurumsal bir çerçevenin temelini teşkil etmektedir.

Devletlerin birbirlerinin askeri aktivitelerini izlemeleri ve bunları verilere dönüştürmeleri, sistemdeki açıklık ve şeffaflığı artıracak önlemler arasında olduğu. Anlaşma bir açık semalar rejimi kurmak arzusuyla, Soğuk Savaş yıllarında yaşanan silahlanma sarmalı ve güvensizliği ortadan kaldırmak, iş birliği ve güven ortamı oluşturmayı, amaçlamaktadır.

Açık Semalar Anlaşmasına uluslararası ilişkilerde çatışma ve savaşların önemli sebepleri, yanlış hesaplamalar ve yanlış algılamaların etkisini azaltma yönünde olumlu bir gelişme niteliği taşıması hesaplanmaktadır. Peki, Realite böyle midir?

  • Türkiye, bu anlaşmanın kurucu üyelerinden biri olarak halen taraf olmaya devam etmekte midir?

ABD 2020 yılında ve Rusya 2021 yılında anlaşmadan çekilmiştir. Anlaşmanın hem fikri ve hem de yürütücüsü konumundaki iki devlet neden çekilmiştir?

Açık Semalar Antlaşması gereği, gözlem uçuşlarıyla toplanan bilgilerin tüm taraf ülkelerle paylaşılması gerekmektedir.

Peki, Türkiye üzerinde uçan yabancı uçaklar ne gibi bilgiler toplamaktadır? Bu bilgiler Türkiye ile paylaşılmakta mıdır?

Açık Semalar Antlaşması gereği, Uçuşların kapsamı tüm ülke topraklarını kapsamakla birlikte, bazı askeri alanlara kısıtlamalar getirilmiştir.

Ülkelerin coğrafi büyüklüğüne göre daha fazla bilgi toplama imkanı tanınmıştır.

Açık Semalar Anlaşması, katılımcı ülkelere belirli kurallar çerçevesinde birbirlerinin toprakları üzerinde gözlem uçuşları yapma imkanı tanımaktadır.

Peki, Türkiye, ABD ve Rusya toprakları üzerinde uçuş yapmak suretiyle ne kadar ve ne gibi bilgiler toplamaktadır?

Peki, ABD ve Rusya’nın anlaşma süresince diğer ülkeler üzerinden ve özellikle de ülkemizde, ne kadar bilgi topladığı, anlaşmanın şeffaflık ilkesi gereği neden açıklanmıyor?

Peki, Açık Semalar Antlaşması gereği, Türk topraklarında, enerji – petrol ve maden kaynaklarının tespiti de yapılmakta mıdır? Yapılıyor ise Türkiye ile bu bilgiler paylaşılmakta mıdır?

Peki, Açık Semalar Antlaşması çerçevesinde, Türkiye sınırları dahilinde, Gözlem uçuşları, Eskişehir ve Diyarbakır illeri neden seçilmiştir?

  • Açık Semalar Antlaşmanın Genel Kuralları

Gözlem uçuşu mesafesi ülkenin arazisinin büyüklüğü ile orantılı olarak hesaplanır.

Gözleyen taraf Antlaşma kurallarına uymak kaydı ile istediği rotayı uçmakta serbesttir.

Gözlenen ülke sadece güvenlik, meteoroloji gibi konularda uyarılarda bulunabilir ancak uçup uçmama kararı gözleyen ülkeye ait olup hiçbir yasak bölge sınırlaması bulunmaz.

Gözlenen ülke uçuş güvenliği, hava yolu trafikleri gibi konularda gerekli koordinasyonu yapar.

Gözlem uçuşu esnasında antlaşmaya taraf olmayan ülke topraklarına 10 km’den daha fazla yaklaşılmaz.

Gözlem uçağı optik, infrared (IR), radar elektromanyetik bandlarında panoramik, framing, video ve SAR algılayıcıları ile donatılabilir.

Açık Semalar Antlaşması ( ASA ) Gözlem Uçağı üzerinde bulunan ve gözlem uçuşunda kullanılacak tüm algılayıcıların taraf ülkelerin gönderdiği uçuş, uzaktan algılama ve antlaşma uzmanları tarafından belgelenmesi ( onaylanması ) gereklidir.

Sanayi casusluğu yapılmaması için gözlem uçuşu esnasında optik algılayıcılar ile 30 cm, IR algılayıcılar ile 50 cm, SAR prensibine çalışan algılayıcılarla ise 3 m’den daha iyi çözünürlüklü görüntü alınmaz.

Gözlem uçuşu farklı ülkelerle müşterek olarak icra edilebilir.

Gözlem uçuşundan elde edilen görüntüler antlaşmaya dahil diğer ülkeler tarafından istendiğinde paylaşılabilir. ( görüntülerin paylaşıldığı tüm üye ülkelere duyurulur )

1 -) 5 Nisan 1994 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ( TBMM ) Açık Semalar Antlaşması Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun

https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc077/kanuntbmmc077/kanuntbmmc07703980.pdf