Dost, Düşman ve Yol Arkadaşlığı

Dostlar; 7 Haziran seçim sonuçlarına istinaden, AK Partinin neden oy kaybettiğine dair ulusal ve yerel medyada çokça şeyler yazıldı ve söylendi.  AK Partinin seçimlerdeki oy kaybından ziyade başka bir konuya değinmek istiyorum. Seçimim hemen ertesinde yol ve dava arkadaşlığına zarar verecek mahiyette,  bir danışmanın kitabı üzerinden koparılan fırtınalar ve daha nicesi… Necip Fazıl merhumun; ‘’ Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen, hem yolunu hem de dostunu kaybedersin ‘’ ne güzel ifade ettiği gibi…

Ebu Müslim Horasani hazretleri; ‘ Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince de yıkılmalar mukadder oldu.’’ diyor. Ebu Müslim buradaki ikaz ve uyarıları;  Sakın ola ki beni terk etmez diye dostlarınızı örselemeyin, ötelemeyin. Ötelenen öteki olur karşı tarafa geçer, sizi unutur. Düne kadar düşmanınız olana nasıl olsa ortak çıkarlarımız ve artık bendendir demeyin. O hiçbir zaman sizden olmayacak, aksine sizden kopan dostlarınızın düşmanlığı ile birleşerek düşman sayınız artacaktır. Kısacası düşmanınız hiçbir zaman dostunuz olmayacak, lakin siz öteledikçe düşmanlaşan dostlarınız olacaktır, onları asla ötelemeyin…

21 yılı sizin dünya görüşlerinize ve değerlerinize karşı olan bir medyada geçen ve uzun yıllar grubun menfaatleri çerçevesinde çalışan çabalayan bir kişiyi siz dost olur diye yanınıza danışman veya her ne sıfatta olursa olsun alırsanız, size ve davanıza bir gün gelir ihanet edebilir. Çünkü bu vasıftaki kişilerde dava hukuku vb. konular aranmaz. Onlar sadece profesyonel olarak işlerini yapar ve karşılığını alırlar. Başka bir düşünceleri olamaz. Siz o makamlardan düşünce zaten sizinle paylaşabileceği bir dünya ve hayat felsefesi olamayacağı için kendileri sizi ve ortamınızı terk etmek zorunda hissederler.

İnanan kullarına ve özellikle de Müslümanlara, Dostluk, yol ve dava arkadaşlığı ile ilgili olarak,  Sonsuz Kudret sahibi Yüce Allah; ‘’ Sizin asıl dostunuz Allah’tır, O’nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekâtlarını veren ve rükû eden müminlerdir.  Kim Allah’ı, O’nun Resulünü ve müminleri dost edinirse, (iyi bilsin ki) Allah’ın taraftarları galip geleceklerdir. Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve kâfirlerden, dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin. Eğer (gerçekten) iman ediyorsanız, Allah’tan gereğince korkun ( Maide  55,56,57 ). Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah’tan ilişiği kesilmiş olur, ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihayet gidiş Allah’adır’’ ( Ali İmran 28 ) buyurmaktadır.

 

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.