Hz. Mevlana, Düne ait ne varsa söylenmiş ya da söylenememiş, bıraktım hepsini orada Çünkü şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Her gün bir yerden göçmek ne iyi, Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş, Dünle beraber gitti cancağazım; Ne kadar söz ve fiil varsa düne ait; Şimdi YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK ve YENİ ŞEYLER YAPMAK LAZIM, buyurmaktadır!
Şimdi Yeni ŞEYLER Söyleyebilmek ve Yeni ŞEYLER YAPABİLMEK için dünü ve dünde kalan YANLIŞLARI – ZULÜMLERİ ve ADALETSİZLİKLERİ, TERK etmek – HİCRET etmek ve GÖÇ edebilmek gerekir!
16 Haziran 2026 Salı günü, Hicri Takvime göre, 1 Muharrem 1448, HİCRİ yeni bir YILIN başlangıcıdır.
Öncelikle; 1 Muharrem 1448 HİCRİ yeni YILINIZI ve YILBAŞINIZI Kutlarım. Yeni HİCRİ YIL, tüm İnsanlığa; BARIŞ – HUZUR ve Hayırlar getirmesi dileklerimle.

Hicret; sözlükte, kişi veya kişilerin bulundukları yerden göç yoluyla ayrılmaları anlamına gelir. Bu ayrılma beden ile olabileceği gibi dil veya kalp ile de olabilir.
Hadisi şeriflerde; Sizden kim bir kötülük görürse; onu eliyle değiştirsin! Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin! Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin ( kötülüğü kabullenmesin, hoş görmesin ) ki bu da imanın en zayıf derecesidir, buyrulmaktadır.
Hicret; ADALETİN olmadığı ve ZULMÜN cari olduğu bir diyar veya devirde; İMAN Ehlinin ELİ ve DİLİ ile değiştiremediği, GÖNLÜ ile dahi BUĞZ edemediği durumlarda, İYİLİK – GÜZELLİK ve ADALETE, HİCRET ve GÖÇ etmesi demektir.
Tebdil-i mekanda ferahlık vardır. Hicret; haramlardan helale, zulümden adalete, isyandan taate ve ataletten faaliyete yönelmektir.
Hz. Peygamber ve ona inanan Müslümanlar, 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmelerine HİCRET denilmektedir. HİCRET, Hicri yılın başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
Medine’ye göç eden Müslümanlara muhacir, Hz. Peygamber’e ve muhacirlere yardım eden Medineli Müslümanlara da ensâr unvanı verilmiştir.
İMAN Ehli; her an hicret halinde olmak durumundadır. Daha İyi daha güzel ve daha ADİL olana yönelmek ve yaşayabilmek adına.
İnsan ömrünü, bir nevi hicret olarak okumak gerekir. Nereye bu gidiş uyarısı çerçevesinde! İNSAN, her an HAKİKATE – ADALETE ve GÜZELLİKLERE doğru yönelmek – göç etmek ve hicret etmek durumundadır. Aksi halde HÜSRANDADIR.
Bu gidiş nereye – Öyleyse nereye gidiyorsunuz ayeti ve ikazları; Bu Kur’an’dan, onun gereklerini yerine getirmekten uzaklaşıp nereye gidiyorsunuz? Size, burada açıklanandan daha doğru bir yol mu vardır ki, Kur’an’ın yolunu bırakıp, o yoldan gidesiniz, buyrulmaktadır.
Müzzemmil Suresi 8 – 9 ve 10. ayetlerde; Rabbinin adını an, bütün varlığınla ona yönel. Doğunun da batının da rabbi O’dur. O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse yalnız O’na güvenip sığın. Onların söylediklerine katlan ve uygun bir şekilde onlardan uzaklaş, buyrulmaktadır.
En’am Suresi 68. ayette; Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar kendilerinden uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma, buyrulmaktadır.
Ankebut Suresi 26 ve 27. ayetlerde; Bunun üzerine Lût ona iman etti. ( İbrahim a.s. ) Artık ben rabbime göç edeceğim. ( İbrahim aleyhisselam, putperest halkı tarafından atıldığı ateşten en küçük bir zarar görmeden kurtulmasıyla sonuçlanan mûcizeye rağmen yine de halkı kendisine iman etmeyince artık orada kalmanın manasız hale geldiğini anlamış ve Ken‘ân diyarına hicret etmeye karar vermiştir ) Şüphesiz O güçlüdür, hikmet sahibidir dedi. Ona İshak ve Yakub’u bağışladık, soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Ona bu dünyada mükâfatını verdik; o, âhirette de iyiler arasında yer alacaktır, buyrulmaktadır.
Enfal Suresi 74 ve 75. ayetlerde; İman edip de hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onları bağırlarına basanlar ve yardım edenler var ya işte gerçek müminler onlardır; bağışlanma onlar için, büyük lütuf onlar içindir. Daha sonra iman edenler, hicret edip sizinle beraber cihad edenler, işte bunlar da sizdendir. Aralarında rahim bağı bulunanlar Allah’ın hükmüne göre birbirlerine daha yakındır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, buyrulmaktadır.
Ankebut Suresi 56. ayette; Ey inanan kullarım! Benim arzım geniştir; o halde yalnız bana kul olmakta sebat edin, buyrulmaktadır.
Bu Ayette; Allah; Ey inanan kullarım! Benim arzım geniştir: Mekke’de inancınızı açığa vurmanıza imkân vermeyen bir baskı altında bulunuyorsanız dininizi rahatlıkla yaşamanıza elverişli başka bir yere göç edebilirsiniz! Bu sûrenin inmesinden kısa bir süre sonra Medine’ye hicret olayı gerçekleşmiştir.
HARAMDAN – ZULÜMDEN – KÖTÜLÜKTEN – ÇİRKİNLİKTEN tüm HELALLERE – GÜZELLİKLERE – İYİLİKLERE ve ADALETE; GÖÇ ve HİCRET edebilmek dileklerimle!