Sykes – Picot ne ola ki?

Sykes – Picot; Birinci Dünya Savaşı yıllarında İngiltere – Fransa ve Rusya arasında, Osmanlının paylaşımı üzerine, yapılan gizli bir anlaşmadır. Rusya savaştan çekilip, orada komünist bir yönetim kurulunca, Lenin, emperyalistlerin aralarındaki bu çirkin anlaşmayı dünya proletaryasına ifşa etti. Dolayısıyla 1917 yılının sonlarında Osmanlı üzerindeki bu paylaşım anlaşmasını duymayan kalmamıştı. Antlaşmanın esas amacı, Orta Doğu’nun savaştan sonra Osmanlı’dan geride kalacak olan kısımlarında İngiltere ile Fransa’nın payını ayırmaktı. Bunun için 1915 yılının Kasım ayından 1916 yılının Mart ayına kadar bu devletlerarasında görüşmeler yapıldı ve sonunda 16 Mayıs 1916’da anlaşma imzalandı. Yakında anlaşmanın 100. yıldönümünü anmaya hazır olabiliriz. Bölgemizdeki karışıklıkların sebebi hikmeti mi acaba? Anlamakta zorlandığımız değişik kavgaların sebebi de olabilir mi?

Bugünkü Orta Doğu sınırlarının bu anlaşmayla gerçekleştiğini sanıyorsak, fena halde yanılıyoruz demektir. İlk olarak, Orta Doğu’nun sınırlarının yeniden belirlenmesinde bir hareket noktası oldu. Sınırlar, gelişigüzel ve diplomatik, siyasî ve askerî pazarlıkların sonucunda, herhangi gerçek bir temele dayanmaksızın çizilirken, her çizik zaman içinde yeniden farklılaştı. İngiltere aslan payını alırken, Fransa daha küçük bir payla yetinmek zorunda kaldı. Hiçbir bağımsızlık sözünde durulmadı. Paylaşım haritası tamamen ve temelinden değiştirildi. İlk hazırlandığında bölüşüm, paylaşım sınırları olabildiğince düzgün cetvelle çizilmişti. Sonra sınırlar yeniden oluşturuldu. Her geçen sürede konjonktür bu sınırları zorladı, değiştirildi. Bütün bunlar günümüz Orta Doğu’sunun sorunlarını hazırladı. Hemen herkesin fark edeceği gibi, uzun yıllarca sonu görünmeyen bir kör dövüşü işte böyle başladı, gelişti. Daha çok uzun yıllar boyunca da aynı şekilde süreceğinin işaretini her gün vermekten geri durmaksızın…

100 yıl önce Osmanlıyı parçalayıp, küçük parçalarını kendi adamları, yani içerideki taşeronları vasıtası ile bu güne kadar idare ettiler. Bu gün ise zikredilen anlaşmanın 100. yılı yaklaşırken birileri tekrar böyle bir anlaşma ve paylaşım derdindeler.  İngiltere ve Fransa kervanına bugün de Almanya’nın katılımı ile paylaşma operasyonu devam ettirilmek istenmektedir. Küçük resme bakarak, bu olayları anlamamız mümkün değildir. Büyük devletler  emperyalist hedeflerine ulaşmak için ter türlü organizasyonun ve oluşumun içerisine girerler.. Bugün; Türkiye ve bölgemiz üzerinde bu oyun ve parçalama işaretlerini, yüzyıllardır aynı kaderi paylaşan, Alevi ve Kürt kardeşlerimiz üzerinden yürütmekteler. Aman ha dikkat… İleride çok büyük pişmanlıklara sebebiyet verecek davranış ve faaliyetlerde bulunmayalım…  Bir 100 yıl daha bölgenin kan gölüne dönmesine izin vermeyelim. Bu topraklar üzerinde yaşayan bu asil milletin evlatları olan bütün etnik gruplarla bu vatanı hep birlikte savunduk ve savunmaya da devam edeceğiz. Oyuna gelmeyelim… Birileri bu oyuna gelmemizi istiyor ve oyun bozulduğunda bölgede bu devletlerin esamesi okunmayacaktır. Bölgenin çocukları kendi mahallesinde söz sahibi olacaktır. Kavganın ve kaosun bütün sebebi budur.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.