Durun!.. Bu Gidiş Nereye Böyle?

Anadolu diyarı güzel ülkemizde, son dönemde, insanlık havsalasının alamayacağı,  olamaz denilen şeyler yaşamaktayız. Acaba Neden?   Terör saldırıları ve patlamalar neden sadece bizim ülkemizde, Anadolu diyarında ve bölgemizde cereyan etmektedir? Daha nice bu vb. sorulara doğru ve net teşhisi koyabilir, doğru tahliller yapabilir ve tedavisi noktasında da sağlıklı adımlar atabilirsek,  ancak bu sorunlarla, saldırılarla o zaman baş edebiliriz. Aksi halde, tüm bu saldırıları yapanların ve planlayanların,  farkında olmadan sadece ve sadece emellerine ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluruz. Dün Libya’da, Irak’ta, Somali’de, Sudan’da yaşattıklarını ve bugün Suriye’de olduğu gibi, yaşam tercihi ve farklılıklar üzerinden ülkemizi karıştırmak ve kaos peşindeler.  Müslüman Uyanık olmak zorundadır. Müslüman Basiret sahibi olmak zorundadır. Müslüman Fehim sahibi olmak zorundadır. İnsan olmanın gereği de budur. İnsan olarak yaratılmanın en bariz özellikleri de bunlar değil midir? İnsan olmanın gerek ve yeter şartları da bu keyfiyetlere haiz olmayı gerektirir.

Geçtiğimiz günlerde, yılbaşı kutlaması, eğlencesi münasebeti ile kendini bilmez,  fakat ne yaptığının farkında olan, kendisine verilen görevi yerine getirmek için her şeyi göze alabilen bir insan müsveddesi, uşak,  taşeron, bir işbirlikçi vasıtası ile bir eğlence mekânına menfur bir saldırı düzenlendi. Bu vb. olayları yapanlara insan dahi denilemez. Hele bir de bu hain ve cani duygularla gerçekleştirdiği saldırıyı bir din, bir inanç ve yaşam tercihleri adına yaptığını veya yapabileceğini düşünüyorsak; yine aldanıyoruz, yine bizleri kandırıyorlar, yine birilerinin ekmeğine yağ sürmeye, hedeflerine ulaşmalarına sadece yardımcı oluyoruz demektir. Yine birileri ülkemizde ve bölgemizde cambaza bak oynuyor demektir. Uyanık olmamız gereken bir dönemden geçtiğimizi sürekli olarak vurgulamaya çalışıyoruz. Bu asil topraklarda, hangi tarih ve hangi dönemde,  insanların yaşam biçimine, tercihlerine, inançlarına ve dinlerine müdahale edilmiştir? Nerede görülmüştür? Daha dün İstanbul’u fethettiğimizde, tüm inançların ve tüm yaşam biçimlerinin ne kadar rahat bir şekilde hayatiyetlerini sürdürdüğüne tarih şahittir. Birkaç densiz, birkaç kendini bilmez uşak ve işbirlikçilerin insanlık dışı davranışları ile bir din, bir inanç sistemi, bir düşünce sistematiği ve yaşam biçimi hedef alınamaz, alınmamalı diye düşünüyorum. Bunlar her dönemde olmuştur, olacaktır ve olmaya da devam edecektir. Çünkü yaşamakta olduğumuz, üzerinde bulunduğumuz Anadolu toprakları dünyanın en cazibe merkezi, en verimli ve tüm enerji dağıtım merkezlerinin kavşak noktasında bulunmaktadır. Elbette ki birilerinin bu topraklarda gözü olacaktır. Elbette ki birileri de bu gözlere uşaklık etmeye de devam edecektir. Sadece uyanık olmak, bir ve beraber olmak zorundayız. Sadece farklılıklarımızla ne kadar zengin olduğumuzu idrak etmemiz gereken, çok önemli ve çetin bir dönemdeyiz. Sadece tarihin yeniden yazılmaya, sınırların yeniden çizilmeye çalışıldığı çok zorlu bir dönemdeyiz. Bir, beraber, iri, diri ve kardeş olmamızın, saflarımızı daha da sıkılaştırmamız gereken çok hayati bir dönemden geçmekteyiz

Bir eğlence mekânına yapılan bir hain saldırı sonrası, tüm Türkiye’de ve özellikle de yerelde, kendini bilmez birkaç kişi tarafından, yaşam biçimi ve tercihleri üzerinden olumsuz bir algı oluşturulmaya, saldırıyı yapanlara ve arkasındaki akla hizmet eden açıklamalar,  sosyal medyada yazılar, tweetler vb. paylaşımları görmekteyiz. Durun arkadaşlar! Ne yapıyorsunuz? Durun kalabalıklar! Ne yaptığınızın farkında mısınız?  Neye ve kimlere yaranmaya çalışıyorsunuz? Son 1,5 yılda yüzlerce askerimizi, polisimizi ve vatandaşımızı terör saldırıları ve patlamalarda şehit vermemize rağmen, dost bildiğimiz devletler ve birliklerden hiç ses duyuldu mu ki? Eğlence mekânı saldırısı sonrası müttefiki ve üyesi bulunduğumuz NATO denen birlikten yabancı uyruklu vatandaşlar için bayraklar yarıya indirildi. Anladın mı şimdi? Büyük oyunu; Gör, İdrak et ve Uyan artık!. Uyuma vakti değildir. Ne yapıyor ve ne yapmakta olduğunuzu bilinçli olarak yapıyorsanız; Adama sorarlar; Kime ve neye hizmet ediyorsunuz, diye? Farkında değilseniz de uyanmanızı tavsiye ederim. Büyük bir planın parçası ve oyuna geliyorsunuz… Büyük bir plan ve oyuna, akla ve hesaba hizmet ediyorsunuz.  

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir