İran’da Neler mi Oluyor?!

ABD; Orta doğu, Ön Asya ve Afrika bölgesindeki 2. Dünya savaşının akabinde spontane bir şekilde oluşan, egemenlik ve emperyalist konumunun devam edebilmesi adına yüz yıllık hesap ve planları çerçevesinde yeni girişimler ve saldırılarda bulunmaktadır.  ABD gibi küresel bir devlet, bu hesap ve saldırıları neden yapar?  ABD bu hesapları yapmadığı takdirde nelerle karşılaşabilir? Dünya süper gücü konumundaki bir devlet dünyanın diğer bir ucundaki ülkeleri karıştırmak, küçük parçalara ayırmak ve kaosa da sürüklemek için neden türlü atraksiyonlarda bulunur? Bölgedeki varlığı ve hegemonyal konumu ancak ve ancak bu kaos stratejine mi bağlıdır?  Bunun bir açıklaması elbette ki olmalıdır! Bölgemizde küresel sistem kurmuş olduğu ve binlerce tır son model silahlarla donattığı,  terör örgütlerini bu bölgede herhalde safari yamak için desteklemiyordur?  Vekalet ve vesayet terör örgütleri üzerinden yürütmekte olduğu asimetrik savaşı da bu varlığının devamı adına yapıyordur, tüm bu desteklerini! Bölgemizde müdahale ve darbeler için sırada bekletilmekte olan devletlerde,  yeni bir kaos planları için hazırlıklar da yürütülmektedir, bu asimetrik plan çerçevesindeki vesayet terör orduları ve kullanışlı bireyler üzerinden!

Bölgenin irili ufaklı devletleri ve halkları küresel sistemin tüm bu planlarına karşılık neler yapmaktadır? Bölge halkları, küresel güçlerin yüz yıllık planlar çerçevesindeki bu hesap ve planlarını hiçbir zaman anlayamadı!   Bölge halkları,  küresel sistemin bu hesaplarına karşılık bir duruş ve girişim geliştiremedi!  Kurmuş oldukları bölge birlikleri de bu güçler tarafından sürekli olarak engellenmeye ve yönetilmeye de devam etmiştir! Bölgenin selameti ve huzuru adına bu birliklerin bir girişim ve strateji geliştirmelerine de asla müsaade edilmemiştir! Çünkü içerideki satılık ruhlu ve satın almış oldukları adamlar vasıtasıyla bölge devletlerinin kurmuş olduğu birlikler işlevsiz ve bölgenin de sorunlarına çözüm üretemez bir konuma getirilmektedir.  Bölge devletlerinin kurmuş oldukları bu birlikler, bölgenin huzuru adına atabilecekleri Güçlü bir adım ve Dik bir Duruş karşısında, bölgede hesabı olan ve bölgedeki kaostan istifade eden ve müdahale için hazırda bekleyen tüm küresel ve emperyalist güçler, arkalarına dahi bakmadan gitmek zorunda kalacaklardır!

ABD, Dünya üzerinde yeni bir hegemonya tesis ederken, Orta doğu’da giriştiği askeri işgal ve müdahalelerde, ülkelerin ve milletlerin,  ekonomik, jeo telojik, sosyal,  kültürel ve politik yapılarına çok ağır darbeler vurmaktadır.  Bu anlamda Irak ve Afganistan, modern tarihin en özelleştirilmiş bir savaşıdır.  ABD,  bu uygulamaların benzerlerini kurmuş olduğu ve en modern silahlarla da desteklediği DAEŞ gibi radikal örgütler üzerinden aynı savaşını yürütmektedir.   Bugün ABD,  Arap – İslam toplumları ve topraklarını küçük parçalara ayırmak ve vesayet terör orduları vasıtasıyla da bölgeye hakim olabilmek için “Yaratıcı Kaos” stratejisini uygulamaktadır. ABD, “Yaratıcı Kaos Stratejisi” ile Türkiye’de PKK ve Suriye’de PYD ve YPG’nin oluşturmuş olduğu Kürt Koridorunu,  Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başarılı Fırat Kalkanı ve diğer askeri operasyonları akabinde,  bu girişimlerini ertelenmek zorunda kalmıştır!  Suriye ile Irak toprakları üzerinde de BAAS’çı Sünni Araplar için bir koridor oluşturma da çabası halen devam etmektedir!

Gezi Olayları ile başlayan ve son olarak da 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışması ile Türkiye Cumhuriyeti Devletini tamamen teslim alamayan, ABD ve küresel sistem!  Türkiye’den sonra, bölgenin selameti ve huzuru adına ve özellikle de Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında, Türkiye ile bir ve beraber hareket etmekte olan,  İran ve Rusya’ya karşılık,  yaratıcı kaos planları çerçevesinde, yine içerideki kullanışlı adamları maharetiyle, Arap baharında başlattıkları gibi çok az bir parasal rakamla, öğrencileri de sokaklara dökmek suretiyle,  İran’ı zayıf düşürmek ve akabinde de dış müdahaleye hazır hale getirebilmek için girişimler, saldırılar ve operasyonları devam etmektedir.

ABD ve küresel sistem, sarı öküz hikayesine olduğu gibi,  bölgenin birliği ve bölgemizdeki halkların huzuru, selameti için,  bir ve beraber hareket etmekte olan herhangi bir devleti bu birliktelik ruhundan koparabilmek ve parçalara da ayırabilmek için türlü girişimler ve kaos planlarını da devreye sokmaktadır! Başarılı olabilirler mi?  Sonuç alabilirler mi? Yüz yıl öncesinde olduğu gibi çok kolay bir şekilde hedeflerine de ulaşabilirler mi?   Hiç Sanmıyorum! Bölge halkları ve yöneticiler yine bölgenin selameti ve huzuru adına, bölgemizin de kalkınması için sadece bir ve beraber hareket etmeleri halinde tüm bu planlar akamete uğramak zorunda kalacaktır. Küresel sistem ve bölgemiz üzerinde hesabı olan tüm güçler, bölge devletleri ve halkları ile savaşmadan barış çerçevesinde Masaya oturmak zorunda kalacaktır! Karar ve tercih, bölge halklarınındır! Kan ve gözyaşı, devam mı? Yoksa! YETER artık, yüz yıllardır kan deryasına dönen bölgemize BARIŞ ve HUZUR mu gelsin!  Hangisi!

 

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.