ABD ve Bölgemizde Hegel Duruşu!

ABD, 2. Dünya savaşından sonraki soğuk savaş dönemi ve Sovyetler Birliğinin dağılması akabinde, dünya ve bölgemizdeki küresel, emperyalist ve hegemonyal duruşunu da korumak adına son dönemde çok değişik senaryolar ve girişimlerde bulunmaktadır. Nedir bu girişimler? ABD neden yapmaktadır tüm bunları?  Öncelikli olarak, bölgemizde 11 Eylül saldırısından, bu konu çok su götürür de,  sonraki süreçte Irak ve Afganistan’ı doğrudan işgal etmeye kalkışması! Daha sonraki süreçte yine Orta doğu, Ön Asya ve Afrika’daki hegemonyal konumunu sağlamak için kurmaya başladığı terör örgütleri ve bu terör örgütlerinin karşısına da yine bunlarla savaşması için bir başka isim altındaki başka diğer terör örgütlerini kurması,  desteklemesi, silah, para vermesi ve büyütmesi! Dünyanın küresel bir gücü tüm bunları neden yapar? Elbette ki bir hesabı ve kitabı bulunmaktadır, bölgemizdeki enerji havzalarını ve güzergahı kontrol edebilmek adına!

Amerika Birleşik Devletleri,  başta  Afganistan, Irak ve Suriye  olmak üzere Orta doğuya neden gelmiştir? Bölgemizde başlaması muhtemel olan mezhep savaşını önlemek için mi?  İran ve Suriye’ye demokrasiyi getirmek için mi?  Afganistan ve Irak’a getirdiği demokrasi gibi! Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini önlemek için mi? Bölgemizdeki PKK, PYD, YPG, YPJ, DEAŞ, El Kaide ve El Nusra terör örgütlerini de bitirmek için mi?  Tüm bu sorular ve bunun gibi daha yüzlerce sorularımızın cevabı tabii ki Hayır! ABD, on bin kilometre ötelerden dünyadaki ve özellikle de bölgemizdeki hegemonyal konum ve duruşunu koruyabilmek adına gelmektedir! Adama sorarlar, başka işin gücün mü yok diye! Bu hareketleri ile kendi bölgemizdeki ‘Varlık ve Yokluk’ konumunu sağlamak meselesidir!

ABD’nin bölgemiz ve özellikle de Orta doğudaki bizlere göre çok yanlış politikasının arka planına Hegel diyalektiği çerçevesinden kabaca bir bakalım! Hegel felsefesi veya diyalektiği nedir? Hegel’e göre her şey üç aşamalı bir gelişme sonucu gerçekleşir. Bu gelişme ‘Tez – Antitez ve Sentez’ sürecidir! Örneğin; Varlık kavramı üzerinde düşünürsek, Varlık (tez), hemen karşıtı Yokluk (antitez) buradaki çatışma uzlaştırıcı bir kavrama götürür, Oluş (sentez) sonucuna ulaşırız. Çiçek (tez), çiçeğin yok olması (antitez), meyve (sentez)!  Çiçek, meyvenin ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması için çiçeğin yok olması gerekmektedir. İnsanın yaratılışı ve yaratılmanın gayesinin de İyi İnsan olmak, Rızayı ilahi ve Cennete erişmektir! İnsanın bu hedeflere erişmesine engel olmak için de Şeytanı yaratmıştır, Sonsuz Kudret sahibi yüce Allah! Şeytan, İnsanın Sıratı müstakimi üzerine oturmuştur, Allah’ın izniyle!

Hegel felsefesi ve diyalektiği çerçevesinde, ABD’nin özellikle bölgemizdeki terör örgütlerini kurması bir tezidir. Yine bu tezin karşılığında, kendi kurmuş olduğu bu terör örgütlerini yok etmesi ve bir birleri ile de savaşması için diğer bir terör örgütünü karşısına kurması ise anti tezidir. Peki, ABD tüm bunları neden yapmaktadır? ABD bu kadar stres ve masrafa ne için girmektedir? Bu kadar plan ve zahmetin tez ve antitez, karşılığında beklediği, planladığı Sentezi nedir, neyi ve neleri hedeflemektedir?

Peki, ABD, Orta doğu, Ön Asya, Afrika ve özellikle de 911 kilometrelik sınırımız olan Suriye’ye neden gelmiştir? Kendi kara parçası üzerinde yapamadığı modern silahlı eğlencesi olan safariyi bu bölgede yapak için mi gelmiştir?  Kurmuş olduğu tez ve anti tezlerinin karşılığındaki Sentezi nedir?  Yoksa başkaca çok büyük bir plan ve hesap doğrultusunda mı on bin kilometre ötelerden buralara kadar zahmet buyurup da gelmiştir?! Bölge insanlarının kara kaşları ve ela gözlerine de aşık olduğu için mi buradadır?!  Yoksa Türkiye’nin bölgemizdeki tarihsel ve kültürel etkinliğini kırmak!  Rusya’nın bölgede doğacak boşluğu doldurmasını engellemek!  İran’daki rejimi değiştirmek!  Suriye ve Irak’ı Üçe bölmek! Bölgede ABD’nin daha etkin olabilmesi için yılardır kapalı kapılar ardında ifade ettikleri Yirmi iki ülkenin sınırları ve yönetimlerini değiştirmek! Enerji havzalarını ABD ve Pentagon’a bağlamak!  Eski İpek yolu, 65 ülkenin birlikte kalkınma hamlesi olan yeni bir yol ve kuşak projesini kontrol edebilmek!  Irak, Suriye, Lübnan’da kendisine bağlı finans merkezleri kurmak!  Türkiye sınırındaki 1849 kilometrelik hattı, İran 560 –  Irak 378 ve Suriye 911 km,  kendi kontrolündeki bir koridor Kürt devletçiği ile aziz devletimizi ve asil milletimizi de çevrelemeyi planlamakta ve hesaplamaktadır!

ABD’nin bölgemizdeki terör örgütleri üzerinden kurmaya çalıştığı tüm bu tezleri, anti tezleri ve uzun vadedeki ulusal çıkarları çerçevesindeki sentezleri Türk Askeri müdahale edinceye kadar bir ömrü sürmüştür! Türk Ordusunun bölgeye inmesi ile birlikte ABD’nin tüm tezleri ve anti tezleri berhava olmuştur! ABD, tez ve anti tezleri çerçevesinde 1849 kilometrelik sınırlarımızda hedeflerine erişemeyeceğini anlayınca, idrak edince;  son günlerde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kapıların aşındırmaktadır, tüm üst düzey bürokrat, danışman kadrosu ve bakanları ile birlikte! Türkiye ve Türkler olmadan bölgemizde hiç bir hesap ve plan yapılamaz! Türkler, Dünya tarihinin olmaz ise olmaz milletlerinden birisidir! Türkleri Dünya tarihinden çıkarırsanız insanlık tarihi adına da hiçbir şey kalmayacaktır! Türk devletleri kurulduğu tarihten itibaren, Adalet ve Hakkaniyeti temsil ettiklerini tüm mazlum milletler tarafından tescil edilmektedir. Dünyanın küresel gücü ABD’de bunu anlayacak, idrak edecek ve ona göre de davranışlar sergileyecektir!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.