Türk Milletinin 24 Haziran İmtihanı -4-

24 Haziran erken seçimlerinin ülkemiz,  özellikle de mazlum milletler ve gömül coğrafyamız çerçevesinden çok manidar olduğunu sürekli olarak hatırlatmaya ve vurgulamaya çalıyoruz. Neden? 24 Haziran seçimlerinin başarı ile geçilmesinin akabinde devlet yönetim sistemi açısından yeni bir tarih ve milat olacağını da! Yönetim ve Yürütme olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçilecektir!  Erklerin çatışma ve kavgalarından kaybettiğimiz yıllar ve değerler çerçevesinden tüm bu gelişmelere baktığımızda, devletin bekası ve milletimizin birliği için erklerin kavga ve çatışma kültürü ve mantalitesinden kurtulacaktır. Nasıl olacak dediğinizi de duyar gibiyim! Devlet yönetim sistemimiz bina edilirken, asil Türk milleti,  bir daha Dünya siyasetine yön ve karar verici olarak çıkmaması için tüm kurum ve kuruluşları ile devlet yönetim sistemimiz çatışma ve kavgadan besleniyordu! Varlık sebepleri sadece kavga ve çatışma diyebiliriz!  Kavga ve çatışma ile yüz yıllardır enerjimizi ve değerlerimizi içeride tükettik! Artık YETER!

Bölgemizde, mazlum milletler ve özellikle de gönül coğrafyamızda her gün,  neredeyse her dakika,  kötü bir haber, bir zulüm ve katliam görüntüleri ile sarsılıyoruz! Dünyaya ve tüm insanlığa yüz yıllarca Adalet ve Hakkaniyet dağıtmış ve timsali olmuş asil bir Milletin fertleri ve mensupları olarak elimiz ve kolumuz bağlı bir şekilde durmaktan dolayı da tabii ki kahroluyoruz! Güç, güçlü olmak ve bir, beraber ve bütün olabilmek işte tam da böyle zamanlar için çok gerekli ve çok manidardır! Dünya yönetim sistemi sadece güç ve güçlüden yana bir konumdadır! Neden, Dünya 5’ten Büyük dediğinizi de duyar gibiyim! Dünya 5’ten büyük olduğunu gösterebilmek için öncelikle tabii ki güçlü olmalısınız ve bu güç ile birlikte de öncelikle iradeniz, insanlık onuru için erdeminiz ve tabii ki sonra da tüm bu değerleri de harekete geçirecek cesaretiniz olmalıdır! Türk milletinde bu değerler sistematiği her daim vardır!  Yüz yıllardır bu asil milleti biraz uyuttular, biraz uyuşturdular sadece o kadar! Türk milletinin derinliklerindeki bu değerleri yok ettiklerini zanneden küresel güçler ve işbirlikçilerin son dönemlerde ve şu günlerdeki saldırıların neyin nesidir?  Sıradan ve normal gelişmeler midir? Yoksa yüz yıllık planlı ve hesaplı olaylar ve gelişmeler zinciri midir?  15 Temmuz hain ve karanlık işgal gecesinde, yüz yıllardır, küresel ve işbirlikçiler maharetiyle uyutulan ve uyuşturulan asil TÜRK Milleti DEVİ UYANDI! Zalim ve zulmeden güçlere, günaydın ve geçmiş olsun demekten başka bir şey diyemiyoruz!

Türkün, Türk milletinin ve Türklerin kurmuş olduğu devletlerin, Dünya milletleri ve tüm insanlık için Adaleti dağıtmak ve Hakkaniyeti de temsil etmekten başkaca bir ilkesi, duruşu ve mefkuresi olmamıştır.  Peki, nedir bu Türk milletinin Adalet ve Hakkaniyet ideali? Adalet ve Hakkaniyet;  Hak sahibine hakkını vermek, haksızlıktan kaçınmak, haksızlığı düzeltmek ve ölçülü hareket etmek manasına gelir. Adaletin ve Hakkaniyetin zıddı, zulüm, işkence, yıkım ve insafsızlıktır.  Türkler tarihin hiçbir anında bu kelimeler ve kavramlarla anılmamıştır! Türk milleti tarihin hiçbir anı ve hiçbir konuda emperyalist bir zihniyet taşımamış, kılıçlarını çekip zulüm ve baskı ile insanlık şeref ve haysiyetini lekelememiştir. Girdikleri yerleri harabeye çevirmemiş, fethettikleri ülkelerin kültür varlık ve kaynaklarını yakıp, yıkıp ve kurutmamıştır. William Pih; Türkler hiçbir zaman Adaletsizlik ve Hakkaniyetsizlik yapmamışlar, fakat bunun hep kurbanı olmuşlardır, der. Kaş garlı Mahmut; Türkler ile beraber olan kavimler aziz oldu. Böyle kavimler, Türkler tarafından her arzularına eriştirilmiş. Türkler himayelerine aldıkları milletleri de kötülerin şerrinden korudu, der.

Nemrut’un askerleri, İbrahim    Peygamber’i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklar ve bu sırada bir karınca ağzında bir damla su ile telaşla ateşe doğru gidiyormuş.  Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş;  Acele ile nereye gidiyorsun? Karınca:  Haberin yok mu? Nemrut, İbrahim Peygamber’i ateşe atacakmış, su götürüyorum.  Diğer karınca kahkahalarla gülerek demiş ki; Ne kadar büyük  bir ateş, senin bir damla suyun ateşe ne yapabilir ki?  Bir damla su taşıyan karınca; Olsun, hiç olmazsa HANGİ TARAFTAN olduğum anlaşılır, der.

24 Haziran erken seçimlerinin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz, mazlum milletler ve gönül coğrafyamızdaki zulüm ve katliamlara Dur diyebilmek için çok önemli olduğunu, dilimiz döndüğü, kelimelerin kifayet ettiği ve kalemimizi de oynatabildiğimiz kadar hatırlatmaya çalışıyoruz. Bu seçimlerle devlet yönetim sistemi açısından yeni bir dönem ve Milat olduğunu da vurguluyoruz!  24 Haziran erken seçimlerinin Türk Milleti ve Türkiye’nin seçimi olduğunu! 24 Haziran erken seçimleri yüz yıllardır sömürü ve zulüm altında inim inim inleyen tüm mazlum milletler ve insanlık için de bir KADER seçimidir! Hangi taraftayız! Tarafımız belli olsun! Bitaraf olan bertaraf olur!

 

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.