Siyaset Yol Ayrımında!.

İnsanlık tarihindeki savaşlar ilk insan Hz. Adem ve çocukları Habil ile Kabil arasındaki kavga ile başlamıştır! Peki, iki kardeş ve yeryüzünde kendilerinden başka insanın olmadığı bir durumda neden ve niçin kavga eder?! Kavganın gerekçesi neler olabilir?! Kavga bir diğer kardeşi öldürmeye  ve yok etme noktasına  ne ve neler  sebebiyet verebilir?! Tabii ki ilk kardeş katline sebebiyet, dünyalık mal – mülk ve iktidar kavgasıdır! Dünyadaki kavganın başkaca ne sebebi olabilir ki?! Dünyadaki ilk insan ile başlayan kavga ve öldürme, yani bir tarafta yıkmak, yakmak ve yok etmekten zevk alan ve bu şekilde ancak var olabileceğine ve yaşayabileceğine inanan bir ekip! Diğer tarafta ise işi – gücü ve düşüncesi tamamen yapmak ve onarmak olan bir ekip! Yakın tarihimizdeki Birinci ve ikinci dünya Savaşları da aynı kaygılar ile çıkmıştır!  Bu savaşlardaki ne kadar insanın öldüğü ya da sakat kaldığı bu Yıkım ekibinin umurunda değildir! Yıkım ekibinin dünyada düşündüğü tek şey mal, mülk, para, güç ve iktidarı elde etmektir!  Aksi halde Var olmayacaktır! İnsanlık tarihi ve Dünya,  bu iki ekip arasındaki kavga ve savaşlar ile bugünlere kadar gelmiştir!

Geçtiğimiz günlerde, Cumhurbaşkanımız  Sayın Recep Tayyip Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi  evinde ziyaret etmesi, Mili Güvenlik Kurulunda öncelikli ve acil olarak güney bölgemiz için  alınan Barış Koridoru ve akabinde ki Yaş Kararları, birileri tarafından tartışma konusu yapılmaktadır!. Peki, neden? Barış Koridoru kimleri rahatsız etmektedir? Türk Devleti, sınır ve ulusal güvenliği için alacağı kararları kime soracaktır?! Tabii ki hiç kimseye! Barış Koridorundan kimler ve neden rahatsızlık duymaktadır?! Barış Koridoru kararı kimlerin büyük hesap ve planını bozmaktadır?! Türk Devleti, Türk Devlet Aklı ve kadim Türk Devlet kodlarının gereği, devletin bekası ve millerimizin birliği adına, 2023 –  2053 ve 2071 hedefleri doğrulturunda, varlığı için tehdit oluşturabilecek her türlü durum ve girişime karşı elbette ki acil ve ivedi önemleri alacak, gerektiği durumlarda da vurucu gücünü hem gösterecek ve hem de kullanacaktır! Bundan hiç kimsenin de şüphesi olmasın!  15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışmasından sonra ki süreçte, devletin en kılcal yerlerine kadar sızmış, tipleri bizden fakat çipleri küresel güçlerin elinde olan tüm işbirlikçi ekipler, devletin karar mekanizması ve yönetim kademesinden bir bir temizlenmektedir! Elbette ki bu süreç hem dışarıda hem de içeride birilerini rahatsız edecektir! Elbette ki adamlar endişeliyiz şeklinde açıklamalarda bulunacaktır! Çünkü Türk Devleti artık kontrol ve denetimlerinden çıkmaktadır! Türk Devlet, artık Varlığı ve Bekası adına, Yerli, Milli ve Bağımsız politikalar geliştirmekte ve uygulamaya da koymaktadır!

Sonsuz Kudret Sahibi Yüce Allah Kuranı Kerim Maide suresi 82 ve 83. Ayetinde, İman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da ‘Biz Hıristiyanlarız,’ diyenleri bulursun! Sen, iman edenlere, düşmanlık besleme bakımından onların en şiddetlilerinin de Yahudiler ile müşrikler olduğunu görürsün!  Müminlere sevgi bakımından en çok yakınlık duyanların ise ‘Biz Nasarayız  (Hıristiyansız)’ diyenler olduğunu görürsün. Bunun sebebi, onlar arasında bilgin keşişlerin, dünyayı terk etmiş rahiplerin bulunması ve onların kibirlenmemeleridir. Peygamber’e indirilen Kur’ani dinledikleri zaman, onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar:  Ey Rabbimiz iman ettik, bizi de şahitlerden yaz, derler, şeklinde buyurmaktadır!. Sonsuz Kudret Sahibi Yüce Allah, bu ayeti keriminde, yeryüzünde insanlık için,  yakıp yıkan ve yok eden yıkım ekibine karşı,  dünya barışı ve huzuru için,  Müslümanların ve Müslümanlara da sevgi bakımından en yakın olan Hristiyanlar ile işbirliği yapılabileceğini ifade etmektedir! Bu durum  Müslümanlar için bir taviz midir?! Tabii ki Hayır!

15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışmasından sonraki süreçte,  Devletin içindeki kuvvetler ayrılığından kaynaklı güç ve iktidar kavgasının yerine, 16 Nisan Anayasa değişiklik referandum süreci ile başlayan ve 24 Haziran seçimlerinde de yürürlüğe giren erkler birlikteliği Cumhurbaşkanlığı Hükumet sistemine geçilmiştir! Kuvvetlerin birliğinden kaynaklı daha güçlü ve istikrarlı bir hükumet yönetim sistemi!. Önceki sistemde kuvvetlerden birini denetim veya kontrol altına alan işbirlikçi bir güç sistemin tamamen tıkanmasına veya işlemesine de engel olabiliyordu! Peki, 15 Temmuz hain darbe kalkışmasından sonraki süreçte siyaset ve siyasi partiler ne durumdadır! Eski Türkiye’de siyaset ve siyasi partiler üzerinden devlet kontrol altına alınıyordu! Devlet artık bu açıklarını kapatmaktadır!  Sisteme yönelik, sızma girişimlerine karşı her türlü tedbirleri almaktadır! Bugün siyaset ve siyasi partiler bir yol ayrımında mıdır?! Yakın tarihte bir değişim görülmekte midir?! Tabii ki Evet!.  Siyasette ki bu yol ayrımı Türk Devleti ve Türk Milletinin hayrına mıdır?! Daha önceden siyasette ki yol ayrımı başkaca güçler tarafından denetim ve kontrol altında olduğu için tabii ki sakıncaları vardır! Fakat bugün ise siyasette ki yol ayrımı ve değişim tamamen Türk Devleti ve Kadim Türk Devlet Aklının denetim ve kontrolünde olmaktadır, şeklinde düşünüyorum! Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın MGK toplantı sonrası ve YAŞ kararları öncesi MHP Lideri Devlet Bahçeliyi evinde ziyaret etmesi, AK Parti içinden ayrılan eski Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanının yeni parti kurma çalışmaları ve devlete yakın üst düzey bir gazetecinin bir sermaye patronunu şehrimizdeki ziyaretlerini de bu çerçevede değerlendiriyorum! Peki, niçin?! Devletin Bekası,  Milletimizin de Birliği ve bölgemizdeki tüm yasal haklarımız, ulusal ve sınır güvenliğimiz adına yapılmaktadır! Aksi halde Anadolu’da duramazsınız! Aksi halde Anadoluyu dar ederler!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir