Anadolu İrfan Medeniyeti!..

Yazılarımızda sürekli olarak,  Anadolu irfan medeniyetinden dem vuruyoruz!. Türk tarihi aynı zamanda, insanlık ve mazlum milletler adına, barış ve huzur,  diriliş ve ihya,  ilim, hikmet  ve irfan medeniyetidir!. Tabii ki bazı dost ve okuyucularımızdan övgü olduğu kadar eleştirilere de muhatap olduğumuzu ifade etmeliyim! Peki, Anadolu İrfan medeniyeti nedir, kelam ve kalem  izin verdiği kadarı ile kabaca izah etmeye çalışalım!.

İrfan sözlükte; bilme, anlama ve kültür olarak tanımlanır! İrfan, bireyin maddi ve manevi, zahir ve batın hayatında ki nefsani basamakları bir bir kat ettiği, ilerleme ve yükselme,  arınma, kemal ve tekamüle doğru açılan kapıdır!. İnsan denen varlık için bu alemde ki her şey kuru bir kavga ve yarıştan ibarettir!. Kuran-ı Kerim’in  ilk emri ve buyruğu  bu çerçevede okumaktır!.  Peki,  okumaktan  gaye nedir?! Sadece kuru bir okumak olmasa gerekir! Okumak, öğrenmek, anlamak, anlamlandırmak, yaşamak ve tekamül etmek!.

İrfan, aynı zamanda, ilmin en yüksek noktası anlamında kullanılan bir kavramdır. İlim ve irfan sahibi dediğimizde, hem ilmi, hem de ilmi yaşamak ile hasıl olan meleke haline gelmiş ahlaki davranışı olan birey anlaşılır!. Cemil Meriç rahmetli,  kültürün karşısına irfanı koyar!. Kültür insanoğlunun ekip ürettiği bilginin, topluma mal olup önce yaşama biçimi, sonra görüş ve davranış haline gelmiş olan formudur!

Anadolu ifan medeniyet kavramı, toplantılarda ve dost meclislerinde ki sohbetlerde,  son zamanlarda daha sık kullanılır olmuştur!. Acaba neden?! İrfan, bir tür bilgeliktir!. Bilmek, hayatı ve dünyayı  öğrenmek anlamındadır!. Günümüz dünyasında,  yaşamak ve öğrenmek arasındaki irtibat kopmuştur!. Her şey sanal olduğu gibi insanlar  da sanal ve sun’i bir hal almıştır!. Yani yaşamak dediğimiz şey süreklilik arz eden bir  öğrenme, gelişme ve tekamül yoludur!.

Sonsuz Hikmet ve İlim Sahibi Yüce Allah, Zümer suresi 9. Ayeti Kerime de;  De ki: Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl ve iz’an sahipleri bunu anlar, buyrulur!. Dünyaya geliş gayemiz ve çektiğimiz sıkıntıların nedeni; dövünmek ve şikayet için değil, hayattan kendimiz adına bir şeyler öğrenmektir! Olgun, erdemli ve kamil  bir insan olabilmek adına!.  

Arifler, bilgiyi, irfan, marifet ve yakin kavramları ile ifade etmiştir! Peki, yakin ne demektir?! Yakin bilgi, kesin bilgi demektir. Delil ve burhan ile elde edilen bilgi anlamına gelmektedir!  İlmel yakin bilgi;  ilimle bilmek!.  Salim akıl ve sahih naklin ifade ettiği bilgidir. Kesinlik ifade eden bilgilerin en aşağı derecesidir! Aynel yakın bilgi; gözle görerek bilmek! Duyularla ya da tecrübe ile elde edilen, bizzat müşahede sonucu ortaya çıkan bilgidir! Hakkel yakın bilgi  ise;  her şeyi ile bilmek ve vakıf olmak demektir. Bizzat yaşanarak elde edilen bilgidir. Kesinlik ifade etme bakımından en üstün bilgidir!  Arifler, ilimsiz marifet muhal ve marifetsiz ilim vebaldir, buyurmaktalar!.

Anadolu irfan medeniyeti,  farklılıkları ayırıcı, yok edici ve parçalayıcı bir etken olarak değil, bir zenginlik kabul eden farklı ırk, dil, din, mezhep ve görüşlere sahip insanlara karşı hoşgörü içerisinde birlikte yaşamayı,  şefkat ve merhameti esas almak demektir! Çünkü, Dünya ve dünya insanlığı bugün için bu  paradigmaya muhtaç bir konumdadır!. Çünkü tüm yollar tıkanmış ve  kapanmıştır!.

Hz. Peygamber efendimiz ( sav ); Beyazın, siyaha bir üstünlüğü yoktur. Siyahın da beyaza bir üstünlüğü yoktur, buyurmaktadır!. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan; Bu ilke doğrultusunda ırk ve renk, din ve dil ya da mezhep ve inanca dayalı hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm insanlığın haklarını korumak için mücadele vermeye devam edeceğiz, ifadelerinin, dünya insanlığının mezkur konulardan kaynaklı bugün için  geldiği ve  yaşamış olduğu durum, barışı ve huzuru zaviyesinden  çok calibi dikkat olduğunu düşünüyorum!.

Anadolu irfan medeniyeti; hayatı ve  insanlığı; bilgi, hikmet ve ahlaki bir bütünlük içinde ele almaktır!. Selçuklu ve Osmanlı kaynakları, Hoca Ahmet Yesevi ve İmam Maturidi, Hz. Mevlana ve Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli ve Ahi Evran,  Nasreddin Hoca ve Horasan erleri, direniş ve diriliş erleri, örnek, önder ve sembol şahsiyetlerin sergilemiş oldukları davranış ve kullandıkları hikmet dili, fütüvvet ve ahilik kültürü, irfan medeniyetini beslemiş, arada bazı dönemlerde inkıtalar olmasına rağmen, öz ve aslını korumak sureti ile  günümüze kadar taşınmıştır!.  Şimdi, yeniden şahlanma ve dünya insanlığına derman olmak vaktidir!.

Tarih ve kültür,  dil ve din, coğrafya ve gönül bağlarımız olan tüm bölgeler, mazlum milletler  ve tüm dünya insanlığının barış ve huzuru  adına, Kadim Türk Devlet Aklının nezaretinde, Türk Devlet kodları ve Anadolu irfan medeniyet ilke, ülkü, düstur, prensip ve bu kodları temsil eden  Anadolu diriliş erlerini  bekleşmektedir!.  Dedik ya, tüm yollar ve paradigmalar tıkanmış ve kapanmıştır!. İnsanlığa barış ve huzuru, hiçbir dönemde getirememiştir!. Çünkü, hepsi yok etmek, öldürmek, yakmak, yıkmak ve sömürü üzerine  kurulmuştur!.  Anadolu irfan medeniyeti ve bu medeniyetin temsilcisi olan diriliş ve direniş erleri ise, tüm dünya insanlığına barış ve huzur getirmek, insanlığa hadim olmak, ihya ve yaşatmak üzerine  bina edilmiştir!.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir