Koltuk Krizi ve Türk Devlet Aklı!.

Gazete  veya internet medyasında gördüğümüz ve okuduğunuz  bir haberin gerçek veya  propaganda amaçlı mı olduğunu nasıl anlayabiliriz?!  Gerçek olmadığı ve propaganda hedefli olduğunu ele veren ipuçları nelerdir? Normal, sıradan, işinde ve aşında olan bir vatandaş, devleti ve milletine karşı hataya düşmemek adına,  böyle haberleri  nasıl okumalı ve yorumlanmalıdır?!

Geçtiğimiz günlerde; Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in,  Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmedeki oturma düzeni, Batı medyasında koltuk skandalı eleştirileri ve Türkiye’ye yönelik ayrımcılık temelli suçlamalar yapılmasına neden olmuştur! Neden acaba?!

AB protokol birimleri arasındaki koordinasyonsuzluk; Michel ve Leyen arasındaki güç çekişmesinden kaynaklanmıştır!. AB içindeki birimler arası GÜÇ ve bireyler arasında ki EGO savaşı, diyebiliriz!. Peki, Türk Devleti ile ne ilgisi vardır?!. Ya da Türk Devleti üzerinden kim ve kimlere ne gibi mesaj vermeyi planlamaktadır?!

Yeni dünya düzeni ve sistemine matuf tüm devletler, Ankara kriterleri çerçevesinde, Türk Devleti ile görüşmek için sıraya girecek ve tek tek gelecekler!.  İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Dünyanın ikiye bölünmesi ve Soğuk Savaş döneminin başlaması için Yalta’da savaşın galipleri tarafından Sovyetler birliğinin dağılma sürecine kadar devam eden yeni dünya sisteminin çerçevesi çizilmiştir!

Bugün, Corona sonrasındaki yeni dünya düzeni ve sistematiğinin tüm anlaşma ve çerçevesi de Kadim Türk Devlet Aklı denetiminde ki Ankara’da çizilmekte olduğunu vurgulayalım! Birileri bu durumdan rahatsız olduğu için eften konular üzerinden arıza ve sorun çıkarmaya çalışmaktadır! Tüm mesele budur! Başkaca bir seçim ve tercihleri kalmamıştır! Gelecekler ve Biat edecekler!. Koltuk bahane ve kılıftır! Acaba koltuk üzerinden kendi kamu oylarına ne gibi mesaj vermektedir?!

AB Komisyonu, Michel ve Leyen’in protokol açısından eşit olduğunu vurgulamasına rağmen, resmiyet hiç de öyle değildir! AB  protokolüne göre  iki isim eşit değil!. Avrupa Parlamentosu Başkanı protokol gereği birinci, AB Konseyi Başkanı ikinci, AB Dönem Başkanı ülkenin lideri üçüncü, AB Komisyonu Başkanı ise dördüncü sırada gelmektedir! Türkiye, Konsey Başkanı’na Cumhurbaşkanı, Komisyon Başkanı’na da  Başbakan protokolü uygulamıştır!.

İtalya Başbakanı Mario Draghi; Koltuk krizi üzerine, Türkiye Devleti  Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’dan diktatör diye bahsetmesine, Ankara  çok sert tepki göstermiştir!. İtalya’nın Ankara Büyük elçisi Dış işleri Bakanlığı’na çağrılarak, Draghi’nin sözleri protesto edilmiştir! 

Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu; Atanmış İtalya Başbakanı Draghi’nin kabul edilemez, popülist söylemini ve seçimle göreve gelmiş Sayın Cumhurbaşkanımız hakkındaki çirkin ve hadsiz ifadelerini kuvvetle kınıyor, kendisine iade ediyoruz, dedi.  

Avrupa medyası ve siyasetçiler, ön yargılarını açığa vurmakta gecikmedi! Görüntüler üzerinden, Türk protokolü kriz çıkardı!. Kadın başkanı Erdoğan’ın yanına oturtmadı, dediler!. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinden çekilmesiyle kadın haklarının gündemde olduğu bir süreçte bunun yaşandığı!  Washington Post, Kadına sandalye verilmedi, başlığını kullanmıştır!

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli; AB, iki temsilcisinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesini ziyaretleri esnasında, Konsey Başkanının tekli koltukta, Komisyon Başkanının da kanepede oturması, günlerce Avrupa basınında tartışılmış, ön yargılı kesimler tarafından ülkemiz haksızca eleştirilmiştir!. AB Konseyi Başkanı’na Cumhurbaşkanı, Komisyon Başkanı’na da Başbakan protokolü uygulandığı bilinmektedir!. Bu koltuk meselesinden nem kapan ve estirilen yalan rüzgarına kanan İtalya’nın acemi ve çaylak Başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanı’na diktatör iftirası atmıştır!. Diktatör arayan kendi geçmişine bakmalıdır!.  Çok şükür bizden Duçe çıkmadı, Führer çıkmadı, Firavun çıkmadı, Franko çıkmadı, Salazar çıkmadı, ülkemizde de Nazi kalıntıları ve kara gömlekliler görülmedi, ifade ve vurgularının, Kadim Türk Devlet Aklı denetiminde ki Türk Devletinin,  Corona sonrası kurulma aşamasında ki Yeni Dünya düzenine ve sistematiğine matuf, Ankara vizyonu ve Ankara kriterleri çerçevesinde;  istiklal, istikbal ve BEKA yolculuğuna, salimen devam edecektir!

Share This:

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir