Enerji ve Koridor Savaşları!

1980’li yılların son dönemlerinde ağırlığını hissettirmeye başlayan doğalgaz ve enerji ihtiyacı ile dünyada, yeni bir dönem başlamıştır!

Hamas – İsrail arasında zuhur ettirilen savaş; Akdeniz ve Doğu Akdeniz havzasında ki DOĞALGAZ rezervi ve güvenli bir şekilde Avrupa ve başka ülkelere aktarımı, Türkiye’nin jeo-politik ve jeo-stratejik konumu çerçevesinden yeniden ve çok dikkatli okumak gerekmektedir!

Türkiye, Doğu Akdeniz havzasındaki Petrol – GAZ ve Enerjinin de AVRUPA’YA transferinde, By-Pass edilmeye çalışılmaktadır! Neden Acaba?

Türk Devleti jeo-stratejik konumu, hem kendi ihtiyaçlarını gidermek, hem de Avrupa’nın enerjisine çözüm getirebilmek hedefleri doğrultusunda bir dizi doğal gaz ve enerji hatları noktasından anlaşmalara imza atmıştır!

Türk Devletinin enerji aktarım hatlarının çözüme yönelik girişimleri sürekli olarak akametle sonuçlanmıştır! İçerideki siyasi, sosyal ve ekonomik krizlerle boğuşturulmak suretiyle enerji zaviyesindeki tüm girişimlerinde bir adım ileriye gidememiştir! Tanımlanamayan bir el sürekli olarak engel oluyor! Neden acaba?

Türkiye stratejik konumu, enerjide sadece Enerji Koridoru değil aynı zamanda bir Enerji Üssü olmak stratejisiyle uyumlu hale gelmektedir.

Doğalgaz hatları, stratejik açıdan pek çok ülke için çok önemli bir konudur! Türkiye jeopolitik konumu gereği, Asya’dan Avrupa’ya uzanması gereken enerji hatları, topraklarımız üzerinden geçmektedir!

Türkiye, geçtiğimiz 20 yılda, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeler arasında enerji talebinin en hızlı arttığı ülkedir! Türkiye; elektrik ve doğalgaz talep artışında Çin’den sonra dünyada ikinci sırada gelmektedir!

Dünyada ispatlanmış petrol ve doğal gaz rezervlerinin yaklaşık % 60’ına komşu bir bölgede yer alan

Türkiye, bölgesindeki en büyük doğal gaz ve elektrik pazarlarından biri haline gelmiştir!

Türkiye, enerji talebini karşılamakta yaklaşık %74 oranında dışa bağımlıdır! Türkiye’nin enerji stratejisinin çok yönlü yapısı ve enerjide dışa bağımlılığı, bu alanda uluslararası ilişkilerin önemini artırmaktadır!

Türkiye; Enerji arz güvenliğini güçlendirmek için güzergâh ve kaynak çeşitlendirmesini sağlamak ana hedeflerinden biridir!

Enerji alanında hayata geçirilen projeler, konulan hedefler ve geliştirilen politikalar ile büyüme ve kalkınma noktasında bir üst lige çıkmayı hedeflemektedir!

Türk Devleti; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, 6 Nisan 2017 tarihinde; “ Milli Enerji ve Maden Politikasını” ilerleyen döneme yönelik enerji vizyonu ortaya koyması açısından son derece önemlidir!

Türkiye; Enerjinin üretiminden tüketimine, dağıtımından iletimine birçok alanında ilerleme ve gelişmeyi amaç edinen bu politika ile içinde bulunduğu değişim ve dönüşümü istikrarlı bir şekilde devam ettirmeyi hedeflemektedir!

Türkiye; Milli Enerji ve Maden Politikası, bu amaçla gündeme gelmiş ve ortaya attığı stratejilerle, küresel enerji piyasalarındaki konumunu sağlamlaştırmak adına programlanmıştır!

Enerji odaklı cari açığın düşürülmesi ve enerji sektörünün gelişmesine paralel olarak istihdam artışı sağlayarak güçlü bir ekonomik yapı oluşturulması sonucunda yüksek GSYH’ye ulaşılması amaçlanmaktadır!

Yerli enerji üretiminin artırılması ile enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve enerji arz güvenliğinin sağlanmasıyla kaliteli ve kesintisiz enerji temini gerçekleştirilerek ülkenin refah seviyesinin yükseltilmesi hedeflenmektedir!

Türkiye’nin yıllardan beri kronik bir sorunu haline gelen enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ile arz güvenliğine bağlı riskler, Milli Enerji ve Maden Politikaları çerçevesinde, minimize edilmesi öngörülmektedir!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir