Kalpgah – Kenar Kuşak ve Deniz Hakimiyeti Teorileri!.

Dünya geneli ve Ukrayna – Suriye ve İran özelinde yaşananları, küresel ve emperyalist güçlerin stratejist ya da yazarları tarafından ileri sürülen ve devlet politikası konumuna gelen, Kalpgah (Heartland) – Kenar Kuşak (Rimland) ve Deniz Hakimiyeti Teorileri çerçevesinde okumak gerekir.

  • İngiliz coğrafyacı Mackinder; 1902 ve 1904 yıllarında, Kalpgah Teorisini ( Heartland ) öne sürmüştür.

Kalpgah Teorisi ( Heartland ); Kim Doğu Avrupa’ya hükmederse Kalpgah’a hakim olur. Kim Kalpgah’a hakim olursa dünya adasına hükmeder. Kim dünya adasına hükmederse dünyaya hakim olur.

Mackinder; Kalpgah ile ( Heartland ) dünya adasından birbirine bağlı olan Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarını, ifade etmektedir.

Mackinder; Kalpgah’ı ( Heartland ); kuşatan iki hilal bulunduğunu! İç Hilal; Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Çin’den oluştuğunu. Dış Hilal; İngiltere, Güney – Kuzey Amerika, Afrika, Avustralya, Okyanusya ve Japonya’dan oluştuğunu ileri sürmektedir.

  • 1944 Yılında, Amerikalı Spykman; Kenar Kuşak ( Rimland ) Teorisini ortaya atmıştır.

Amerikalı Spykman; Kenar Kuşak ( Rimland ) Teorisine göre, İngiliz Mackinder Kalpgah ( Heartland ) teorisi yanlıştır.

Amerikalı Spykman; Kenar Kuşak Teorisi; Eğer güç siyaseti için bir slogan gerekiyorsa; Kim Kenar Kuşağa hükmederse Avrasya’ya hakim olur. Kim Avrasya’ya hakim olursa dünyanın kaderini kontrol eder, şeklinde olmalı, diyor.

Amerikalı Spykman Kenar Kuşak Teorisine göre; Kalpgah ( Heartland ); Kuzey Buz Denizinden, güneye Karpat Dağlarına, Balkanlara, Anadolu, İran ve Afganistan’dan Altay Dağları’na kadar uzanan büyük alanı kaplamaktadır.

Amerikalı Spykman Kenar Kuşak Teorisine göre; tek güç hakimiyetini önlemek için ABD’nin Avrupa’da ciddi bir faaliyet göstermesi gerektiğini savunmaktadır.

Amerikalı Spykman Kenar Kuşak Teorisine göre; ABD, Avrupa’da daha etkin olmak adına, her türlü uluslararası kuruluşlara destek vermesi ve bu bölgelerin politik düzenleri de kontrol altında tutulmalı, diyor.

ABD, Dünya Savaşının bitiminde, Avrupa’da daha etkin olabilmek adına, Spykman; Kenar Kuşak ( Rimland ) stratejini uygulamıştır.

  • Alfred Thayer Mahan ( 1840 – 1914 ), ABD’nin 20. yüzyıl deniz stratejisinin kurucusu; İngiltere, Almanya ve Japonya deniz güçlerinin gelişiminin de büyük ölçüde etkileyicisi, olduğu ifade edilmektedir.

İngiltere’nin dünyaya hükmettiği bir dönemde, Amiral Mahan, ülkesi ABD’nin dünya gücü olması için deniz hakimiyeti teorisi, denizlere hakim olan bir devlet tüm dünyaya hakim olur, teorisi ve stratejini ortaya atmıştır.

Amiral Mahan deniz hakimiyeti teorisi; deniz gücünün unsurlarını altı olarak belirlemiştir.

Bu unsurlar; coğrafi konum, fiziki yapı, toprakların genişliği, nüfus sayısı, milli karakter, hükümetin karakteri ve politikasıdır.

Bu unsurlardan en önemli olanının ise milli karakter olduğunu; Bir ülkenin coğrafi konumu her ne kadar deniz gücü için avantajlı olsa da, üzerinde yaşayan insanlar denizci bir karaktere sahip değilse deniz gücü harekete geçirilemez ve kullanılamaz.

  • Deniz Ticaret Odası’nın Denizcilik Sektör Raporu verilerine göre; küresel ticaretin yüzde 88’i deniz yolu üzerinden sağlanmaktadır.

Deniz yolu taşımacılığının diğer taşıma türlerine göre avantajları fazla olduğu. Demiryolu taşımacılığına oranla 3.5 kat, havayolu taşımacılığına oranla 20 kat, karayolu taşımacılığına oranla 7 kat daha UCUZ olduğu ifade edilmektedir.

Deniz Hakimiyeti Teorisi çerçevesinde; Süveyş Kanalı, Cebelitarık, Seylan, Singapur, Babül-mendep Boğazı, Seylan Kanalı, Tayvan Kanalı, Kore Kanalı, Hürmüz Boğazı, gibi kritik noktaları kontrol altında tutarak denizcilik gücüne ve enerji kaynakları başta olmak üzere dünya ticaretine hâkim olma çalışmalarının giderek arttığı görülmektedir.

Denizyolu taşımacılığı zaviyesinden bazı KANAL ve GEÇİŞLER ne kadar önemli olduğu. KANAL ve GEÇİŞLERE, kim ya da kimlerin hakim olacağı savaşı verilmektedir.

Barbaros Hayrettin Paşa’ya atfedilen “ Denizlere Hâkim Olan Cihana Hâkim Olur ” sözü, Amerikan Alfred Thayer Mahan veya İngiliz Walter Raleigh tarafından söylemiş olduğu iddiaları ortaya atılmaktadır. Neden Acaba?

Amerikan Alfred Thayer Mahan veya İngiliz Walter Raleigh tarafından benzer ifadeler söylenmiş olsa da, tüm tarihi ve denizcilik araştırmalarında; bu ifadeleri, tarihte ilk olarak söyleyen, Barbaros Hayrettin Paşa olduğu ifade edilmektedir.

27 Kasım 2019 tarihinde, Libya’nın Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile Türkiye arasında imzalanan, Denizcilik Anlaşması veya Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması ( MEB – Münhasır Ekonomik Bölge ) Mavi Vatan ve Deniz Hakimiyeti Teorileri çerçevesinde okumak gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti; denizlerdeki askerî gücünü artırmak ve savunma sanayisinde tam bağımsızlık hedefini güçlendirmek adına; Mavi Vatan ve Deniz Hakimiyeti Teorileri çerçevesinde; Milli Uçak Gemisi ( MUGEM ), Milli Denizaltı ( MİLDEN ), Hava Savunma Harbi Muhribi ( TF-2000 ), Reis Sınıfı Denizaltılar, Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemileri, İstif Sınıfı Fırkateynler, AMFİBİ – Yeni Tip Çıkarma Gemileri, Milli Hücumbot ( TTH ), Yeni Tip Mayın Arama Gemileri, Kıyı Römorkörleri ve Okul Gemisi projeleri farklı tersanelerde inşa edilmeye devam etmektedir.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir