BİR ÜLKENİN GÜCÜ SADECE ORDUSUYLA ÖLÇÜLEMEZ!
Dünyanın hali ortada. Savaşlar devam ediyor. Ülkeler birbirleriyle ekonomik mücadele ediyor. Enerji kaynakları için rekabet artıyor. Ticaret yolları yeniden şekilleniyor. Teknoloji, ülkelerin gücünü belirleyen en önemli alanlardan biri haline geliyor.
Ekonomi Güvenliği, Ulusal Güvenlik kadar önemlidir!
Peki, Ekonomi Güvenliği ne demek?
Bir ülkenin kendi ayakları üzerinde durabilmesi! Kendi üretimini yapabilmesi! Enerjisini güvence altına alabilmesi! Gıda konusunda dışa bağımlı olmaması! Teknolojide başkalarına muhtaç kalmaması! Kriz dönemlerinde ekonomisinin ayakta kalabilmesi!
Bir ülke için ekonomi güvenliği bunları ifade etmektedir!
Geçmişte savaş denildiğinde; tanklar, toplar, füzeler, uçaklar ve askerler gelirdi.
Bugün; Ekonomisi zayıf olan bir ülkenin ekonomisine, yaptırım uygulanabiliyor. Bankacılık sistemi hedef alınabiliyor. Enerji kaynakları üzerinden baskı kurulabiliyor. Ticaret yolları değiştirilebiliyor. Teknoloji ihracatı sınırlandırılabiliyor. Çip üretimi üzerinden ülkeler birbirlerine baskı uygulayabiliyor.
Savaşlar, sadece cephede değil; Ekonomik olarak, Ekonomi ve Finans alanında yaşanıyor.

Güçlü bir ordunun yanında güçlü bir ekonomiye sahip olmak artık bir tercih değil, ulusal güvenlik adına bir zorunluluk haline gelmiştir!
Bir devletin güçlü olabilmesi için ekonomik kaynaklara ihtiyacı vardır! Savunma sanayisi para ister.
Ordu para ister. Eğitim para ister. Sağlık sistemi para ister. Teknoloji yatırımı para ister. Altyapı yatırımı para ister.
Ekonomisi zayıf olan bir ülkenin uzun süre güçlü kalması kolay değildir!
Burada mesele büyümek değildir; Nasıl büyüdüğünüz önemlidir!
Bir toplum ya da bir ülke; Üretmeden tüketiyorsa! Sürekli borçlanıyorsa! İthalata bağımlıysa!
Enerjiyi dışarıdan alıyorsa! Teknolojiyi dışarıdan satın alıyorsa!
Ekonomik olarak göstergeler büyüme olarak ifade edilse de, Güvenlik ve Ulusal Güvenlik, aynı oranda büyümüyor, demektir!
Türkiye açısından ekonomi güvenliği çok daha önemli; Türkiye sıradan bir coğrafyada bulunmuyor.
Enerji bölgelerinin yanı başında ve Avrupa ile Asya arasında önemli bir konumda! Karadeniz’e açılıyor ve Akdeniz’de önemli bir ülke konumunda! Ortadoğu’ya komşu ve Kafkasya ile bağlantıları bulunmaktadır!
Böyle bir coğrafyada güçlü olmak demek, ekonomik olarak da güçlü olmayı gerektirir!
Türkiye, jeo-stratejik olarak bulunduğu coğrafya da, sadece askeri gücünü değil, ekonomik dayanıklılığı ve güvenliğini de artırmak durumundaıdr!
Ekonomi güvenliğinin en önemli başlıklarından biri enerji!
Bir ülke enerjide tamamen dışarıya bağımlıysa, kriz dönemlerinde ciddi risklerle karşı karşıya kalabilir; Petrol, Doğalgaz, Elektrik, Yenilenebilir enerji ve Nükleer enerji.
Bunlar, sadece ekonomik mesele değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesidir.
Enerjisi güvenli olmayan bir ülke ve ekonominin geleceği tam anlamıyla güvenli değildir!
Bir ülke kendi insanını besleyemiyorsa ekonomik olarak ne kadar güçlü olduğunun bir anlamı olmayacaktır!
Tarım arazilerini korumak ve Çiftçiyi üretimde tutmak! Su kaynaklarını korumak ve Tohum konusunda güçlü olmak! Hayvancılığı geliştirmek!
Dünyanın yeni savaşı; Teknolojik alanda olacaktır! Çipler ve Yapay zekâ! Savunma teknolojileri ve Uydu sistemleri! Siber güvenlik, Robotik ve Büyük veri!
Bir ülke teknolojide dışarıya bağımlıysa, sadece ekonomik olarak değil, stratejik olarak da risk taşımaktadır.
Türkiye’nin teknoloji üretimine daha fazla yatırım yapması gerekiyor.
Sadece teknolojiyi satın alan değil, Teknoloji üreten bir Türkiye.
Ekonomi güvenliğinin temelinde üretim var; Tarımda üretim! Sanayide üretim! Enerjide üretim!
Teknolojide üretim! Savunma sanayisinde üretim! Katma değerli ürünlerde üretim!
Üreten ülkeler EKONOMİK krizlere daha dayanıklıdır.
Tüketen ve dışarıdan ithal eden bir ülke ise ekonomik ve siyasi kriz dönemlerinde daha kırılgan hale gelecektir!
Mesele; Kritik alanlarda başkasına mecbur kalmamak!.
Bir başka önemli konu da güven. Ekonomide güven yoksa yatırım azalır. Yatırım azalırsa üretim yavaşlar. Üretim yavaşlarsa istihdam etkilenir. İstihdam etkilenirse toplumun refahı düşer.
Bu nedenle ekonomi yönetiminde öngörülebilirlik büyük önem taşıyor; Kurallar belli olacak. Hukuk güven verecek. Kurumlar güçlü olacak. Para politikasında güven olacak. Maliye politikasında disiplin olacak. Yatırımcı yarını görebilecek.
Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi aynı zamanda güven meselesidir.
Türkiye’nin ekonomi güvenliği konusunda; Üretimi artırmalı! Enerjide dışa bağımlılığı azaltmalı!

Tarım ve gıda güvenliğini güçlendirmeli! Yüksek teknoloji üretimine yatırım yapmalı! Eğitim sistemini geleceğin ekonomisine göre yeniden düşünmeli! Ekonomide güven ve öngörülebilirliği güçlendirmeli!
Ekonomi Güvenliği hükümetlerin değil, devlet meselesidir.
Dünyada yeni bir dönem başlıyor; Eskiden ülkelerin gücü daha çok askerleriyle ölçülüyordu.
Bugün ise tablo çok daha farklı; Ekonomisi güçlü olan, Teknolojisi güçlü olan, Enerjisini kontrol eden, Gıdasını güvence altına alan, Üretim kapasitesi yüksek olan ve krizlere dayanıklı bir ekonomik sisteme sahip olan ülkeler daha güçlü hale gelmektedir!
Dünya değişirken ve yeni bir sistem kurulurken; Türkiye; geleceğini sadece sınırlarında değil, fabrikalarda, tarlalarda, üniversitelerde, teknoloji merkezlerinde ve enerji sahalarında da savunması gerekmektedir!
Ekonomi Güvenliği bir ülke için Ulusal – Milli güvenliğin bir parçasıdır.
Türkiye, sadece büyümek odaklı değil; Güvenli büyümek, Üreterek büyümek, Teknoloji üreterek büyümek, Enerjisini güvence altına alarak büyümek, Tarımını koruyarak büyümek ve İnsanına güven vererek büyümek, durumundadır!
Güçlü bir ülke, sadece çok silahı olan ülke değildir!
Güçlü bir ülke, ekonomik bir kriz geldiğinde ayakta kalabilen ülke demektir!
Ekonomisi güvenli olmayan bir ülkenin geleceği de ulusal güvenliği de tam anlamıyla güvenli değildir.
Ekonomik güvenlik ve bağımsızlık, ulusal – milli güvenliğin ta kendisidir.