Konya TEKNİK Üniversitesine, REKTÖR Atanması!

Konya Teknik Üniversitesi; 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan 7141 sayılı kanunun yedinci maddesi ve 2809 sayılı kanuna eklenen Ek Madde-179 ile kurulmuştur.

Bu süreçte, Şehir dışından, şehirdeki yerel siyaset ve yerel dinamiklerden bihaber, TEKNİK bir akademisyen, kurucu Rektör olarak atanmıştır.

Kurucu Rektör, dört yıllık görev süresinde, sadece kuruluş işlemleri, akademik ve idari kadro, alt yapı anlamında, büyük bir mücadele verdiğini de, not edelim.

Kurucu Rektör, ikinci dönem bir kez daha ataması yapılmadığı için YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL bir SERMAYE grubunun BASKI ve girişimleri, KULİS ve LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, Konyalı bir akademisyen, Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, 15 Eylül 2022 tarihinde, REKTÖR olarak atanmıştır.

15 Eylül 2026 tarihinde, Prof. Dr. Osman Nuri Çelik hoca, görev süresi dolacağı için ya yeniden ikinci dönem REKTÖR olarak atanabilir!

Her seçim ve tercih bir vazgeçiştir! Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubuna, mezkur konularda, ŞEHİR ve ÜLKE adına, büyük bir VEBAL ve SORUMLULUK yüklenmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!

  • Peki, Kuruluş süreci, Akademik ve İdari Kadro, Alt Yapı konusunda, kurucu Rektör döneminde büyük bir aşama kat edilmiş olmasına rağmen, 15 Eylül 2022 tarihinden bu günlere DÖRT yıldır REKTÖR olarak görev yapan, Osman Nuri Çelik hocaya; özellikle KAMPÜS İNŞAATI, ARAŞTIRMA – GELİŞTİRME – BİLİMSEL FAALİYETLER – TEKNOLOJİ ÜRETİMİ, ÜLKE ve ŞEHİR Ekonomisine Katkı, zaviyesinden neler yaptığını, sormak gerekir?

Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun ( ÖYK ) 28 Aralık 2016 tarihli kararıyla, toplamda 5 adadan oluşan, yaklaşık DOKUZ YÜZ BİN metrekare taşınmazlar, ‘’Selçuk Üniversitesi Sanayi Kampüs Sahası’’ tahsis işlemi, KONYA TEKNİK ÜNİVERSİTE kurulmasına matuf olduğunu, bir kenara not edelim.

Şehirlerin gelişimi ve Ülkenin Kalkınması zaviyesinden Üniversite Sanayi işbirliği ve özellikle TEKNİK Üniversitelerin önemi ve katkısı büyüktür.

Selçuk Üniversitesine, 28 Aralık 2016 tarihinde, Organize Sanayi Bölgesinde tahsis edilen taşınmazlar, Konya Teknik Üniversitesinin alt yapısına matuf olarak hayata geçecektir; başkaca bir saik ile kullanılamayacaktır.

  • Tüm bu gelişmeler çerçevesinde, ilgili ve yetkili konumda olanlara, Konya Sanayisinin bilimsel altyapısını oluşturmak ve üniversite sanayi işbirliğini geliştirmek adına, Konya Teknik Üniversitesi Kampüs İnşaat alanı ile ilgili, yerel dinamikler ve yerel siyasiler, özellikle de dört yıldır Rektör olarak yapan Prof. Dr. Osman Nuri Çelik Hoca’ya, bir gazeteci olarak, KAMU ve KAMUOYU adına, bir kaç sorumuz olacaktır.

18 Mayıs 2018 tarihinde resmi kuruluşu gerçekleşen ve bir yıl önce, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Konya Teknik Üniversitenin alt yapısı için Organize Sanayi Bölgesinde, beş adadan oluşan DOKUZ YÜZ BİN metrekare tahsisi yapılan taşınmazlara, Kampüs İnşaatı, neden başlamıyor ya da yapılamıyor?

Peki, Organize Sanayi Bölgesindeki, beş adadan oluşan DOKUZ YÜZ BİN metrekare tahsisi yapılan Arsanın DÖRT ada, yaklaşık Yedi YÜZ ELLİ BİN METREKARESİ, YEREL YÖNETİMLERE, hangi gerekçeler ve hangi şartlarda, neden devir edilmiştir?

Peki, Organize Sanayi Bölgesinde, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından devri yapılan DOKUZ YÜZ BİN Metre kare ve Fırat Caddesi – Ardıçlı Bölgesindeki; Bir Milyon Metre Kare taşınmazların güncel piyasa değerini, Kamuoyu ve Yetkililerin takdirlerine sunarım.

Peki, Yerel Yönetimlere Devri yapılan; Organize Sanayi Bölgesindeki Yedi YÜZ ELLİ BİN Metre kare ve Fırat Caddesi – Ardıçlı Bölgesindeki; Bir Milyon Metre Kare taşınmazlara karşılık alınan; İstanbul yolu üzerinde – Dokuzun Beli mevkiinde ” KAMPÜS ” İnşaatı yapılacak tarlanın değerlendirmesini de, Kamuoyu ve yine Yetkililerin takdirlerine sunarım.

Peki, Organize Sanayi Bölgesindeki, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından devri yapılan DOKUZ YÜZ BİN METREKARELİK arsadan, Konya Teknik Üniversitesinde tapusu kalan, YÜZ ELLİ BİN METREKERE ARSANIN SATIŞINI, KİM ya da KİMLER, kim ve kimler adına, NASIL – NEDEN ve NELER adına yapacaktır?

Peki, Organize Sanayi Bölgesinde, Üniversite uhdesinde tapusu kalan, YÜZ ELLİ BİN METREKARE ARSA SATIŞINI, Konya Teknik Üniversite, NEDEN yapmıyor ya da yapamıyor?

Peki, Yerel Yönetimler, Organize Sanayi Bölgesinde, Üniversite uhdesinde tapusu kalan, YÜZ ELLİ BİN Metre kare ARSA SATIŞINI, Konya Teknik Üniversitesine, Yerel Yönetimlerin MALİ Tablosuna göre, geri ödeyecek olmasına, NELER demeli?

Peki, Organize Sanayi Bölgesindeki, şerhli arsa, başka bir bölgede, Konya Teknik Üniversitesi Kampüs alanı yapılması için Yerel Yönetimlere DEVİR edilmiş olmasına rağmen, bu güne kadar, NEDEN bir gelişme olmamıştır? Ya da NE ZAMAN olacaktır?

Peki, Konya Teknik Üniversitesi üzerine kayıtlı, Fırat caddesi – Ardıçlı Bölgesindeki, BİR MİLYON Metre kare ARSA, Yerel Yönetimlere, NEDEN ve HANGİ gerekçeler – hangi şartlarda, DEVİR edilmiştir?

Peki, 2023 yılında, Konya Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesine proje çizimleri yaptırılan ve Döner Sermaye üzerinden, BEŞ YÜZ BİN TL ödemesi yapılan, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, 1. ETAP Projesi, NEDEN ÇÖPE Atılmıştır?

Peki, 2025 yılı Kasım ayında, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, sadece 1. ETAP Projesi için ihaleye çıkılması ve neredeyse, ON ÜÇ MİLYON TL. ÖDEME yapılmasına, NELER demeli?

Peki, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, sadece 2. ETAP Projesi için de, OTUZ BEŞ MİLYON TL. Bütçe tahsis edilmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!

Konya Teknik Üniversitesi KAMPÜS İnşaatının tamamlanması, bu tempo ile devam edilirse, tüm yönetim birimleri ve dersliklerin AVM’DEN dönüştürülme binadan taşınması, neredeyse, OTUZ YIL sürecek gibi!

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, sadece 1. ETAP için 2023 yılından itibaren gönderilen bütçe, başlama 2023 yılı ve bitiş tarihi olarak 2027 yılı ilan edilmiş olmasına rağmen, İNŞAAT bu günlere kadar, NEDEN başlatılmamıştır?

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, sadece 1. ETAP, bugün için 2029 yılına kadar İnşaatın bitişi için onaylanan BÜTÇE, Üniversite Yönetimi ya da Yapı İşleri Daire Başkanlığı tarafından, daha inşaat başlamadan KDV Dahil, İKİ YÜZ MİLYON TL. gibi bir rakam neden aşılmıştır?

Peki, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, sadece 1. ETAP için onaylamış olduğu bütçenin üzerine çıkılmasına rağmen ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığından EK BÜTÇE onay yazısı gelmeden, Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, hangi konuda ya da TEMEL ATMA konusu hakkında, bir BASIN Toplantısı düzenlemeyi ya da Basın Açıklaması yapmayı planlamaktadır?

  • Peki, Konya Teknik Üniversitesi, hem YÖNETİM ve hem de EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine, AVM’DEN dönüştürülme binada, ne zamana ve hangi tarihe kadar, devam edecektir?
  • Peki, Kuruluş sürecinden İKİ DÖNEM – SEKİZ YIL geçmiş olmasına rağmen, AVM’DEN dönüştürülme binada, YÖNETİM ve EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine devam eden, Konya Teknik Üniversitesine, kim ya da nasıl bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı?

1 -) 6 Temmuz 2024 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Teknik Üniversitesi, KAMPÜS İnşaatı NE Durumda?


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/06/konya-teknik-universitesi-kampus-insaati-ne-durumda/

Cumhurbaşkanlığı, Tüm KAMU KURUMLARINA; DİSİPLİN Süreçlerinin YÖNETİMİ Konusunda, UYARILARI!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü; tüm kamu idarelerine genel bir yazı göndermek suretiyle, disiplin işlemlerinde usul hataları ve yargı işlemlerini en aza indirmek amacıyla dikkat edilmesi gereken hususlara dair, genel bir yazı göndermiştir.

Genelgede; disiplin soruşturmalarının hatalı yürütülmesi nedeniyle idarenin aleyhine sonuçlanan davaların sayısının arttığı, bunun kamuya ek maliyet oluşturduğu ve süreçlerin titizlikle yürütülmesi gerektiği, vurgulanmaktadır.

  • Peki, özellikle Üniversiteler de, Üniversite ve Fakülte yönetimlerinin bazı akademisyenlere yönelik KEYFİ olarak açmış oldukları Disiplin SORUŞTURMALARI, AÇIĞA Alma ve akabinde gelen YARGILAMA süreçlerine neler demeli?

  • Peki, KEYFİ açılan disiplin soruşturması, Açığa alma ve YARGILAMA akabinde, akademisyen adına kaybedilen ZAMAN, MORAL – MOTİVASYON ve Üniversiteye yüklenen YARGILAMA giderleri ve Maddi TAZMİNATA neler demeli?

  • Özellikle Üniversiteler ve tüm KAMU Kurumlarında, KEYFİ olarak açılan DİSİPLİN SORUŞTURMALARI, AÇIĞA alma ve akabinde gelen YARGILAMA sonrasında, kurumlara yüklenen tüm masrafları, disiplin soruşturması açan kişiden tahsil etmek gerekir!
  • Devletin mezkur konulardaki zararı ya da YARGILAMA süreci ve daha sonra GERİ DÖNEN kişilere HAZİNEDEN ödenen TAZMİNAT, açık ve şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanmalı!
  • KAMU kurumları ve özellikle ÖZERK yapısından kaynaklı Üniversitelerde, birilerinin KEYFİ olarak açtığı, DİSİPLİN SORUŞTURMASI, AÇIĞA alma ve YARGI süreçlerinin önü kapatılmalı!
  • KAMU kurumları ve özellikle ÖZERK yapısından kaynaklı Üniversitelerde, birilerinin KEYFİ olarak açtığı DİSİPLİN SORUŞTURMASI, AÇIĞA alma ve YARGI süreçlerinde, SABİT ve KESİN deliller olmadan sürecin başlatılmasına asla izin verilmemeli!
  • Özellikle Üniversiteler de, İdarenin keyfi olarak disiplin soruşturması açtığı ve açığa alınan, daha sonra da mahkeme kararı ile geri dönen akademisyenlere, kurum kasasından, BEŞ – ON MİLYON TL. TAZMİNAT ödendiğini de hatırlatmak isterim!
  • Peki, özellikle AKADEMİK camiada, kişisel sorunlardan kaynaklı açılan DİSİPLİN SORUŞTURMALARI, AÇIĞA ALMA ve YARGILAMA sonrasında, geri dönen akademisyenin İTİBAR SUİKASTINA uğramış olmasının Manevi bedelini kim ya da kimler ödemesi gerekir?
  • Peki, Konya özelinde, tüm KAMU Kurumları ve özellikle de Konya’daki DEVLET Üniversitelerinde, keyfi olarak açılan DİSİPLİN SORUŞTURMALARI, AÇIĞA ALMA ve YARGILAMA giderleri olarak, KAMU kurumları ve Üniversite bütçesinden Ödenen TUTAR ne kadar?
  • Peki, Konya özelinde, tüm KAMU Kurumları ve özellikle de Konya’daki DEVLET Üniversitelerinde, keyfi olarak açılan DİSİPLİN SORUŞTURMALARI, AÇIĞA ALMA ve YARGILAMA sonrasında, görevinin başına İADE edilen personel ve AKADEMİSYENLERE, KAMU Kurumları ve Üniversite bütçesinden ÖDENEN TAZMİNAT tutarı ne kadar?

Genelgede; on bir başlıkta dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili olarak açıklama yapılarak disiplin iş ve işlemlerinde idareye karşı açılan davaların azaltılması, idarenin aleyhine sonuçlanan davalarda yeniden dava açılmasına sebebiyet verilmemesi, ödenen/ödenecek tazminatlar ile yargılama giderlerinin en aza indirilmesi, hem yargı hem de idarenin yükünün artırılmaması açısından tasarruf tedbirlerine uygun davranılması hususlarına, dikkat çekilmektedir.


Genelgede; Kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadakat yükümlülüğünün kamu hizmetlerinin belirli bir disiplin içinde yürütülmesinin sağlanmasıyla yakından ilişkili olduğu açıktır.


Bu doğrultuda kamu görevlilerinin görev, yetki ve sorumlulukları kamu hizmeti gerekleri ile sınırlandırılmış, bu sınırların dışına çıkanların ise disiplin cezası ile cezalandırılmaları ilgili kanunlarla öngörülmüştür.


Bu minvalde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kamu görevlilerine uygulanacak disiplin hükümleri konusunda genel kanun niteliği taşımakla birlikte diğer bazı özel kanunlarda da disiplin hükümlerine yer verilmektedir.


Genelgede; Disiplin cezalarının amacı, hizmetin sürekli düzenli ve etkin bir şekilde sunulmasını ve kurum içi düzene aykırı davranışları yaptırım altına alarak devletin saygınlığını muhafaza edebilmesini sağlamaktır.


Bu itibarla disiplin cezalarının memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurması yönüyle sübjektif ve bireysel etkileri olduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal önemi bulunmaktadır.


Disiplin cezalarının verilmesine ilişkin mahkeme süreçlerinin ilgili mevzuata uygun olarak hukuka ve hakkaniyete göre tekamül ettirilmesi, hem kamu görevlilerinin haklarının korunmasıyla hem de kamu yararının tesisiyle yakından ilişkilidir.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından gönderilen yazıda, 11 kritik başlık altında dikkat edilmesi gereken hususlar tek tek sıralanmaktadır.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, disiplin süreçlerinde hem kamu düzenini ve hem de çalışan haklarının korunması için mevzuata tam uyumun zorunlu olduğu belirtilmektedir.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, Disiplin Süreçlerine İlişkin Genelgede Öne Çıkan Uyarılar;


1 -) Takdir Yetkisi ve Tarafsızlık; Kamu yöneticilerinin disiplin süreçlerinde keyfi uygulamalardan uzak durması, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda objektif biçimde kullanılması gerektiği.


2 -) Soruşturma Açılma Zamanı; Disipline aykırı davranış öğrenilir öğrenilmez ivedilikle soruşturma başlatılması gerektiği, zaman kaybının dava süreçlerinde idare aleyhine sonuç doğurduğu.


3 -) Savunma Hakkı; Savunma isteme yazılarında: isnat edilen fiillerin delilleriyle birlikte açıkça belirtilmesi, ilgili mevzuat maddelerine yer verilmesi, en az 7 gün süre tanınması gerektiği.


4-) Soruşturma Raporları; Raporların genel ifadelerle değil, somut, net ve delile dayalı hazırlanması ve hiçbir şüpheye yer bırakmaması gerektiği.


5 -) Soruşturmacı Yetkisi; Soruşturmacıların yetki sınırlarını aşmadan çalışması, yeni fiiller tespit edilirse ek görevlendirme yapılması gerektiği.


6 -) Disiplin Kurulları; Kurulların karar süreçlerinde mevzuata tam uyum, itirazlarda usule eksiksiz riayet edilmesi gerektiği.


7 -) Ceza Miktarı; Aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında miktarın açıkça belirtilmesi gerektiği.


8 -) Lehe Mevzuat; Fiilin işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren lehine hükümler varsa bunların dikkate alınması gerektiği.


9 -) Savunmaların Hazırlanması; İdare aleyhine açılan davalarda savunmaların eksiksiz, delilli ve hukuk birimleriyle koordineli hazırlanması gerektiği.


10 -) Yargı Kararlarının Uygulanması; Mahkemelerin idare aleyhine verdiği kararların geciktirilmeden ve eksiksiz uygulanması gerektiği.


11 -) Eğitim; Disiplin mevzuatı ve yargı içtihatları konusunda kurum içi eğitimlerin düzenli yapılmasının önemine, vurgu yapılmaktadır.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü; İdarenin aleyhine açılan davaların azaltılması, Yargılama ve tazminat maliyetlerinin düşürülmesi, Süreçlerin tarafsız ve hukuka uygun yürütülmesi, Kamu görevlilerinin haklarının korunması, Kamuda disiplinin objektif biçimde sağlanması amacıyla tüm kurumları dikkatli davranma konusunda, uyarmaktadır.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz imzalı yazıda; disiplin süreçlerinin yanlış yürütülmesinin hem kamu düzeni ve hem kamu çalışanlarının haklarını olumsuz etkilediği, ifade edilmektedir.