Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ATANMASI!

Bir ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ; Üniversite kurullarına başkanlık etmek. Üniversitenin yatırım programları, bütçe ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimler ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini almak ve Yüksek Öğretim Kuruluna sunmak. Üniversite birimleri ve her düzeyde ki personele, kontrol, gözetim ve denetim görevini sürdürmek.


Eğitim ve öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerinin planlanıp yürütülmesi. Bilimsel, idari gözetim ve denetim yapılması ve bu görevlerin alt birimlere aktarılması, takip ve kontrol edilmesi ve sonuçların alınmasında, yasalara karşı birinci derecede yetkili ve sorumlu kişidir.


Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun iki dönem – sekiz yıllık görev süresi, 2026 yılı Kasım ayında dolmaktadır.

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ADAYI olarak, Üniversite Koridorları ve Yerel Siyaset Kulislerinde, YÜZ YİRMİ Akademisyen isim konuşulmakta olduğunu, not edelim! Peki, NEDEN?


Kuruluşu yarım asrı geçen Selçuk Üniversitesine bu sayıda bir Rektör Adayının olduğu, ne duyulmuş ve ne de görülmüştür! Peki, NELER olmaktadır?


Böyle bir YÖNETİM Anlayışı ve REKTÖRLÜĞÜ, ben de yapabilirim diyen ve PROFESÖR olan tüm akademisyenler Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör Adayı olarak çıkmakta ve sınırları zorlamaktadır! Neden Acaba?


Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör Adayı olarak kulis yapan akademisyenler ve Yerel Siyaset, GÜÇ BİRLİĞİ yapacaklarına, birbirleri ile uğraşırken, ŞEHİR DIŞINDAN ve Şehir dinamiklerinden BİHABER, bir Akademisyen REKTÖR olarak atanırsa!


GÜN, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi tüm Akademisyenleri olarak, BİRLİK – BERABERLİK ve Enerjilerini de, Birleştirme vaktidir!


GÜN, Üniversite koridorlarında zedelenen ve örselenen Akademik Dostluğu, Kurumsal Barış ve Huzuru, Kurum Kültürü – Kurum Felsefesi ve Kurumsal Aidiyeti, yeniden tazelemek – kurmak ve kurumsallaştırmak vaktidir!


Gün, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesini, Durumsal Yönetim Anlayışından kurtarmak ve Kurumsal Yönetim Anlayışını, Üniversitenin her bir kademesinde, yeniden tesis etmek vaktidir!


Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinde İKİ Dönem REKTÖR olarak göre yapan Prof. Dr. CEM ZORLU; iki dönem – sekiz yılın devamı niteliğinde, kendisine yakın ve ya rektörlük yönetim kadrosundan ya da kendisinin işaret edeceği bir kişinin, Rektör olarak atanması için ANKARA ve YEREL çerçevede, LOBİ faaliyetleri ve KULİS yaptığını, yazılarımda sürekli olarak kaleme almaya çalışıyorum.


Peki, İki Dönem ve Sekiz Yıl REKTÖR olarak görev yapan bir kişi, kendisine yakın ya da Yönetim kadrosundan bir akademisyen Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR olarak atanması için hem YEREL SİYASET ve hem de ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyetlerini, NEDEN yapar ki?


Peki, Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE Grubu, kendilerine yakın bir akademisyen Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR olarak atanması için ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyeti yapmalarına, NELER demeli?


Peki, İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; ARAŞTIRMA — GELİŞTİRME – BİLİMSEL FAALİYETLER – TEKNOLOJİ ÜRETİMİ, ÜLKE ve ŞEHİR EKONOMİSİNE KATKI zaviyesinden neler yapıldığını, sormak gerekir?


UZAY – UZAY MEKİĞİ ve özellikle de, UYDU Çalışmalarının aksamadan yürütülebilmesi için ya kendisine YAKIN ya da kendisinin İŞARET edeceği bir kişi, REKTÖR olarak atanmalıymış!


DÜNYA Üniversiteleri YAYIN SIRALAMASI, Yeni Kurulan Üniversiteler – Asya Üniversiteleri – Avrasya Üniversiteleri – Afrika Üniversiteleri ve Avrupa Üniversiteler sıralaması gibi vb. kriterlerde, DÜNYA BİRİNCİLİĞİNE OYNAYAN bir Üniversitede ki, tüm Bilimsel (!) Çalışmalar aksamadan yürütülebilmesi için ya kendisine YAKIN ya da kendisinin İŞARET edeceği bir kişi, REKTÖR olarak atanmalıymış!

  • Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir kişi ya da Akademisyen REKTÖR olarak Atanmalı?
  • Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel Sermaye Gruplarına; ülke – şehir ve üniversite adına, çok büyük bir VEBAL ve SORUMLULUK yüklenmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!


Üniversiteler ve Akademiyi; Ülke ve toplum olarak günlük siyasetin dışında, olması gereken özerk yapısı ve politika üstü kurumlar olarak muhafaza edemedik.


Sistemden karşılıklı olarak beslenenler, birbirini beslediği – desteklediği ve koruduğu için olabilir mi?


Üniversiteler; Bilim ve teknolojide gelişmiş dünya üniversiteleri, üst düzey araştırmaların yapıldığı ve evrensel anlamda dünyanın her alanda ihtiyacı olan mesleki bilgilerin teorik ve pratik anlamda öğretildiği ve üretildiği yerlerdir.


Üniversiteler; Ehliyetli – Liyakatli – Bilgi – Beceri ve Aklını kullanan bilim insanları ile ilgilenir ve mümkün olduğunca, kaliteli ve kapasiteli bilim insanlarını bünyesinde tutmaya çalışır.


Ahbap çavuş ilişkisi çerçevesinde, yerel siyaset ve yerel dinamiklerin ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız oğlu – kızı – gelini -damadı ve yeğenleri üniversitelere doldurulmaktadır.


Üniversiteler; bilim insanı akademisyenlerin ne dinleri, ne ırkları, ne de yaşam tarzları ile ilgilenir. Sadece ülkesi adına, ciddi projelerinin olup olmadığı ve başarılı işlerle uğraşıp uğraşmadıklarını bakmalı.


Üniversiteler; insanlığın bir sorununu çözmeye hizmet eder, yeni buluş ve yeni patentlere kapı aralar, bu çalışmaların sonuçları, önce araştırmanın yapıldığı üniversiteye, şehre ve ülkeye, ekonomik katkı sağlar ve faydaya dönüşür.


Peki, Konya’daki Üniversiteler, mezkur alanda bir katkısının ya da faydasının olduğunu duyan ve gören var mıdır?


Üniversiteler; evrensel ölçekte bilim ile ilgili bilgilerin öğretilmesi ve sahada uygulanabilir hale gelmesi için araştırma – geliştirme ve bilim üretilen yerlerdir.


Peki, Konya’daki Üniversiteler, sahada uygulanabilir, Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji Üretimi konusunda, projelerini duyan var mıdır?


Üniversiteler; her türlü düşüncenin hür ve bağımsız olarak, kimseden çekinmeden ve korkmadan savunulduğu ve tartışıldığı yerlerdir.


Peki, Konya’daki Üniversiteler de, üst yönetime yakın; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız ve yardakçıların kılıcı, idealist ve ülke sevdalısı akademisyenlerin tepesinde NEDEN sallanmaktadır!


Bir Üniversiteye Rektör olacak akademisyen; öncelikle ve özellikle; üniversitesi, ülkenin geleceğini emanet edileceği öğrenciler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmalı.


Yoksa ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız onun adamı, şunun yakını, yerel siyaset ve yerel dinamiklerin damadı, oğlu, kızı gelini veya şuraya yakın, buraya yakın, şu partinin veya bu ekolün adamı şeklinde uzayıp giden aracılar ve tavassut, yeterli mi?


Böyle bir saik ile rektör ataması yapılacaksa, üniversite ve rektörden, ne bilim, ne akademik çalışma, ne de şehri ve ülkesine, fayda ve katkı beklemek hayal olacaktır.


Böyle bir durumda; eş, dost ve tanıdıklar, üniversitenin her biriminde işe alınmaya – atanmaya ve nama yazılı ihaleler havada uçuşmaya başlayacaktır.


Akabinde, Sorgusuz sualsiz harcamalar ardı ardına gelecektir.

Mezkûr Saiklerle atanmış bir REKTÖR; LA YÜS’EL – SORGULAMAZ olacaktır. Aklına esen tüm HARCAMALARA, bir KILIF üretecektir.


Yönetimlerin en büyük özelliği; AÇIK – ŞEFFAF ve HESAP VEREBİLİR olmaktır. Peki, HESAP VEREBİLECEĞİNİ düşünen var mıdır?

Soru soran olmayınca! Soru soranları da sevmedikleri için olabilir mi?


Neymiş Efendim! Soru soran bir dakika, soru sormayan ise ÖMÜR boyu APTAL olarak kalacaktır!


Ömür boyu APTAL olarak kalmamak adına, KAMU ve KAMUOYUNUN merak ettiği ve öğrenmek istediği sorunlar ve konular hakkında, sorularımızı yeniden sormaya devam edeceğiz.


1 -) 3 Ağustos 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!

https://ahmetunver.com.tr/2025/08/03/necmettin-erbakan-universitesi-rektor-adaylari/

2 -) 25 Şubat 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir Kişi, REKTÖR Olarak Atanmamalı?


https://ahmetunver.com.tr/2026/02/25/konya-necmettin-erbakan-universitesine-nasil-bir-kisi-rektor-olarak-atanmamali/

Türkiye’deki Üniversitelerin ‘PATENT ATIF’ Oranı Göstergesi

Üniversiteler; Ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, kaynak ve kadrosuyla bilim ve teknoloji üreten, araştırmaları teşvik eden, toplumsal gelişmelere öncülük yapan ve bilimsel yöntemler ile her meseleye çözüm arayan kurumlardır.


Üniversiteler; Bilgi üreten ve bilgiyi kullanabilecek insan yetiştiren kurum demektir. Üretilen bilginin topluma yayılmasını sağlamaktır.


Üniversiteler; Araştırma, geliştirme, bilimsel faaliyetler ve teknoloji üretmesi gereken kurumlar olarak bilinir.


Üniversiteler; Araştırma ve geliştirme, bilimsel faaliyetler, uygulama ve ülke – şehir adına gelişme ve kalkınma demektir.


Araştırma – Geliştirme, Bilimsel faaliyetler ve Teknoloji üretimi, ülkelerin hem gelişmesi ve hem de kalkınması zaviyesinden çok önemlidir.


Araştırma – Geliştirme, Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji üretimine önem vermeyen ülkeler, Teknoloji üreten ve geliştiren ülkelerin öncelikle EKONOMİK SÖMÜRGESİ ve sonra da UŞAĞI ve KÖLESİ olmak durumunda kalacaktır.


Araştırma – Geliştirme, Bilimsel faaliyetler ve Teknoloji üretiminin yoğun olarak yapıldığı yerler ise Üniversiteler olarak karşımıza çıkmaktadır.


Üniversitelerin kuruluş kodları arasında; Araştırma – Geliştirme, Bilimsel faaliyetler ve Teknoloji üretimine yoğunlaşmaktır.


Aksi halde, her şehir – her ilçe ya da her mahalleye bir üniversite açmak, ülkelerin gelişmesi ve kalkınması zaviyesinden bir katkısı olmayacaktır!


Geçtiğimiz günlerde, Scopus SciVal araştırma şirketi, Üniversitelerin, araştırma – geliştirme, bilimsel faaliyetler, bilimsel atıflar, teknoloji üretimi, patent başvuruları ve özellikle de, patentlerde ki atıf oranları konusunda bir araştırma rapor sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.


Scopus SciVal; 2021 – 2025 yılları arasında, uluslararası patent ofislerinde yer alan patentlerde atıf yapılan bilimsel yayınların üniversitelerin toplam yayın hacmine oranını içermektedir.


Scopus SciVal; 2021 – 2025 yılları arasında, uluslararası patent ofislerinde yer alan patentlerde atıf yapılan bilimsel yayınların üniversitelere göre dağılımda, Konya Teknik Üniversitesi ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesini ilk yirmi içinde görmekteyiz.


Scopus SciVal; 2021 – 2025 yılları arasında, uluslararası patent ofislerinde yer alan patentlerde atıf yapılan bilimsel yayınların üniversitelere göre dağılımda sıralamaya giren tüm üniversite yöneticileri ve akademisyenleri, özellikle de, Konya Teknik Üniversitesi ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi yöneticileri ve tüm akademisyenlerini, tebrik eder ve başarılarının devamını dilerim.


Peki, Selçuk Üniversitesi, Türkiye’de ilk kurulan üniversiteler arasında olmasına rağmen, patentlerde atıf yapılan bilimsel yayınların üniversitelere göre dağılımı raporunda, NEDEN göremiyoruz.


Konya Teknik Üniversite ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Selçuk Üniversitesinden ayrılmak suretiyle kurulan yeni üniversiteler olduğunu da, not edelim.


Peki, Yeni kurulan üniversiteler, Avrupa Üniversiteler sıralaması ve Asya Üniversiteler vb. sıralama da, birinci ya da ilk beşinci sıralarda olduğunu iddia eden Konya Necmettin Erbakan Üniversitesini, patentlerde atıf yapılan bilimsel yayınların üniversitelere göre dağılımı raporunda, ilk elli sıralamasında, NEDEN göremiyoruz?


Peki, Araştırma – Geliştirme, Bilimsel Çalışma, bilimsel Yayın, Teknoloji Üretimi, Atıf, Bilimsel Atıf ve Patent ne demektir?


Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge); Üniversiteler, İşletmeler veya Kurumların yeni bilgi, teknoloji, ürün ve süreçler geliştirmek ya da mevcut olanları iyileştirmek amacıyla yürüttüğü sistematik çalışmalar.


Araştırma ve Geliştirme Çalışmaları; Rekabet gücünü artırmayı, inovasyon yapmayı ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeyi hedefler.


Bilimsel Çalışma; Evrendeki olayları anlamak, yeni bilgiler üretmek veya sorunlara çözüm bulmak amacıyla verilerin sistematik olarak toplanması, analiz edilmesi ve yorumlanması süreci.


Bilimsel Yayın; Özgün araştırma sonuçları, deneyleri veya teorik çalışmaları, bilimsel yöntemlere uygun olarak aktaran, uzman hakem denetiminden geçmiş, akademik dergi veya kitaplarda yayınlanan güvenilir akademik metinler.


Teknoloji Üretimi; Bilimsel bilgi ve mühendislik yöntemleri kullanmak suretiyle, insan hayatını kolaylaştıran, araç ve vegereçler, sistemler ve yazılımların tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesi süreci.


Atıf; Bir metinde başka bir esere, yazara veya kaynağa gönderme yapma, bağlama, yöneltme ve kaynak gösterme – referans anlamına gelir.


Akademik çalışmalarda bir fikrin kime ait olduğunu belirtmek için kullanılır.


Bilimsel Atıf; Akademik çalışmalarda ( makale, tez, kitap) yararlanılan başka bir çalışmaya metin içinde kaynak göstererek gönderme yapma süreci.


Bilginin kaynağını belirterek intihali önler, çalışmaya akademik dürüstlük katar, argümanları güçlendirir ve okuyucuyu orijinal kaynağa yönlendirir.


Patent; Teknik bir soruna çözüm getiren, sanayi de uygulanabilir ve buluş basamağı içeren bir ürün veya yöntemin, sahibine belirli bir süre ( genellikle 20 yıl ) boyunca üretim, kullanım veya satış hakkı tanıyan resmi belge.


Patent Atıfı; Bir patent başvurusunun teknik içeriğiyle ilgili, başvuru sahibi veya inceleme uzmanı tarafından belirtilen mevcut patentler, dergi makaleleri veya diğer teknik dokümanlar.


Üniversitelerin Patent Atıf Oran göstergesi; Bir üniversitenin ürettiği bilginin yalnızca akademik alanda değil, teknoloji, yenilik ve uygulama ekosisteminde ne ölçüde karşılık bulduğunu göstermesi bakımından son derece kıymetlidir.


Türkiye Yüksek Öğretim sistemi açısından Üniversitelerin Scopus SciVal; 2021 – 2025 yılları arasında, Patent Atıf Oranı göstergesi; sadece “ ne kadar yayın yapıldığı ya da üretildiği ” sorusunu değil, “ üretilen bilginin nerede karşılık bulduğu ” sorusunun da sorulması gerektiğini göstermektedir.


Aksi halde, yapılan tüm bilimsel yayınlar ve çalışmalar, tozlu raflarda yerini alacaktır!

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir Kişi, REKTÖR Olarak Atanmamalı?

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun ikinci dönem görev süresi, 2026 yılı EKİM – Kasım aylarında doluyor.


İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; ARAŞTIRMA — GELİŞTİRME – BİLİMSEL FAALİYETLER ve TEKNOLOJİ ÜRETİMİ konusunda neler yapıldığını, sormak gerekir?

İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; Üniversite ve Akademi olarak; Ülkesine ve bulunduğu ilin ekonomik kalkınmasına, ne gibi ve hangi alanlarda katkı sağlandığını da, sormak gerekir?

İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; Kitap Fuarı – Kütüphane Anlaşmaları ve Üniversite Tanıtımları için Yurt Dışı turistik seyahat ve gezilerde, Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Üniversitenin tanıtımı konusunda ne gibi somut gelişmeler ve katkılar olduğunu da, sormak gerekir?

Cem Hoca, rektörlük görev süresi dolmadan, başka bir kuruma geçebilmek için her yolu denemektedir.

Cem Hoca, rektörlük görev süresi dolmadan, bir kuruma BAŞKAN ya da Yurt Dışı bir elçilik bünyesinde ATEŞE olarak görevlendirileceği günleri, dört gözle beklemektedir.

Cem Hoca, iki dönem – sekiz yılın devamı niteliğinde, kendisine yakın ve rektörlük yönetim kadrosundan bir kişinin, Rektör olarak atanması için KULİS yaptığını da hatırlatmak isterim.

Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE GRUBU, kendilerine yakın çok KULLANIŞLI bir kişi ya da akademisyenin Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine REKTÖR olarak atanması için hem yerel çerçevede ve hem de Ankara’da, LOBİ ve KULİS faaliyetlerine başladığını, hatırlatmak isterim.

Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE GRUBU tarafından PR ve PAZARLAMASI ( ehline malum ) yapılan kişi ya da akademisyen, üniversite koridorlarında, şimdiden kendisini, müstakbel REKTÖR olarak ilan ettiğini de not edelim.

Üniversiteler; ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, kaynak ve kadrosuyla bilim ve teknoloji üreten, araştırmaları teşvik eden, toplumsal gelişmelere öncülük yapan ve bilimsel yöntemlerle her meseleye çözüm arayan kurumlardır.

Üniversiteler; bilgi üreten ve bilgiyi kullanabilecek insan yetiştiren kurum demektir. Üretilen bilginin topluma yayılmasını sağlamaktır.


Üniversiteler; devlet ve millet adına, araştırma ve geliştirme, bilim, uygulama ve kalkınma demektir.


Üniversite yönetimleri; toplum ve şehrin tüm dinamikleri ile ilişkili ve bağlantılı olmak zorundadır.


Üniversite yönetimleri; Toplum ve toplumun tüm katmanlarına, FİL Dişi kulelerden, her şeyi ancak biliyoruz edasında, bilgiçlik taslamak ve üstenci bakış edasıyla, bir yere varamaz.


Aksi halde, bilim üretmeyen, araştırma – geliştirme faaliyetlerine önem vermeyen üniversite yönetimi ile bir DÖRT yılı daha, hem üniversite, hem bilim sevdalısı akademisyenler, hem şehir ve hem de ülke adına KAYIP ve HEBA olacaktır.


Üniversiteler; araştırma, geliştirme ve bilimsel faaliyetler ve teknoloji üretmesi gereken kurumlardır.


Üniversiteler; ülkesine ve bulunduğu ilinin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamalıdır.

At sahibine göre kişner, der eskiler. Rektör ne ise üniversite yönetimi, akademisyenler ve tüm idari kadro da aynen öyle olacaktır.


Bir Üniversite Rektörü; dinamik, aktif, inovatif, pro-aktif, atılgan, girişimci, modern yönetim tekniklerine hakim, iletişim ve iletişim krizlerini de yönetebilen, kendisi ve çevresi ile barışık ise üniversite yönetimi de kurumsal olarak aynı özellikleri taşıyıp başarılı olacaktır.


Bir Üniversite Rektörü; üniversitenin lideridir! Rektör yardımcıları, danışmanları ve öğretim üyelerinden bir yönetim oluşturur! Dekan ve yüksek okul müdürlerini atar ve senatoyu oluşturur! Rektör yardımcıları ve senato oluşumu ile üniversite yönetimi oluşturulur.


Bir Üniversite Rektörü; başarılı ise üniversite yönetimi ve dolayısı ile üniversite de başarılı sayılacaktır.


Üniversitede tüm akademik ve idari kadro, kurumsal aidiyet çerçevesinde çalışır ve başarılı olur ise doğal olarak, REKTÖR ve ÜNİVERSİTE de BAŞARILI sayılacaktır.

  • Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, iki dönem – SEKİZ YIL, Prof. Dr. Cem Zorlu’nun Rektörlük görev süresi bitiminden sonra, NASIL bir KİŞİ ya da AKADEMİSYEN, REKTÖR olarak ATANMAMALI?


Öncelikle ve özellikle, ülkenin geleceğinin emanet edileceği gençler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmayan bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Açık, şeffaf iletişim ve hesap verebilir katılımcı yönetim anlayışı sergilemeyen, kurum çalışmalarında, durumsal yönetim anlayışını önceleyen, kurumsal yönetim ve aidiyet içselleştiremeyen bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Yönetimde ikircikli tavır ve tutum içerisinde bulunan, kurumda kimseye güvenmeyen ve yönetim olarak da; herkesi, kötü ve potansiyel suçlu görecek bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Bulunduğu şehre ve şehrin tüm dinamiklerine sahip çıkamayacak; üniversite, sanayi ve toplum ile arasında köprüler kuramayan, bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


İnandıkları tüm değerler ve bu değerlerin temsilcisi konumundaki toplum önderlerine küfredenler ile YOL YÜRÜMEYİ ve YOL ARKADAŞLIĞI yapmayı tercih eden bir kişi, Rektör olarak atanmamalı.


Kurumu tanımadığından kaynaklı, KARGA zihniyetli tipler ile YOL yürümeyi ve hatta bu tipleri kendisine DANIŞMAN olarak tercih edecek bir kişi, Rektör olarak atanmamalı.


Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve bir Sermaye grubunun talep ve istekleri çerçevesinde, atama kararlarına imza atacak, yatırım – proje ve programları hazırlayacak, bir kişi, Rektör olarak atanmamalı.


Şehrin tüm dinamiklerine rağmen, Yerel Siyaset ve bir Sermaye Grubunun Emir Komuta zincirinde, tüm YATIRIM ve PROJE taleplerine onay verecek, bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Fakültedeki odası kadar ufku – vizyonu – hedefi ve çapı olan bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Bu günlere gelmesinde maddi ve manevi desteği olan kişi ya da Yerel Siyaset – Yerel dinamikler ve Bir Sermaye Grubuna; VEFA ya da DİYET borcu olan bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Kin, nefret ve intikam ateşi ile yanıp tutuşan asalak tiplerin sufle ve etkisinde; alacağı tüm kararlar ve yapacağı tüm atamalarda; AGORA MEYHANESİ, ARENA MEYDANI ve KÖY KAHVESİ çalıştırır tipte; bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Makam ve MARKAYA GÜÇ Katabilecek değil, Makam ve MARKADAN GÜÇ alan ve ÖZGÜVENİ olmayan, çok kullanışlı ve emir komuta zincirinde çalışabilecek, SİLİK ve EZİK bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Her SEÇİM, her SEÇİŞ ve her TERCİH bir VAZGEÇİŞTİR. Neleri seçtiğiniz ve Nelerden Vazgeçebilmek önemlidir.


YOL Kazası ya da BAŞARISIZLIK olduğu durumlarda, yapılan seçiş, tercih ve seçimlere bakmak gerekir.


VAZGEÇMEK ÖZGÜRLÜK der, eskiler. Peki, Nelerden VAZ GEÇEBİLİYOUZ?

1 -) 3 Ağustos 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!