Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ATANMASI!

Bir ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ; Üniversite kurullarına başkanlık etmek. Üniversitenin yatırım programları, bütçe ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimler ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini almak ve Yüksek Öğretim Kuruluna sunmak. Üniversite birimleri ve her düzeyde ki personele, kontrol, gözetim ve denetim görevini sürdürmek.


Eğitim ve öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerinin planlanıp yürütülmesi. Bilimsel, idari gözetim ve denetim yapılması ve bu görevlerin alt birimlere aktarılması, takip ve kontrol edilmesi ve sonuçların alınmasında, yasalara karşı birinci derecede yetkili ve sorumlu kişidir.

  • Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun iki dönem – sekiz yıllık görev süresi, 2026 yılı Kasım ayında dolmaktadır.

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ADAYI olarak, Üniversite Koridorları ve Yerel Siyaset Kulislerinde, YÜZ YİRMİ Akademisyen isim konuşulmakta olduğunu, not edelim! Peki, NEDEN?


Kuruluşu yarım asrı geçen Selçuk Üniversitesine bu sayıda bir Rektör Adayının olduğu, ne duyulmuş ve ne de görülmüştür! Peki, NELER olmaktadır?


Böyle bir YÖNETİM Anlayışı ve REKTÖRLÜĞÜ, ben de yapabilirim diyen ve PROFESÖR olan tüm akademisyenler Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör Adayı olarak çıkmakta ve sınırları zorlamaktadır! Neden Acaba?


Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör Adayı olarak kulis yapan akademisyenler ve Yerel Siyaset, GÜÇ BİRLİĞİ yapacaklarına, birbirleri ile uğraşırken, ŞEHİR DIŞINDAN ve Şehir dinamiklerinden BİHABER, bir Akademisyen REKTÖR olarak atanırsa!


GÜN, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi tüm Akademisyenleri olarak, BİRLİK – BERABERLİK ve Enerjilerini de, Birleştirme vaktidir!


GÜN, Üniversite koridorlarında zedelenen ve örselenen Akademik Dostluğu, Kurumsal Barış ve Huzuru, Kurum Kültürü – Kurum Felsefesi ve Kurumsal Aidiyeti, yeniden tazelemek – kurmak ve kurumsallaştırmak vaktidir!


Gün, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesini, Durumsal Yönetim Anlayışından kurtarmak ve Kurumsal Yönetim Anlayışını, Üniversitenin her bir kademesinde, yeniden tesis etmek vaktidir!


Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinde İKİ Dönem REKTÖR olarak göre yapan Prof. Dr. CEM ZORLU; iki dönem – sekiz yılın devamı niteliğinde, kendisine yakın ve ya rektörlük yönetim kadrosundan ya da kendisinin işaret edeceği bir kişinin, Rektör olarak atanması için ANKARA ve YEREL çerçevede, LOBİ faaliyetleri ve KULİS yaptığını, yazılarımda sürekli olarak kaleme almaya çalışıyorum.


Peki, İki Dönem ve Sekiz Yıl REKTÖR olarak görev yapan bir kişi, kendisine yakın ya da Yönetim kadrosundan bir akademisyen Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR olarak atanması için hem YEREL SİYASET ve hem de ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyetlerini, NEDEN yapar ki?


Peki, Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE Grubu, kendilerine yakın bir akademisyen Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR olarak atanması için ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyeti yapmalarına, NELER demeli?

  • Peki, İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; ARAŞTIRMA — GELİŞTİRME – BİLİMSEL FAALİYETLER – TEKNOLOJİ ÜRETİMİ, ÜLKE ve ŞEHİR EKONOMİSİNE KATKI zaviyesinden neler yapıldığını, sormak gerekir?
  • UZAY – UZAY MEKİĞİ ve özellikle de, UYDU Çalışmalarının aksamadan yürütülebilmesi için ya kendisine YAKIN ya da kendisinin İŞARET edeceği bir kişi, REKTÖR olarak atanmalıymış!
  • DÜNYA Üniversiteleri YAYIN SIRALAMASI, Yeni Kurulan Üniversiteler – Asya Üniversiteleri – Avrasya Üniversiteleri – Afrika Üniversiteleri ve Avrupa Üniversiteler sıralaması gibi vb. kriterlerde, DÜNYA BİRİNCİLİĞİNE OYNAYAN bir Üniversitede ki, tüm Bilimsel (!) Çalışmalar aksamadan yürütülebilmesi için ya kendisine YAKIN ya da kendisinin İŞARET edeceği bir kişi, REKTÖR olarak atanmalıymış!
  • Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir kişi ya da Akademisyen REKTÖR olarak Atanmalı?
  • Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel Sermaye Gruplarına; ülke – şehir ve üniversite adına, çok büyük bir VEBAL ve SORUMLULUK yüklenmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!


Üniversiteler ve Akademiyi; Ülke ve toplum olarak günlük siyasetin dışında, olması gereken özerk yapısı ve politika üstü kurumlar olarak muhafaza edemedik.


Sistemden karşılıklı olarak beslenenler, birbirini beslediği – desteklediği ve koruduğu için olabilir mi?


Üniversiteler; Bilim ve teknolojide gelişmiş dünya üniversiteleri, üst düzey araştırmaların yapıldığı ve evrensel anlamda dünyanın her alanda ihtiyacı olan mesleki bilgilerin teorik ve pratik anlamda öğretildiği ve üretildiği yerlerdir.


Üniversiteler; Ehliyetli – Liyakatli – Bilgi – Beceri ve Aklını kullanan bilim insanları ile ilgilenir ve mümkün olduğunca, kaliteli ve kapasiteli bilim insanlarını bünyesinde tutmaya çalışır.


Ahbap çavuş ilişkisi çerçevesinde, yerel siyaset ve yerel dinamiklerin ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız oğlu – kızı – gelini -damadı ve yeğenleri üniversitelere doldurulmaktadır.


Üniversiteler; bilim insanı akademisyenlerin ne dinleri, ne ırkları, ne de yaşam tarzları ile ilgilenir. Sadece ülkesi adına, ciddi projelerinin olup olmadığı ve başarılı işlerle uğraşıp uğraşmadıklarını bakmalı.


Üniversiteler; insanlığın bir sorununu çözmeye hizmet eder, yeni buluş ve yeni patentlere kapı aralar, bu çalışmaların sonuçları, önce araştırmanın yapıldığı üniversiteye, şehre ve ülkeye, ekonomik katkı sağlar ve faydaya dönüşür.


Peki, Konya’daki Üniversiteler, mezkur alanda bir katkısının ya da faydasının olduğunu duyan ve gören var mıdır?


Üniversiteler; evrensel ölçekte bilim ile ilgili bilgilerin öğretilmesi ve sahada uygulanabilir hale gelmesi için araştırma – geliştirme ve bilim üretilen yerlerdir.


Peki, Konya’daki Üniversiteler, sahada uygulanabilir, Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji Üretimi konusunda, projelerini duyan var mıdır?


Üniversiteler; her türlü düşüncenin hür ve bağımsız olarak, kimseden çekinmeden ve korkmadan savunulduğu ve tartışıldığı yerlerdir.


Peki, Konya’daki Üniversiteler de, üst yönetime yakın; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız ve yardakçıların kılıcı, idealist ve ülke sevdalısı akademisyenlerin tepesinde NEDEN sallanmaktadır!


Bir Üniversiteye Rektör olacak akademisyen; öncelikle ve özellikle; üniversitesi, ülkenin geleceğini emanet edileceği öğrenciler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmalı.


Yoksa ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız onun adamı, şunun yakını, yerel siyaset ve yerel dinamiklerin damadı, oğlu, kızı gelini veya şuraya yakın, buraya yakın, şu partinin veya bu ekolün adamı şeklinde uzayıp giden aracılar ve tavassut, yeterli mi?


Böyle bir saik ile rektör ataması yapılacaksa, üniversite ve rektörden, ne bilim, ne akademik çalışma, ne de şehri ve ülkesine, fayda ve katkı beklemek hayal olacaktır.


Böyle bir durumda; eş, dost ve tanıdıklar, üniversitenin her biriminde işe alınmaya – atanmaya ve nama yazılı ihaleler havada uçuşmaya başlayacaktır.


Akabinde, Sorgusuz sualsiz harcamalar ardı ardına gelecektir.

Mezkûr Saiklerle atanmış bir REKTÖR; LA YÜS’EL – SORGULAMAZ olacaktır. Aklına esen tüm HARCAMALARA, bir KILIF üretecektir.


Yönetimlerin en büyük özelliği; AÇIK – ŞEFFAF ve HESAP VEREBİLİR olmaktır. Peki, HESAP VEREBİLECEĞİNİ düşünen var mıdır?

Soru soran olmayınca! Soru soranları da sevmedikleri için olabilir mi?


Neymiş Efendim! Soru soran bir dakika, soru sormayan ise ÖMÜR boyu APTAL olarak kalacaktır!


Ömür boyu APTAL olarak kalmamak adına, KAMU ve KAMUOYUNUN merak ettiği ve öğrenmek istediği sorunlar ve konular hakkında, sorularımızı yeniden sormaya devam edeceğiz.


1 -) 3 Ağustos 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!

https://ahmetunver.com.tr/2025/08/03/necmettin-erbakan-universitesi-rektor-adaylari/

2 -) 25 Şubat 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir Kişi, REKTÖR Olarak Atanmamalı?


https://ahmetunver.com.tr/2026/02/25/konya-necmettin-erbakan-universitesine-nasil-bir-kisi-rektor-olarak-atanmamali/

Konya NECMETTİN ERBAKAN Üniversitesi REKTÖR Adayları!

Şehrimizde;  iki DEVLET Üniversitesinde, Eylül ve Ekim aylarında, ataması yapılacak yeni Rektörlük seçimine matuf;  derinden bir kulis, rekabet ve yarış bulunmaktadır! Öncelikle ve özellikle, medeni cesaret gösterip aday olacak akademisyenleri tebrik eder, başarılar dilerim!

Konya Teknik Üniversitesi, rektörlük seçimi ve adaylar ile ilgili bir sonraki yazının konusu olmak üzere, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, akademik camia ve siyasi çevrelerde, rektör adaylığı konusunda ki kulis bilgileri ve duyumları, kamuoyu ile paylaşmak isterim!

  • Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinde, halen aktif rektörlük makamında bulunan, Cem Zorlu hoca kesin aday! Cem Hoca, siyasetten gelmenin vermiş olduğu tecrübe ile hem siyasi camia ve hem de Cumhurbaşkanlığı makamında ki, Ereğlili hemşerileri ve akrabalık ilişkileri maharetiyle, kulis çalışmalarını seri bir şekilde yürütmektedir!
  • Önceki yönetimde, rektör yardımcılığı görevinde bulunan ve halen Konya Sivil Toplum Platformu başkanlığını da deruhte eden, Önder Kutlu hocanın adı, yerel siyaset ve akademik camiada ki kulislerde konuşulmaktadır!
  • Yine önceki yönetimde, Genel sekreterlik ve dekanlık görevlerinde bulunan, halen aktif olarak rektör yardımcısı,  Konyalı Zekeriya Mızırak hocanın da ismi kulislerde geçmektedir!
  • Meram Tıp Fakültesi Dekanı Metin Doğan hoca da derinden kulis çalışmalarını yürütmektedir! Önder Kutlu ve Metin Doğan hocanın AK Örenli olduklarını da bir kenara not edelim!
  • Selçuk Üniversitesinde bir önceki yönetimde rektör yardımcısı olarak görev yapan ve halen Necmettin Erbakan Üniversitesi Göz polikliniğinde ki; Konyalı Mehmet Okka hocanın ismi de kulislerde konuşulmaktadır!
  • Önceki yönetimde Meram Tıp Fakültesi hastanesinde başarılı bir Başhekimlik dönemi ve halen Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlük görevini aktif olarak yürütmekte olan, Karamanlı Ahmet Tekin hocanın ismi,  güçlü adaylar arasında, kulislerde konuşulmaktadır!
  • Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, aile çevresi ve siyasi kulislerde konuşulmaktadır! İkinci dönem İl Sağlık Müdürü olarak, atanmaması için yerelde ki bazı siyasi aktörler çok uğraşmasına rağmen, ataması gerçekleşmiştir!  Mehmet Koç müdürün abisi HALİL KOÇ; HSK ( Hâkim ve Savcılar Kurulu )  Birinci Daire Başkanı, olduğunu hatırlatmak isterim!

Üniversitede bulunan akademik çevre ve tüm çalışanların kuruma bağlılığı, aidiyeti ve kurumun da başarısı çerçevesinden, akademik camiada neler konuşulmaktadır!

Üniversite;  aklı,  fikri ve vicdanı hür bireyler ve araştırma – geliştirme,  bilim ve teknolojinin filizlendiği ve geliştiği kurumlardır! 

Şimdi, bir üniversite düşünelim ve akademisyenlerin büyük bir kısmı; REKTÖR ve REKTÖR YARDIMCILARI,  GENEL SEKRETER ve Üniversite YÖNETİM KADROSU ile hem kendi ve hem de fakültedeki sorunlarını görüşebilmek ve başkaca konuları da istişare edebilmek için RANDEVU sırasında AYLARCA beklesinler! 

Bir Üniversiteyi yönetmeköyle süslü laflar ve içi dolmamış SLOGANLAR ile olmaz! Öncelikle, kuruma alınan personelde; onun – bunun yakını değil,  EHLİYET ve LİYAKAT aranmalı, kurum içerisinde tüm personele; ADALET terazisi işletilmelidir!

Akabinde AÇIK – ŞEFFAF İLETİŞİM ve sonra da HESAP VEREBİLİRLİK olmalıdır! Aksi halde Üniversite ve Kampus içerisinde, Kurumsal Aidiyet, Kurumsal Barış ve Kurumsal Huzuru sağlayamazsınız!

Bir Üniversite düşünelim; akademik camiada, isminin başında koca koca unvan bulunan kişiler, üniversitesi ve fakültesine, AİDİYET ve BAĞLILIK hissetmesin! Akademik camiada bunun tek müsebbibi olarak da ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİ işaret etinler!  Peki, neden?

Bir Üniversite düşünelim; üniversite üst yönetimi ve dekanlık veya diğer bölüm başkanlıkları arasında, kişisel siyasi ve başkaca, GÜÇ ve İKTİDAR bağlantılarından kaynaklı,  İLETİŞİM SORUNLARI – İLETİŞİM KAZALARI ve İLETİŞİM KRİZLERİ,  akademik camiada konuşulsun!

Bir üniversite düşünelim; Üniversite Yönetimi hakkında, ŞÜYUU, VUKUUNDAN BETER İŞLER ve DEDİKODULAR; AYYUKA ÇIKMIŞ OLSUN! ESKİLERİN ifadesi ile ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ! Açık ve şeffaf iletişim başka bir şey, dedikodu ise başkaca bir şeydir! Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre!

Açık ve şeffaf iletişim ve hesap verebilirliğin olmadığı, kurum ve durumlarda, DEDİKODU; hem kuruma ve hem de duruma HÂKİM olacaktır! Peki, bu KRİZİ nasıl yönetebileceksiniz? Ya da yok mu sayacaksınız?! Yoksa Görmedim, Duymadım ve İşitmedim şeklinde; ÜÇ MAYMUNU mu oynayacaksınız? Peki, nereye ve ne zamana kadar?

Şirket ve Kurumlarda; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler değil, Bilgisayar ve Makineler değil, şirket ve kurumlarda ki; İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR!