Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ATANMASI!

Bir ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ; Üniversite kurullarına başkanlık etmek. Üniversitenin yatırım programları, bütçe ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimler ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini almak ve Yüksek Öğretim Kuruluna sunmak. Üniversite birimleri ve her düzeyde ki personele, kontrol, gözetim ve denetim görevini sürdürmek.


Eğitim ve öğretim, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerinin planlanıp yürütülmesi. Bilimsel, idari gözetim ve denetim yapılması ve bu görevlerin alt birimlere aktarılması, takip ve kontrol edilmesi ve sonuçların alınmasında, yasalara karşı birinci derecede yetkili ve sorumlu kişidir.

  • Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun iki dönem – sekiz yıllık görev süresi, 2026 yılı Kasım ayında dolmaktadır.

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ADAYI olarak, Üniversite Koridorları ve Yerel Siyaset Kulislerinde, YÜZ YİRMİ Akademisyen isim konuşulmakta olduğunu, not edelim! Peki, NEDEN?


Kuruluşu yarım asrı geçen Selçuk Üniversitesine bu sayıda bir Rektör Adayının olduğu, ne duyulmuş ve ne de görülmüştür! Peki, NELER olmaktadır?


Böyle bir YÖNETİM Anlayışı ve REKTÖRLÜĞÜ, ben de yapabilirim diyen ve PROFESÖR olan tüm akademisyenler Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör Adayı olarak çıkmakta ve sınırları zorlamaktadır! Neden Acaba?


Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör Adayı olarak kulis yapan akademisyenler ve Yerel Siyaset, GÜÇ BİRLİĞİ yapacaklarına, birbirleri ile uğraşırken, ŞEHİR DIŞINDAN ve Şehir dinamiklerinden BİHABER, bir Akademisyen REKTÖR olarak atanırsa!


GÜN, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi tüm Akademisyenleri olarak, BİRLİK – BERABERLİK ve Enerjilerini de, Birleştirme vaktidir!


GÜN, Üniversite koridorlarında zedelenen ve örselenen Akademik Dostluğu, Kurumsal Barış ve Huzuru, Kurum Kültürü – Kurum Felsefesi ve Kurumsal Aidiyeti, yeniden tazelemek – kurmak ve kurumsallaştırmak vaktidir!


Gün, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesini, Durumsal Yönetim Anlayışından kurtarmak ve Kurumsal Yönetim Anlayışını, Üniversitenin her bir kademesinde, yeniden tesis etmek vaktidir!


Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinde İKİ Dönem REKTÖR olarak göre yapan Prof. Dr. CEM ZORLU; iki dönem – sekiz yılın devamı niteliğinde, kendisine yakın ve ya rektörlük yönetim kadrosundan ya da kendisinin işaret edeceği bir kişinin, Rektör olarak atanması için ANKARA ve YEREL çerçevede, LOBİ faaliyetleri ve KULİS yaptığını, yazılarımda sürekli olarak kaleme almaya çalışıyorum.


Peki, İki Dönem ve Sekiz Yıl REKTÖR olarak görev yapan bir kişi, kendisine yakın ya da Yönetim kadrosundan bir akademisyen Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR olarak atanması için hem YEREL SİYASET ve hem de ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyetlerini, NEDEN yapar ki?


Peki, Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE Grubu, kendilerine yakın bir akademisyen Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR olarak atanması için ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyeti yapmalarına, NELER demeli?

  • Peki, İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; ARAŞTIRMA — GELİŞTİRME – BİLİMSEL FAALİYETLER – TEKNOLOJİ ÜRETİMİ, ÜLKE ve ŞEHİR EKONOMİSİNE KATKI zaviyesinden neler yapıldığını, sormak gerekir?
  • UZAY – UZAY MEKİĞİ ve özellikle de, UYDU Çalışmalarının aksamadan yürütülebilmesi için ya kendisine YAKIN ya da kendisinin İŞARET edeceği bir kişi, REKTÖR olarak atanmalıymış!
  • DÜNYA Üniversiteleri YAYIN SIRALAMASI, Yeni Kurulan Üniversiteler – Asya Üniversiteleri – Avrasya Üniversiteleri – Afrika Üniversiteleri ve Avrupa Üniversiteler sıralaması gibi vb. kriterlerde, DÜNYA BİRİNCİLİĞİNE OYNAYAN bir Üniversitede ki, tüm Bilimsel (!) Çalışmalar aksamadan yürütülebilmesi için ya kendisine YAKIN ya da kendisinin İŞARET edeceği bir kişi, REKTÖR olarak atanmalıymış!
  • Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir kişi ya da Akademisyen REKTÖR olarak Atanmalı?
  • Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel Sermaye Gruplarına; ülke – şehir ve üniversite adına, çok büyük bir VEBAL ve SORUMLULUK yüklenmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!


Üniversiteler ve Akademiyi; Ülke ve toplum olarak günlük siyasetin dışında, olması gereken özerk yapısı ve politika üstü kurumlar olarak muhafaza edemedik.


Sistemden karşılıklı olarak beslenenler, birbirini beslediği – desteklediği ve koruduğu için olabilir mi?


Üniversiteler; Bilim ve teknolojide gelişmiş dünya üniversiteleri, üst düzey araştırmaların yapıldığı ve evrensel anlamda dünyanın her alanda ihtiyacı olan mesleki bilgilerin teorik ve pratik anlamda öğretildiği ve üretildiği yerlerdir.


Üniversiteler; Ehliyetli – Liyakatli – Bilgi – Beceri ve Aklını kullanan bilim insanları ile ilgilenir ve mümkün olduğunca, kaliteli ve kapasiteli bilim insanlarını bünyesinde tutmaya çalışır.


Ahbap çavuş ilişkisi çerçevesinde, yerel siyaset ve yerel dinamiklerin ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız oğlu – kızı – gelini -damadı ve yeğenleri üniversitelere doldurulmaktadır.


Üniversiteler; bilim insanı akademisyenlerin ne dinleri, ne ırkları, ne de yaşam tarzları ile ilgilenir. Sadece ülkesi adına, ciddi projelerinin olup olmadığı ve başarılı işlerle uğraşıp uğraşmadıklarını bakmalı.


Üniversiteler; insanlığın bir sorununu çözmeye hizmet eder, yeni buluş ve yeni patentlere kapı aralar, bu çalışmaların sonuçları, önce araştırmanın yapıldığı üniversiteye, şehre ve ülkeye, ekonomik katkı sağlar ve faydaya dönüşür.


Peki, Konya’daki Üniversiteler, mezkur alanda bir katkısının ya da faydasının olduğunu duyan ve gören var mıdır?


Üniversiteler; evrensel ölçekte bilim ile ilgili bilgilerin öğretilmesi ve sahada uygulanabilir hale gelmesi için araştırma – geliştirme ve bilim üretilen yerlerdir.


Peki, Konya’daki Üniversiteler, sahada uygulanabilir, Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Teknoloji Üretimi konusunda, projelerini duyan var mıdır?


Üniversiteler; her türlü düşüncenin hür ve bağımsız olarak, kimseden çekinmeden ve korkmadan savunulduğu ve tartışıldığı yerlerdir.


Peki, Konya’daki Üniversiteler de, üst yönetime yakın; ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız ve yardakçıların kılıcı, idealist ve ülke sevdalısı akademisyenlerin tepesinde NEDEN sallanmaktadır!


Bir Üniversiteye Rektör olacak akademisyen; öncelikle ve özellikle; üniversitesi, ülkenin geleceğini emanet edileceği öğrenciler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmalı.


Yoksa ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris – çapsız onun adamı, şunun yakını, yerel siyaset ve yerel dinamiklerin damadı, oğlu, kızı gelini veya şuraya yakın, buraya yakın, şu partinin veya bu ekolün adamı şeklinde uzayıp giden aracılar ve tavassut, yeterli mi?


Böyle bir saik ile rektör ataması yapılacaksa, üniversite ve rektörden, ne bilim, ne akademik çalışma, ne de şehri ve ülkesine, fayda ve katkı beklemek hayal olacaktır.


Böyle bir durumda; eş, dost ve tanıdıklar, üniversitenin her biriminde işe alınmaya – atanmaya ve nama yazılı ihaleler havada uçuşmaya başlayacaktır.


Akabinde, Sorgusuz sualsiz harcamalar ardı ardına gelecektir.

Mezkûr Saiklerle atanmış bir REKTÖR; LA YÜS’EL – SORGULAMAZ olacaktır. Aklına esen tüm HARCAMALARA, bir KILIF üretecektir.


Yönetimlerin en büyük özelliği; AÇIK – ŞEFFAF ve HESAP VEREBİLİR olmaktır. Peki, HESAP VEREBİLECEĞİNİ düşünen var mıdır?

Soru soran olmayınca! Soru soranları da sevmedikleri için olabilir mi?


Neymiş Efendim! Soru soran bir dakika, soru sormayan ise ÖMÜR boyu APTAL olarak kalacaktır!


Ömür boyu APTAL olarak kalmamak adına, KAMU ve KAMUOYUNUN merak ettiği ve öğrenmek istediği sorunlar ve konular hakkında, sorularımızı yeniden sormaya devam edeceğiz.


1 -) 3 Ağustos 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!

https://ahmetunver.com.tr/2025/08/03/necmettin-erbakan-universitesi-rektor-adaylari/

2 -) 25 Şubat 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir Kişi, REKTÖR Olarak Atanmamalı?


https://ahmetunver.com.tr/2026/02/25/konya-necmettin-erbakan-universitesine-nasil-bir-kisi-rektor-olarak-atanmamali/

Konya TEKNİK Üniversitesine, REKTÖR Atanması — 2 —

Konya Teknik Üniversitesi; 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan 7141 sayılı kanunun yedinci maddesi ve 2809 sayılı kanuna eklenen Ek Madde-179 ile kurulmuştur.

Kurucu Rektör, ikinci dönem bir kez daha ataması yapılmadığı için YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL bir SERMAYE grubunun BASKI ve girişimleri, KULİS ve LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, Konyalı bir akademisyen, Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, 15 Eylül 2022 tarihinde, REKTÖR olarak atanmıştır.


15 Eylül 2026 tarihinde, Prof. Dr. Osman Nuri Çelik hoca, görev süresi dolacağı için ya yeniden ikinci dönem REKTÖR olarak atanabilir!


Ya da Üniversite – Ülke ve ŞEHİR adına, HEDEFLERİ – DERTLERİ ve İDEALİ olan özellikle de KAMPÜS İNŞAATINI başlatmak ve bitirmek konusunda gayretleri olacak, FİL DİŞİ KULEDEN SAHALARA inebilecek, GENÇ ve DİNAMİK bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Her seçim ve tercih bir vazgeçiştir! Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubuna, mezkur konularda, öncelikle Üniversite, ŞEHİR ve ÜLKE adına, büyük bir VEBAL ve SORUMLULUK yüklenmiş olduğunu da, hatırlatmak isterim!


Konya Teknik Üniversitesi, hem YÖNETİM ve hem de EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine, AVM’DEN dönüştürülme binada, ne zamana ve hangi tarihe kadar, devam edecektir?


Kuruluş sürecinden İKİ DÖNEM – SEKİZ YIL geçmiş olmasına rağmen, AVM’DEN dönüştürülme binada, YÖNETİM ve EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine devam eden, Konya Teknik Üniversitesine, kim ya da nasıl bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı?


Yüksek Öğretim Reform Politika belgesinde ki öneri ve hedefler, 2053 ve 2071 vizyon çerçevesinde; Konya TEKNİK Üniversitesine aday olmayı düşünen – planlayan – lobi ve kulis yapan rektör adayı akademisyenlere ve özellikle karar mercilerine etki edecek; YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL bir SERMAYE GRUBUNA sormak gerekir!


Karar mercilerine etki eden, yerel siyaset – yerel bir sermaye grubu – yerel dinamikler ve tüm etki ajanlarına; Kamu adına, gazetecilik yapan bir iletişim uzmanı olarak, Konya TEKNİK Üniversitesine, Nasıl bir REKTÖR ARIYORSUNUZ, diye soruyorum!


Öncelikle ve özellikle, Konya TEKNİK Üniversitesinin KAMPÜS İNŞAATINI, ACİL ve İVEDİ olarak başlatacak ve dört yıllık görev süresinde tamamlamak konusunda, gayreti – hedefi ve ideali olan bir Akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Selçuk Üniversitesi Kampüs alanında bulunan Fakülte – MYO ve AVM’DEN dönüştürülme binadaki EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetleri ve Üniversite yönetim birimlerini, inşaatı tamamlanan, yeni kampüs alanına acil ve ivedi olarak taşımak konusunda, gayreti – hedefi ve vizyonu olan bir Akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; üniversite ve akademisyenler, ülkemizin geleceği öğrenciler, şehri ve ülkesine; fayda ve katma değer katmak ve üretebilmek adına; bir diyeceği, bir sözü, bir derdi, elle tutulur ve gözle görünür, uygulanabilir projeleri olan bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Makam ve MARKADAN GÜÇ alan değil, Makam ve MARKAYA GÜÇ Katabilecek bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Fakültedeki odası kadar ufku ve çapı olan değil, hem ülkesi ve hem de üniversite adına, ulusal ve Uluslararası vizyonu ve hedefleri olan bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubuna; VEFA ya da DİYET borcu olmayan bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubunun Emir Komuta zincirinde, tüm YATIRIM ve PROJE taleplerine onay vermeyecek bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; Açık, şeffaf iletişim ve hesap verebilir katılımcı yönetim anlayışı sergileyen, durumsal yönetim anlayışı değil, kurumsal yönetim ve kurumsal aidiyeti önceleyen bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Konya TEKNİK Üniversitesine; farklı dinamikleri, çıkar – menfaat – iktidar – güç ve denge grupları olan kadim şehirde; toplum ve sivil toplum, sanayi ve üniversite arasında köprüler kurabilecek, Toplum – Sivil Toplum ve Sanayicilere de TEPEDEN Bakmayan, FİLDİŞİ KULESİNDEN Sahalara inebilecek bir akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


Üniversiteler de, tüm akademik ve idari kadro, kurumsal yönetim ve kurumsal aidiyet çerçevesinde çalışır ve başarılı olur ise doğal olarak, REKTÖR ve ÜNİVERSİTE, BAŞARILI sayılacaktır.


Üniversiteler de; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler değil, Bilgisayar ve Makineler değil, kurumlarda ki; İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR.


YÖKAK Akreditasyonu, Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) Üniversitelerin eğitim -öğretim, araştırma ve yönetim kalitesinin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun belgelenmesi sürecidir.


YÖKAK Akreditasyonu verilen bir üniversite; eğitim ve öğretimden araştırmaya, toplumsal katkıdan idari süreçlere kadar tüm YÖNETİM ve ÖĞRETİM faaliyetlerinde ulusal ve uluslararası kalite standartlarını karşıladığı, tescillemiş olmaktadır.


YÖKAK Akreditasyonu, Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) Türkiye’de, 39 Üniversiteye bu belgeyi vermiştir.


Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) 2 – 5 yıl süre ile ” tam Akreditasyon ” – ” koşullu Akreditasyon ” – ” Akredite olmayan ” – ” Değerlendirme Aşamasında ” ve ” Akreditasyonu RED ” olmak üzere, beş aşamada, Akreditasyon belgesi vermektedir.


Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) tarafından verilen Akreditasyon belgesi, bir üniversitenin, Eğitim – Öğretim – Araştırma – Toplumsal Katkı ve idari yönetim süreçlerinde, ulusal ve uluslararası KALİTE Standartları karşıladığı, kurumun sürekli iyileştirme kültürüne sahip olduğunu göstermektedir.


Yükseköğretim Kalite Kurulu ( YÖKAK ) 2026 yılı Mart ayında yapılan ” Akreditasyon Belgesi ” toplantısında, Konya Teknik Üniversitesine; ” AKREDİTASYONU RED ” belgesi verdiğini de, hatırlatmak isterim!

1 -) 6 Temmuz 2024 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Teknik Üniversitesi, KAMPÜS İnşaatı NE Durumda?


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/06/konya-teknik-universitesi-kampus-insaati-ne-durumda/

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir Kişi, REKTÖR Olarak Atanmamalı?

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun ikinci dönem görev süresi, 2026 yılı EKİM – Kasım aylarında doluyor.


İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; ARAŞTIRMA — GELİŞTİRME – BİLİMSEL FAALİYETLER ve TEKNOLOJİ ÜRETİMİ konusunda neler yapıldığını, sormak gerekir?

İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; Üniversite ve Akademi olarak; Ülkesine ve bulunduğu ilin ekonomik kalkınmasına, ne gibi ve hangi alanlarda katkı sağlandığını da, sormak gerekir?

İki Dönem – SEKİZ YIL REKTÖRLÜK döneminde; Kitap Fuarı – Kütüphane Anlaşmaları ve Üniversite Tanıtımları için Yurt Dışı turistik seyahat ve gezilerde, Araştırma – Geliştirme – Bilimsel Faaliyetler ve Üniversitenin tanıtımı konusunda ne gibi somut gelişmeler ve katkılar olduğunu da, sormak gerekir?

Cem Hoca, rektörlük görev süresi dolmadan, başka bir kuruma geçebilmek için her yolu denemektedir.

Cem Hoca, rektörlük görev süresi dolmadan, bir kuruma BAŞKAN ya da Yurt Dışı bir elçilik bünyesinde ATEŞE olarak görevlendirileceği günleri, dört gözle beklemektedir.

Cem Hoca, iki dönem – sekiz yılın devamı niteliğinde, kendisine yakın ve rektörlük yönetim kadrosundan bir kişinin, Rektör olarak atanması için KULİS yaptığını da hatırlatmak isterim.

Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE GRUBU, kendilerine yakın çok KULLANIŞLI bir kişi ya da akademisyenin Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine REKTÖR olarak atanması için hem yerel çerçevede ve hem de Ankara’da, LOBİ ve KULİS faaliyetlerine başladığını, hatırlatmak isterim.

Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir SERMAYE GRUBU tarafından PR ve PAZARLAMASI ( ehline malum ) yapılan kişi ya da akademisyen, üniversite koridorlarında, şimdiden kendisini, müstakbel REKTÖR olarak ilan ettiğini de not edelim.

Üniversiteler; ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, kaynak ve kadrosuyla bilim ve teknoloji üreten, araştırmaları teşvik eden, toplumsal gelişmelere öncülük yapan ve bilimsel yöntemlerle her meseleye çözüm arayan kurumlardır.

Üniversiteler; bilgi üreten ve bilgiyi kullanabilecek insan yetiştiren kurum demektir. Üretilen bilginin topluma yayılmasını sağlamaktır.


Üniversiteler; devlet ve millet adına, araştırma ve geliştirme, bilim, uygulama ve kalkınma demektir.


Üniversite yönetimleri; toplum ve şehrin tüm dinamikleri ile ilişkili ve bağlantılı olmak zorundadır.


Üniversite yönetimleri; Toplum ve toplumun tüm katmanlarına, FİL Dişi kulelerden, her şeyi ancak biliyoruz edasında, bilgiçlik taslamak ve üstenci bakış edasıyla, bir yere varamaz.


Aksi halde, bilim üretmeyen, araştırma – geliştirme faaliyetlerine önem vermeyen üniversite yönetimi ile bir DÖRT yılı daha, hem üniversite, hem bilim sevdalısı akademisyenler, hem şehir ve hem de ülke adına KAYIP ve HEBA olacaktır.


Üniversiteler; araştırma, geliştirme ve bilimsel faaliyetler ve teknoloji üretmesi gereken kurumlardır.


Üniversiteler; ülkesine ve bulunduğu ilinin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamalıdır.

At sahibine göre kişner, der eskiler. Rektör ne ise üniversite yönetimi, akademisyenler ve tüm idari kadro da aynen öyle olacaktır.


Bir Üniversite Rektörü; dinamik, aktif, inovatif, pro-aktif, atılgan, girişimci, modern yönetim tekniklerine hakim, iletişim ve iletişim krizlerini de yönetebilen, kendisi ve çevresi ile barışık ise üniversite yönetimi de kurumsal olarak aynı özellikleri taşıyıp başarılı olacaktır.


Bir Üniversite Rektörü; üniversitenin lideridir! Rektör yardımcıları, danışmanları ve öğretim üyelerinden bir yönetim oluşturur! Dekan ve yüksek okul müdürlerini atar ve senatoyu oluşturur! Rektör yardımcıları ve senato oluşumu ile üniversite yönetimi oluşturulur.


Bir Üniversite Rektörü; başarılı ise üniversite yönetimi ve dolayısı ile üniversite de başarılı sayılacaktır.


Üniversitede tüm akademik ve idari kadro, kurumsal aidiyet çerçevesinde çalışır ve başarılı olur ise doğal olarak, REKTÖR ve ÜNİVERSİTE de BAŞARILI sayılacaktır.

  • Peki, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, iki dönem – SEKİZ YIL, Prof. Dr. Cem Zorlu’nun Rektörlük görev süresi bitiminden sonra, NASIL bir KİŞİ ya da AKADEMİSYEN, REKTÖR olarak ATANMAMALI?


Öncelikle ve özellikle, ülkenin geleceğinin emanet edileceği gençler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmayan bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Açık, şeffaf iletişim ve hesap verebilir katılımcı yönetim anlayışı sergilemeyen, kurum çalışmalarında, durumsal yönetim anlayışını önceleyen, kurumsal yönetim ve aidiyet içselleştiremeyen bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Yönetimde ikircikli tavır ve tutum içerisinde bulunan, kurumda kimseye güvenmeyen ve yönetim olarak da; herkesi, kötü ve potansiyel suçlu görecek bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Bulunduğu şehre ve şehrin tüm dinamiklerine sahip çıkamayacak; üniversite, sanayi ve toplum ile arasında köprüler kuramayan, bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


İnandıkları tüm değerler ve bu değerlerin temsilcisi konumundaki toplum önderlerine küfredenler ile YOL YÜRÜMEYİ ve YOL ARKADAŞLIĞI yapmayı tercih eden bir kişi, Rektör olarak atanmamalı.


Kurumu tanımadığından kaynaklı, KARGA zihniyetli tipler ile YOL yürümeyi ve hatta bu tipleri kendisine DANIŞMAN olarak tercih edecek bir kişi, Rektör olarak atanmamalı.


Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve bir Sermaye grubunun talep ve istekleri çerçevesinde, atama kararlarına imza atacak, yatırım – proje ve programları hazırlayacak, bir kişi, Rektör olarak atanmamalı.


Şehrin tüm dinamiklerine rağmen, Yerel Siyaset ve bir Sermaye Grubunun Emir Komuta zincirinde, tüm YATIRIM ve PROJE taleplerine onay verecek, bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Fakültedeki odası kadar ufku – vizyonu – hedefi ve çapı olan bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Bu günlere gelmesinde maddi ve manevi desteği olan kişi ya da Yerel Siyaset – Yerel dinamikler ve Bir Sermaye Grubuna; VEFA ya da DİYET borcu olan bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Kin, nefret ve intikam ateşi ile yanıp tutuşan asalak tiplerin sufle ve etkisinde; alacağı tüm kararlar ve yapacağı tüm atamalarda; AGORA MEYHANESİ, ARENA MEYDANI ve KÖY KAHVESİ çalıştırır tipte; bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Makam ve MARKAYA GÜÇ Katabilecek değil, Makam ve MARKADAN GÜÇ alan ve ÖZGÜVENİ olmayan, çok kullanışlı ve emir komuta zincirinde çalışabilecek, SİLİK ve EZİK bir kişi, REKTÖR olarak atanmamalı.


Her SEÇİM, her SEÇİŞ ve her TERCİH bir VAZGEÇİŞTİR. Neleri seçtiğiniz ve Nelerden Vazgeçebilmek önemlidir.


YOL Kazası ya da BAŞARISIZLIK olduğu durumlarda, yapılan seçiş, tercih ve seçimlere bakmak gerekir.


VAZGEÇMEK ÖZGÜRLÜK der, eskiler. Peki, Nelerden VAZ GEÇEBİLİYOUZ?

1 -) 3 Ağustos 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!

Gökkuşağı AVM Yıkılırken MODERN YENİ bir AVM mi GELİYOR?

Selçuk Üniversitesi kampüs içindeki Gökkuşağı AVM’nin güçlendirilmesi ya da yıkılması gündemde olduğu, kulislerde konuşulmaktadır. Peki, Neler olmaktadır?

Gökkuşağı AVM bünyesinde ki paydaşlar, açık ve şeffaf bir şekilde, yönetim tarafından bilgilendirilmekte midir?

Yoksa Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre, dedikodu almış başını gitmekte midir?

Açık ve şeffaf iletişim olmadığı durumda, dedikodu ve kirli bilgiler ortalığı kaplayacaktır.

Birileri; İletişim – Kurumsal İletişim – Kriz İletişimi ve Kurumsal İtibar Yönetimini, Dedikodu üretmek – yönetmek ve yönlendirmek, zan ettiğini de bir kenara not edelim!

Dedikodu üretmek ve yönetmek başka bir şey! İletişim – Kurumsal İletişim – Kriz İletişimi ve Kurumsal İtibar Yönetimi de, başkaca bir şeydir!

Selçuk Üniversitesi kampüs içindeki Gökkuşağı AVM; Akademisyenler, Öğrenciler, Çalışanlar, Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliğine muayene olmak için gelen ve refakatçilerin uğrak yeri olduğunu da, not edelim.

Selçuk Üniversitesi kampüs içindeki Gökkuşağı AVM’deki esnafa, Keykubat Köşkünde yapılacak tadilat sonrası bir çözüme kavuşturulacağı, kulislerde konuşulmaktadır.

  • Selçuk Üniversitesi kampüs içindeki Gökkuşağı AVM, 1999 yılında faaliyete geçmiştir.
  • Selçuk Üniversite yönetiminin talepleri doğrultusunda, Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Bolu Kartalkaya Otel yangını örnek göstermek suretiyle, GÖKKUŞAĞI AVM’YE Yangın uygunluk raporu vermemiştir.
  • Peki, ÖZERK yapısı gereği, Üniversiteler, mezkur konularda, yasal çerçevede gereğini neden yapmıyor?
  • 1999 yılından bu günlere gelen bir yapı küçük dokunuşlar ile YASA ve YÖNETMELİKLER çerçevesinde bir ÇÖZÜM üretilebilir mi?
  • Neredeyse BEŞ YÜZ – BİN Yıllık tarihi binalar, tadilat ve restore edilmektedir! Bunları da yıkalım ve yerlerine yenilerini yapalım!

Selçuk Üniversitesi kampüs içindeki Gökkuşağı AVM, eksikliklerinin giderilmesinin uzun soluklu ve tadilat işlemlerinin YÜZ MİLYON TL gibi bir maliyet olacağı, ifade edilmektedir.

Üniversite yönetimi, Tadilat için böyle bir maliyet ya da bütçeyi tahsis edemeyeceği, ifade edilmektedir.

Selçuk Üniversitesi yönetimi; Gökkuşağı AVM ile ilgili haberler sonrası, AVM esnafı ve kamuoyunu bilgilendirmek adına; Gökkuşağı AVM ile ilgili olarak bir çalışma başlatıldığı, mevcut durum, yangın yönetmeliğine uygun olmadığı, rektörlük gerekli çalışmaları yürüttüğü, ya yangın yönetmeliğine uyacak tedbirler alınacağı ya da AVM’nin taşınması gündeme geleceğini, açıklamıştır.

  • Gökkuşağı AVM’nin yıkılacağı ve esnafın Keykubat Köşküne taşınacağı, yönetimin KESİN ve NET kararı olduğunu, tüm paydaşlar ve kamuoyuna, hatırlatmak isterim.

Keykubat Köşkünde, 28 iş yerinin bulunduğu ve bazı işyerinin metrekare küçültmek suretiyle 42 işyerine çıkarılacağı.

  • Gökkuşağı AVM bünyesinde ise 68 işletme esnafı olduğunu, hatırlatmak isterim.

Selçuk Üniversitesi yönetimi, Gökkuşağı AVM’deki 68 esnafa karşılık, Keykubat Köşkünde 42 işyeri olduğundan bazı işletmelere yer tahsis edilemeyeceği ve kapanması gerektiğini!

Beş dönerci yerine, iki dönerci gibi! Üç Kırtasiye esnafı yerine, bir kırtasiye esnafı gibi çözümler üretileceği, konuşulmaktadır.

Peki, 1999 yılından bu günlere, Gökkuşağı AVM’de işyeri olan esnaf, Keykubat Köşkünde yer verilememesi durumunda, ne yapacaktır?

Küçük esnafın EKMEK TEKNESİ ile birileri neden oynamaktadır? Küçük esnaf ne yapacaktır? Küçük ESNAF neden ve niçin MAĞDUR edilmektedir?

Peki, YIKIM kararını çabucak verenler, ÇÖZÜM konusunda, hızlı ve kesin bir karar verebilecek midir?

  • Selçuk Üniversitesi kampüs içindeki Gökkuşağı AVM, öncelikle taşınması ve yıkılması sonrasında, bu bölgeye yerel bir SERMAYE grubunun YATIRIMCI olarak, devasa büyüklükte MODERN YENİ bir AVM inşaatını yapacağı, kulislerde konuşulmaktadır.
  • Peki, geçtiğimiz günlerde, Konya’da bir açılışa gelen ve GÖKKUŞAĞI AVM temsilcileri ile de bir görüşme yapan; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Yangın yönetmeliğine uymuyorsa sizin sorununuz, bizim sorunumuz. İşletmeler yangın yönetmeliğine uygun olacak. Esnafımız da mağdur olmadan nasıl çözülebilir onu çalışıyoruz. Biz, nasıl destek olabiliriz, şeklinde cevap vermesi, GÖKKUŞAĞI AVM esnafının dertleri ve sorunlarının çözümü yönünde bir gelişmeye vesile olacak mıdır?


1 -) 25 Ağustos 2024 Tarihli KÖŞE YAZIM; Bir Üniversiteye, Nasıl bir Kişi REKTÖR Olarak Atanmamalı?



Darü’l-Mülk; Selçuklu Sultanları – Hanedan Sergi Sarayı, NEREYE Taşınıyor?

Bir yıl önce, Konya Valilik Hükümet Konağında, önce tadilat ve daha sonra da, tarihi binanın restorasyonu ve devam eden çalışmalar son aşamasına gelmiştir.

Konya Valilik Makamı, Valilik Hükümet Konağına, tarihi binanın restorasyon çalışmaları akabinde taşınacağı günleri sayarken, tarihi binanın YEREL YÖNETİMLERE bila bedel devir edildiği!

Tarihi Konya Valilik Hükümet Konağının Yerel yönetimlere bila bedel devir edilmesi protokolüne göre, Eski Sanayi ve Karatay Sanayinin Büsan Sanayi bölgesine taşınması akabinde, Valilik Hükümet Konağını, bu bölgeye Yerel yönetimler tarafından yapılacağı!

Daha sonra, eriştiğimiz protokol bilgilerine göre, Yerel yönetimler, sadece ARSA tahsisini yapacağı, Valilik Hükümet Konağını, Valilik kendi Mali imkanları çerçevesinde yapılacağı!

Tarihi Konya Valilik Hükümet Konağının yapılan restorasyon sürecinde, Yerel Yönetimlere devir edildiği ve Yerel yönetimlerin de, tarihi binayı KENT MÜZESİ olması yönünde çalışmalar yürütmekte olduğunu!.

Konya Valilik Makamı, bir yıldan fazladır, İstanbul yolu üzerinde ki; AFAD Konya İL Müdürlüğü binasında bir katı kullanmakta olduğunu da hatırlatmak isterim!

Yerel Yönetimler tarafından, Darü’l-Mülk Sergi Sarayının, VALİLİK MAKAMI, Özel Kalem, Basın birimi ve Vali Yardımcılarından bir tanesinin kullanımı için PROJESİNİN onaylandığı ve TEFRİŞ işlerine de başlanacağı, bir yıl içinde de tamamlanacağını, daha önceki köşe yazılarım da, kaleme almıştım.

Vali Yardımcıları ve Konya Valilik Hizmet birimlerindeki tüm çalışanlar da; Eski Sanayi ve Karatay Sanayi bölgesinde yeni yapılacak Konya Valilik Hükümet Konağı tamamlanıncaya kadar; depreme dayanıklılık raporu olmayan, İller Bankasının eski binasında çalışmalarına devam edecektir!

  • Peki, Darü’l-Mülk Sergi Sarayı ve Selçuklu Sultanları ihya projesi, ne zaman ve hangi tarihte başlamıştır?
  • 2017 yılında, Kültür Bakanlığı, Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kurtarma arkeolojisi, dijital arkeoloji, endüstriyel arkeoloji, adli bilimler ve heykeltıraşlık kapsamı dâhilinde, Türkiye Selçuklu Sultanları projesi, devlet adamları ve aile bireylerinin pozitif kimliklendirme yöntemi ile bir çalışma başlatılmıştır.

Türkiye Selçuklu Sultanları Projesine; devlet adamları ve aile bireylerinin pozitif kimliklendirme yöntemi ile yapılan çalışmaya, proje aşamasından sergi konumuna gelinceye kadar süreçte, emeği geçenleri, öncelikle teşekkür eder ve tebrik ederim.

Türkiye Selçuklu Sultanları Projesi; bir anlamda, bireyleri hayata döndürmek üzere çalışmalar sürdürülmüş; saltanat ailesinin hastalıkları, yeme içme alışkanlıkları, yaş ortalamaları, boy ve kiloları, yaş ve cinsiyetleri gibi verileri içeren proje, bu bilgiler ışığında yeniden yüzlendirme kapsamında çalışılmıştır.

Türkiye Selçuklu Sultanları Projesinde; biyoloji, kimya, mühendislik, yazılım, tarih, kronoloji, endüstriyel bilimler, güzel sanatlar, adli bilimler, biyoarkeoloji, adli arkeoloji ve osteoarkeoloji dahil olmak üzere disiplinler arası bir yol izlenmiştir.

Türkiye Selçuklu Sultanları Projesinde; Alâeddin Tepesi ve çevresinde başlatılan ve sultanların bedenlerini; pozitif kimliklendirme, morfolojik özelliklerinin tespiti, patolojik kanıtlar ve antropometrik, metrik ve metrik olmayan patolojik unsurlar dışında hassasiyet ilkeli bir şekilde muhafaza edilmiştir.

Türkiye Selçuklu Sultanları Projesinde; yapılan işlemlerin ardından, uygun kefenleme işlemleri yapılarak, tek tek bireylerin isimleri ve tanımları etiketler ile iliştirilmiş. Bütün işlemler bireylere, bireylerin manevi haklarına, mahremiyetlerine, insan haklarına ve milli tarihe saygı, projenin hedeflerindeki öncelikli unsur olmuştur.

Türkiye Selçuklu Sultanları Projesinde; bireylerin metrik özelliklerini tespiti, yaş, boy, vücut ağırlığı, cinsiyetleri, DNA analizleri ve nihayetinde yüz rekonstrüksiyonunun ( yeniden yapılandırma ) sonrasında Sultanlar Türbesindeki bireylere ait 3D kafatası replikalarının oluşturulması da gerçekleştirilmiştir.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay; Konya, 200 yıl boyunca, Türkiye Selçuklu Devletine başkentlik yapan, Türk – İslam tarihinin en önemli şehirlerinden biri olma özelliği taşıdığını! Şehirdeki kadim mirası yaşatmak ve sonraki nesillere aktarmak için Türkiye’nin en büyük ihya projesi, Darü’l-Mülk Sergi Sarayını hayata geçirdiklerini! Darü’l-Mülk kapsamında tarihi şehir merkezinin YİRMİ farklı noktasında kentsel dönüşüm ve restorasyon çalışmaları yürüttüklerini, ifade etmiştir.

Başkan Altay; Darü’l-Mülk Sergi Sarayının Konya’nın tarihi ve kültür hayatı açısından önemli bir eser olduğunu! Yapı içerisinde, Türkiye Selçuklu Devletinin Anadolu’da gerçekleştirdiği dönem savaşlarının resim sanatçıları tarafından yağlı boya çalışmaları ve Anadolu’yu Vatan Kılanlar Resim Sergisinin bulunduğunu da, ifade etmiştir.

Başkan Altay; Darü’l-Mülk Sergi Sarayında, Türkiye Selçuklu Hanedan Sergisinin bulunduğunu; Konya’daki Sultanlar Türbesi, bir arada metfun 12 Sultan naaşıyla Türk tarihinin ilk ve en özel hanedan mezarlığı konumunda olduğunu. Selçuklu sultanlarının daha iyi tanınması amacıyla, vefatlarından yaklaşık SEKİZ ASIR sonra, sultanların bilimsel çalışmalarla yüz ve beden gerçekliklerine uygun olarak silikon heykelleri oluşturduklarını, ifade etmiştir.

Peki, VALİLİK MAKAMI, Vali Yardımcılarından bir tanesi, Özel Kalem ve Basın biriminin kullanımı için Darü’l-Mülk Sergi Sarayı yeniden PROJE ve TEFRİŞ edileceğine göre, Darü’l-Mülk Sergi Sarayında sergilenen Selçuklu Sultanları – Hanedan Sergisi, nerede ve ne zamana kadar sergilenecektir?

Tarihi Konya Valilik Hükümet Konağının YEREL YÖNETİMLERE devir edildiği, YEREL Yönetimler tarafından; yeniden KENT MÜZESİ olarak tefriş edileceği tarihe kadar, Darü’l-Mülk Sergi Sarayında sergilenen tüm ürünler ve Selçuklu Sultanları – Hanedan Sergisinin de, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde sergileneceği, kulisler de konuşulmaktadır.

Peki, Darü’l-Mülk Sergi Sarayında sergilenen tüm ürünler ve Selçuklu Sultanları – Hanedan Sergisi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde, ne zamana kadar sergilenmeye devam edecektir?

Konya KENT MÜZESİNİN proje, yapım – inşaat ve faaliyete geçeceği tarih ve Darü’l-Mülk Sergi Sarayı Selçuklu Sultanları – Hanedan Sergisinin açılış programı belli midir?

Peki, tüm bunlar olurken, TASARRUF TEDBİRLERİNE rağmen, KAMU KAYNAKLARINDAN ne kadar HARCAMA yapılmaktadır?

1 -) 13 Nisan 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik Hükümet ( YENİ ) Konağı, İNŞAATI, bir Başka BAHARA Kalmış!


https://ahmetunver.com.tr/2025/04/13/konya-valilik-hukumet-konagi-bir-baska-bahara-kalmis/

Konya Valilik Hükümet ( YENİ ) Konağı, İNŞAATI, bir Başka BAHARA Kalmış!

Konya Valilik Hükümet Konağının, Eski sanayi ve Karatay sanayinin taşınması akabinde, arsa sahipleri ile yapılacak anlaşma sonrasında, yerel yönetimler tarafından yapılacak olması, bir başka baharı kaldığı, kulis bilgisini, Konya Kamuoyu ile paylaşmak isterim!

Nasıl yani diye bir soru aklınızdan ve hayalinizden geçtiğini de, duyar gibiyim!

2024 yılı Aralık ayı içinde; ülkemizde SEKSEN BİR Vilayet, her vilayetin bir Valisi ve Valilik Hükümet Konağı olduğunu, ifade eden yazılar kale almıştım!

Peki, Türkiye’de, Seksen bir Vilayet olmasına rağmen, Valilik Hükümet Konağı olmayan İl, var mıdır?

Konya Valilik Hükümet Konağının bir yıl kadar önce, ihalesi yapılmak suretiyle, TADİLAT işleri başlamış, daha sonra TADİLAT, Tarihi binanın RESTORASYONU olarak değiştirilmiş ve süreç uzamıştır!

Bakanlık, Konya Büyük Şehir Belediyesi ve Konya Valilik makamı ile yapılan protokol çerçevesinde, Tarihi binanın KENT MÜZESİ olması için YEREL yönetimlere devir edildiği, Eski Sanayi ve Karatay Sanayi bölgesinde, yirmi bin metrekarelik bir alana, Valilik Hükümet Konağı ve Valilik hizmet birimlerinin de, yerel yönetimler tarafından yapılacağı şeklinde, yerel yönetimlerin yapmış olduğu açıklamalar çerçevesinde, bir yazı kaleme almıştım!

Bugün için geldiğimiz noktada; Tarihi Konya Valilik Binasının YEREL YÖNETİMLERE Resmen devir edildiği, Yerel yönetimler tarafından VALİLİK Hükümet Konağı yapılması için bir Arsanın tahsis edileceği fakat BİNANIN Yerel yönetimler tarafından ( MALİ imkanlar çerçevesinde ) yapılamayacağı ve Konya Valiliği kendi Mali imkanları ile BİNAYI yapacağı şeklinde protokole bağlandığı, bilgisine ulaştık!

Peki, Tasarruf Tedbirleri kapsamında; Konya Valiliği, kendi mali imkanları ile Valilik Hükümet Konağını, ne kadar zamanda bitirebilir?

Normal şartlar altında, Konya Valilik Hükümet Konağını, Valilik mali imkanları ile ” BEŞ – ON Yıl ‘ arasında tamamlayabileceği, ifade edilmektedir!

Tarihi Konya Valilik Hükümet Konağının Yerel Yönetimlere BİLA BEDEL devir edildiği ve Tarihi binanın 2 ile 5 MİLYAR TL arası bir rakama, KENT MÜZESİ yapılması için Kültür ve Turizm Bakanlığına satılacağı da, kulislerde konuşulmaktadır!

Konya Valilik hizmet birimlerinin İller Bankası eski binasında çalışmalarına devam ederken, bu binanın da, Yerel Yönetimlere devir edilmiş olmasından kaynaklı, bir kaç ay sonra, KİRA BEDELİNİN gündeme gelebileceği de, kulislerde ifade edilmektedir!

Konya Valilik hizmet birimlerindeki çalışanlar; Konya İl Merkezinde farklı yerlerde olmasından kaynaklı, Tarihi Hükümet Konağındaki Restorasyon sürecinin bitmesi akabinde, hizmetlerin aksamadan devam edebilmesi adına, tarihi binaya taşınacakları günü, beklemektedir!

Konya Valilik hizmet birimleri; arsa tahsisi, plan, proje ve inşaat sürecinde, Tarihi Binanın KENT MÜZESİ olmasını ertelemek suretiyle, bu zaman diliminde, hizmetlerine Tarihi Konya Valilik binasında, devam etmesi yönünde, fikir birliği içinde oldukları da, ifade edilmektedir!

Konya Valilik Makamı; İstanbul yolu üzerinde YİKOP binasında olmasından kaynaklı, Valilik hükümet Konağının arsa tahsisi, plan, proje ve inşaat sürecinde ise Alâeddin Tepesi karşısındaki; DAR-ÜL MÜLK Sergi Sarayında, bir Kat, sadece Sayın Vali Bey kullanması için tadilat ve tefriş işlerinin başladığı, ifade edilmektedir!

Valilik hizmet birimleri, birim müdürleri ve Vali yardımcılarının aynı bina da olmadığı bir durumda, tecrit edilmiş – soyutlanmış Sayın Vali, hangi işe yetişebilir ya da hangi işleri zamanında bitirebilir?

1 -) 14 Ocak 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik Hükümet Konağı; Nereye ve Ne Zaman Taşınacak?

https://ahmetunver.com.tr/2025/01/14/konya-valilik-hukumet-konagi-nereye-ve-ne-zaman-tasinacak/

2 -) 5 Mart 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik ve B. Şehir Belediye Binası Yapılıyormuş!


https://ahmetunver.com.tr/2025/03/05/konya-valilik-ve-b-sehir-belediye-binasi-yapiliyormus/

Konya Valilik ve B. Şehir Belediye Binası Yapılıyormuş!..

2024 yılı Aralık ayı içinde; ülkemizde SEKSEN BİR Vilayet, her vilayetin bir Valisi ve Valilik Hükümet Konağı olduğunu, ifade eden bir yazı kale almıştım!

  • Peki, Türkiye’de, Seksen bir Vilayet olmasına rağmen, Valilik Hükümet Konağı olmayan İl, var mıdır?
  • Peki, Türkiye’de, Otuz Büyük Şehir Belediyesinden Belediye Hizmet binası olmayan Büyük Şehir, var mıdır?

Böyle bir soru mu olur dediğinizi de, duyar gibiyim!

  • Hem de, iktidar partisine, kurulduğu tarihten itibaren en yüksek desteği esirgemeyen ve oy veren bir il olduğunu söylesem!

Konya Valilik Hükümet Konağının bir yıl kadar önce, ihalesi yapılmak suretiyle, TADİLAT işleri başlamıştır! Daha sonra TADİLAT, Tarihi binanın RESTORASYONU olarak değiştirilmiş ve süreç biraz daha uzamıştır!

  • Peki, geldiğimiz noktada, Konya Valilik Hükümet Konağında ki; Tarihi binanın Restorasyonu ve Valilik Hizmet birimlerinin taşınma süreci, ne durumdadır?
  • Konya Kamuoyu ve tüm KAMU Kurumları, bu yaz, Tarihi Binaya, Konya Valilik Hizmet birimlerinin taşınacağını beklemektedir!
  • Peki, Konya Kamuoyu ve Konya’daki tüm Kamu kurum ve kuruluşları, eksik bilgiden kaynaklı boş hayal mi kurmaktadır?
  • Bakanlık, Konya Büyük Şehir Belediyesi ve Konya Valilik makamı ile yapılan protokol çerçevesinde, Tarihi binanın KENT MÜZESİ olması için YEREL yönetimlere devir edildiği, Eski Sanayi ve Karatay Sanayi bölgesinde, yirmi bin metrekarelik bir alana, Valilik Hükümet Konağı ve Valilik hizmet birimlerinin de, yerel yönetimler tarafından yapılacağı, ifade edilmektedir!

Almış olduğumuz kulis çerçevesinde, Tarihi Konya Valilik Hükümet Konağının Yerel Yönetimlere devir edildiği ve Tarihi binaya da, KENT MÜZESİ yapılması konusunda çalışmalar yürütülmekte olduğunu, daha önceden, kaleme almıştım!

Konya Valilik hizmet birimlerindeki çalışanlar, İller Bankasının eski binasında çalışmalarına devam ettiklerini fakat binanın depreme dayanıklılık raporu olmadığından kaynaklı, tedirgin oldukları, ifade edilmektedir!

Konya Valilik hizmet birimlerindeki çalışanlar, Konya Merkezinde farklı yerlerde olmasından, Tarihi Hükümet Konağındaki Restorasyon sürecinin bitmesi akabinde, hizmetlerin aksamadan devam edebilmesi adına, tarihi binaya taşınacakları günü dört gözle bekledikleri, ifade edilmektedir!

  • Geçtiğimiz günlerde; Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay; Konya Büyük Şehir Belediye Binası ve Konya Valilik Hükümet Konağı, Eski Sanayi ve Karatay Sanayi bölgesinde inşa edileceğini duyurmuştur!

Başkan Altay; Konya Valilik Hükmet Konağı ve Büyükşehir Belediyesinin aynı kompleks içinde yer alacağını; proje ile belediye hizmetleri daha geniş bir alanda, daha verimli sunulacağını ve şehrin yönetim merkezi daha modern bir alana taşınacak, diyor!

  • Peki, Konya Valilik Hükümet Konağı ve Konya Büyükşehir Belediyesi, tek bir çatı altında, ( ademi merkeziyet gibi mi ) bir araya gelecek, derken! Tek bir bina kompleksi şeklinde, sağ taraf VALİLİK ve Sol tarafı da, Belediye şeklinde mi planlanmaktadır?
  • Eski Sanayi ve Karatay Sanayi bölgesinde, inşa edilecek, Konya Valilik Hükümet Konağı ve Büyükşehir Belediyesi, NE ZAMAN hizmete geçmesi planlanmaktadır?
  • Tasarruf Tedbirleri kapsamında; Konya Valilik Hükümet Konağı ve Büyükşehir Belediyesi Hizmet binası İNŞAATI; iyimser ihtimal, DÖRT veya BEŞ yıl süreceği tahmin edilmektedir!
  • Eski Sanayi ve Karatay Sanayi bölgesinde, esnafın taşınması, arsa – dükkan sahipleri ile anlaşma ve inşaatının da DÖRT – BEŞ sene süreceği varsayımından hareket ile TARİHİ KONYA VALİLİK HÜKÜMET KONAĞI restorasyon akabinde, Valilik hizmet birimleri tarihi binaya taşınabilir!
  • Konya Valilik Makamı, İstanbul yolu üzerinde YİKOP binasında olmasından kaynaklı, Eski Sanayi ve Karatay Sanayi Bölgesinde İnşaat devam ederken, Şehir Merkezinde DAR-ÜL MÜLK Sergi Sarayında ki bir Kat tefriş edilmek suretiyle, sadece Sayın Vali Beyin kullanması da planlanmaktadır!
  • Peki, Valilik hizmet birimleri, birim müdürleri ve Vali yardımcılarının da aynı bina da olmadığı bir durumda, Sayın Vali, hangi işe yetişebilir ya da hangi işleri zamanında bitirebilir?

Konya Büyük Şehir Belediyesi çalışanları; farklı yerlerde hizmet vermekten ve özellikle de, SGK eski bina ve Askeri Hastane binalarının hem eski ve hem de, Deprem Raporu olmadığından kaynaklı, tedirgin bir durumda oldukları da,  ifade edilmektedir!

1 -) 14 Ocak 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik Hükümet Konağı; Nereye ve Ne Zaman Taşınacak?

https://ahmetunver.com.tr/2025/01/14/konya-valilik-hukumet-konagi-nereye-ve-ne-zaman-tasinacak/

2 -) 8 Şubat 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; Yerelde DEVLET’E AYAR Vermek!

Yerelde DEVLET’E AYAR Vermek!

Devlet yönetiminde tüm erk ve paydaşlar, devletin işleyişi ve vatandaşa hizmet açısından, birbirine karşı kanunlar ve kurallar çerçevesinde saygılı olmalı ve her bir paydaşı temsil eden kişiler haddini bilmeli! Aksi halde, devlet yönetiminde, kaos ve karmaşa çıkar!

Her bir kurum ve kurum yöneticisinin görev alanları yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde belirlenmiştir! Her kurum yöneticisi haddini ve hududunu bilmeli!

Daha önceki dönemlerde; birbirine haddini bildirmeye kalkan erk ve kurum yöneticilerini, hatırlamayan çoktur! Aman Allah’ım, ne günlerdi! Allah o günleri bir daha bu asil millete yaşatmasın!

Eskiden, hangi kurum amiri, başka bir kurum yöneticisi ile kavga edecek veya hangi kurum yöneticisi arıza çıkaracak diye kara kara bekleşiyorduk! Kime ve hangi kuruma faydası oldu ki, bu kavga ve gürültülerin! EGO ve KİBİR tatmininden başkaca!

Devlet ve millete, zaman ve enerji kaybından başkaca hiç bir faydası olmamıştır, devlet yönetiminde ki erkler arasında ki, EGO ve KİBİR savaşlarının!

Küresel Emperyalist güçler ve içeride ki taşeronların işini kolaylaştırmaktan başkaca bir işe yaramıyor!

Bu topraklarda, Küresel Emperyalist güçler ve içeride ki taşeronların ekmeğine yağ süren ve işlerini kolaylaştıran tipler her dönemde olacaktır!

  • Devlet denilen kurumun yerelde ki üst düzey temsil ( VALİ – VALİLİK ) makamına, yerel siyasi ve yerel dinamikler ya da yerel siyasi çeteler ve mafyalar; balans ayarı vermeye ve hizaya getirmeye mi çalışmaktadır? Neden acaba?
  • Siyaset başka bir şey! Devlet ve devlet yönetimi başkaca bir şeydir! Siyaset seçimle iktidara gelir, vatandaşa meydanlarda verdiği vaatleri yerine getirmeye çalışır! Devlet Yönetimi; Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik demektir!
  • Siyaset ve siyasetçi, meydanlarda vatandaşa vermiş olduğu vaatleri yerine getirirken, bazen YAN YOLLARA sapabilmektedir!
  • Siyasiler, tekrardan seçilebilmek adına, yasa ve hukuk dışına çıktığı dönemler olmaktadır! Devlet, bunları KAYIT altına alır ve günü geldiğinde de gereğini yapar!

İmparatorluk geleneği olan Kadim Türk Devleti, her gün 18 yaşındadır! Bu yaşından ne ileriye bir gün alır, ne de geriye bir gün sayar!

  • Beyler! Devlet, çok iyi kayıt tutar! Vakti saati gelince de gereğini yapar! Anlayana! Görene! Köre ve Sağıra ne ola ki!
  • Peki, yerelde, Devleti temsil eden en yüksek ( VALİ – VALİLİK ) makama, yerel siyasiler ve yerel dinamikler ya da yerel siyasi çeteler ve mafyalar; balans ayarı verilebilir mi? Rest çekilebilir mi? Protokol kurallarını çiğneyebilir mi?!
  • Ya da yerelde Devleti temsil eden en yüksek ( VALİ – VALİLİK ) makama kim veya kimler neden saldırıya geçer? Kim veya kimler neden balans ayarı vermeye çalışır!
  • Peki, böyle bir özgüven veya şımarıklık ya da aymazlık nasıl izah edilebilir? Ya da tam bir hadsizlik olarak mı ifade etmeli!

Burası; Kadim Başkent! Burası Kadim Rum diyarı! Bu şehirdeki denge ve güç merkezleri her daim, diri ve canlıdır! Her dönemde, güçleri, etkileri ve varlıklarından bir şey kaybetmediler! Vatandaş, bunları, ne görebilir, ne bilebilir ve ne de tanıyabilir!

Dünya ve bölgemiz; Küresel Emperyalist Güçler ve onların hizmetçileri konumunda ki taşeron ve işbirlikçileri maharetiyle yeniden bir dizayn, bölüşüm ve paylaşım savaşlarına şahit olmaktadır! Bölge halkları olarak halen bu savaşları anlamaktan çok uzak bir durumdayız!

İçeride birbirimiz ile uğraşırken, enerjimizi birbirimize karşı tüketmekle meşgul iken, küresel emperyalist güçler ve işbirlikçileri maharetiyle kocaman bir imparatorluğun parçalanmasına sadece seyirci kalabildik!

Peki, bu gün faklı bir durumda mıyız? Bugün dünden dersler çıkarabildik mi? Bu gün neler yapmalıyız ki, Kadim Türk Devleti ve asil millet bir daha parçalanmasın!

Halen birbirimizle uğraşmaya, bu ülke ve bölge üzerinde hesabı olanların sadece işini kolaylaştırmaya çalışmaktan başkaca neler yapılmaktadır?

Küresel emperyalist güçler, içimizde ki taşeron ve işbirlikçileri maharetiyle, bölgemizde yeniden bir paylaşım savaşının eşiğinde bulundukları bir dönemde, içeride bir ve beraber olması gereken devletin tüm kurum ve kurum yöneticilerine neler olmaktadır?

Küresel emperyalist güçler ve taşeronları; Parça parça olmamızı, kurumlar arasında birbirleri ile didişmesini ve çok kolay bir lokma olmayı ve yutabilmeyi bekleşirken!

Yoksa bölgemiz ve sınırlarımızda ki küresel emperyalist savaşları ve paylaşım operasyonlarını, birileri, bilgisayar oyunu mu zannediyor?

1 -) 14 Ocak 2025 tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik Hükümet Konağı; Nereye ve Ne Zaman Taşınacak?


https://ahmetunver.com.tr/2025/01/14/konya-valilik-hukumet-konagi-nereye-ve-ne-zaman-tasinacak/

Konya Valilik Hükümet Konağı; Nereye ve Ne Zaman Taşınacak?

Geçtiğimiz günlerde, ülkemizde SEKSEN BİR Vilayet, her vilayetin bir Valisi ve Valilik Makamının bulunduğu Hükümet Konağı olduğunu, ifade eden bir yazı kale almıştım!

Peki, Türkiye’de, Seksen bir Vilayet olmasına rağmen Valilik Hükümet Konağı olmayan İl var mıdır?

Peki, Türkiye’de, Seksen bir ilde, Valilik Hükümet Konağı ve Otuz Büyük Şehir Belediyesinden Başkanlık Makamı ve Hizmet binası olmayan Büyük Şehir var mıdır? Böyle bir soru mu olur dediğinizi de, duyar gibiyim!

Konya Valilik Hükümet Konağının bir yıl kadar önce, ihalesi yapılmak suretiyle,  TADİLAT işleri başlamıştır! Daha sonra TADİLAT, Tarihi binanın RESTORASYONU olarak değiştirilmiş ve süreç biraz daha uzamıştır!

Mevlana Haftası münasebeti ile Çadır etkinliklerinde,  Konya Valisi Sayın İbrahim Akın ile bir sohbetimiz olmuştur! Valilik hizmet birimlerinin farklı yerde olmasından kaynaklı; Konya Valilik Hükümet Konağında ki Restorasyon işlerinin 2025 yılının Ağustos ayı sonuna kadar süreceği bilgisini aldıklarını fakat 2025 yılı Nisan Ayının sonuna yetiştirilmesi konusunda, yakından takip edeceklerini ifade etmiştir!

Peki, geldiğimiz noktada, bugün itibari ile Konya Valilik Hükümet Konağında ki; Tarihi binanın Restorasyon süreci ve Valilik Hizmet birimlerinin taşınma süreci, ne durumdadır?

Almış olduğumuz kulis çerçevesinde, Konya Valilik Hükümet Konağının Yerel Yönetimlere devir edildiği ve KENT MÜZESİ olması konusunda çalışmalar yürütülmekte olduğu bilgisine ulaştık!

Konya Valilik Hizmet birimlerinde çalışanlar ise İller Bankasının eski binasında çalışmalarına devam ettiklerini fakat binanın depreme dayanıklılık raporu olmadığından kaynaklı,  tedirgin oldukları da, ifade edilmektedir!

Konya Valilik birimlerindeki tüm çalışanlar, Tarihi Hükümet Konağındaki Restorasyon sürecinin bitmesi akabinde, hizmetlerin aksamadan devam edebilmesi adına, binaya taşınacakları günü dört gözle bekledikleri de, ifade edilmektedir!

Tarihi Konya Valilik Hükümet Konağında ki Restorasyon akabinde, Kent Müzesi olması konusundaki çalışmalar ve Konya Valilik Hükümet Konağının nereye ve ne zaman yapılacağı ve taşınacağı da, kulislerde konuşulmaktadır!

Almış olduğumuz kulis bilgilerine göre; Eski Sanayi esnafının Aslım caddesine taşınması akabinde, arsa sahipleri ile yapılacak görüşmeler ve anlaşma çerçevesinde, Konya Valilik Hükümet Konağının dört veya beş yıl içinde, bu bölgeye, yerel yönetim tarafından,  yapılabileceği de, ifade edilmektedir! Tabii ki Tasarruf Tedbirlerine takılmaz ise!

Peki, Konya Valilik Hükümet Konağının mevcut durumu böyle iken, Konya Büyük Şehir Belediyesinin merkez hizmet binası ne konumdadır!

Konya Büyük Şehir Belediyesi de, SGK eski binasında hizmetlerine davam etmektedir! Fakat bu binanın da, Deprem Raporu konusundan kaynaklı, çalışanların tedirgin bir durumda olduğu da,  ifade edilmektedir!

Peki,  Konyalı vatandaşların hizmet görmesi için şu anda acil ve ivedi olarak, bir KENT MÜZESİNE mi ihtiyacı vardır?

Yoksa Konya Valilik Hükümet Konağı ve Konya Büyük Şehir Belediyesi tüm hizmet birimlerinin bir arada bulunduğu, Merkez bir BİNAYA mı ihtiyacı vardır?

Konya Valilik Hükümet Konağı ve Konya Büyük Şehir Beleyesi Merkez hizmet binalarının, Kadim Başkent Konya’nın Ruhuna yakışır; Osmanlı ve Selçuklu medeniyetini temsil eden bir bina olması ve en kısa zamanda, Konyalıların hizmetine açılması dileklerimizle!

Şehir Hastanelerinde NELER olmaktadır?

Son günlerde, ŞEHİR HASTANELERİNİN, Danimarka ve Katar’a satılacağı, ya da satıldığına dair haberleri, sıkça duymaya başladık! Neden Acaba? Peki, Şehir Hastanelerinde, Neler olmaktadır?

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi; otoyoldan sağlığa kadar uzanan ve KAMU ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞI olarak adlandırılan projelerde, anlaşmaların mümkün olduğu ( SATIŞI KONUSUNDA ) ve görüşmelerin devam ettiği ile ilgili açıklama yaptığını da, bir kenara not edelim!

Rönesans İşletme Hizmetleri şirketi; Adana, Bursa, Elazığ, Yozgat ve İstanbul Başakşehir Şehir Hastanelerinin işletmesini, Danimarkalı ISS şirketine sattığı!

Devir işlemini Rekabet Kurumu onaylarken, şirket neden bu yönde bir karar aldığına dair kamuoyuna bir açıklama yayınlamadığı, ifade edilmektedir!

  • Şehir Hastanelerinin Sağlık Bakanlığı ve Hazineye, 2024 yılında günlük maliyetinin 230 milyon TL olacağı, konuşulmaktadır!
  • Şehir Hastaneleri için, son beş yılda, Hazineden 185 milyar TL. ödeme yapıldığı ve sadece 2024 yılı içinde, 85 milyar TL. Hazineye maliyetinin olacağı ifade edilmektedir!
  • Şehir hastaneleri, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan hastanelerdir!
  • Şehir Hastaneleri, Devlet Hastanesi ve Eğitim ve Araştırma Hastanesinden farklı olarak bölgesel büyük sağlık kompleksleri olarak yapılandırılmıştır!
  • Şehir Hastaneleri, bünyesinde her çeşit sağlık birimini bulundurarak bulunduğu bölgedeki insanların her türlü sağlık ihtiyacını en ileri teknolojik ve tıbbi imkanlarla karşılamaktır.
  • Şehir Hastaneleri, YAP – İŞLET ve DEVRET modeli ile yapılmakta ve Sağlık Bakanlığı kiracı konumundadır!

Şehir Hastanelerinde, Mülkün sahibi olan şirketlere, Sağlık Bakanlığı en az 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödemektedir!

  • Şehir hastanelerinin YÖNETİM şekline bakalım!

Şehir Hastaneleri; devlet hastanesi değildir! Bedelsiz olarak şirketlere tahsis edilen Hazine arazileri üzerine şirketler tarafından yapılmaktadır!

Şehir hastanelerinde, Sağlık Bakanlığı kiracıdır! Mülkün sahibi olan şirketlere, Sağlık Bakanlığı en az 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödemektedir!

Ticari alan ( market, pastane, otopark, kafe, lokanta, mağazalar, vs.) gelirleri mülk sahibi ya da KİRACI firmaya bırakılmaktadır!

Güvenlik, temizlik vb. gibi hizmet dışındaki laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri ihaleyi alan firmalar tarafından yapılmaktadır!

Şehir hastanelerinin sözleşme taslağıında, “HASTANEYİ ŞİRKET TEMSİLCİSİ YÖNETİR” yazmaktadır! Şirketlere verilen tüm hizmetleri ve hastaneyi aslen asıl şirketler ve taşeronları idare etmektedir!

Şehir hastaneleri için Sağlık Bakanlığı ile şirketler arasında imzalanan sözleşme özel hukuka tabidir!

  • Şehir hastanelerinde ki ÇİFT BAŞLI YÖNETİM, kurucu Başhekimlik görevinde bulunan bir dost ağabey ile kendisinin yaşadığı sorunlar çerçevesinde, sohbet etmek imkânımız olmuştu!

Başhekim dostumuz; Hastane yönetiminde başhekim olarak, kurumda çalışan personel zaviyesinden, sağlık personeli haricinde bir sorumluluk ve yetkilerinin olmadığını!

Başhekim olarak, destek personeli ve diğerlerine bir söz söyleme yetkilerinin olmadığını!

Mezkûr personel, AMİR – MÜDÜR ve PATRON olarak, sadece yatırımcı firma ve temsilcisini kabul ettiklerini!

Binlerce personelin çalıştığı bir kurumda, ÇİFT BAŞLI yönetimden kaynaklı, ileride çok büyük sıkıntı ve sorunların olabileceğini, ifade etmiştir!

Hastane müdürü veya yatırımcı firma temsilcisinin BAŞHEKİM tarafından verilen TALİMAT veya RİCAYI yerine GETİRMEMELERİ gerektiği konusunda, çalışan personele, kesin bir EMRİ olduğunu da hatırlatmak isterim!