Osmanlı Mirası ve Reddi Miras

Tarih konusunda özellikle Osmanlı tarihi ve son 100 yıllık tarihimiz noktasında fikir beyan edecek noktada değilim. Bir İletişimci olarak, bölgemizde dönen 200 -300 yıllık planları ve etrafımızın neden ateş çemberi halinde olduğunu okuyabilmek adına birkaç kelam sarf etmeye çalışacağım.  Osmanlının bütün borçlarını ödemekle mirasçı olan bir millet fakat Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde herhangi bir söz veya iletişime mirasçı olamasın… Bu nasıl bir Miras hukuku… Medeni Avrupalıya bakar mısınız? Osmanlı İmparatorluğu, Avrupalı devletler tarafından uzun yıllardır planladıkları şekilde her bölgesinde savaşma noktasına getirilmişti. Her taraftan bağımsızlık ve hürriyet nidaları yükselmeye başlanmıştı. Osmanlı, 1854 yılında Kırım savaşı ile başlayan Avrupalı devletlerden hem devletin cari masraflarını karşılamak hem de savaş tazminatını ödemek maksadı ile ilk defa borç alınmaya başlandı.

Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması ve Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren 100 yıllık süreçte, 1954 yılına kadar bu asil devlet ve millet Osmanlının borçlarını ödemeye devam etti. Bu tarihte Osmanlıdan kalan borcun tamamı ödenmiştir. Alacaklı devletler birbirlerini ibra işini ise 30 yıl erteleyerek, 1984 yılında Rahmetli Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde, Osmanlıdan kalan borç bitmiştir, ödenmiştir şeklinde ‘İbra’ vermişlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren, dışarıdan ve içerideki taşeronlar vasıtası ile toplumsal kavgalar ve ekonomik sorunlarla boğulmaya çalışılmıştır.  Dünyada neler olup bittiği, hatta kendi bölgesinde meydana gelen olaylara dahi müdahale edecek bir gücü dahi olamamıştır. Bu devlet, Osmanlıdan kalan borçlarını ödemekle mükellef iken sorun yok… Fakat Osmanlı bakiyesi olan bölgelerle, yani kendisinden zorla koparılan gönül bağı olan, kardeş milletlerle iletişim kurması yasak. Bu nasıl bir Miras ve devletler hukuku..

Türkiye, devlet ve millet aklı devreye girerek,  Osmanlı bakiyesi olan bölgelerle her türlü ticari, ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetler içerisinde bulunması doğal hakkıdır. Devlet ve millet aklı bu irtibatı sonuna kadar götürmelidir, diye düşünüyorum. TİKA vb. kuruluşların çalışmaları Osmanlı bakiyesi bölgelerle işbirliği noktasında, bölge üzerinde hesapları olan birilerini çok rahatsız etmektedir. Buna hiçbir kuvvet ve devlet de engel olamamalıdır.  Devlet ve millet aklı ve özellikle siyasi irade buna izin vermeyecektir. Sen misin bu bölgelerle ticari ve her türlü iletişime geçen… Osmanlı bakiyeleri ile irtibatı koparılan bu millet, tekrar bir araya gelmeyecek şekilde bütün bağlantıları tekrar koparılmaya çalışılmaktadır. Bölgesinde koparılan fırtınanın ve içeride Alevi – Sünni, Türk- Kürt vb. kavgaların sebebi hikmeti… Bölgesinin, evinin içinin kan gölüne ve etrafının ateş çemberi ile sarılmasının hikmeti…

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.