Emperyalistler ve İşbirlikçileri; Safları Sıkılaştırırken!

15 Temmuz hain darbe ve işgal girişiminde başarılı olamayan; Emperyalistler, taşeronları ve içimizdeki taşeronları, yeni senaryolar ve planlar üzerinden tekrar gelmekteler. Gelecekler… Gelmeden, bu bölgeyi karıştırmadan yapamazlar… Çünkü bu Asil ülke ve bölgesi onlar için çok değerli ve önemli… Bu ülke ve bölgeye hâkim olmak, kanton devletler kurmak için sürekli olarak gelmeye devam edecekler. Ne zamana kadar gelmeye devam edecekler? Ülkemizde ve bölgemizde birlik ve beraberliği tam olarak algılayacakları ve görecekleri ana kadar… Ülke ve bölge halkları olarak parçalı ve kavgalı olmamız, emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin işine yaramaktadır. Taşeronları ve işbirlikçileri üzerinden de bu parçalı durumu körüklemek ve derinleştirmek adına sürekli olarak çalışmaktalar. Taşeronların ve işbirlikçilerinin sadece görev tanımı budur. Onlar başka bir plan ve projeleri olamaz. Mümkün değil. Bu kişilerin ve örgütlerin kuruluş ve ortaya çıkma sebepleri sadece budur…  Ellerine verilen notta ve pusulada yazılı olanları sadece uygulamakla görevliler. Vekâlet ve vesayet savaşları üzerinden, bölge halkları arasında fitne ve fesat meydana getirmek için de gelmeye devam edecekler. Taşeronlar vasıtası ile bölge halkları arasında meydana gelebilecek her türlü fitne, ağababaları ve emperyalistlerin işine yaramaktadır; Çünkü buradan beslenmekteler

15 Temmuz hain darbe ve işgal gecesi, daha sonraki süreçte, Yenikapı ile şahlanan ve taçlanan, birlik ve beraberlik, özellikle de yeniden canlanan ve dirilen Çanakkale ve Kurtuluş savaşı ruhu,  birilerine çok büyük sıkıntılar vermektedir. Meydana gelen bu birliktelik ruhuna darbe vurmak için her türlü plan ve fitneler devreye konulmaktadır. Yenikapı ile şahlanan ve taçlanan hep birlikte Türkiye oluşumuz, ülkemiz ve bölgemiz üzerinde hesabı olanlara, özellikle de Ortadoğu, Avrasya, Hazar enerji ve petrol havzasını kontrol ve hegemonyaları altına almak isteyen emperyalistlerin uykularının kaçmasına sebebiyet vermiştir. Sınırlarımızdaki yüz binlerce asker ve AK Denizdeki yüzlerce savaş gemisi binlerce kilometre ötelerden herhalde gezinti için gelmemiştir? Ülkemizde ve bölgemizde oluşabilecek en küçük bir sarsıntı ve sallantıda müdahale etmek için midir?

Ülkemizde ve bölgemizde oluşabilecek en küçük bir birlik ve beraberlik girişimlerine hemen müdahale etmek için her türlü yolu ve yöntemi denemekten geri duramazlar. Ve durmadılar… Yenikapı ile şahlanan birlikteliğe ilk müdahaleyi CHP’ne yaptılar. Arkasından kullanılabilecek tür ve formatta bulunan tüm basın kuruluşları ve tüm STK’lar devreye konulacaktır. Çünkü bu ülkeyi ve bölgeyi dışarıdan orduları ile gelerek işgal etmeleri ve yönetmeleri mümkün değil. Mutlaka içeriden taşeron ve işbirlikçiler bulmak ve üretmek zorundalar. Tarihimizin tozlu sayfaları bunun örnekleri ile doludur. Başka bir yol ve yöntem beklemek safdillik olur. Keçecizâde Fuat Paşa’nın İngiliz elçisine; ‘Osmanlı Devletini; siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalıştığımız halde, bu devleti yıkamadık’  siyasi literatüre geçen ifadelerinde olduğu gibi…

15 Temmuz hain darbe ve işgal girişiminde başarılı olamayan;  emperyalistler, taşeronları ve işbirlikçileri, elbette ki boş durmayacaklar. Hedeflerine ulaşmak adına her türlü plan ve oyunu devreye koyacaklar. Daha önceki yazılarımızda da sürekli olarak vurgulamaya çalıştığımız, ekonomi üzerinden gelecekler; Başka çarelerinin ve yöntemlerinin kalmadığının; Farkındalar ve görmekteler… Halen bankalar üzerinden Kobileri sıkıştırmaya çalışıyorlar. Bu ülkenin ve Anadolu’nun ekonomik olarak temel dinamiği ve lokomotifi olan Kobileri sıkıntıya sokmak adına, bankacılık ve finans sistemi üzerinden yapılabilecek olan her türlü operasyonu çekmekteler. Devlet olarak bunlara asla izin vermemeliyiz, diye düşünüyorum. Bu ülke ve asil millet gerçekten güçlüdür; Bunun örnekleri, daha önce Balkanlar’dan gelen, Irak’tan gelen ve şimdi de Suriye’den gelen vatandaşlarımıza, insanlarımıza kucaklarını ve gönüllerini açtıklarında görüldüğü gibi.  Ensar ruhu halen bu asil milletin gönül dünyasında devam etmektedir. Bu ruhu ve duruşu yıkamadıkları için Başaramayacaklar; Fakat gelmeye de devam edecekler.  Devlet olarak, Anadolu’nun ekonomik olarak dinamiği ve lokomotifi olan KOBİ’lerimizi Bankacılık ve Finans sisteminin oyuncağı haline getirmemeliyiz. Devlet olarak alınması gerekli her türlü tedbir, yönetmelik ve uyarılar yapılmalıdır.

Gün, Ülke ve bölge halkları olarak; bir olmak, birlik olmak, beraberlik olmak ve kardeş olmak günündeyiz. Küfür ve küfrün taşeronları olan içimizdeki işbirlikçiler, tek millet olduğunu tarihin her döneminde gösterdiği gibi bu günde sergilemektedir.  Bölge halkları olarak, 100 yıl önce bölgemizde sergilenen parçalama ve bölme girişimleri değişik tür ve formatta halen devam etmektedir. Emperyalistler; Vesayet ve vekâlet savaşları ile taşeron ve işbirlikçileri üzerinden gelmekteler. Birlik ve beraberliğin,  devlet olmanın ve devletinizi sürekli kılmanın önemine binaen; Ebu Müslim Horasani;  “Size düşman olanlara yaranmaya çalışır ve dostlarınızdan uzaklaşırsanız, onlar size dost olmaz; fakat siz dostlarınızı kendinizden uzaklaştırırsınız;  İşte o zaman düşmanlarınızın avucuna düşersiniz. Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Fakat uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu” ifadelerinde buyurdukları gibi. 

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir