Nereden Çıktı, Bu Türedi,  Nesebi Bozuklar?!

Son günlerde kamuoyunda ve özellikle de medya üzerinden köpürtülmeye çalışılan çocuk kaçırılma ve taciz olayları nedir?  Anadolu diyarında neler olmaktadır?  Cennet kokusu ve çiçekleri olan yavrularımıza Allah Rahmet eylesin! Ailelerine de sabrı cemil ihsan eylesin! Yine birileri bu millet üzerinde cambaza bak tiyatrosu mu oynatıyor? Kara propaganda ve algı operasyonlarına mı maruz kalmaktayız?  Tüm bu olayların perde arkası nedir? Bu çirkinlik ve çirkeflikleri yapanlar kimlerdir? Soyu, sopu, aslı ve nesebi nedir, kimdir bu türedi nesebi bozuk kişiler?  Nereden gelmişler ve Cibilliyetleri nedir? Görünen kişilerin arkasında, bu devleti ve milleti karıştırmak için kullanan küresel ve işbirlikçi güçler var mıdır?  Daha nice sorular…

Asil Türk milleti, İslam ile tanıştığı tarihten itibaren ve öncesinde, tüm insanlığa karşı ne zalim ve ne de zulmeden konumunda olmuştur. Tarih, ne geçmişte, ne de gelecekte,  Türk milleti adına böyle çirkef bir olayı hiçbir zaman yazmamış ve yazamayacaktır. Peki, günümüzde neler oluyor? Osmanlı İmparatorluğu fethettiği yerlerde kimin malına, canına ve namusuna dokunmuştur?  Asil Türk milleti tarihin hiç anında ve mekânında işgal diye bir girişimde bulunmamıştır! Sadece fetih için gitmiştir, nereye gittiyse!  Fetih ne demektir? Asil Türk milleti gittiği yelere sadece, Adalet, Hakkaniyet, Medeniyet ve İnsanlık götürmüştür. Medeni olduğunu iddia edenlerin insanlık ve medeniyeti kimden öğrendiğine veya nereden çaldıklarına bir bakın! Tarihin tozlu sayfaları bunların örneklikleri ile doludur! Tabii ki görmek isteyenlere! Gözü kör, kulağı sağır, gönlü kapalı ve akıl tutulmasına kapılanlar elbette ki bu gerçekleri göremez ve görmek dahi istemezler! Onlar görmediği için bu gerçekler de yok sayılamaz!  Asil Türk milleti üzerinde hesabı olanlar tüm bu olumsuzlukları sadece yakıştırmaya çalışmıştır! Güneş balçıkla sıvanamayacağına göre! Tarih gerçekleri elbette ki yazacaktır!

Tarihin çok uzak sayfalarına gitmeden, yakın tarihimizde cereyan eden bazı gelişmeler ve insanlık dışı olaylara kabaca bir bakalım.  Bosna’da, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de, Doğu Türkistan ve daha sayamadığımız tüm mazlum coğrafyalardaki insanlara, özellikle kadın ve çocuklara karşı işlenen zulüm ve katliamları kimler ve neden yapmaktadır? Suriye’deki kayıp olan ve kaçırılan çocuklar nerededir? Hangi medeni ülkededir, bu çocuklar!? Durumları nedir?  Sağ mı, yoksa ölü müdür? Yoksa, medeni ülkelerdeki,  kirli ruhlara ve pislik bedenlere  yeniden hayat mı vermiştir?! Bilemiyoruz!  İnsan olarak bakmaktan ve izlemekten utandığımız görüntüleri kim ve kimler neden yapmaktadır? Medya tarafından bu görüntüler  neden her gün  ve her saat köpürtülmektedir?!  Neden? Neler olmaktadır? İnsanları katletmekle kimler, kime ve nereye mesaj vermektedir? Birinci ve İkinci Dünya savaşında ne kadar insanın öldüğü, sakat kaldığı ve kayıp olduğunu biliyor muyuz?  Ölenlerin tahmini rakamının sadece YÜZ ELLİ MİLYON civarında olduğudur!  Peki, Neden? Bu insanlar neden ve niçin öldürülüyor? Birileri daha çok kazansın! Birilerinin servetlerine servet eklensin ve Müslüman dünya da sömürülmeye devam etsin, diye! Nasıl düzen çok güzel değil mi? Büyük oyun ve hesap, tıkır tıkır, saat gibi işlemektedir! Ne zamana kadar devam edecektir? Türk Milleti Yeniden tarih sahnesine çıkıp ben buradayım ve dev uyanıncaya kadar! Tüm bunlar sadece Türk Milleti uyanmasın ve tarihsel kodlarına dönmesin diye yapılmaktadır!

Türk Devleti ve Türk Milleti üzerinde hesabı olan küresel güçler ve işbirlikçiler, 2013 tarihindeki Gezi olayları ile başlayan süreçten itibaren üzerimize gelmekte, sürekli olarak ve şiddeti de artan bir şekilde saldırıya geçmektedir? Neden? Bu güçler ve işbirlikçiler, Türk Devleti ve Türk milletinden ne istiyor? Her bir saldırı ve planlarında, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında olduğu gibi bu asil milletin İman dolu göğsüne çarpan küresel güçler ve işbirlikçiler, her kaybedişlerinde deliye dönmektedir. Deli dana gibi ne yaptıklarını da bilmiyorlar! 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışmasında asil Türk milletini tamamen teslim almayı planlayanlar, Türk Milletinden okkalı bir Osmanlı Tokadı yemişlerdir! Fakat durmuyor, ders almıyor ve durmayacaklar! 24 Haziran seçimlerinde bu milletten yedikleri yerli ve milli tokat psikolojilerini tamamen bozmuştur! Ne zamana kadar?!  Bu topraklarda, bulabildikleri her bir yöntem ve kullanışlı kişiler üzerinden gelecekler!  Yeter ki Türk Milleti çözülsün! Yeter ki Türk Milleti birlik olmasın! Yeter ki Türk Milleti,  daha önceki yıllarda oldu gibi birbirleri yesin! Yeter ki sokaklar istedikleri şekilde ve kullanabilecekleri formatta hareketlensin!  Yeter ki bu millet kadim medeniyet, tarihsel Türk Devlet geleneği ve kodlarına dönmesin!  Ne zamana kadar sürecektir, tüm bu oyun ve saldırılar? Küresel güçler, tamamen yenilgiyi kabul edinceye kadar! Veya asil Türk milleti PES edip, Teslim oluncaya kadar!  Anadolu’da Ya Var olacağız, Ya da Yok olup gideceğiz! Hangisi…

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.