Selçuklu Sultanı Ahmet Sencer’e sorulmuş: Devletin neden çöktü?
Büyük işleri küçük adamlara, Küçük işleri büyük adamlara verdiğimi geç anladım!
Küçük adamlar büyük işleri yapamadılar! Büyük adamlar küçük işleri yapmaya tenezzül etmediler! Böylece devlet düzeni bozuldu, diyor!
Yeryüzü ve Gökler, Adalet sayesinde ayakta durur. Adalet, bütün erdemlerin başıdır.
Adalet ve Nizam, Devletin temelidir. Adalet olmadan, bir Devlet varlığını devam ettiremez.
Kurumlar ancak Kurallar sayesinde ayakta kalır. Kuralların uygulanmadığı kurumlarda, Kaos – Karmaşa ve Kargaşa vardır ve Adaletten bahsedilemez.
Adaletin olmadığı toplumlarda, sosyal kaos ve karmaşa hakim olur. Sosyal Kaos ve Karmaşanın olduğu toplumlar, varlığı ve birliğini koruyamaz
Devlet ve Toplum hayatında, olmaz ise olmaz, adalet, kavramıdır.
Adalet, toplumda; güveni, sosyal barışı ve huzuru da beraberinde getirecektir. Aksi halde, sosyal adalet ve toplumsal barış temin edilemez.
Toplumsal Barışın olmadığı toplumlarda, kaos – karmaşa ve kargaşa hakim olacağına göre. Doğa, boşluğu, kabul etmeyeceğine göre.
Toplumsal Barışın olmadığı toplumlar, önce iç karışıklıklar ve sonra da DIŞ MÜDAHALEYE hazır bir duruma gelecektir.
Toplumsal Barışın olmadığı toplumlar da, milli bilinç gelişemez. Milli Bilinci gelişememiş toplumlar dağılmaya ve yok olmaya mahkumdur.
Türk; Adalet dağıtan ve Hakikat ehli demektir. Adaletin olmadığı durum ve kurumlarda, zulüm var demektir. Zulüm ile ABAD olunamaz!
Devletin dini adalettir, adaleti olmayan devlet dinsizdir, diyeceksiniz. ADALET ve HAKİKATE mugayir işler ve davranışlar sergileyeceksiniz, öyle mi?
Devlet, yalnız adalet ile sonsuzlaşır ve adaletsizlikle yıkılır.
Devlet, adalet ile yönetilir. Devlet yönetim sistematiğinde; Ehliyet ve Liyakat, sıradan ve öylesine bir kavram değildir. Ehliyet ve Liyakat için öncelikle eğitim gerekir!
Adalet, mülkün temelidir. Adalet güneşi batarsa, insanlar için yeryüzünde yaşamanın anlamı kalmayacaktır.
Adaleti tesis etmek için herkes sorumluluk taşımalı. Adalet olmadığı durumlarda, sosyal barış ve huzur olmaz. Sosyal barış ve huzurun olmadığı durumda ise KAOS ve KARMAŞA geliyor demektir.
Toplumsal KAOS ve KARMAŞA fitili bir ateşlenirse nerede duracağı ve nerelere varacağı tahmin dahi edilemez.
Bölgemizdeki ülkelere bakmak ve ibret almak gerekir. Milli BİRLİK ve MİLLİ BİLİNCİ, tesis edemeyen toplum ve devletler, dağılmak ve yok olmak ile karşı karşıya kalacaktır.
Ehliyet, Liyakat ve Adalet, birbiri ile bağlantılıdır. Ehliyet, Liyakat ve Adalet; toplumsal güven, sosyal barış ve toplumsal huzuru da beraberinde getirecektir.
İş; ehline verilecek. İş, ehline verilmediği dönemlerde, kıyameti bekleyeceğiz. Peki, bu kıyamet, kim ya da kimlerin kıyameti olmalı?
Hz. Mevlana; Adalet, bir şeyi yerli yerine koymaktır! Adalet, ağaçlara su vermektir! Adalet, bir nimeti yerine koymaktır! Yani hakkı hak sahibine vermektir! Adaletsizlik ve Zulüm, dikene su vermektir! Adaletsizlik ve Zulüm, Bir şeyi layık olmayana vermek ve bir şeyi konmaması gereken yere koymaktır! Adaletsizlik ve Zulüm, hakkı hak sahibine vermemektir! Bu hal; sadece belaya – felakete ve helake, sebebiyet verir, buyurmaktadır!
Hz. Mevlana; toplumda sosyal barışın, adaletin, huzurun sağlanması ancak ehliyet ve liyakate önem verilmesi, ehliyet ve liyakat sahibi insanların iş başına getirilmesiyle mümkün olabilecektir! Ehliyet ve liyakate bakılmaksızın işlerin yürütülmeye çalışılması halinde ise toplumsal düzenin işleyişinde aksaklıklar ortaya çıkacak ve sosyal düzen bozulacak, kaosa ve karmaşaya zemin hazırlayacaktır, buyurmaktadır!
Hadis-i şeriflerde; İşinin ehli olmayana, İş ve görev tevdi edildiği, verildiği zaman, kıyameti bekleyiniz! Emanet zayi edildiğinde kıyametin kopmasını bekleyin, buyrulur!
Sonsuz Hikmet ve Kudret Sahibi Yüce Allah, Nisa suresi 58. ayetinde; Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder! Allah size ne güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir, buyurmaktadır!