Davutoğlu ve Başkanlık Sistemi

Dostlar bugünkü köşe yazımızda sizlerle Başkanlık sistemi nedir,  faydaları nelerdir, çalışma sistemi vb. konularla ilgili olarak,  Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlunun şehrinde, Başkanlık sisteminin Konyalı seçmene ne kadar anlatılıp anlatılmadığı, seçmenin ne anladığı vb. ilgili birkaç kelam paylaşmaya çalışacağım.

Başkanlık sistemi; Türkiye’de yaşanan siyasal istikrarsızlık vb. konulardan sürekli olarak tartışmalarının yapılmasına yol açıyor. Bu tartışmaların altında yatan nedenler arasında özellikle hükümet sürelerinin çok kısa oluşu ve zayıf icranın güçlendirilmesi isteği yatıyor.

Ülkemizde başkanlık sistemini isteyenlerin dayandıkları 4 temelden söz edebiliriz:
1- Siyasi istikrar isteği: Kısa sürelerle görevde kalan hükümetler ülke sorunlarını çözemiyorlar. Özellikle koalisyon hükümetleri süre açısından istikrarın bozulmasına yol açıyor. Seçim korkusuyla hiç kimse plan ve projelerini uygulayamıyor.
2- Hızlı gelişme için güçlü icra: Dünyanın gelişme hızına uyabilmemiz, toplumun artan gereksinimlerini karşılayabilmemiz için icranın güçlendirilmesi gerekir. Başkanlık sistemi özellikle icrayı güçlü kılar ve icraattan sorumlu olanı net bir biçimde ortaya koyar. Kriz dönemlerinde, acil durumlarda hızlı ve etkin bir müdahale, güçlü bir icra ile sağlanabilir.
3- Tarihsel geçmişimiz başkanlık sistemine uygun: Cumhuriyetin ilk yıllarını, İnönü’nün “Milli Şef” dönemini ve Osmanlı’nın 600 yıllık tarihini başkanlık sistemi için yeterli bir geçmiş ve birikim olarak görenler, başkanlık sisteminin yaşayabileceği bir iklime sahip olduğunu ileri sürmektedirler. Türk halkının yeterli bir devlet kültürüne sahip olduğu, darbe yapan ordunun bile en geç iki yıl içinde kışlasına çekilerek demokrasiyi getirmeye çalıştığını, sırf bunun bile demokrasiye yatkınlığımız açısından önemli bir kanıt oluşturduğu da bu görüşü savunanlar tarafından belirtilmektedir.
4- Başkanlık sistemi diktatörlük ve askeri darbeye neden olmaz. Bu görüşü savunanlar: Ülkemizde başkanlık rejimi olmadığı halde üç kez askeri darbe olmuştur. Darbelerin temelinde rejimin parlamenter sistemde tıkanması ve sosyoekonomik nedenler aranmalıdır. Diktatörlük eğilimi tüm hükümet sistemlerinde mümkündür, Türkiye’de oyların genel dağılımı % 35 sol, % 65 sağ biçimindedir. Bu nedenle ülkemizde sol düşünce taraftarları başkanlık hükümetine karşı çıkarak diktatörlük getireceğini ileri sürmektedirler.

Ülkemizde başkanlık sistemine karşı çıkanların ileri sürdükleri görüşleri de 4 temelde toplamak mümkündür:
1-Dikta rejimi kurulabilir: Demokrasi geleneğimiz başkanlık sistemini kaldıracak nitelikte değildir. Bu sistem demokratik gelişmesini henüz tamamlamamış ülkemizde yürütme ile yasamanın birbirine karışmasına ve böylece yürütmenin fiilen üstünlüğüne sebep olacaktır.
2-Parti disiplininin olduğu ülkelerde başkanlık sistemi çalışmaz: Kıta Avrupa’sı ve Türkiye gibi ülkelerden farklı olarak, ABD’nde Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler, disiplinli bir yapıda değildirler.. Bu ülkede partili parlamenter parti grup kararları ile bağlı olmadıkları için, Başkanlar ve kongre çoğunluğu farklı partilerden olsalar da yasama yürütme arasında işbirliği sağlanabiliyor.

3-ABD dışında sürekli bir uygulaması yoktur: Başkanlık sisteminin ABD dışında sürekli bir uygulaması yoktur. Bu sistem, tamamen ABD gibi pek çok dengelerin bir arada bulunduğu federal yapılı bir devlette, üstelik ekonomik açıdan hayli güçlü liberal bir ülkede uygulanma zemini bulabilmektedir. Diğer ülkelerdeki başkanlık sistemi örneklerinin hepsi kesintiye uğramaktadır ve demokratik niteliklerden kopuktur.
4- Parlamenter sistem tıkanmamıştır: Sistemin reforma ihtiyacı vardır. Tıkanıklar parlamenter sistemden kaynaklanmamaktadır. Başkanlık sistemi arayışları Türkiye’nin parlamenter rejimle edindiği deneyimleri ve ödediği bedelleri yok saymaktadır. Başkanlık sistemi yasamanın sorunlarını çözememektedir, sadece yürütmeyi güçlendirir. Türkiye’nin temel sorunu yasamanın görevlerini tam anlamıyla yerine getirememesidir.

Başkanlık sisteminin Konyalı seçmene, Başbakan Ahmet Davutoğlunun şehrinde seçmene tam ve net anlaşılır bir şekilde anlatılmadığı kanaatindeyim. Konyalı seçmenin, Başkanlık sistemi noktasında kafalar çok karışık. Daha önceki yazılarımda sürekli anlatmaya çalıştığım konu zaten müphemiyet, kapalılıktı. Konyalı seçmenin bu konuda bilgilendirilmesi gerekmektedir.  AK Parti teşkilatlarının da Başkanlık sistemi ve Başbakanımızın durumu hakkında seçmeni bilgilendirmediğini düşünüyorum. Konyalı seçmen o zaman neden destekleyelim noktasına geldi veya gelmek üzere. İletişimin olmadığı her yerde dedikodu mekanizmasını işlediğini söylemiştik. Seçim dönemlerinde daha fazla çalışır. Çünkü siyasi rakipleriniz durmuyor. Başkanlık sisteminin Konyalı seçmene açık, anlaşılır bir şekilde anlatılmadığını düşünüyorum. Başkanlık sistemi yürürlüğe girdiği takdirde zaten Başbakanımız olan Konya’nın evladı bu sistemde kesinlikle olmayacak gibi bir kanaat Konyalı seçmende, düşünceden sözlere girmeye başladı. Seçimi,m son haftasına girmekte olduğumuz şu günlerde dostlar biraz daha gayret… Biraz daha çalışma… Seçmenin bu konuda aydınlatılması, kör noktaların vuzuha erdirilmesi için… İleride pişman olmamak adına… Şunu da yapsaydık vb. pişmanlıklar olmaması adına… Konya gibi Anadolu’nun göbeğinde HDP gibi bir parti meydan toplantısında diğer iki muhalefet partisinden daha fazla seçmeni topladı ise düşünmek gerekir derim. Aman ha dikkat… Pişman oluruz, toplum olarak sonra…

Share This:

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir