Almanya Ne Yapmaya Çalışıyor?

100 yıllardır Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini, dost ve müttefikimiz olarak tanımladık. Böyle yapmakla da yanlışlar mı yapmıştık? Bilemiyorum!  Ülke olarak da dost ve müttefiklik kurallarına uygun davranmak için ne gerekiyorsa yaptık. Acaba bu şekilde davranışlar sergilemekle de yanlışlar mı yaptık?  Ülke olarak sürekli olarak alttan aldıkça birileri de bunu ganimet bildi,  arsız ve- hadsiz taleplerini artırmaya ve dostluğa yakışmayan tavırlar ve girişimlerde bulunmaya devam ettiler. Ne zamandan beridir? Devlet ve millet olarak bir yerde gerçekten de yanlış yapıyorduk ve artık DUR demeliydik!  Çok da geçmişe gitmeye, tarihin tozlu sayfalarını karıştırmaya gerek yok; Bu süreç, Gezi olayları ile yeniden hız kazanmıştır. Ne oluyordu da Almanya içerideki taşeron dernek – vakıf ve daha bilemediğimiz bir o kadar ajan ve aktivistini bir bir piyasaya sürüyordu?  Önceki yıllarda, Tabii ki bizler konuyu anlayıp ve tedbirler alıncaya kadar,  Nasrettin hoca hikâyesinde olduğu gibi Yorgan gitti Kavga bitti, adamlar her daim malı götürüyorlardı.  Millet olarak; Gezi olaylarının birkaç ağaçtan olduğunu zannederken; 3. Köprü yapılmasın, 3. Havalimanı yapılmasın, Avrasya tüneli yapılmasın gibi akla ve hayale gelmeyecek türde ki taleplerle dolu maddelerle karşımıza çıktı, dost ve müttefik bildiklerimiz! Almanya bir şeyler yapmalı ve İmparatorluk geleneği olan ve küresel bir Güç olması için adımlar atmakta olan Türkiye’yi durdurmak için hamleler ve girişimlerde bulunuyordu.  Almanya ve diğer Avrupalı dost ve müttefiklerimizle(!) tüm bu yaşadıklarımız bunun habercisi, işaret fişekleri ve ayak sesleridir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan; Almanya şu ana kadar,  kendi iç siyasi çekişmelerini,  sürekli olarak Türkiye ile ve diğer bazı Avrupa ülkelerini de yanına almak suretiyle bu sürece taşımıştır.  Vize konusu olmuş, AB sözünde durmamıştır. Aynı şekilde mültecilerle ilgili Türkiye’ye ödeme sözünde,  Almanya, vaadinde durdu mu, durmadı.   Almanya 25 – 30 gün sonra yapılacak seçim için Türkiye’yi ne kadar yıpratırsak o kadar oy alırız havasına girmiştir. Almanya’daki soydaşlarıma diyorum ki, sakın bir yanlışa düşüp de bunları desteklemeyin.  Türkiye’ye karşı düşmanlık yapmayan siyasi partilere gerekli desteği verin. Almanya’da yaşayan tüm vatandaşlarımın onur mücadelesidir.  Orada asıl bu işi değiştirecek olanlar, 1 milyona yakın oy kullanacak olan Türk seçmeni var. Türk seçmenlerimize özellikle Türkiye’ye bu denli saldıranlara karşı sandıkta oy kullanırken gerekli dersi vermeleri gerekir diye düşünüyorum. AB üyesi ülkelerle kavga içerisinde olmadık. Ama bizim haysiyetimizle, onurumuzla biz hiçbir ülkeyi oynatmayız’  vurgularının, bir devlet başkanına yakışır bir şekilde ki, devletimizin ve milletimizin saygınlığını ve Onurunu korumak adına,  bu ifadelerin de çok dikkate değer olduğu kanaatindeyim.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül ayında Almanya’da ki seçimler için Türk vatandaşlarımıza yönelik,  Türkiye düşmanı olan partilere sakın oy vermeyin, desteklemeyin; sözlerinin akabinde, Alman dost ve müttefiklerimiz kendilerini kaybetti, ne söylediklerinin de farkına varamadı ve argo ifadesi ile resmen şaşırdılar!  Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel; “Türkiye’ye çok fazla sabır gösterdik ki bazen bunu yapmak hiç kolay olmadı. Dışişleri Bakanlığı’nın bir uyarı yaparak Alman vatandaşlarının Türkiye’ye gitmemesini ve dikkatli olmalarını ve Türkiye’ye giden herkes için risk olduğunu.. . Türkiye politikamıza yeni bir yön vermemiz gerekiyor. İlişkilere böyle devam edemeyiz. Ankara’daki sorumluların politikaları sonuçsuz kalmayacak” ifadelerini kullandı. Gabriel, yaptığı açıklamada dikkat çektiği noktaların Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından da onaylandığını dile getirdi.  SPD (Sosyal Demokrat Parti) lideri Martin Schulz ne demeli! İyiden iyiye saçmalaya başladılar. Schulz bir tweet atıyor ve diyor ki; ‘Erdoğan ölçüyü tamamen kaçırdı. Schulz ayrıca, Özgür ve demokratik Türkiye için mücadele edenlerin daha da çok yanında olacağız‘  ifadelerini de kullandı.

Alman Dışişleri Bakanı diyor ki; ‘Ankara’daki sorumluların politikaları sonuçsuz kalmayacak’ ne demek istiyor olabilir ki?  Bir parti başkanı olan Schulz’a ne demeli;  Erdoğan ölçüyü tamamen kaçırdı. Özgür ve demokratik Türkiye için mücadele edenlerin daha da çok yanında olacağız‘ diyor!  Kime el sallıyorlar ki? Türkiye bizim haberimiz olmadan Almanya’nın bir eyaleti midir? Böyle mi görmek istiyorlar ki? Karşılarında İmparatorluk geleneği olan bir Devlet ve Milletin varlığından bihaber olabilirler mi? Mümkün olabilir mi! Hiç zannetmiyorum! Korkularından ve sonlarını gördüklerinden dolayı da ne yapacaklarını şaşırmışlardır! Özgür ve demokratik Türkiye için mücadele(!)  diye tanımladıkları, bizim devlet ve millet olarak, PKK, PYD, YPG, DAEŞ vb. terör örgütlerini,  yıllardır her türlü şekilde zaten desteklemiyor musunuz ki? Bu açıklamalarınız  sadece malumun ilanı değil midir? Dost ve müttefik olarak, hem de! Almanya ve diğer tüm Avrupalı dost ve müttefiklerimize(!), Tekrar tekrar hatırlatmak gerekir diye düşünüyorum! Devleti,  Milleti ve tüm farklılıklarımızla; Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında ve son olarak da 15 Temmuz,  başarısız ve akametle sonuçlanan,  hain darbe,  işgal ve küresel siteme,  taşeronlar maharetiyle de, bu devleti ve milleti teslim akabinde ki Yenikapı ruhunda olduğu gibi,  BİR – BERABER – İRİ – DİRİ – KARDEŞ ve hep birlikte daha Güçlü ve Yeni TÜRKİYE olmamız tabii ki rahatsız edecektir.

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.