Yerel Siyasette Oyun Başladı!

    Dünya yönetim sistemine kabaca baktığımızda, küresel güçler ve küresel finans çevreleri arasında bir ahenk ve uyum karşımıza çıkar. Tabii ki bunların kendi çapına göre de irili ufaklı ve bir o kadar yandaşı ve destekçileri vardır! Dünya yönetim sistemi veya yeni kurulmakta olan yenidünya düzeninin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için tüm bu güçlerin kendi aralarına bir anlaşma, uzlaşma ve işbirliği oluşması gerekir. Aksi halde dünyamızı kan götürür! Son dönemde dünyanın her bir bölgesindeki yaşadığımız saldırılar, patlamalar, vekâlet ve vesayet savaşlarında olduğu gibi! Anlaşma ve işbirliğinin olmadığı, birinci dünya savaşının yüzüncü yıldönümü kutlanan şu günlerde ve çalkantılı dönemlerdeki insani kayıpların rakamı belli değildir! Yeni nizam ve kaotik bir duruma mahal vermemek için tüm oyuncular ve katılımcılar arasında anlaşmalar, uzlaşmalar, pazarlıklar ve işbirlikleri kesinlikle yaşanmalıdır!

    Peki, dünya nizamı ve düzeni böyle oluşurken, yerel siyasi dinamikler nasıl işlemektedir? Yerelde siyasi denge nasıl yaşanmaktadır? Tabii ki yerel siyasette dünya ölçeğinde olduğu gibi, denge, çıkar, paylaşım ve güç gruplarını görmekteyiz! Yerel siyasette de bu güç ve çıkar grupları arasındaki işbirliği ve uzlaşmayı göremediğimiz dönemlerde, sürekli olarak bir kaos ve çalkantılara şahit olmaktayız! 2019 mahalli seçimleri için aday adayları meydana çıkmaya başladı. Yani yereldeki çıkar, güç, denge ve paylaşım grupları piyonlarını bir bir siyaset arenası ve kamuoyunun önüne sürmeye başladılar! Tüm bu güçler, arka planda, anlaşma, uzlaşma, pazarlık ve işbirliği için bir birlerine karşı zemin yoklaması yapmaktadır! Biz de bu durumu oyun teorisi olarak tanımlıyoruz? Peki, oyun nedir? Oyun teorisi ne demektir? Yerel siyaset ile oyunun ne ilgisi vardır? Yoksa yereldeki siyaset bir satranç ustalığını mı gerektirmektedir?

    Oyun teorisi, iki veya daha fazla oyuncu arasındaki hamle ve etkileşimleri, sosyal ve siyasal problemleri açıklamak ve çözmeye yardımcı olabilecek karar verme çalışmalarında matematiksel yaklaşımlar sunan, güvensiz katılımcılar arasındaki iş birliği potansiyeli ve bunlarla ilişkili riskleri gösteren, her oyuncunun kendi hamlesine karşın diğerlerinin yapacağı hamleyi de hesaba kattığı stratejik durumlardaki insan davranışlarını ve tercihlerini inceler. Çoğunlukla rekabet ve işbirliği arasındaki seçimler ve tercih üzerine odaklanma eğilimlidir. Bununla birlikte, hem oyunda, hem de gerçek dünyada kazanmak için bir dizi kural vardır! Bazı oyunlar doğaları gereği çok rekabetçidir ve yalnızca bir kişi kazanabilir ve bazı durumlarda birlikte kazanabilmek için de iş birliği yapmak zorunluluktur! Gerçek hayat, kişilerin, bilerek veya istemeden, kendi çıkarlarını diğerlerinin zararına bile olsa koruduğu durumlarla doludur. Bu ilişkileri göstermek için kullanılan oyunlarda, genellikle iki oyuncunun çıkarları çatışır. İşbirliği, her iki oyuncunun da taviz vermesini ve bireysel kazançların bir kısmından vazgeçmesini de zorunlu kılar! Ancak oyuncular, uzlaşmak yerine kendi çıkarlarını maksimize etmekte ısrar ederse, sonunda herkes tamamen kaybedebilir. Bu görüşten hareketle, karar vericiler eylemlerinin potansiyel etkilerini daha iyi değerlendirmeli ve daha fazla istenen hedefleri üreten, çatışmayı önleyecek anlaşmacı, işbirlikçi ve uzlaşmacı kararlar vermelidir!

    2019 mahalli seçimleri için aday adaylık sürecinde şehrimizdeki güç, denge, çıkar ve paylaşım grupları arasında da örtülü bir savaşa şahit olmaktayız! Neden ve nasıl olabilir? Siyaset arenası ve meydanına sürülen aday adaylarına kabaca baktığımızda geri planda, güçlü bir aday yani Vezir için ön hazırlık, saha temizliği ve pazarlıkları göslemliyoruz! Şehirlerde daha önceleri abi konumundaki bir kişi, aday adaylığı ve adaylık süreçlerini karmaşa ve kaosa sebebiyet vermeden tereyağından kıl çeker gibi çözerdi! Çünkü buradaki hedef şehrin birliği, beraberliği ve şehre yapılması planlanan yatırımlar ve hizmetlerdir! Şehirlerdeki güç ve denge grupları kendi çıkar ve menfaatlerine göre hareket etmeye başladığı dönemler her zaman kaosa sebebiyet vermiştir! Bugün de aynen bunlar yaşanmaktadır! Şehrimizdeki güç, çıkar, denge ve paylaşım grupları da piyonları üzerinden çıkar ve menfaatlerini maksimize edebilmek için işbirliği ve pazarlık gücünü artırmaya yönelik hareketlere şahit oluyoruz! Piyonlarla yaşadığımız sadece Vezire alan açabilmek için çıkar ve güç grupları arasındaki pazarlıktan başkaca bir şey değildir! Dikkat edin, diğer kurumlarda olduğu gibi, kendi aranızdaki çıkar ve güçten kaynaklı kaotik durumdan istifade ile yabancı veya ithal bir Veziri göndermesinler! Olabilir mi? Neden olmasın! Her zaman yaşanabilen ve olan şeyler değil mi?! Aman dikkat! Elinizi çabuk tutun, işbirliğine, anlaşmaya ve uzlaşmaya bakın derim!

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.