İnternet ve Sosyal Medya Yasası!..

Dünyada, bugün için  savaşlar, top, tüfek, tank ve diğer askeri yöntem ve araçlar ile olmamaktadır!. Böyle bir savaşın maliyeti ve yıkımı her iki tarafa da çok büyük olur!. Dijital bir dünyada, savaşın boyutu ve alanı, taraflar ve cephesi  de değişmiştir!. İnternet mecrası, tüm parametreleri ile birlikte, bir küresel savaş meydanıdır!. Ya da kuralı ve çerçevesi olmayan bir savaş meydanı!..

Emperyalist ve küresel güçler, eskiden, çıkarları doğrultusunda ki ülkelerde, kaos ve karmaşa çıkarmak için  çok pahalı yöntemler ile halkı sokağa dökebiliyordu!. Bugün dünya üzerinde, denetim ve yönlendirmeleri altında, yayın yapan  sosyal ağlar  mahareti ile  toplum ve özellikle de üniversite gençliği, organize bir şekilde sokaklara dökülebilmektedir!. Gerisi  planladıkları şekilde devam etmektedir!.

Peki, küresel ve emperyalist güçler, sosyal ağlar üzerinden nasıl böyle bir operasyona kalkışmaktadır?! Hedef ülkelerdeki yasal boşluktan kaynaklanıyor olabilir mi?! Neden olmasın?!  Ülkeler beka, istikrar, iç barış, güvenlik  ve huzur adına,  internet ve sosyal ağlar hakkında yasal düzenleme yapmak zorundadır!. Aksi halde kaos ve karmaşadan başını kaldıramaz! Yani, tedbir almadıkları takdirde,  şeytan taşlamaktan ibadet etmeye vakit bulamazlar!

Türk Devleti, 1 Ekim  2020 tarihinde,  Sosyal Medya Yasası olarak  ifade edilen, 7253 sayılı, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair, önceki 5651 sayılı Kanunda  önemli düzenlemeler yapmıştır!.

Yurt dışı kaynaklı sosyal medya şirketlerinin 2 Kasım 2020 tarihine kadar ülkemizde temsilci atamaları gerekiyordu! Kanun çerçevesinde, ülkemizde yayın yapan,  sosyal ağ sağlayıcılarından VK ve Dailymotion tercihini gerçek kişi, Youtube, Tiktok, Facebook ve Instagram  ise tüzel kişi temsilciden yana kullanmıştır!. Devamı da gelecektir!. Artık eski TÜRK DEVLETİ yoktur!.

5651 sayılı sosyal ağ sağlayıcı kanun çerçevesinde, Türkiye’deki kullanıcı verilerinin Türkiye’de bulundurulması yükümlülüğü ve aynı kanun  kapsamında yapılacak başvurulara ilişkin 48 saat içinde cevap verme zorunluluğu getirilmiştir!.

Kanun kapsamında; İnternet ortamında yapılan ve içeriği 5651 sayılı Kanunda listelenen suçları oluşturduğu konusunda yeterli şüphe bulunan yayınlarla ilgili olarak, uygulanan erişimin engellenmesinin yanı sıra içeriğin çıkarılması yaptırımı da eklenmiştir!.

Kanun çerçevesinde; Sosyal ağ sağlayıcıların paylaşılan içeriklere ilişkin yükümlülükleri bağlamında, bir içeriğin hukuka aykırılığının hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilmiş olması durumunda, içeriğe yönelik ilgili tedbirlerin alınmaması, içeriğin çıkarılması veya erişim engelleme halinde, sosyal ağ sağlayıcılara doğan zararları tazmin sorumluluğu getirilmektedir!

5651 sayılı Kanun kapsamında; İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar tarafından ilgili içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi de istenebilecektir!.

Şimdi tüm bu izahat ve yasa kapsamında, ülkemizde yayın yapan sosyal ağ sağlayıcı firmaların, bir parti başkanının sosyal ağlarda paylaşım yapmasını engellemesi ve hesabının da kapatılmasını nasıl okumalıyız?! Ya da Diyarbakır annelerinin seslerinin kesilmesini ve hesabın dondurulmasını! Bu nasıl bir güç ya da küstahlıktır!. Veya Türkiye bir Muz Cumhuriyeti midir?! Olmadığına göre!.

Sosyal ağlar, yayın yaptıkları ülkelerde, kanun ve yasa tanımayan,  derebeyi midir?! Ya da dünyanın yeni derebeyleri midir? Yasanın içeriği ve Boğaziçi üniversitesindeki öğrenci olaylarına mezkur zaviyeden bakmanın, gelişmeleri ve arkasındaki kirli aklı daha net okumak, anlamak, yorumlamak ve gereğini de devlet olarak yapmak, devletin bekası  ve milletin de birliği  adına daha etkili olacaktır!.

15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışması akabinde, Kadim Türk Devlet Aklı idaresinde ki Türk Devlet sistematiği, beka, istiklal  ve istikbal adına yeniden dizayn edilmiş,  2023 – 2053 ve 2071 Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerine matuf, içerideki işbirlikçi ekol tasfiyesi ve temizliği  ile birlikte; Anadolu ve Kadim Devlet geleneği, Selçuklu ve Osmanlı Devlet kodlarına dönmektedir!.

Medya & Dijital Okur Yazarlık!.

Malcolm X müstear ismi,  gerçek ismi Malcolm Little ve  Müslüman olduktan sonra El-Hacc Mâlik el-Şahbâz, yaşadıkları ve 1965 tarihinde vefat ettiği tarih dikkate almak sureti ile, basılı medyanın gücü veya diğer ismi ile dördüncü kuvvet medya hakkında ki şu ifadeleri çok manidar!. 

Eğer, dikkatli olmazsanız, gazeteler ( medya – basın )  mazlumlardan nefret etmenizi ve zalimleri ise çok sevmenizi sağlar, diyor! Bir iletişim uzmanı ve gazeteci olarak,  mezkur ifadelerin, tüm okullarımızda, gençlik ve toplumun geleceği, devletin bekası çerçevesinden, derinlemesine incelenmesi, yorumlanması ve  okutulması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum!.

Türkiye’de, gençlik ve toplumun,  medya konusunda daha dikkatli ve uyanık olması, yönlendirmelere gelmemesi zaviyesinden, iyi niyetler ile orta öğretimde,  iletişim ve medya okur yazarlığı dersleri konulmuştur!.

Ülkemizde, yetmişin üzerinde İletişim Fakültesi olmasına ve her yıl on binlerce iletişim mezunu verilmesine rağmen, mezkur derslere, ya beden eğitimi, ya sosyal bilgiler, ya da dersi olmayan  hangi öğretmen boş ise dersler onların girmesi ile sadece zahir kurtarılmaya çalışılmıştır!. Peki, sonuç?! Hedeflenen nedir?! Varılan ya da gelinen durum neresidir?! Kocaman bir hiç!.

Medya okuryazarlığı; Kamuoyunun, görsel, işitsel, basılı medya mesajlarına erişebilme ve erişilen medyaları eleştirel bakış açısı ile çözümleyip değerlendirebilme becerisidir! Medya alanında yapılan çalışmalar, medya okuryazarlığı eğitimi olarak adlandırılmaktadır!.

Medyanın Toplum ve özellikle  çocukların fiziksel, psikolojik, bilişsel ve sosyal gelişimleri üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri olduğu ileri sürülmektedir!. Normal bir vatandaş, günde ortalama  üç ile beş bin arasında, görsel ve işitsel mesaja maruz kaldığını da bir kenara not edelim!.Bu kadar mesajı nasıl ayıklayabileceksiniz?!

Yapılan araştırmalar, çocukların hayatlarında medyanın zaman ve mekân olarak yerinin artmakta olduğu da  aşikar!. Bugün her çocuğun elinde; ya bir tablet, ya bilgisayar, ya da en akıllısından bir cep telefonu olduğunu da unutmayalım!.  

Medya iletilerinin kendine özgü yapısı, dili, şifresi, kodları,  eşik bekçilerinin de hangi küresel ve emperyalist güçlerin adamı olduğu ve kimler tarafından yönlendirildiği ya da kullanıldığını da unutmamak gerekir!  

Elbette ki; Bireylerin medya  mecralarını daha verimli kullanmaları ve bunu yaparken bazı riskler karşısında farkındalık geliştirebilmeleri için, medya iletileri ve yöntemleri konusunda bilgi sahibi olmaları  gerekir!.

Ülke ve toplum olarak, medya okuryazarlığı alanında tam bir gelişme ve ilerleme sağlamadan, lise ve üniversitelerde bu konuda bir ivme  yakalayamadan, kapımıza bir başka okuryazarlık geldi ve dayandı; dijital okuryazarlık!.

Dijital okuryazarlık;  Akıllı telefon, tablet, dizüstü bilgisayar, masaüstü bilgisayarlar ve ağ cihazlar aracılığı ile bilgiyi bulma, araştırma, anlama, analiz etme, üretme ve paylaşabilme becerilerini ifade eder!.

Dijital okuryazarlık; Bilgisayar kullanımı,  okuryazarlık veya dijital becerilerden  çok farklıdır!. Geleneksel okuma yazma biçimlerinin yerini tutmaz!. Sosyal düşünceden eleştirel düşünceye kadar değişen çeşitli beceriler, bireylerin dijital cihazların anlamlarını yorumlamasına olanak tanır!.

Avrupa Komisyonu tarafından, 2016 tarihinde, Vatandaşlar için Dijital Yeterlilik Çerçevesi   oluşturulmuştur!. Bilgi ve veri okuryazarlığı gibi diğer terimler de dijital okuryazarlıkta olduğu gibi aynı yeterlikleri kapsamak için kullanılır!.

Dijital yeterlilik; Dijital formatta bilgiyi bulma, analiz etme, değerlendirme, oluşturma ve aktarma yeteneğini ifade eder!. Bu yeteneklere sahip kişi, bilgisayar donanımının temel ilkeleri, bilgisayar ağlarını kullanma, çevrimiçi topluluklara ve sosyal ağlara katılma becerisine sahiptir!.

Dijital yeterlilik; Öğrenmeyi öğrenme, hayat boyu öğrenme, yenilikçi okul ve bireysel öğrenmeyi organize etme kabiliyetidir!. Bu, hem birey ve hem de gruplar açısından, zaman ve bilginin etkin yönetimini ifade eder! Bireysel öğrenme süreç ve  ihtiyaçların farkında olmayı ve farklı öğrenme fırsatlarını da tanımlamaktır!.

Medyada ki Yalan & Yanlı Haber -1-

Dünya insanlığı, bir virüs ile evlerine kilitlenmiş, hapsedilmiş ve dünyada neler olup bittiğini de, öncelikle kitle iletim araçları ve özellikle de sosyal medya iletişim araçları üzerinden öğrenmeye, haberdar olmaya, erişmeye ve evde kal sürecini bu şekilde değerlendirmeye çalışmaktadır!.

İnsanlarımızın bu süreçte  evlerinde zaten canı çok sıkılmaktadır!. Fakat sağlık için,  devlet ve  sağlık  sisteminin de sağlıklı bir şekilde  yürütülmesi adına evde kalmalıyız!. Kuranın ilk emri oku olmasına rağmen,  okumayan  ve araştırmayan, tefekkür ve  tezekkür etmeyen  bir toplum olduğumuzu da buradan hatırlatmadan geçemeyeceğim!.

Peki, bir kişi,  haberlerin  tamamının doğruluğuna nasıl ulaşabilecektir?! Bir kişi,   yanlı ve  yalan haberler vasıtası ile nasıl bir ruh haline bürünecektir?! Yani,  kişinin her duyduğu, izlediği  ve okuduğu haberin gerçekten doğru ve güvenilir olma durumu nedir?!

Bir iletişimci ve gazeteci duyarlılığı, yani işin mutfağında yaşayan birey olarak, kalemimiz ve kelamın izin verdiği kadar, haber ve haberlerin arkasında ki yaşananları  sizlere izah etmeye çalışacağım!.

15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışma gecesinde, bazı medya kuruluşları ve yazar –  çizer takımının  darbenin döndüğü an ve saate kadar, boş şeyler konuştuklarını ve sazlar, çalgılar ve çengi peşinde olduğunu unutmadık!. Acaba neden?!

Peki, geçtiğimiz günlerde,  bir bakanın istifa haberi ile medyada yaşananlara neler demeli?!  Ülkenin çok önemli bir bakanı istifa etmiş, istifa öncesi ve sonrasına yönelik, birileri de, yani medyada köşe kapmış yerel görünümlü küresel işbirlikçiler de kamuoyunda infial yaratma  veya başkaca kirli hesaplar peşinde olduğuna şahit olduk!.  Dertleri ne olabilir ki?! Ya da kuyruk acıları ne olabilir ki?! Yoksa, kuyruğuna basılanların sesleri ağzından mı çıkıyor?! Bilemiyorum!.

Şimdi soralım!  Medyada, kim yerli ve milli?! 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışma gecesinden bil itibar, devletin tüm kademesinde ki değişimlerde olduğu gibi, medya sektörü de, yerli, yerel, milli ve  beş bin yıllık Kadim Türk Devlet ve Anadolu kodlarına dönülmektedir!. Kavga da zaten buradan kaynaklanmaktadır!.

Bugünlerde medya üzerinden yaşadıklarımız,  virüs ve sonrasında, tüm dünyada ve ülkemizde de tabii ki yansımaları olacaktır!. Sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi değişimle birlikte, yerli, yerel ve milli olmayı kabul etmeyen, Kadim Türk Devlet ve Anadolu kodlarına dönmek istemeyen küresel işbirlikçilerin, kitle iletişim ve sosyal medya iletişim araçları üzerinden yürüttükleri direniş ve diklenme ile karşı karşıya olduğumuzun resmidir! .

Küresel güçlerin,  ulusal ve yerelde ki kullanışlı  işbirlikçileri  ya da tipi bizden fakat çipleri dışarıda olanlar bu ülkenin her bir köşesi ve kademesinde cirit atmaktadır!. 15 Temmuz karanlık darbe ve işgal  gecesinde  şahit olduğumuz  gibi, medyayı artık;  küresel işbirlikçiler ve yerli, yerel ve milli olarak tasnif edebiliriz!. 

Şimdi diyeceksiniz ki medyanın yancısı ve yalancısı olduğu gibi  yerli görünümlü yabancısı da mı vardır?!  Olmaz, olur mu?! Tabii ki var! Bazıları göbekten bağlı! Bazıları ise ekonomik olarak! Bazı çalışanlar ise ikbal beklentisi zaviyesinden duygusal olarak bağlı! Para, kadın, güç, makam ve mevki  insanlar için motive eden bir etken olduğuna göre!.

Virüs döneminde yaşadıklarımız ve devletin almış olduğu  tüm karar ve haberleri, yerli, yerel ve milli medya ve küresel  işbirlikçi  medya ve köşe başını tutmuş yazar – çizer takımının,  aktarma, yorum, sunum ve yazım şekline  sadece bakar mısınız?! Ne demek istediğimiz net bir şekilde anlaşılacaktır!.

İnsanlar arasındaki bilgi alışverişi ve haberleşme olayına iletişim diyoruz!. İnsanların  bilgi alışverişi için kullandıkları araçlara da iletişim ve kitle iletişim araçları denir!. İnsanlar,  çevrelerindeki olayları takip etmek ve haberleri öğrenmek, yeni bilgiler edinmek ve uzaktaki tanıdık ve yakınlarından haber alabilmek için iletişim ve kitle iletişim araçlarını kullanır!  

Teknolojinin gelişmesi ile iletişim ve kitle iletişim tabii ki kolay bir hale gelmiştir!  Günümüzde kullanılan çok çeşitli iletişim ve kitle iletişim araçları vardır!  Görsel ve işitsel iletişim ve kitle iletişim aracı; Radyo ve Televizyon! Bilişsel iletişim araçları;  sanal ortam ve bilgi teknolojileri, e-posta, form, chat, messenger, web kamera, whats-up,  sosyal medya, e-gazete, e-dergi, e-kitap, sosyal medya canlı yayın ve blog! Basın ve yayın araçları; gazete, dergi ve kitap gibi!.