NATO / 2026 – ANKARA Zirvesi!

NATO ( Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü ) 4 Nisan 1949 tarihinde, Kuzey Amerika ve Avrupa’dan 32 ülkenin oluşturduğu siyasi ve askeri bir savunma ittifakı olarak kurulmuştur.


NATO; Üye ülkelerin toprak bütünlüğünü, siyasi bağımsızlığını ve güvenliğini, siyasi ve askeri yollar ile sağlamak için kurulmuştur.

NATO; Kararlar üye ülkelerin oybirliği ile alındığı. Sovyetler Birliği’ne karşı bir denge unsuru olarak kurulmuş fakat günümüzde küresel güvenlik için çalışmaktadır.

NATO; 2026 itibarıyla 32 üye ülke bulunmaktadır.

NATO; ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya, Hollanda, Norveç, Portekiz, Lüksemburg, İzlanda, Danimarka ve Belçika, kurucu üyelerdir.

NATO; Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası ittifaka katılmıştır.

NATO; merkezi, Brüksel / Belçika’dır. Türkiye, 18 Şubat 1952 tarihinde, NATO’ya üye olmuştur.


Türk Silahlı Kuvvetleri, 2026 itibarıyla personel sayısı bakımından NATO’nun en güçlü 4. ordusu konumundadır.

NATO; Sovyetler Birliği, Doğu bloku ülkeleri ve Varşova Paktına bir karşılık, Soğuk Savaş sisteminin devamlılığı adına, bir denge unsuru olarak kurulmuştur.

NATO’nun 4. maddesi: Taraflardan herhangi biri, taraflardan birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğü zaman, tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklar! 

NATO’nun 5. maddesi;  Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği!

BM Yasa’sının 51. Maddesi; Eğer bir saldırı olursa, NATO’nun 5. maddesine dayanarak;  tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan taraf ya da taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlar! 

2024 yılı NATO – Washington zirvesinin sonuç bildirgesinde, 2026 yılındaki zirvenin Türkiye’de yapılacağını duyurmuştur.

NATO – Ankara / 2026 yılı zirvesi, 2004 yılı İstanbul zirvesinin ardından Türkiye’de düzenlenecek, ikinci NATO zirvesi olacaktır.

NATO – Ankara / 2026 yılı zirvesi, 7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecektir.

NATO – Ankara / 2026 yılı zirvesi, NATO’nun devlet ve hükûmet başkanlarının küresel güvenlik konuları hakkında resmî kararlar alacağı, 36. NATO zirvesi olacaktır.

  • 7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek NATO – Ankara Zirvesinde misafirlerini, Türkiye’nin savunma yönetimini tek merkezde toplayacak Ayyıldız Müşterek Karargâhında, ağırlamaya hazırlanıyor!
  • Türkiye’nin savunma yönetimini tek merkezde toplayacak Ayyıldız Müşterek Karargâhı; Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarını, tek bir “akıllı” çatı altında, binlerce personelin eş zamanlı çalışabileceği bir kapasiteyle birleşiyor!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran; Türkiye, 7 – 8 Temmuz 2026 tarihinde, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesine ev sahipliği yapacağını. NATO Zirvesi, sadece bir diplomatik buluşma değil; küresel güvenlik mimarisinin geleceğine yön verecek kritik bir eşiktir. NATO liderlerini ağırlayacak olan Türkiye; barışın, istikrarın ve ortak güvenliğin güçlendirilmesi adına kararlılığını bir kez daha ortaya koyacağını, ifade etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dış İşleri Bakanı Sayın Hakan Fidan; 7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek, NATO zirvesi ve İttifak’a yönelik ABD’nin dahil olduğu tartışmalara ve transatlantik güvenlik mimarisinin son bir yıldır oldukça büyük bir test altında olduğunu ve gerilim alanına tabi tutulduğunu, ifade etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dış İşleri Bakanı Sayın Hakan Fidan; 7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek, NATO zirvesine, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak ABD Başkanı Trump’ın geleceğini düşündüklerini de, vurgulamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dış İşleri Bakanı Sayın Hakan Fidan; 7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek, NATO – Ankara Zirvesi, belki NATO tarihinin en önemli zirvesi olacak, diyor.

Dünya ölçeği ve ülkemizde, yaşamakta olduğumuz savaş, savaşa benzer olaylar, siyasi ve özellikle, ekonomik kriz ya da ekonomik konjonktür, bir şeylerin gelmekte ya da değişimin arifesinde olduğumuzun göstergesi ya da işaret fişeği konumundadır!

VAKİT, Beklenilmeyeni beklemek durumunda olduğumuza işaret etmektedir. Ya da Zamanın Ruhu, dünya genelinde DEĞİŞİMLERE işaret etmektedir!.

Ukrayna – Rusya, İsrail – Filistin asimetrik savaşı ve ABD – İsrail ve İran saldırıları, SOĞUK SAVAŞ benzeri, yeni bir DÜZEN, yeni bir SİSTEM ve yeni bir DENGENİN kurulmakta olduğunu işaret etmektedir.

7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi; hem dünyayı, hem bölgeyi ve hem de ülkemizi, siyasi ve ekonomik olarak şekillendireceği bir zirve olacaktır.

7 – 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi akabinde, alınacak kararlar ve yeni bir DÜZEN, yeni bir SİSTEM ve yeni bir DENGE çerçevesinde, Domino etkisi ile her yerde ve her ülkede, siyasi değişimlere şahit olacağız!

  • Belçika Kraliçesi ve  200 Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanı yatırımcının 10 – 14 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki Türkiye ziyaretlerini;  7 – 8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi ve 9 – 20 Kasım 2026 tarihindeki COP31 Konferansı ( 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı ) çerçevesinde okumak – yorumlamak ve değerlendirmek gerekir!

Rusya – Ukrayna Savaşı ve Polonya’nın Nükleer Talebi!

İkinci Dünya Savaşının sonlarında;  SSCB/Kızıl Ordu doğudan, ABD ve müttefikleri batıdan Almanya içlerine doğru ilerlerken, taraflar arasında sürtüşmeler başlamış ve hangi bölgelerin kimin kontrol veya denetiminde olacağı ya da kimlerin nereleri kurtaracağı konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır!

Yani PAYLAŞIM ve KONTROL çerçevesinden sorunlar zuhur etmiştir!  Hem bu anlaşmazlıkların çözüme bağlanması ve hem de savaş sonrası dünyanın ana çizgileriyle düzenlenmesi amacıyla, Paylaşım – Kontrol ve DENGE adına; Ukrayna’nın Yalta Kenti’nde liderler düzeyinde bir konferans yapılmasına karar verilmiştir!

Dünya, dönüyor – dolaşıyor Ukrayna’da birleşiyor! Bugün, Ukrayna yine dünyanın gündeminde! Neden acaba? Yoksa yenidünya düzeni,  dünya sistematiği ve dengesi, yeniden Ukrayna üzerinden mi kurulacaktır? Neden olmasın?

Tüm açıklamalar, yaşanılanlar ve göstergeler buna şahitlik etmektedir! Ölen, yaralanan ve sıkıntı çeken ise Ukrayna halkı olmaktadır! Peki, kimin umurundadır! Yeter ki; Küresel ve emperyalist güçlerin ÇIKARLARINA bir şey olmasın! Yeter ki istedikleri DENGE kurulabilsin!

Şubat 1945 tarihinde, Ukrayna’nın Yalta kentindeki Konferansa;  ABD’yi Roosevelt, İngiltere’yi Churchill ve SSCB’yi Stalin temsil etmiştir! Konferans’ta karara bağlanan konular arasında, Almanya’nın savaş sonrasında silahsızlandırılması ve etki alanlarının taraflarca belirlenmesi, göze çarpmaktadır!

Yalta toplantısında;  Avrupa ve özellikle de Avrupa’nın itici gücü Almanya tamamen kontrol ve denetim altına alınmıştır!

Bugün; Dünya haklarının gözleri önünde, Ukrayna halkı üzerinden başkaca bir OYUN ve TİYATRO mu sergilenmektedir! Neden olmasın? Yeter ki DENGELERİ bozulmasın!

Bazıları oyun ve tiyatro izlemekten zevk alır! Bazıları da oyunu yazmaktan! Mesele,  küresel oyundaki figüran konumunda olmamaktır! Oyunu, oyuncuları ve figüranları görebilmek ve oyundaki; ANA FİKRİ okuyabilmektir! Aksi halde, kavga ve savaşa devam! Aksi halde yakmaya – yıkmaya ve öldürmeye devam!

Figüranlar, oyunu kurgulayanlar tarafından ROLÜN gereği bitti an,  oyun dışına atılır! Ukrayna savaşı bittiğinde, bazı dünya liderlerini,  dünya siyaset arenasında göremeyeceğiz!

ABD ’siz bir Avrupa ve NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti diyenlere karşı; Yenidünya düzeni çerçevesinde; Soğuk Savaş benzeri bir Paylaşım ve DENGE adına, Avrupa’nın tamamen, ABD ve NATO şemsiyesi altına girmesi için böyle bir operasyona ihtiyaç mı vardır!

Ya da ulus devletleri yok etmek için bekleşen, küresel güçlere DUR mu denilmektedir? Neden olmasın?

Polonya iktidar partisi lideri; 2. Dünya savaşında verdiği zarar nedeniyle, Almanya’dan 1,3 trilyon Euro,  tazminat talep etmektedir!  Bu tutar Almanya’nın yıllık milli gelirinin yaklaşık üçte birine, denk gelmektedir! Peki, adama sorarlar! Neden şimdi! Dün değil de, bugün?

Almanya’ya göre tazminat meselesi, 1953 yılında, Polonya’nın tazminat istemeyeceğini belirtmesiyle kapanmış ve 1990 yılında; ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği arasında imzalanan Paris sözleşmesiyle nihai olarak sonlandığını iddia etmektedir!

Peki, bugün,  tazminat konusu, neden gündeme gelmektedir? Kim ya da akimler gündeme gelmesini talep etmektedir? Polonya’ya kim veya kimler GAZ vermektedir? Neden?

Rusya ve Ukrayna savaşı sürerken; Rusya’nın Nükleer tehditlerine karşılık; Polonya Cumhurbaşkanı Duda, ABD’ye ait nükleer silahların Polonya’ya konuşlandırılabileceğini söylemiştir! Peki, neler olmaktadır?

Ukrayna ve Polonya! İkinci dünya savaşının figüranları yani görevlendirilen ülke ve liderleri;  bugün yine sahnede! Görevi verilen kadarı ile iyi OYNAMAK önemlidir! Aksi halde saf dışı edilir!