Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ATANMASI — 2 —

Bir Üniversiteyi yönetmek; bulunduğu şehre ve şehrin tüm dinamiklerine, FİL DİŞİ KULEDEN ve TEPEDEN bakmak, görmezden gelmek ve yok saymak, değildir?


Bir Üniversiteyi yönetmek; süslü laflar ve içi dolmamış SLOGANLAR ile olmaz.


Öncelikle, kuruma alınan personelde; onun – bunun yakını değil, EHLİYET ve LİYAKAT aranmalı, kurum içerisinde tüm personele; ADALET terazisi işletilmeli.


Aksi halde Üniversite ve Kampus içerisinde, Kurumsal Aidiyet, Kurumsal Barış ve Kurumsal Huzur sağlanamaz.


Açık ve şeffaf iletişim ve hesap verebilirliğin olmadığı, kurum ve durumlarda, DEDİKODU; hem kuruma ve hem de duruma HÂKİM olacaktır.

Peki, Şuyuu vukuundan beter dedikodulara VAKIF ve ŞAHİT olanlar, İFŞA sürecini başlatıverirse!


Şirket – Kurumlar ve Üniversiteler de; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler değil, Bilgisayar ve Makineler değil, şirket ve kurumlarda ki; İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR.


Yüksek Öğretim Reform Politika belgesinde ki öneri, hedefler, 2053 ve 2071 vizyon çerçevesinde; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör adayı olmayı düşünen – planlayan – lobi ve kulis yapan akademisyenler ve özellikle de karar mercilerine etki edecek; YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve bir SERMAYE GRUBUNA sormak gerekir.


Konya gibi farklı dinamikleri, çıkar – menfaat – iktidar – güç – denge grupları olan kadim şehirde; toplum ve sivil toplum, sanayi ve üniversite arasında köprüler kurabilecek, Konya merkez ilçe belediyelerin iki – üç katı bütçesi – mali tablosu bulunan, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, nasıl bir kişi ya da akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı?


Karar mercilerine etki eden, yerel siyaset – yerel bir sermaye grubu – yerel dinamikler ve tüm etki ajanlarına; Kamu adına, gazetecilik yapan bir iletişim uzmanı olarak, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine Nasıl bir REKTÖR ARIYORSUNUZ, diye soruyorum!


Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ADAYI olarak, Üniversite Koridorları ve Yerel Siyaset Kulislerinde, YÜZ YİRMİ Akademisyen isminin konuşulmakta olduğunu, hatırlatmak isterim!


Konya merkez ilçe belediyelerin iki – üç katı bütçesi – mali tablosu bulunan Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine; üniversite ve akademisyenler, ülkemizin geleceği öğrenciler, şehri ve ülkesine; fayda ve katma değer katmak ve üretebilmek adına; bir diyeceği, bir sözü, bir derdi, elle tutulur ve gözle görünür, uygulanabilir projeleri olan, bir akademisyen REKTÖR olarak atanmalı!


Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine; Üniversite ve kampüs çevresinde, akademisyenler ve tüm çalışanlar arasında; BARIŞI – HUZURU – ADALETİ – KURUMSAL AİDİYET ve KURUMSAL BAĞLILIK için mücadele edebilecek, bir akademisyen REKTÖR olarak atanmalı!


Ya da, Uysal ve söz dinleyen, yerel siyaset – yerel bir SERMAYE Grubu ve yerel dinamiklerin her dediğini EMİR telakki eden ve sorgulamayan, VEFA ve DİYET BORCU olan, EMİR ERİ konumunda bir REKTÖR mü, arıyorsunuz?


Peki, Yerel Siyaset – Yerel Dinamikler ve Yerel bir Sermaye Grubu, kendilerine yakın bir kişi REKTÖR olarak atanması için hem yerel çerçevede ve hem de Ankara’da, KULİS ve LOBİ faaliyetlerinde, NEDEN bulunur ki?


Peki, İki Dönem ve Sekiz Yıl REKTÖR olarak görev yapan bir kişi, kendisine yakın ya da Yönetim kadrosundan bir akademisyen REKTÖR olarak atanması için hem YEREL SİYASET ve hem de ANKARA Bürokrasisinde, KULİS ve LOBİ faaliyetlerini, NEDEN yapar ki?


Ehliyetsiz – Liyakatsiz – Kifayetsiz muhteris ve Çapsız tiplere, tavassut etmenizden kaynaklı, ÜLKE – ŞEHİR ve ÜNİVERSİTE adına; VEBAL ve SORUMLULUK altına girmiş olduğunuzu da, bir kenara not edelim!


Yoksa Ülkesi, şehri, üniversitesi, akademisyenler ve öğrencilerini; dünya ile REKABET edebilecek bir konum ve duruma getirebilmek için ÇABALAYAN – KOŞTURAN – DERT edinen ve GAYRET eden, Üniversite ve Sanayi işbirliği çerçevesinde, FİL FİŞİ KULESİNDEN SAHALARA inebilecek, bir REKTÖR mü, arıyoruz? Hangisi?


Her seçim, bir vazgeçiş olduğuna göre! Neyi seçtiğiniz ve nelerden de VAZGEÇTİĞİNİZ çok önemlidir!

1 -) 3 Ağustos 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!


https://ahmetunver.com.tr/2025/08/03/necmettin-erbakan-universitesi-rektor-adaylari/

2 -) 25 Şubat 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, Nasıl bir Kişi, REKTÖR Olarak Atanmamalı?


https://ahmetunver.com.tr/2026/02/25/konya-necmettin-erbakan-universitesine-nasil-bir-kisi-rektor-olarak-atanmamali/

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun ikinci dönem görev süresi 2026 yılı EKİM – Kasım aylarında doluyor.

  • Devletin makamları; magazinsel ve sansasyonel olaylar, tele-vole işler ve ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris tiplere istihdam sağlama yerleri, değildir!
  • Devletin makamları; birilerine RANT ve İHALE sağlama, KAMU kaynaklarından ZENGİN etmek ve PARA aktarma yerleri, değildir!
  • Devletin makamları; kimseye babasından MİRAS kalmadığı gibi kimse de bu makamlarda asla BAKİ değildir!
  • Devletin makamları; GANİMET kafası ile asla yönetilemez!
  • Devletin makamları; hem kendisi ve hem de akraba-ü taallukatını yasalara aykırı bir şekilde ZENGİNLEŞTİRME yerleri asla değildir!
  • Devletin makamları; görev süresi boyunca, yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde, hayırlı işlere imza atmak ve GÖK KUBBEDE HOŞ bir SEDA bırakabilmek yerleri olmalı!

Cem Hoca, görev süresi dolmadan başka bir kuruma geçebilmek için her yolu denemektedir.

Cem Hoca, bir kaç KURUM BAŞKANLIĞINA da geçebilmek için de her yolu denemiştir!

Cem Hoca’ya, Balkanlar da, bir ülkeye ATEŞE olarak teklif edildiği fakat kabul görmediği.

Cem Hoca’nın, Türki Cumhuriyetlerden bir ülkeye, rektörlük görev süresi dolmadan, ATEŞE olarak görevlendirileceği, Ankara kulislerinde konuşulmaktadır.

Cem Hoca’nın ikinci dönem görev süresinin dolması yaklaştığı için üniversite camiasındaki akademisyenler arasında Rektör adayları da kulislerde konuşulmaya başlamıştır!

  • Selçuk Üniversitesi önceki dönem Rektör yardımcısı ve halen Bölüm başkanı bir akademisyen, aktif dekan olarak görev yapmakta olan bir akademisyen, üniversitenin eski genel sekreteri ve halen aktif görev yapan bir fakülte dekanı, eski bir siyasetçinin akademisyen oğlu, Sağlık eski il müdürü ve geçtiğimiz yıl Selçuk Üniversitesine, yerel sermaye, siyaset ve sivil toplum kuruluşlarının rektör atanabilmesi için parlattığı bir isim, akademik camiada, Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör adayı olarak, kulislerde konuşulmaktadır.

Üniversiteler; bilim insanı akademisyenlerin ne dinleri, ne ırkları, ne de yaşam tarzları ile ilgilenir!

Sadece ve sadece ülkesi adına, ciddi projelerinin olup olmadığı ve başarılı işlerle uğraşıp uğraşmadıklarını bakmalı!

Üniversiteler; insanlığın bir sorununu çözmeye hizmet eden; yeni buluş ve yeni patentlere kapı aralayan, bu çalışmaların sonuçları, önce araştırmanın yapıldığı üniversite, şehre ve ülkeye, ekonomik katkı sağlayan ve faydaya dönüştüren kurumlar olarak bilinir.

Üniversiteler; evrensel ölçekte bilim ile ilgili bilgilerin öğretilmesi ve sahada uygulanabilir hale gelmesi için araştırma – geliştirme ve bilim üretilen yerler!

Üniversiteler; her türlü düşüncenin hür ve bağımsız olarak, kimseden çekinmeden ve korkmadan savunulduğu ve tartışıldığı yerler!

Bir üniversiteye rektör adayı olacak akademisyen; öncelikle ve özellikle; üniversite, ülkenin geleceğinin emanet edileceği öğrenciler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmalı!

Yoksa ehliyetsiz ve liyakatsiz, çapsız kifayetsiz muhteris; onun adamı, şunun yakını, bilmem kimin damadı, oğlu, kızı gelini veya şuraya yakın, buraya yakın, şu partinin veya bu ekolün adamı şeklinde uzayıp giden aracılar ve tavassut, yeterli olur mu?

Bir Üniversiteyi yönetmek; öyle süslü laflar ve içi dolmamış SLOGANLAR ile olmaz!

Öncelikle, kuruma alınan personel; onun – bunun yakını değil, EHLİYET ve LİYAKAT aranmalı, kurum içerisinde tüm personele; ADALET terazisi işletilmeli!

AÇIK – ŞEFFAF İLETİŞİM ve sonra da HESAP VEREBİLİRLİK olmalı!

Aksi halde Üniversite ve Kampus içerisinde, Kurumsal Aidiyet, Kurumsal Barış ve Kurumsal Huzur sağlanamaz!

Bir Üniversite düşünelim; akademik camiada, isminin başında koca koca unvan bulunan kişiler, üniversitesi ve fakültesine, AİDİYET ve BAĞLILIK hissetmesin!

Bir Üniversite düşünelim; üniversite üst yönetimi ve dekanlık veya diğer bölüm başkanlıkları arasında, siyasi ve başkaca, GÜÇ ve İKTİDAR bağlantılarından kaynaklı, İLETİŞİM SORUNLARI – İLETİŞİM KAZALARI ve İLETİŞİM KRİZLERİ, akademik camiada konuşulsun!

Bir üniversite düşünelim; Üniversite Üst Yönetimi ve başkanlıklar hakkında, ŞÜYUU, VUKUUNDAN BETER İŞLER, YASA ve YÖNETMELİKLERE AYKIRI USULSÜZLÜK ve DEDİKODULAR, AYYUKA ÇIKMIŞ OLSUN!

ESKİLERİN ifadesi ile ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ!

Açık ve şeffaf iletişim başka bir şey, dedikodu ise başkaca bir şeydir! Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre!

Açık ve şeffaf iletişim ve hesap verebilirliğin olmadığı, kurum ve durumlarda, DEDİKODU; hem kuruma ve hem de duruma HÂKİM olacaktır!

Peki, böyle bir KRİZİ nasıl yöneteceksiniz? Ya da yok mu sayacaksınız?

Yoksa Görmedim, Duymadım ve İşitmedim şeklinde; ÜÇ MAYMUNU mu oynayacaksınız? Peki, nereye ve ne zamana kadar?

Kurumlarda; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler, Bilgisayar ve Makineler değil, İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR!