Sayın Cumhurbaşkanım!

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a; dünya, bölgemiz ve ülkemizdeki sorunlar, küresel baskılar, yeni bir dünya düzeni ve sistemin kuruluş sancılarının yaşandığı bir dönemde, yoğun programları arasında, Konya’nın bazı sorunlarını, zatı alilerine buradan arz etmek isterim!


Türkiye’de, Seksen bir il ve Seksen bir ilin hem VALİSİ ve hem de Valilik Hükümet Konağı bulunmaktadır!

  • Sayın Cumhurbaşkanım! Peki, Türkiye’de Seksen bir ilden VALİLİK HÜKÜMET KONAĞI olmayan İL var mıdır?


Konya desem herhalde inanamayacaksınız!

  • Sayın Cumhurbaşkanım! Peki, Türkiye’de Otuz Büyük Şehir Belediyesinden Büyük Şehir Belediyesi Başkanlık Makamı ve Büyük Şehir Hizmet binası olmayan Büyük Şehir var mıdır?


Şimdi bu soruya da, KONYA Büyük Şehir Belediyesi desem, yine inanamayacaksınız!


Fakat bu ifadeler hikaye veya dedikodu değil. İftira da değil. Sadece GERÇEK ve REALİTE…


Sayın Cumhurbaşkanım! Konyalı vatandaşlar; Konya Valiliği Hükümet Konağı ve Konya Büyük Şehir Belediyesi Merkez hizmet binalarının Kadim Başkent Konya’nın medeniyet ruhuna yakışır bir şekilde, acil ve ivedi olarak yapılmasını, zatı alilerinize, şehrini seven bir gazeteci olarak, hatırlatmak isterim!


Sayın Cumhurbaşkanım! Konya Valilik hükümet Konağının yapım sürecinin gecikme durumu var ise TARİHİ VALİLİK HÜKÜMET KONAĞINDAKİ TADİLAT ve RESTORASYON bitiminde, yeni bir bina yapılıncaya kadar, eski bina da, VALİLİK HİZMET birimlerinin devam etmesi KADİM BAŞKENT’E yakışır bir durum olacaktır!

1 -) 15 Ocak 2025 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Valilik Hükümet Konağı ve Konya Büyük Şehir Belediyesi MERKEZ BİNA; Nereye ve Ne Zaman Taşınacak?


https://ahmetunver.com.tr/2025/01/14/konya-valilik-hukumet-konagi-nereye-ve-ne-zaman-tasinacak/

2 -) 21 Ocak 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya VALİLİK Binası ve Merkez KÜTÜPHANE Açılıyor!


https://ahmetunver.com.tr/2026/01/21/konya-valilik-binasi-ve-merkez-kutuphane/

  • Sayın Cumhurbaşkanım! 2018 yılında kurulan ve Üniversite Sanayi İşbirliği çerçevesinde, Konya Organize Sanayi Bölgesinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından TEKNİK Üniversite kurulması için tahsis edilen Arsa üzerine Kampüs İnşaatı başlamadığını ve AVM’DEN dönüştürme binada, EĞİTİM – ÖĞRETİM faaliyetlerine devam ettiğini, yılan hikayesine dönüşen, Konya Teknik Üniversite Kampüs İnşaatı konusunu da, hatırlatmak isterim.


1 -) 6 Temmuz 2024 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Teknik Üniversitesi, KAMPÜS İnşaatı NE Durumda?


https://ahmetunver.com.tr/2024/07/06/konya-teknik-universitesi-kampus-insaati-ne-durumda/

2 -) 24 Mart 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya TEKNİK Üniversitesine, REKTÖR Atanması!

https://ahmetunver.com.tr/2026/03/24/konya-teknik-universitesine-rektor-atanmasi/

Sayın Cumhurbaşkanım! 2026 yılı Eylül ayında, Konya TEKNİK Üniversitesine ve KASIM ayında, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine REKTÖR ataması yapılacak!

  • Her iki Üniversiteye ( Konya TEKNİK Üniversitesi ve Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ) YEREL SİYASET – YEREL DİNAMİKLER ve YEREL SERMAYE Gruplarının BASKI ve girişimleri, KULİS ve LOBİ faaliyetleri çerçevesinde, kendilerine yakın ya da kendilerinin işaret edeceği bir kişiyi, REKTÖR olarak atama yapmayın!
  • Her iki Üniversiteye ( Konya TEKNİK Üniversitesi ve Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi ) Ülkesi, şehri ve üniversitesi adına hedefleri olan, akademisyenler ve öğrencilerini; dünya ile REKABET edebilecek bir konum ve duruma getirebilmek için ÇABALAYAN – KOŞTURAN – DERT edinen ve GAYRET eden, Üniversite ve Sanayi işbirliği çerçevesinde, FİL FİŞİ KULEDEN SAHALARA inebilecek, Kurumsal BARIŞ ve HUZUR İklimini ve Kurumsal AİDİYETİ yeniden tesis edebilecek, ULUSAL ve Uluslararası VİZYONU olan bir Akademisyen, REKTÖR olarak atanmalı!


1 -) 11 Nisan 2026 Tarihli KÖŞE YAZIM; Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, REKTÖR ATANMASI!


https://ahmetunver.com.tr/2026/04/11/konya-necmettin-erbakan-universitesine-rektor-atanmasi/

Sayın Cumhurbaşkanım! Hz. Mevlana; Konya’nın ALTIN bir KÂSE ve bu kâsenin içinin de, AKREPLER ile dolu olduğunu, ifade etmektedir! Neden Acaba?


Sayın Cumhurbaşkanım! AKREP’LER Akrepliğini yani Cibilliyetinin gereğini yapacak ve Kadim Başkent ve Konyalılara, hizmet ve GÖNÜL ALMAK yarışında, engel çıkarmak adına her yolu deneyecekler!


Sayın Cumhurbaşkanım! Hoşgörü, huzur ve sükun şehri Mevlana diyarında, Yerel Siyasi ve Sermaye – Paylaşım Grupları; Denge, Çıkar ve Paylaşım, Rant, Güç ve iktidar konumlarının devamlılığı adına, benim adamım, benim kontrol ve denetimimdeki kişiler, bir YERLERE veya MAKAMLARA gelsin diye; KULİS ve LOBİ faaliyetleri, büyük bir tazyik ve entrika, ayak oyunu ve baskı operasyonları yapmakta olduklarını, bir kenara not edelim!


Sayın Cumhurbaşkanım! Burası, Kadim Başkent! Burası Kadim RUM diyarı! Kadim Başkentte, tarihte olduğu gibi ENTRİKALAR ve ETNRİKACILAR bitmeyecektir!


Sayın Cumhurbaşkanım! Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler; Hem SİYASETÇİ olduklarını – hem SİYASET yaptıklarını ve hem de Vatandaşa TEPEDEN BAKMAKTA olduklarını!

Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler; KİBİRLERİNDEN DÜBÜRLERİNİN GÖRÜNMEDİĞİNİ!

Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler; Vatandaşa SELAM vermekte zorlandığını, FİL DİŞİ KULELER ve GETTOLARDA Yaşamakta, İKTİDAR ve GÜÇ paylaşımı yaptıkları küçük bir klik çerçevesinde, siyaset yapmakta olduklarını da, hatırlatmak isterim!

Peki, Siyaset, GETTOLAR – FİL DİŞİ KULERLERDE, küçük bir KLİK ile mi yapılır? Yoksa VATANDAŞ ile beraber ve HALKIN içinde mi?

Sayın Cumhurbaşkanım; Birileri için Siyaset, dünyalıklar adına, he kendisi ve hem de çevresi adına, YOLUNU BULMAK Sanatı olarak algılandığı ve uygulandığı için Vatandaş ve Halk diye bir dertleri olamaz!


Sayın Cumhurbaşkanım; Tarihte, Şu okullar olmasa, Maarifi ne güzel ederdim diyenler gibi bugün de, Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasi ve Siyasetçi olduğunu iddia edenler, VATANDAŞ olmasa, SİYASET yapmak ve SİYASETÇİ olmak ne güzel olur, diyor!


Yerelde Siyaset yaptığını zan eden Siyasiler, siyaseti, halk ile beraber halkın içinde değil, küçük bir AZINLIK KLİK ile RANT – İKTİDAR ve GÜÇ Paylaşımı çerçevesinde, GETTO ve FİLDİŞİ KULERLER de, yapmaktadır!

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi REKTÖR Adayları!

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’nun ikinci dönem görev süresi 2026 yılı EKİM – Kasım aylarında doluyor.

  • Devletin makamları; magazinsel ve sansasyonel olaylar, tele-vole işler ve ehliyetsiz – liyakatsiz – kifayetsiz muhteris tiplere istihdam sağlama yerleri, değildir!
  • Devletin makamları; birilerine RANT ve İHALE sağlama, KAMU kaynaklarından ZENGİN etmek ve PARA aktarma yerleri, değildir!
  • Devletin makamları; kimseye babasından MİRAS kalmadığı gibi kimse de bu makamlarda asla BAKİ değildir!
  • Devletin makamları; GANİMET kafası ile asla yönetilemez!
  • Devletin makamları; hem kendisi ve hem de akraba-ü taallukatını yasalara aykırı bir şekilde ZENGİNLEŞTİRME yerleri asla değildir!
  • Devletin makamları; görev süresi boyunca, yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde, hayırlı işlere imza atmak ve GÖK KUBBEDE HOŞ bir SEDA bırakabilmek yerleri olmalı!

Cem Hoca, görev süresi dolmadan başka bir kuruma geçebilmek için her yolu denemektedir.

Cem Hoca, bir kaç KURUM BAŞKANLIĞINA da geçebilmek için de her yolu denemiştir!

Cem Hoca’ya, Balkanlar da, bir ülkeye ATEŞE olarak teklif edildiği fakat kabul görmediği.

Cem Hoca’nın, Türki Cumhuriyetlerden bir ülkeye, rektörlük görev süresi dolmadan, ATEŞE olarak görevlendirileceği, Ankara kulislerinde konuşulmaktadır.

Cem Hoca’nın ikinci dönem görev süresinin dolması yaklaştığı için üniversite camiasındaki akademisyenler arasında Rektör adayları da kulislerde konuşulmaya başlamıştır!

  • Selçuk Üniversitesi önceki dönem Rektör yardımcısı ve halen Bölüm başkanı bir akademisyen, aktif dekan olarak görev yapmakta olan bir akademisyen, üniversitenin eski genel sekreteri ve halen aktif görev yapan bir fakülte dekanı, eski bir siyasetçinin akademisyen oğlu, Sağlık eski il müdürü ve geçtiğimiz yıl Selçuk Üniversitesine, yerel sermaye, siyaset ve sivil toplum kuruluşlarının rektör atanabilmesi için parlattığı bir isim, akademik camiada, Necmettin Erbakan Üniversitesine Rektör adayı olarak, kulislerde konuşulmaktadır.

Üniversiteler; bilim insanı akademisyenlerin ne dinleri, ne ırkları, ne de yaşam tarzları ile ilgilenir!

Sadece ve sadece ülkesi adına, ciddi projelerinin olup olmadığı ve başarılı işlerle uğraşıp uğraşmadıklarını bakmalı!

Üniversiteler; insanlığın bir sorununu çözmeye hizmet eden; yeni buluş ve yeni patentlere kapı aralayan, bu çalışmaların sonuçları, önce araştırmanın yapıldığı üniversite, şehre ve ülkeye, ekonomik katkı sağlayan ve faydaya dönüştüren kurumlar olarak bilinir.

Üniversiteler; evrensel ölçekte bilim ile ilgili bilgilerin öğretilmesi ve sahada uygulanabilir hale gelmesi için araştırma – geliştirme ve bilim üretilen yerler!

Üniversiteler; her türlü düşüncenin hür ve bağımsız olarak, kimseden çekinmeden ve korkmadan savunulduğu ve tartışıldığı yerler!

Bir üniversiteye rektör adayı olacak akademisyen; öncelikle ve özellikle; üniversite, ülkenin geleceğinin emanet edileceği öğrenciler, şehri ve ülkesi adına; kaygısı, dertleri ve projeleri olmalı!

Yoksa ehliyetsiz ve liyakatsiz, çapsız kifayetsiz muhteris; onun adamı, şunun yakını, bilmem kimin damadı, oğlu, kızı gelini veya şuraya yakın, buraya yakın, şu partinin veya bu ekolün adamı şeklinde uzayıp giden aracılar ve tavassut, yeterli olur mu?

Bir Üniversiteyi yönetmek; öyle süslü laflar ve içi dolmamış SLOGANLAR ile olmaz!

Öncelikle, kuruma alınan personel; onun – bunun yakını değil, EHLİYET ve LİYAKAT aranmalı, kurum içerisinde tüm personele; ADALET terazisi işletilmeli!

AÇIK – ŞEFFAF İLETİŞİM ve sonra da HESAP VEREBİLİRLİK olmalı!

Aksi halde Üniversite ve Kampus içerisinde, Kurumsal Aidiyet, Kurumsal Barış ve Kurumsal Huzur sağlanamaz!

Bir Üniversite düşünelim; akademik camiada, isminin başında koca koca unvan bulunan kişiler, üniversitesi ve fakültesine, AİDİYET ve BAĞLILIK hissetmesin!

Bir Üniversite düşünelim; üniversite üst yönetimi ve dekanlık veya diğer bölüm başkanlıkları arasında, siyasi ve başkaca, GÜÇ ve İKTİDAR bağlantılarından kaynaklı, İLETİŞİM SORUNLARI – İLETİŞİM KAZALARI ve İLETİŞİM KRİZLERİ, akademik camiada konuşulsun!

Bir üniversite düşünelim; Üniversite Üst Yönetimi ve başkanlıklar hakkında, ŞÜYUU, VUKUUNDAN BETER İŞLER, YASA ve YÖNETMELİKLERE AYKIRI USULSÜZLÜK ve DEDİKODULAR, AYYUKA ÇIKMIŞ OLSUN!

ESKİLERİN ifadesi ile ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ!

Açık ve şeffaf iletişim başka bir şey, dedikodu ise başkaca bir şeydir! Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre!

Açık ve şeffaf iletişim ve hesap verebilirliğin olmadığı, kurum ve durumlarda, DEDİKODU; hem kuruma ve hem de duruma HÂKİM olacaktır!

Peki, böyle bir KRİZİ nasıl yöneteceksiniz? Ya da yok mu sayacaksınız?

Yoksa Görmedim, Duymadım ve İşitmedim şeklinde; ÜÇ MAYMUNU mu oynayacaksınız? Peki, nereye ve ne zamana kadar?

Kurumlarda; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler, Bilgisayar ve Makineler değil, İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR!

Konya NECMETTİN ERBAKAN Üniversitesi REKTÖR Adayları!

Şehrimizde;  iki DEVLET Üniversitesinde, Eylül ve Ekim aylarında, ataması yapılacak yeni Rektörlük seçimine matuf;  derinden bir kulis, rekabet ve yarış bulunmaktadır! Öncelikle ve özellikle, medeni cesaret gösterip aday olacak akademisyenleri tebrik eder, başarılar dilerim!

Konya Teknik Üniversitesi, rektörlük seçimi ve adaylar ile ilgili bir sonraki yazının konusu olmak üzere, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesine, akademik camia ve siyasi çevrelerde, rektör adaylığı konusunda ki kulis bilgileri ve duyumları, kamuoyu ile paylaşmak isterim!

  • Konya Necmettin Erbakan Üniversitesinde, halen aktif rektörlük makamında bulunan, Cem Zorlu hoca kesin aday! Cem Hoca, siyasetten gelmenin vermiş olduğu tecrübe ile hem siyasi camia ve hem de Cumhurbaşkanlığı makamında ki, Ereğlili hemşerileri ve akrabalık ilişkileri maharetiyle, kulis çalışmalarını seri bir şekilde yürütmektedir!
  • Önceki yönetimde, rektör yardımcılığı görevinde bulunan ve halen Konya Sivil Toplum Platformu başkanlığını da deruhte eden, Önder Kutlu hocanın adı, yerel siyaset ve akademik camiada ki kulislerde konuşulmaktadır!
  • Yine önceki yönetimde, Genel sekreterlik ve dekanlık görevlerinde bulunan, halen aktif olarak rektör yardımcısı,  Konyalı Zekeriya Mızırak hocanın da ismi kulislerde geçmektedir!
  • Meram Tıp Fakültesi Dekanı Metin Doğan hoca da derinden kulis çalışmalarını yürütmektedir! Önder Kutlu ve Metin Doğan hocanın AK Örenli olduklarını da bir kenara not edelim!
  • Selçuk Üniversitesinde bir önceki yönetimde rektör yardımcısı olarak görev yapan ve halen Necmettin Erbakan Üniversitesi Göz polikliniğinde ki; Konyalı Mehmet Okka hocanın ismi de kulislerde konuşulmaktadır!
  • Önceki yönetimde Meram Tıp Fakültesi hastanesinde başarılı bir Başhekimlik dönemi ve halen Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlük görevini aktif olarak yürütmekte olan, Karamanlı Ahmet Tekin hocanın ismi,  güçlü adaylar arasında, kulislerde konuşulmaktadır!
  • Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, aile çevresi ve siyasi kulislerde konuşulmaktadır! İkinci dönem İl Sağlık Müdürü olarak, atanmaması için yerelde ki bazı siyasi aktörler çok uğraşmasına rağmen, ataması gerçekleşmiştir!  Mehmet Koç müdürün abisi HALİL KOÇ; HSK ( Hâkim ve Savcılar Kurulu )  Birinci Daire Başkanı, olduğunu hatırlatmak isterim!

Üniversitede bulunan akademik çevre ve tüm çalışanların kuruma bağlılığı, aidiyeti ve kurumun da başarısı çerçevesinden, akademik camiada neler konuşulmaktadır!

Üniversite;  aklı,  fikri ve vicdanı hür bireyler ve araştırma – geliştirme,  bilim ve teknolojinin filizlendiği ve geliştiği kurumlardır! 

Şimdi, bir üniversite düşünelim ve akademisyenlerin büyük bir kısmı; REKTÖR ve REKTÖR YARDIMCILARI,  GENEL SEKRETER ve Üniversite YÖNETİM KADROSU ile hem kendi ve hem de fakültedeki sorunlarını görüşebilmek ve başkaca konuları da istişare edebilmek için RANDEVU sırasında AYLARCA beklesinler! 

Bir Üniversiteyi yönetmeköyle süslü laflar ve içi dolmamış SLOGANLAR ile olmaz! Öncelikle, kuruma alınan personelde; onun – bunun yakını değil,  EHLİYET ve LİYAKAT aranmalı, kurum içerisinde tüm personele; ADALET terazisi işletilmelidir!

Akabinde AÇIK – ŞEFFAF İLETİŞİM ve sonra da HESAP VEREBİLİRLİK olmalıdır! Aksi halde Üniversite ve Kampus içerisinde, Kurumsal Aidiyet, Kurumsal Barış ve Kurumsal Huzuru sağlayamazsınız!

Bir Üniversite düşünelim; akademik camiada, isminin başında koca koca unvan bulunan kişiler, üniversitesi ve fakültesine, AİDİYET ve BAĞLILIK hissetmesin! Akademik camiada bunun tek müsebbibi olarak da ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİ işaret etinler!  Peki, neden?

Bir Üniversite düşünelim; üniversite üst yönetimi ve dekanlık veya diğer bölüm başkanlıkları arasında, kişisel siyasi ve başkaca, GÜÇ ve İKTİDAR bağlantılarından kaynaklı,  İLETİŞİM SORUNLARI – İLETİŞİM KAZALARI ve İLETİŞİM KRİZLERİ,  akademik camiada konuşulsun!

Bir üniversite düşünelim; Üniversite Yönetimi hakkında, ŞÜYUU, VUKUUNDAN BETER İŞLER ve DEDİKODULAR; AYYUKA ÇIKMIŞ OLSUN! ESKİLERİN ifadesi ile ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ! Açık ve şeffaf iletişim başka bir şey, dedikodu ise başkaca bir şeydir! Doğa boşluğu kabul etmeyeceğine göre!

Açık ve şeffaf iletişim ve hesap verebilirliğin olmadığı, kurum ve durumlarda, DEDİKODU; hem kuruma ve hem de duruma HÂKİM olacaktır! Peki, bu KRİZİ nasıl yönetebileceksiniz? Ya da yok mu sayacaksınız?! Yoksa Görmedim, Duymadım ve İşitmedim şeklinde; ÜÇ MAYMUNU mu oynayacaksınız? Peki, nereye ve ne zamana kadar?

Şirket ve Kurumlarda; SONUÇ ve BAŞARIYI getiren şey; Sistem ve Süreçler değil, Bilgisayar ve Makineler değil, şirket ve kurumlarda ki; İNSANLAR ve Onların DAVRANIŞLARIDIR!