Anadolu’da Küresel Plan Bitmez!..

Bu topraklar, kadim Anadolu! Bu topraklar, Dünyanın kilidi ve sıklet merkezi! Bu topraklar, Dünyadaki tüm medeniyet ve kültürlerin beşiği!  Tarihte, dünya üzerindeki kültür ve medeniyet üreten, tek devlet ve millet Türkler olduğuna göre! Tarihten Türkler çıkarılırsa insanlık adına, tarih diye bir şey de kalmayacağına göre! Bu topraklar, enerjinin merkezi,  dağıtım üssü ve kavşak noktası! Sınırlarımız boyunca terör örgütlerine verilen lojistik destekler  ve Akdeniz bölgesindeki savaş gemileri neden gelmiştir?! Tüm Dünya savaşları, bu topraklarda çıkar, tarihte olduğu gibi!  Anadolu kara parçasına hâkim olmak isteyen tüm küresel ve emperyalist güçler,  bölgemizde ki hain plan ve sinsi oyunları hiçbir zaman bitmeyecektir!. Peki, ne zamana kadar? Bölge devlet ve halkları varlıkları adına bir ve beraber oluncaya kadar!  Küresel ve emperyalist güçlerin beka ve varlığının devamlılığı ancak bu topraklara bağlıdır!. Çünkü hayat damarları bu topraklara  hakim olmakla sağlanabilir!.  Aksi halde yok olacaklar! Yüz yıl önce olduğu gibi bölgemiz için hain ve sinsi plan işlemeye devam ediyor! Peki, tüm bu gerçekler ve göstergelere rağmen içerideki siyasi gelişmeleri nasıl okumalıyız?! İçerideki siyasi hareketlenme, bölünme ve parçalanma girişimleri neyin işaretidir?! İçerideki akla ziyan siyasi açıklamaları nereye koymalıyız?! Öylesine sıradan açıklama ve gelişmeler midir?! Tabii ki hayır!  Türk Devleti ve Kadim Türk Devlet Aklı neler yapmaktadır?! Sadece izleyici locasında mıdır?! Ya da Anadolu’daki beka ve varlığı adına,  devleti ebed müddet devam ülküsü çerçevesinde tüm bu siyasi hareketlenme ve gelişmeler Kadim Türk Devlet Aklının kontrol ve denetiminde midir?! Elbette ki böyle olduğunu düşünüyorum!

Bölgemizde yirmi iki ülkenin rejim değişikliği ve parçalanması, bu bölgelerde de kukla devletçikler kurmak için sinsi plan yapan küresel ve emperyalist güçler,  hedeflerine adım adım ulaşmaktadır!.  Tunus ile başlayan Arap baharındaki sürecin son kalesi Suriyedir!. Suriye, küresel ve emperyalist güçlerin  hain planlarına uygun şekilde parçalanırsa bölgemizdeki hakimiyetleri süreklilik kazanacaktır!. Suriye’nin bölünmemesi, parçalanmaması ve toprak bütünlüğü için çalışan Türk Devleti, küresel ve emperyalist güçleri elbette ki rahatsız etmektedir!. Tabii ki ülkemizde sosyal, ekonomik ve siyasi kaos peşinde olacaklar! Bölgemizdeki üç ülkenin Suriye’nin toprak bütünlüğü adına Astana süreci ile başlayan ve geçtiğimiz günlerde Ankara’da varılan mutabakat, küresel ve emperyalist güçlerin ülkemiz, bölgemiz ve sınırlarımızdaki sinsi planların değişmesine sebebiyet vermekte olduğunu da düşünüyorum! Vazgeçmeyecekler!  Fakat kapıda bekleyecekler! Ne zamana kadar dediğinizi de duyar gibiyim?! İçeride 15 Temmuz hain darbe kalkışması akabinde şahlanan ve kilitlenen milli birlik ve beraberliği bozmak için yeniden gelecek ve zorlayacaklar!

Küresel ve emperyalist güçler, tüm stratejistler,  Avrasya bölgesi için Türk devletini anahtar, kilit ve denge ülke, Ortadoğu’dan başlayan, Asya ve Orta Asya bölgesine kadar olan bölgeyi,  Dünyanın en büyük enerji deposu,  en büyük kara ve nüfus parçası,  dünyanın güç savaşında satranç tahtası olarak tanımladığını da ifade etmiştik!  Avrasya satranç tahtasına hakim olan küresel ve emperyalist güçler, dünyanın hegemonya olarak da üstünlüğü bir yüz yıl daha elinde tutmaya devam edecektir!.  Afganistan ve Irak işgalleri, bölgemizde ki asimetrik savaş, sınırlarımızdaki askeri yığınak ve Akdeniz’deki hareketlilik, küresel ve emperyalist güçlerin tanımladıkları Avrasya büyük satranç tahtasına hegemonya kurma girişimlerinden başkaca bir şey değildir!.

Avrasya bölgesinde dünyanın siyasal olarak dinamik devletlerin bulunduğunu, ABD’den sonra dünyanın en büyük altı ekonomisi, ticareti ve en büyük altı silah alıcısı da bu bölgededir! Dünyanın biri hariç resmi olarak bilinen tüm nükleer güçleri ve gizli nükleer güçlerin tümü Avrasya bölgesindedir!  Avrasya üzerinde birden fazla oyuncunun hegemonya ve hakimiyet kurmasına matuf ‘Büyük Satranç Tahtası’  olarak ifade edilmiştir!. Büyük Satranç Tahtasında; Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve Hindistan büyük ve etkin oyuncular!. İngiltere, Japonya ve Endonezya çok önemli ülkeler olmakla birlikte,  büyük ve etkin bir oyuncu değildir!. Ukrayna, Azerbaycan, Güney Kore, Türkiye ve İran kritik olarak önemli jeo-politik mihver rolünü oynarken;  Türkiye ve İran’ın her ikisi de, jeo-stratejik olarak büyük satranç oyununda çok etkindir! Avrasya bölgesindeki tüm devlet ve halklar, dışarıdan herhangi bir müdahaleye izin vermeden, bölgenin huzur ve barışı,  varlık ve  beka adına,  Bir ve Beraber hareket etmek  zorundadır!. Başkaca bir seçimleri de yoktur!

Avrasya bölgesini Büyük Satranç tahtası olarak tanımlayan, küresel ve emperyalist güçler, Türk Devletine bu oyunda,  tarihi ve kültürel bağları ile etkin olabilecek tek devlet ve millet olarak yer verdiğini de vurgulamıştık! Türk Devleti, 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışması akabinde içeride şahlanan devlet, millet, ana muhalefet ve muhalefeti ile birlikte ki Türk Üçgeni, kadim Türk Devlet Aklı ve devlet geleneği ile Avrasya satranç tahtasında oyun kurucu ve bölgemiz için planlanan sinsi oyunları bozucu olarak konumlanmıştır! Böylece,  küresel ve emperyalist güçlerin bölgemizdeki tüm sinsi planları da çöpe gitmektedir! Türk Devleti tarihin, kültürün  ve medeniyetin yüklemiş olduğu sorumluluk gereği, Avrasya Büyük Satranç tahtasında OYUN Kurucu olmak zorundadır!. Şimdi tüm bu realiteler zaviyesinden içerideki siyasi gelişmeleri tekrardan okumaya başlayalım!  İçeride birileri siyasi olarak  neden kaos peşindedir?!  Plan nedir?! Nereye varmayı düşünüyorlar?! Kim veya kimler adına hareket ediyorlar!  Bu süreçte, Cumhurbaşkanlığı hükumet yönetim sisteminin temel ilkelerinden iki partili sistem ve bu sistemde kurulmuş ve sağlama alınmış olan ittifakları bozma girişimlerine de şahit olmaktayız!  Başarılı olabilirler mi? Hiç sanmıyorum! Peki, tüm bunlar olurken Devlet nerededir?! Devlet eskiden olduğu gibi bu sürece sadece seyirci midir?! 15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışmasından sonra Türk Devletinin Kadim Türk Devlet Aklı ile çok güçlü olduğunu ve her an teyakkuz halinde olduğunu vurgulamıştık!  Türk Devleti, devletin varlığı ve Türk Milletinin de birliğine halel getirebilecek herhangi bir girişime asla müsaade etmeyecektir! Böyle bir girişimde kadim Osmanlı tokadı her an tepelerine inecektir! Bundan kimsenin şüphesi olmasın! Çünkü Türk Devletinin başkaca bir tercihi yoktur! Çünkü tünelin son çıkışındayız! Dünya için yeni bir düzen ve sistematiğin tam arifesi ve eşiğindeyiz! Türk Devleti olmadan, dünya ve bölgemizdeki barış ve huzuru sağlama adına, yenidünya düzeni ve sistematiği kesinlikle kurulamaz!

Share This:

Bir cevap yazın