Davutoğlu ve Siyasette Mağduriyet Etkisi!..

Geçtiğimiz günlerde, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya’daki konutunda, basın mensuplarını ağırladı! Öncelikle bir Konyalı ve Konya sevdalısı olarak, Ahmet Davutoğlu ve ekibine çıkmış oldukları zor ve meşakkatli siyaset yolculuğunda başarılar dilerim! Siyaset çok zor bir iştir!. Siyasette  uzun soluklu olmak gerekir!. Peki, tabanda yeni bir siyasi parti için sosyal ve siyasal şartlar var mıdır?! Bilemiyorum!.  Kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum!: Gelecek Partisi, ümit ederim, siyasetin tozlu raflarında kısa sürede yerini almaz!. Siyaset bazı insanlar  için, sadece yeni bir  makam,  yeni bir mevki,  yeni bir ihale, rant ve  çok para,  ego, kibir, halka tepeden bakma ve bunlara ilaveten de ulusal ve yerel ölçekte güç ve iktidar devşirmek demektir!. Siyasete giren  bazı insanlar mezkur maddi ve dünyalık şeyleri elde etmek ister!. Peki, siyaset bunlar için mi yapılır?!  Bilemiyorum!. Siyaset, devlet, millet ve ülke menfaatine yönelik  başkaca  ulvi değerler için yapılmalıdır, diye düşünüyorum!. 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya’daki konutunda, basın mensupları ile sohbete öncelikle, akademik hayatı ve siyasete girme serencamı ile başladı! 1995 ve 1999 genel seçimlerinde, rahmetli Necmettin Erbakan tarafından siyasete davet edildiğini, akademik dünyada kalmayı ve öğrenci yetiştirmek istediğini ifade etmek sureti ile affını talep ettiğini ve siyasete girmediğini vurguladı! 2002 tarihinde, AK Partinin kuruluş sürecindeki tüm evrelerinde bulunduğunu fakat yine aktif olarak siyasete girmeyi hiçbir zaman düşünmediğini,  AK Parti Genel Başkanı  Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  2002 seçimlerinde yasaklı olmasından kaynaklı, Abdullah Gül beyin Başbakan olması ile birlikte, Baş Müşavir olarak siyasette ki görevinin de  başlamış olduğunu sözlerine ekledi!. 27 Nisan e-muhtıra  ve 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde aktif rol aldığını, yine bu seçimlerde  Cumhurbaşkanı Sayın  Recep Tayyip Erdoğan tarafından milletvekili olması yönünde tekliflerinin olduğunu,  yine uygun bir lisan ile, kitap yazmayı, akademide kalmayı ve öğrenci yetiştirmenin daha önemli ve kendisini de mutlu etiğini  ifade etmek sureti ile ret cevabı verdiğini,  yeniden sözlerine ekledi!.  2002 tarihinde başlayan, Başbakanlık Baş Müşavirlik, Büyük Elçilik  ve özel temsilcilik görev ve sorumluluklarının, 2009 yılında 60. Hükumette dışarıdan, Dış İşleri Bakanı olarak atandığını ve akabinde ki 2011 seçimlerinde de kadim şehir Konya’dan milletvekili seçilmek sureti ile TBMM’ye girdiklerini ifade ettiler!.  Daha sonraki süreçte, AK Parti Genel Başkanlığı ve  genel başkan olarak girdikleri 7 Haziran ve 1 Kasım  genel seçim sürecinde yaşadıklarını ve Başbakanlık makamını da, ülkenin sosyal, siyasal ve ekonomik bir kaos ve krize de sebebiyet vermemek adına, nasıl ve neden terk etmek zorunda kaldıklarını da  detayları ile tek tek anlattı!. 

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu dinlerken,  hafızam sürekli olarak, siyasette mağdur edebiyatı ve mağduriyet  etkisi hakkında daha önceki yaşananlar  bir bir film şeridi gibi akıp  geçti!. Peki, nedir siyasette ki  mağduriyet etkisi?!  Siyasette mağduriyet etkisi, bir tepkiyi ifade etmektedir!  Bu tepkinin bazı hallerde amacı aşan boyutlarda olması ve adil rekabetin vereceği sonuçlardan uzaklaştırıcı etkiler yaratma olasılığı vardır!. Özellikle adalet duygusunu sarsan uygulamaların, sert ve ölçüsüz tepkilere neden olması da mümkündür!. Mağduriyet etkisi bir çeşit “Demokles’in kılıcı” işlevi görmesi ve özellikle  kamuoyunda ilgi ve  farkındalık düzeyini arttırması da söz konusudur!. Mağduriyet etkisinin siyasi rekabette ortaya çıkabilen bir olgu olduğunu ifade etmek yararlı olacaktır!.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, basın ile sohbette, AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlık makamından ayrılma süreci ile başlayan ve halen  bugün de devam etmekte olan özellikle şahsına yönelik itibarsızlaştırma saldırıları ve algı yönetiminin olduğunu, bu konudaki rahatsızlığı ve mağduriyetlerini  ifade etmiştir!.  Mağduriyet konusunun detaylarına girmek ve canınızın da sıkılmasını tabii ki  istemem!.  Mağduriyet konusundaki detayları basın ve sosyal medyadan takip edebilirsiniz! Peki,  siyasette mağduriyet iyi bir şey midir?! Yoksa kötü bir şey midir?!  Peki, siyasette mağduriyet dediğimiz şey,  devlet tarafından ve özellikle de planlı bir şekilde yapılıyor ve mağdur edilen siyasi aktörün önü,  yeni dünya düzeni ve sistematiği çerçevesinde,   yeni bir dönem ve bir başka yeni siyasi aktör ve  ekip için, devlet ve devletin derin koridorları tarafından açılıyor,  olabilir mi?! Seçmen kitlesi ve kamuoyu konsolide ediliyor olabilir mi?! Neden olmasın?! Yani, ne demek istiyorsun, dediğinizi de duyar gibiyim!. Daha önceki dönemlerde yaşanmış siyasette ki  planlı ve organize mağduriyet etkilerini hatırlamak yerinde olacaktır, diye düşünüyorum!. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu sohbette, özelikle vurgu yaptığı; Gerçeklerin kısa sürede anlaşılması ve idrak edilmesini ümit ederim! Aksi halde,  devlet ve millet olarak, çok büyük sıkıntılar yaşanır, ifadelerini de,  mezkur minvalde,  takdirlerinize sunarım!.  

15 Temmuz hain darbe ve işgal kalkışma süreci ile birlikte, ülkemizde ki siyasetin yeniden bir yapılanma ve özellikle de Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi ile iki partili bir sistem ve ikili ittifak şeklinde bir sürece doğru evirildiğini de sürekli olarak yazılarımda vurgulamaya çalışıyorum! Cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin olmaz ise olmazı iki partili bir sistem ve ikili ittifaklardır!.  Bir üçüncü ittifakın devreye girmesi veya girecek olma ihtimali dahi, bizim gibi ülkelerde, siyasi, ekonomik ve sosyal olarak buhran, kriz ve kaos demektir!. Devlet ve millet olarak böyle  kaos ve krizlerden de  çok çektiğimize göre!.  Mağduriyet etkisi ile, Devlet Aklı tarafından sahaya sürülen siyasi aktörün birincil görev ve ödevi, daha önceki dönemden kalma,  dışarıdan ve içerideki işbirlikçiler mahareti ile, legal ve illegal kuvvet, erk, güç veya ekollerin  yeniden devreye girmesi ile bir üçüncü ittifakın oluşumu veya  kurulması engellenmekte midir!.  Neden olmasın?!  Siyaset, Kadim Türk Devlet Aklı tarafından, yeniden, yerli, milli ve bağımsız bir şekilde dizayn edilmekte midir!. Neden ve ne adına diye bir soru hemen aklımıza gelebilir!. Eski Türkiye’de,  kurulan siyasi partilerin kuruluş  aşamasında dış güçleri ve içerideki  işbirlikçilerini  görürdük!. Artık, Kadim Türk Devlet Aklı, siyasette böyle bir  yöntem, oluşum  ve etkilere asla izin vermeyecektir!.  Tabii ki bu süreçte her bir siyasi aktör, yeni dönem ve sistemin sağlam bir şekilde kurulabilmesi adına,  Devlet Aklı tarafından, kendilerine  tevdi edilen  birincil devlet görevini de  harfiyen yerine getirecektir!. Aksi halde sorun yaşanır!. Aksi halde  kaos düzene ve duruma el koyar!. Kaostan da bu ülkede kimlerin beslendiği malumdur!  Böyle  bir kaos asil  Türk  milletinin de hayrına olmayacağına göre!. Kadim Devlet Aklı, zor ve sıkıntılı dönemlerde  ortaya çıktığına göre!. Kadim Türk Devlet Aklı, Devletin Varlığı, Bekası ve Milletin  Birliği sıkıntıya girdiği dönemlerde buradayım, dediğine göre!. Peki, bugün, bölgemizde, ülkemizde ve dünyadaki tüm  gelişmeler ve yaşadıklarımızı,  yeni dünya düzeni ve sistematiği çerçevesinde, nasıl okumak ve değerlendirmek gerekir?!

Share This:

Yayınlayan

ahmetunver

Ahmet Ünver; İletişim Uzmanı; İletişim, Kurumsal İletişim, Halkla İlişkiler, Reklam, Marka, Marka Yönetimi, Marka İletişimi, Kurumsal İtibar, Kurumsal İtibar Yönetimi

“Davutoğlu ve Siyasette Mağduriyet Etkisi!..” üzerine 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir